KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/859 Esas
- Karar no
- 2024/846
- Dava
- Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat
- Dava tarihi
- 27/09/2021
Karar Metni
3.566 kelime·18 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
DAVA /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı banka ile ... müşteri numaralı müvekkili arasında, ... sayılı ve 29.11.2019 tarihli Bankacılık Hizmet Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, davalı bankanın 26.04.2021 tarihli ihtarname ile; kendisinin ve bağlı olduğu grubun politikaları kapsamında, müvekkiline sunduğu tüm ürün ve hizmet ilişkisinin sonlandırılması kararı aldığını belirterek müvekkilini şubeye davet ettiğini, bir aylık süre sonunda müvekkiline ait kredi kartları ve POS terminallerinin kullanıma kapatılacağını,
bu süre içinde müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesaplarındaki tutarları çekebileceğini veya başka bir bankadaki hesaba EFT aracılığı ile Türk Lirası cinsinden transfer edebileceğini, bu süre sonunda paranın alacak kaydedilerek, diğer işlemlerin kabul edilmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili tarafından keşide olunan, 10.05.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabı ihtarname ile davalıdan, tek taraflı feshin yasal gerekçelerinin yazılı olarak açıklanmasının talep edildiğini, davalı bankanın Genel Müdürlüğünün söz konusu ihtarı cevaplamayarak, davalı bankanın ...
Şubesi’nce. Bankanın kendi ve dahil olduğu grubun politikaları doğrultusunda, belli alanlarda riskten kaçınmak amacıyla idari kararlar verebileceği...” şeklinde gerçek anlamda açıklayıcı olmaktan uzak, muğlak bir cevap verildiğini, bunlar sonucunda müvekkilinin hesabından parasını çekmek zorunda bırakıldığını, davalı banka, feshe sebep olan davranış konusunda bilgilendirme yapmayarak,
müvekkilinin ödeme araçlarını hileli veya yetkisiz ya da Banka’nın çalışma prensiplerine aykırı kullandığı konusunda Banka nezdinde şüphe oluştuğunu ve bu konuda Banka’nın müvekkiline bilgi vermesinin kanunlarca engellendiği anlamı oluşmasına sebebiyet verdiğini, davalı bankanın müvekkilinin kişilik haklarına zarar verdiğini, sonuç olarak.
Bankanın kanunlar tarafından belirlenen yetkisinin dışına çıkarak, müvekkiline karşı sözleşme hükümleri dışında keyfi muamele yaptığını, bu muamelenin hususi bir maksat veya siyasi saikle yapılıp yapılmadığını, yasal biçim ve yönteme uygunluğunu, takdir yetkisinin amacı dışında kullanılıp kullanılmadığını, müvekkiline karşı zarar vermek amacıyla hareket edilip edilmediğinin takdirinin ancak fesihte değinilen şüpheyle ilgili olarak dayanılan belgelerin açıklanması ile mümkün olacağını beyan ederek; müvekkili ile davalı banka arasındaki hukuki ilişkinin sonlandırılmasına ilişkin belge ve bilgilerin davalıdan celbi ile,
sözleşmeye aykırılığın tespitine, yapılacak yargılama sonunda; müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, şimdilik 1.000,00-TL maddi zarar ile ve 12.000,00-TL manevi tazminatın, haksız işlemin gerçekleştiği tarih olan 26/05/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının müvekkili banka nezdindeki ürünlerini, müvekkili banka politikasına uygun kullanmadığı tespit edildiğini, müvekkili banka tarafından bu nedenle davacıya ihtarname tebliğ edilerek yasal yükümlülük gereği ... bildirimi yapıldığını, davacı tarafın da müvekkili banka tarafından tebliğ edilen ihtarnamelere cevap vermiş olduğunu, kendisine yapılan bildirimden ve hesaplarının tasfiye edileceğinden haber olduğunu, bu kapsamda;
davacının tüm iddialarının müvekkili banka kayıtları karşısında mesnetsiz olmakla birlikte, bir an için iddia edildiği şekilde ürünlerinin tek taraflı kapatıldığı kabul edilse dahi bunun nedeni de davacının banka politikasına aykırı işlemleri ve bu nedenle ...'a yapılan bildirim olduğunu, davacı tarafın iddia ve talebinin; mevzuat hükümleri gereği "yükümlü" sıfatı ile hareket eden müvekkili banka için kabulü mümkün olmadığını, dava konusu olayda ne maddi ne de manevi tazminatın hiç bir şartı gerçekleşmediğini beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE /
Dava, taraflar arasındaki bankacılık sözleşmesinin haksız bir şekilde fesih edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dava dosyası, .... Tüketici Mahkemesinin 13.01.2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı görev dava şartı yokluğundan usulden red kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir. Taraf delilleri toplanmış, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'ndan Mahkememiz davacısı hakkında mevcut kayıtların gönderilmesi ile işbu kayıtların oluşma sebebi hakkında açıklama yapılması istenmiş, davacı şirketin hesap bilgileri ile hesap kayıtları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce bankacı bilirkişi...'dan alınan 11/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Davalı banka olan ...
Bankası Anonim Şirketi ile davacı müşteri ... arasında 29.11.2019 tarihinde, Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi Öncesi Bilgilendirme Formu ile Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin uzaktan iletişim aracı ile dijital olarak onaylanmış olduğunu, davacı müşteri tarafından davalı banka nezdinde TL – USD – EUR para cinsinden Vadesiz ve Vadeli Mevduat hesapları açıldığı ve bu hesapların yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere kullanıldığını, davacı müşteri tarafından kurulmuş olan ...
A.Ş.’nin de davalı banka nezdinde TL – USD para cinsinden Vadesiz ve Vadeli Mevduat hesapları açıldığı ve bu hesapların yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere kullanıldığını, davalı banka tarafından davacı müşteriye gönderilmiş olan 23.03.2021 ve 26.04.2021 tarihli ürün ve hizmet ilişkisinin sonlandırılacağını ve imzalamış olan sözleşmelerin tek taraflı olarak feshedildiği bildirim ihtarnamelerinde;
ihtarnamenin gönderildiği tarihten itibaren en geç 1 ay içerisinde müşteri ile olan tüm ürün ve hizmet ilişkilerini sonlandırmak istediklerini bildirdiklerini, sürenin sonunda Bankalarından kullanmakta oldukları kredi kartları ve POS terminallerinin kullanıma kapatılacağını, bu işlemler nedeniyle herhangi bir zarara uğramamalarını teminen, Bankaları tarafından bilgilendirilmek ve ürün ve hizmetlerinin sona ermesine yönelik gerekli tedbirleri almak üzere şubelerine davet ettiklerinin bildirildiğini, gönderilen İhtarnameye karşılık davacı müşterinin göndermiş olduğu 10.05.2021 tarihli cevabi ihtarname ile davacı müşteri vekili tarafından,
hesap kapama işlemi ile ilgili ifadelerin muğlak ve belirsizliklerle dolu olduğunu, ayrıntılı haklı gerekçelerin bildirilmesi gerektiği, aksi takdirde müvekkilinin itibarını zedeleneceğini ve manevi zararlara yol açacağının belirtildiğini, davacı müşterinin göndermiş olduğu cevabi ihtarnameye karşı davalı banka tarafından gönderilmiş olan 18.05.2021 cevabi yazıda.
Bankanın, kendi ve dahil olduğu grubun politikaları doğrultusunda, belli alanlarda riskten kaçınmak amacıyla idari kararlar verebilmekte olduğunu, bu yaklaşım doğrultusunda banka iç politikaları uyarınca davacı müşteri ile çalışmama kararı alındığının belirtildiğini, ancak, hesap kapatma işlemine yol açmış ve dayanak oluşturmuş davacı müşteri tarafından ilgili yasa, mevzuat ve bankacılık teamüllerine aykırı yapılmış iş, işlem ve eylemler hususunda somut bilgilerin verilmediğini, hesap kapatma gerekçesi ile ilgili Davacı Müşteriye somut bilgilerin verilmemesi ile Müşteriye kendisini somut işlemler üzerinden savunma imkanı bırakılmadığını,
taraflar arasında onaylanmış olan Bankacılık Hizmet Sözleşmesinin, “Sözleşme Değişikliği, Feshi, Hesapların Kapatılması ve Sözleşmeye Konu Hizmetlerin Sona Erdirilmesi” başlıklı 8. maddesinin 23. Sayfasının başında bulunan “ – Banka.
Sözleşme’yi Müşteri’ye en az 2 (iki) ay önceden yapacağı yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirimde bulunmak sureti ile tek taraflı olarak sona erdirebilir.” hükmüne aykırı olarak ihtarnamede hesap kapatma ile ilgili bir aylık süre verilmiş olduğunu, davacı müşterinin, davalı banka nezdinde bulunan Türk Lirası Vadesiz Mevduat Hesabının 01.01.2019-31.12.2021 tarihleri arası döneme ait hesap hareketleri belgesi üzerinden yapılmış olan ve detaylı olarak açıklanmış inceleme sonucu, hesabın hareketli olduğu ve çeşitli bankacılık ürünlerinin (vadeli hesap,
döviz alış ve satışı) kullanılmış olduğu ve normal dışında şüphe uyandıracak parasal bir işlemin tespit edilmediğini, davacı müşterinin, davalı banka nezdinde bulunan USD Vadesiz Mevduat Hesabının hesap hareketleri belgesi üzerinden yapmış olduğu inceleme sonucu detaylı olarak sunulduğunu, hesapta döviz alım satım işlemi, kasadan para yatırma işlemi ve Vadeli Döviz Mevduat hesabı açılış işlemi ile okul ödemesinin yapıldığını, şüphe uyandıracak parasal bir işlemin tespit edilmediğini, davacı müşterinin,
davalı banka nezdinde bulunan EUR Vadesiz Mevduat Hesabının hesap hareketleri belgesi üzerinden yapmış olduğu inceleme sonucu detaylı olarak sunulduğunu, toplam tutarı 83.000,00 EUR olan 4 adet “...” açıklaması ile havale işlemi ile hesaptan para çıkışı yapıldığını, bu havaleler ile ilgili Bankaca bir şüphe duyulması halinde ilgili müşteriden havalelerin nedeninin öğrenilebileceğini, toplam tutarı 42.500,00 EUR olan 2 adet “...” açıklamasıyla havale işlemi ile hesaptan para çıkışı yapıldığını,
internetten yapılan araştırmada kesin olmamakla birlikte kısaca firmanın kripto lisansı ile ilgili hukuki ve ticari danışmanlık işlemleri yapmakta olduklarının anlaşıldığını, hesaptan yapılan havale işlemlerinin gerekçesi tespit edilememiş olmakla birlikte, bu havaleler ile ilgili bankaca bir şüphe duyulması halinde ilgili müşteriden havalelerin nedeninin öğrenilebileceğini, söz konusu havalelerin, yasalara veya bankacılık kurallarına aykırı olması durumunda ise banka personelinin işlemlerin yapılmasını durdurabileceğini, aykırı bir durum olmadığı için havalelerin bir defadan daha fazla yapılmış olduğu ve durdurulmadığını,
havalelerin alıcıları ile ilgili bir kısıt durumu olması halinde Banka personeli tarafından tekrarlanan havalelerin önlenebileceğini, tekrarlanan havalelerin önlenmemesinin alıcılar hakkında bir kısıt bulunmadığını gösterdiğini, bu kapsamda hesapta şüphe uyandıracak parasal bir işlemin tespit edilmediğini, davacı müşterinin, davalı banka nezdinde bulunan TL ve USD para cinsinden açılmış Vadeli Mevduat Hesaplarının, hesap hareketleri belgesi üzerinden yapılmış olan ve detaylı olarak açıklanmış inceleme sonucu,
davacı müşteri tarafından davalı banka hesaplarına yönlendirilen para girişlerinin büyük çoğunluğunun TL ve USD para cinsinden vadeli mevduat hesaplarına yatırım yapılarak değerlendirilmiş olduğunu, işlem kayıtlarında şüphe uyandıracak parasal bir işlemin tespit edilmediğini, davacı müşterinin, davalı banka nezdinde bulunan 516/... numaralı TL Vadeli Mevduat Hesabı detaylı olarak açıklandığı üzere 06.04.2021 tarihinde hesabın vadesinden önce faiz işletilmeden kapatılarak 1.641.368,95 TL tutarın davacının vadesiz mevduat hesabına virmanlanmış olduğunun tespit edildiğini,
hesabın davacı müşterinin inisiyatifi ve talimatları dışında davalı bankanın almış olduğu hesap kapatma kararı nedeniyle vadesinden önce kapanmış olması durumunda Davacı Müşterinin alamamış olduğu net faiz gelir kaybı yukarıda hesaplanmış olduğunu, 516/... numaralı TL Vadeli Mevduat hesabın, son dönem temdit edildiği 29.04.2021 vade tarihinden önce 06.04.2021 tarihinde faiz işletilmeden kapatılması nedeniyle davacı müşterinin alamamış olduğu net faiz gelir tutarının 6.344,00 TL olduğunun hesaplandığını, davacı müşterinin,
davalı banka nezdinde bulunan 516/... numaralı USD Vadeli Mevduat Hesabı detaylı olarak açıklandığı üzere 18.01.2021 tarihinde hesabın vadesinden önce faiz işletilmeden kapatılarak 217.263,04 USD tutarın davacının vadesiz mevduat hesabına virmanlanmış olduğunun tespit edildiğini, hesabın davacı müşterinin inisiyatifi ve talimatları dışında davalı bankanın almış olduğu hesap kapatma kararı nedeniyle vadesinden önce kapanmış olması durumunda davacı müşterinin alamamış olduğu net faiz gelir kaybı yukarıda hesaplandığını, 516/... numaralı USD Vadeli Mevduat hesabın,
son dönem temdit edildiği 22.01.2021 vade tarihinden önce 18.01.2021 tarihinde faiz işletilmeden kapatılması nedeniyle davacı müşterinin alamamış olduğu net faiz gelir tutarının 15,24 USD olduğunun hesaplandığını, davacı müşterinin kurduğu, ...
A.Ş.’nin, davalı banka nezdinde açılmış bulunan TL Vadesiz Mevduat Hesabının detaylı olarak sunulmuş hesap hareketleri belgesi işlem kayıtları içeriğinde; kurulmuş olan şirketin ofis, kira, personel ve diğer gider ödeme kayıtlarının çoğunlukta olduğu, sermaye arttırımı nedeniyle ortaklardan hesaba toplamda 1.000.000,00 TL para girişi olduğunu, olağan üstü tutarda ve şüphe uyandıracak parasal bir işlem kaydının tespit edilmediğini, davacı müşterinin kurmuş olduğunu, ...
A.Ş.’nin, Davalı Banka nezdinde açılmış bulunan USD Vadesiz Mevduat Hesabının detaylı olarak sunulmuş hesap hareketleri belgesi işlem kayıtları içeriğinde. 6 adet işlem sayısı bulunduğunu, yapılan iki havale işleminin yurt dışı merkezli şirketlere yapılmış olduğunu, internetten yapmış olduğumuz bir araştırmada. 5.000,00 USD gönderilen, ....
Ltd. isimli şirketinin Hindistan merkezli bir yazılım şirketi olabileceğini, 20.010,88 USD gönderilen ..., ... isimli şirketin ise Cayman Adaları merkezli bir şirket olabileceğinin tespit edildiğini, gönderilen havalelerin ne amaçla gönderilmiş olduğu bilinmemekle birlikte şirketler ile ilgili kısıtlayıcı bir bilgiye ulaşılmadığını, hesapta, olağan üstü tutarda ve şüphe uyandıracak parasal bir işlem kaydının tespit edilmediğini, davacı müşterinin, dava dosyasına sunmuş olduğu diğer bankalar nezdindeki kendine ait ve kurmuş olduğu ...
A.Ş.’ye ait hesaplarının, hareket belgeleri incelemesi detayları sunulmuş olduğunu, işlem kayıtları içeriğinde; şüphe uyandıracak parasal bir işlemin tespit edilmediğini, Davalı Bankanın, T.C.
11. Tüketici Mahkemesine yazmış olduğu, 25.12.2021 tarihli belge gönderim üst yazısında, Müşterinin hesaplarındaki yüksek tutarlı nakit yatırma, başka banka kendi hesabından gelen yüksek tutarlar ve farklı 3. Kişi transferleri nedeniyle incelemeye alındığını, Müşteriden işlemlerin nedeni hakkında bilgi talep edildiğinde, müşterinin 2020 Mayıs ayına kadar İran’da bir döviz bürosu olduğunu, o firmayı tasfiye edip Türkiye’ye yerleştiğini ve hesabındaki tutarların kaynağının da İran’daki yatırımları olarak açıkladığını,
ancak hem yatan nakit işlemlere hem de farklı kişilerden gelen tutarlara dair belge sunamadığı ve kendisi ile çalışmama kararı alındığını, ayrıca, Türkiye’de kurduğu ... firmasının da tıpkı İran’daki faaliyet ile benzer yapıda olacağını söylediği, yapılan internet araştırmasında da ise firmanın kripto para borsası gibi çalışacağı izlenimine varıldığı ve bankanın genel politikası gereği de bu borsalar ile henüz bir yasal dayanağı olmadığı için çalışmama kararı olduğu için bu firma ile de çalışılmama kararı verildiğinin, bilgisinin verildiğini, Mahkemenin talebi kapsamında, T.C.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’nın göndermiş olduğu ... sayılı cevabi yazıda “… ilgide kayıtlı talebinizle ilgili olarak, Başkanlığımız kayıtlarının tetkiki neticesinde; yazımız tarihi itibariyle, doğrudan şahıs ile ilgili olarak,
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 19/A maddesi kapsamında herhangi bir işlem erteleme talebine ve bu talebe ilişkin bir karara rastlanılmamıştır.” şeklinde cevap verildiğini, Bankalar 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun hükümlerinin yükümlülükleri ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun düzenlemeleri ve denetimi çerçevesinde bir güven kurumu olarak çalışmak durumunda olduğunu,
müşterilerini de bu yükümlülükleri çerçevesinde banka ürünlerini kullanıp kullanmadıklarını izlemekte ve bunun sonucunda belirlenen düzenlemeler dışında kullanımlarda müşterilerini uyarma ve gerekli durumlarda müşteri ilişkisini bitirebilmek durumunda olabileceklerini, bu kapsamda ... gibi düzenleyici kurumlara da bilgilendirmeler yapılmakta olduğunu, davacı müşteri ...’nin Davalı Banka nezdinde bulunan ve dava dosyasına sunulmuş olan vadesiz ve vadeli hesap hareketleri belgeleri incelenmiş olduğunu, TL-USD-EUR para cinsinden açılmış Vadesiz ve Vadeli Mevduat hesaplarının işlem kayıtlarında,
genelde para giriş ve çıkışlarının havale ve EFT ile yapılmış olduğunu, işlem açıklamalarının işlemin niteliğini açıklayıcı şekilde yapılmış olduğunu, çeşitli bankacılık ürünlerinin (vadeli hesap, döviz alış ve satışı) kullanılmış olduğu ve normal dışında şüphe uyandıracak parasal bir işlemin bulunmadığını, hesapta işlem gören tutarların ticari faaliyette bulunan bir kişi için olağan dışı yükseklikte bulunmadığının, değerlendirilebileceğini, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’nın,
Sayın Mahkemeye göndermiş olduğu ... sayılı yazısında Davacı ... ile ilgili şüpheli herhangi bir işlem erteleme talebinin bulunmadığını ve buna ilişkin bir karara rastlanılmadığının, belirtilmiş olmasının bu değerlendirmeyi, teyit etmekte olduğunu, davalı banka tarafından davacı müşterinin banka nezdinde bulunan hesaplarının kapatılmasının haklı gerekçe dayanıp dayanmadığı hususunda hukuki değerlendirmeler ve takdirin Mahkemeye ait olduğunu, Mahkemece davacı müşterinin banka nezdinde bulunan hesaplarının kapatılmasının haklı gerekçe dayanmadığı yönünde görüş oluşması durumunda, Davacı Müşterinin,
inisiyatifi ve talimatları dışında davalı bankanın almış olduğu hesap kapatma kararı nedeniyle vadesinden önce kapanmış olması durumunda iki vadeli hesap nedeniyle faiz kaybının 6.344,00 TL ve 15,24 USD olduğu, bunun dışında hesaplarda bir hak kaybının tespit edilmediğini, Davacı Müşterinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu manevi tazminat hususunda hukuki değerlendirmeler ve takdirin Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Davacı tarafça, davalı banka tarafından bankacılık hizmetleri sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, davacı hakkında Mali Suçları Araştırma Kuruluna bildirimde bulunulduğu, davalının bu işlemlerinin haksız olduğu, bu kapsamda maddi ve manevi zarara uğradığı belirtilerek 1.000,00 TL maddi ve 12.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir.
28.08.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebi 6.457,12 TL'ye artırılmıştır.
Davalı tarafça, davacının hesap hareketlerinden şüphelenildiği, bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilerek ...'a bildirimde bulunulduğu, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı savunularak davanın reddi talep edilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin irdelendiği, talep edilebilecek maddi tazminat miktarının ayrıntılı ve denetime elverişli bir şekilde tespit edildiği anlaşılmakla hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bilirkişi raporunun dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamında toplanan delillere göre;
Davalı banka ile davacı müşteri ... arasında 29.11.2019 tarihinde Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı, davacı müşteri tarafından davalı banka nezdinde TL – USD – EUR para cinsinden Vadesiz ve Vadeli Mevduat hesapları açıldığı ve kullanıldığı, yine davacı müşteri tarafından kurulmuş olan ... A.Ş.’nin de davalı banka nezdinde TL – USD para cinsinden Vadesiz ve Vadeli Mevduat hesapları açıldığı ve kullanıldığı.
Davalı banka tarafından davacı müşteriye gönderilmiş olan 23.03.2021 ve 26.04.2021 tarihli ürün ve hizmet ilişkisinin sonlandırılacağını ve imzalamış olan sözleşmelerin tek taraflı olarak feshedildiği bildirim ihtarnamelerinde; ihtarnamenin gönderildiği tarihten itibaren en geç 1 ay içerisinde müşteri ile olan tüm ürün ve hizmet ilişkilerini sonlandırmak istediklerini bildirdiklerini, sürenin sonunda Bankalarından kullanmakta oldukları kredi kartları ve POS terminallerinin kullanıma kapatılacağını, bu işlemler nedeniyle herhangi bir zarara uğramamalarını teminen,
Bankaları tarafından bilgilendirilmek ve ürün ve hizmetlerinin sona ermesine yönelik gerekli tedbirleri almak üzere şubelerine davet ettiklerinin bildirildiği, gönderilen İhtarnameye karşılık davacı müşterinin göndermiş olduğu 10.05.2021 tarihli cevabi ihtarname ile davacı müşteri vekili tarafından, hesap kapama işlemi ile ilgili ifadelerin muğlak ve belirsizliklerle dolu olduğu, ayrıntılı haklı gerekçelerin bildirilmesi gerektiği, aksi takdirde müvekkilinin itibarını zedeleneceği ve manevi zararlara yol açacağının belirtildiği,
davacı müşterinin göndermiş olduğu cevabi ihtarnameye karşı davalı banka tarafından gönderilmiş olan 18.05.2021 cevabi yazıda.
Bankanın, kendi ve dahil olduğu grubun politikaları doğrultusunda, belli alanlarda riskten kaçınmak amacıyla idari kararlar verebilmekte olduğunu, bu yaklaşım doğrultusunda banka iç politikaları uyarınca davacı müşteri ile çalışmama kararı alındığının belirtildiği, ancak, hesap kapatma işlemine yol açmış ve dayanak oluşturmuş davacı müşteri tarafından ilgili yasa, mevzuat ve bankacılık teamüllerine aykırı yapılmış iş, işlem ve eylemler hususunda somut bilgilerin verilmediği, hesap kapatma gerekçesi ile ilgili Davacı Müşteriye somut bilgilerin verilmemesi ile Müşteriye kendisini somut işlemler üzerinden savunma imkanı bırakılmadığı.
Taraflar arasında onaylanmış olan Bankacılık Hizmet Sözleşmesinin, “Sözleşme Değişikliği, Feshi, Hesapların Kapatılması ve Sözleşmeye Konu Hizmetlerin Sona Erdirilmesi” başlıklı 8. maddesinin 23. Sayfasının başında bulunan “ – Banka.
Sözleşme’yi Müşteri’ye en az 2 (iki) ay önceden yapacağı yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirimde bulunmak sureti ile tek taraflı olarak sona erdirebilir.” hükmüne aykırı olarak ihtarnamede hesap kapatma ile ilgili bir aylık süre verilmiş olduğu.
Davacı müşterinin, davalı banka nezdinde bulunan hesapları üzerinde yapılan incelemelerde, şüphe uyandıracak parasal bir işlemin tespit edilmediği gibi, davacı bankaca bir şüphe duyulması halinde ilgili müşteriden havalelerin nedeninin öğrenilebileceği, söz konusu havalelerin, yasalara veya bankacılık kurallarına aykırı olması durumunda ise banka personelinin işlemlerin yapılmasını durdurabileceği, aykırı bir durum olmadığı için havalelerin bir defadan daha fazla yapılmış olduğu ve durdurulmadığı,
havalelerin alıcıları ile ilgili bir kısıt durumu olması halinde Banka personeli tarafından tekrarlanan havalelerin önlenebileceği, tekrarlanan havalelerin önlenmemesinin alıcılar hakkında bir kısıt bulunmadığını gösterdiği.
Davacının 516/... numaralı TL Vadeli Mevduat hesabının, son dönem temdit edildiği 29.04.2021 vade tarihinden önce 06.04.2021 tarihinde faiz işletilmeden kapatılması nedeniyle davacı müşterinin alamamış olduğu net faiz gelir tutarının 6.344,00 TL olduğu, 516/... numaralı USD Vadeli Mevduat hesabının, son dönem temdit edildiği 22.01.2021 vade tarihinden önce 18.01.2021 tarihinde faiz işletilmeden kapatılması nedeniyle davacı müşterinin alamamış olduğu net faiz gelir tutarının 15,24 USD olduğu, 15,24 USD'nin 22.01.2021 vade tarihindeki TL karşılığının Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden yapılan hesaplamalar sonucu 113,12 TL olduğu.
Mahkememizin talebi kapsamında, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’nın göndermiş olduğu ... sayılı cevabi yazıda “... davacı şahıs ile doğrudan ilgili olarak, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 19/A maddesi kapsamında herhangi bir işlem erteleme talebine ve bu talebe ilişkin bir karara rastlanılmamıştır.” şeklinde cevap verildiği.
Bankalar 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun hükümlerinin yükümlülükleri ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun düzenlemeleri ve denetimi çerçevesinde bir güven kurumu olarak çalışmak durumunda olduğunu, müşterilerini de bu yükümlülükleri çerçevesinde banka ürünlerini kullanıp kullanmadıklarını izlemekte ve bunun sonucunda belirlenen düzenlemeler dışında kullanımlarda müşterilerini uyarma ve gerekli durumlarda müşteri ilişkisini bitirebilecekleri, bu kapsamda ... gibi düzenleyici kurumlara da bilgilendirmeler yapılmakta olduğu.
Davacı müşteri ...’nin Davalı Banka nezdinde bulunan ve dava dosyasına sunulmuş olan vadesiz ve vadeli hesap hareketleri belgelerinin incelenmesinde, TL-USD-EUR para cinsinden açılmış Vadesiz ve Vadeli Mevduat hesaplarının işlem kayıtlarında, genelde para giriş ve çıkışlarının havale ve EFT ile yapılmış olduğunu, işlem açıklamalarının işlemin niteliğini açıklayıcı şekilde yapılmış olduğu, çeşitli bankacılık ürünlerinin (vadeli hesap, döviz alış ve satışı) kullanılmış olduğu ve normal dışında şüphe uyandıracak parasal bir işlemin bulunmadığı,
Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’nın, Sayın Mahkemeye göndermiş olduğu ... sayılı yazısında Davacı ... ile ilgili şüpheli herhangi bir işlem erteleme talebinin bulunmadığı ve buna ilişkin bir karara rastlanılmadığının, belirtilmiş olmasının bu değerlendirmeyi teyit etmekte olduğu anlaşılmakla;
Davalı banka tarafından davacı müşterinin banka nezdinde bulunan hesaplarının kapatılmasının haklı gerekçeye dayanmadığı, davacının, inisiyatifi ve talimatları dışında davalı bankanın almış olduğu hesap kapatma kararı nedeniyle vadesinden önce kapanmış olmasından dolayı iki vadeli hesaba ilişkin davacının faiz kaybının 6.344,00 TL ve 15,24 USD (113,12 TL) olmak üzere toplam 6.457,12 TL olduğu, bunun dışında davacının başkaca bir maddi zararının tespit edilmediği, davacının 6.457,12 TL maddi zararından davalı bankanın sorumlu olduğu, temerrütün dava tarihinde oluştuğu değerlendirilerek davacı tarafça açılan maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafın tacir olduğu, davalı bankanın şüphe duyduğu durumlarda ...'a bildirimde bulunmasının doğal olduğu, bildirim neticesinde davacı ile ilgili doğrudan bir işlem yapılmadığı, karar alınmadığı gibi, bankacılık sözleşmesinin feshinin haklı gerekçeye dayanmaması durumununda davacının manevi bir zararının doğmayacağı, bu kapsamda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı değerlendirilmekle, davacı tarafça açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafça açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, 6.457,12 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2-Davacı tarafça açılan manevi tazminat davasının REDDİNE,
3-a) Maddi tazminat talebi bakımından alınması gereken 441,08 TL karar ilam harcının davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 649,61 TL'den mahsubu ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yatırılan 441,08 TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
b) Manevi tazminat talebi bakımından alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcından davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 649,61 TL'den maddi tazminat davasından alınacak 441,08 TL'nin mahsubu sonrası kalan 208,53 TL'nin mahsubu ile bakiye 219,07 TL karar ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı parası, 295,35 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.354,65 TL yargılama masrafının, davanın kabul oranına göre 1.173,60 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama masrafının, davanın red oranına göre 65,02 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirmiş olduğundan Maddi tazminat yönünden, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan 6.457,12 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirmiş olduğundan Manevi tazminat yönünden, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan 12.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00-TL arabuluculuk giderinin, davanın kabul red oranına göre, 237,89 TL'sinin davalıdan, 442,11 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/859, K. 2024/846, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama