KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/773 Esas
- Karar no
- 2025/76
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 11/12/2023
Karar Metni
1.969 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
DAVA /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Olay günü 05.01.2019 günü saat 21.00 civarlarında davalı ...'ın tedbirsiz ve dikkatsiz olarak idaresindeki ... plakalı araç ile sola ...
Sokak'a dönüş yaptığı sırada karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkiline çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, kazanın asli kusurlusu dikkatsiz ve özensiz şekilde araç kullanırken müvekkiline çarpan davalı olduğunu, davalı idaresindeki araç ile meskun mahallede gece vakti seyir halindeyken yola gereken dikkati göstermeksizin olay mahalli kavşak noktasında dönüş manevrası yaptığı sırada, kavşak içerisinde zamanında etkili fren ve manevra tedbiri alması gerekirken almış olduğu tedbirde yetersiz kalması sonucu kavşak içerisinde bulunan müvekkiline çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle asli kusurlu olduğunu,
müvekkilinin davalılardan ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın kendisine çarpması neticesinde yaralanmış olup trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davalılar müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararlardan müteselsilen sorumlu olup asli kusurlu olan davalı tarafça müvekkilimin uğramış olduğu zararları karşılamakla mükellef olduğunu, davalıların müvekkilinin trafik kazası neticesinde oluşan maddi ve manevi zararlarını tazmin etmemiş olup davalılar aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi talepli huzurdaki işbu davayı açma zaruriyeti hasıl olduğunu belirterek,
fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, müvekkilinin ağır yaralanması neticesinde uğramış olduğu manevi zararlarının bir nebze tesellisi babında 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirlmediğini, davalı sigorta şirketine usulüne uygun bir başvurunun yapılmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen 05.01.2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete 09.01.2018-2029 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 360.000 TL olduğunu, poliçe limitini belirtmelerinin başvuruyu kabul anlamına gelmemekte olduğunu,
dava konusu olayda sürekli maluliyet oluşmadığı için Sigorta şirketinin sorumluluğu da söz konusu olmayacağını, bu nedenle aleyhine tazminata hükmedilmemesi ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri vb. dolaylı zararlar poliçe teminatı kapsamında olmadığını, işbu taleplerin reddi gerekmekte olduğunu, dava konusu taleplerin reddine, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddine, usule gelen maluliyetin süreklilik arz etmemesi sebebi ile talep edilen tazminatın reddine,
kusur tespiti için dosyanın kusur bilirkişisine gönderilmesine, eğer esas incelemesi yapılacak ise davacının güncel maluliyet durumunun tespiti için.
20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak engelli sağlık kurulu raporunun alınmasına, eğer esas incelemesi yapılacak ise alanında uzman bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, poliçe teminatı kapsamı dışında olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı giderine yönelik taleplerin reddine,
müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddine, aleyhine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE /
Dava konusu uyuşmazlık, 05/01/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanmasından dolayı geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ilaç ve tedavi masrafları, tedavi süreci yol giderleri, kazanç kaybına ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, .... ASCM'nin ... esas sayılı dosyası, dava konusu aracın trafik tescil kayıtları ve tramer kayıtları, davacıya ait tedavi kayıtları, hasar dosyası ve poliçe celp edilmiş, ATK'dan maluliyete ilişkin rapor alınmıştır.
Öncelikli olarak, dava şartları ve ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından arabuluculuk itirazında bulunulmuş ise de, davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğu anlaşılmakla davalı ... Sigorta AŞ vekilinin arabuluculuk itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından sigortaya başvurulmadığı itirazında bulunulmuş ise de, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı ... Sigorta AŞ ye başvuru yapıldığından davalı ... Sigorta AŞ vekilinin sigortaya başvurulmadığı itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından zaman aşımı def'iinde bulunulmuş ise de, olay tarihi , dava tarihi, Arabuluculuk süreci, KTK 109. Madde, uzamış ceza zamanaşımı süresi dikkate alındığında 2 ve 10 yıllık zaman aşımı süreleri dolmadığından davalı ... Sigorta AŞ vekilinin zaman aşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.
Trafik tescil kayıtlarının incelenmesinde kazaya karışan ... plakalı aracın ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili, araç maliki ... adlı kişinin de davaya dahil edilmesini talep etmiş ise de, güncel yasal mevzuatta dahili dava müessesesi olmadığından ve taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davacı vekilinin bu talebininde reddine karar verilmiştir.
Hasar dosyası ve poliçenin incelenmesinde, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, davacı ...'ın yaralanmasından dolayı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve hasar dosyasının açıldığı, ancak hasar dosyası kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu kazaya ilişkin başlatılan soruşturma sonunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ceza dava dosyasının açıldığı, davada mağdur'un ..., sanık'ın ..., suçun "Taksitle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçu olduğu, dava sonunda, sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı ...'ın maluliyetine ilişkin olarak Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan ATK raporunda özetle; SONUÇ: Mevcut belgelere göre; ... kızı 29.06.1967 doğumlu, ...’ın 05.01.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında özürlülüğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğunu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceğini, 3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.
Davacı tarafça ATK ücreti yatırıldıktan sonra 16/01/2025 tarihli ara kararla kusur ve aktüer yönden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Verilen kesin sürede davacılar vekilince ara kararla belirlenen bilirkişi delil avansı yatırılmamış, 04/02/2025 tarihli celsedeki beyanıyla da bilirkişi delil avansını yatırmayacaklarını, mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılmasını talep etmişlerdir.
Mevcut delil durumuna göre somut olayın değerlendirilmesinde;
Davacı vekilince, dava dilekçesi ile davalılardan ...'ın tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde araç kullanarak tam kusurlu bir şekilde müvekkilinin ağır yaralanmasına sebep olduğu trafik kazası neticesinde uğramış olduğu maddi zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın ve manevi zararlarının bir nebze tesellisi babında 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından, cevap dilekçesi ile, davanın haksız olduğu savunularak, davanın reddi talep edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 54. Maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 56. Maddesinde; Hakimin , bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesinde. Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. Maddesinde. İşletenlerin bu kanunun 85.
Maddesinin 1. Fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. Maddesinde. Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği. 99. Maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ZMMS kapsamındaki miktarları ödemek zorunda olduğu, 109. Maddesinde de.
Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin , zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı, düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil sorumluluğu 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Bir haksız fiilden bahsedilebilmesi için, zarara sebep olan fiilin öncelikle hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka aykırı fiil maddi ya da manevi bir zarara neden olmalı, zarara sebep olan kişi fiilinden dolayı kusurlu olmalı ve zararla zarara uğratan fiil arasında neden sonuç ilişkisi olarak da ifade edilebilecek bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir.
Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 Esas-2010/636 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Davalı sigorta şirketi, kaza nedeniyle davacı tarafların meydana gelen maddi zararından, poliçe teminat limiti ve sigortalısına ait aracın sürücüsünün kusuru oranıyla sorumlu olacaktır. Yine davalı sürücü de, davacılarının meydana gelen maddi ve manevi zararlarından kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).
Davada ispat külfeti davacı taraflarda olup, dava konusu kazada davalı araç sürücüsünü kusurunu, dava konusu kaza nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararının varlığını ve miktarını ispatlamak zorundadırlar.
Dava konusu uyuşmazlığın aydınlatılması için, dava konusu kazadaki kusur durumunun ve davacıların maddi zararının olup olmadığının ve var ise miktarının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yapılması elzem olup, mahkememizce de bu kapsamda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekilince verilen kesin sürede bilirkişi delil avansı yatırılmadığı gibi, takip eden son celse beyanında, bilirkişi delil avansını yatırmayacaklarını, mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılması talep edilmiştir.
Davacılar vekilince bilirkişi delil avansı yatırılmaması nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılamadığından dava konusu kazadaki kusur durumu, davacıları maddi zararının varlığı ve miktarı tespit edilememiştir. Manevi tazminat yönünden de kusur durumunun tespiti elzem olup, davalı tarafın manevi tazminattan sorumlu olup olmadığı tespit edilememiştir. Mevcut delil durumuna göre de, davacı taraf davalarını ispat edememiştir.
Tüm bu nedenler ile;
Davacı tarafça açılan maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE, karar verilmiştir.
HÜKÜM / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafça açılan maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken, maddi tazminat talebi bakımından 615,40 TL ve manevi tazminat talebi bakımından 615,40 TL olmak üzere toplam, 1.230,80 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 344,97 TL harç parasının mahsubu ile bakiye 885,83 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraflarca yapılan masraf olmadığından bu hususta hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
5-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendilerini vekille temsil ettirdiğinden;
a) Maddi tazminat istemli dava bakımından karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4. maddesi gereğince hesaplanan 1.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
b) Manevi tazminat istemli dava bakımından karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4. maddesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/773, K. 2025/76, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama