KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2026
- Esas no
- 2025/507 Esas
- Karar no
- 2026/357
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 17/07/2025
Karar Metni
1.151 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişkinin varlığına kanıt olan takibe konu cari hesaptan kaynaklanan borç ilişkisi ve işbu borca yönelik olarak faturaların ibraz edilmesine rağmen davalı/borçlu tarafından icra dairesine yapılmış olan itirazda borcu olmadığı beyan edildiğinden davalı tarafça bu hususun ispatlanması gerektiğini, gelinen aşamada davalının müvekkiline borcunu ödemediğini, ...
30. Noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarname ile müvekkili şirket tarafından davalı borçlu şirket aleyhine fatura ve cari hesap alacağının tahsilini sağlamak amacıyla ihtar çekildiğini, ancak buna rağmen davalı borçlu şirketin yine borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ...
3. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu ilamsız takipte 19.924,50 TL asıl alacak, 1.165,99 TL işlemiş faiz, takip çıkışı olarak toplam 21.090,49 TL alacak kalemi olduğunu, davalı borçlu şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra dosyasına itiraz edildiğini, icra takibine haksız itirazda bulunan davalı tarafın asli maksadının borçlarını ödememek ve alacaklıyı zor durumda bırakmak olduğunu, davalı yanın mal kaçırma kastı içerisinde olduğu ve hukuka aykırı fiiller ile alacağı sürüncemede bırakmaya çalıştığının aşikar olduğunu,
işbu sebeplerden ötürü öncelikle kamu düzeninden kaynaklı ihtiyati haciz talep etmek zorunluluğu doğduğunu belirterek; davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, dava değeri üzerinden borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi, menkullerinin muhafazası için öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatteyse uygun ve makul bir teminat karşılığında teminatlı kabulüne, davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının itirazın iptaline konu yaptığı ödeme emrinde müvekkilinin takip alacaklısına 21.090,49 TL borçlu olduğunun görüldüğünü, ancak müvekkilinin takip alacaklısından mal veya hizmeti eksik almış olup teslim edilen malın karşılığının fazlasıyla davacıya ödendiğini, davacının eksik ifasının karşılığını talep etmekte olup haksız ve hukuka aykırı olarak işbu davayı açtığını, davacının talep ettiği asıl alacak yanında faiz oranı ve miktarının hukuken haksız ve dayanaksız olduğunu, icra takibinin ve ödeme emrinin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını belirterek;
kötü niyetli davanın reddine, takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere davacının icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesine, dava masrafları ve ücreti vekâletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan toplam 21.090,49 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 14.04.2025 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 15/04/2025 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 06/03/2026 tarihli raporunda.
Davacının 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davacının 09.04.2025 takip tarihi itibarıyla davalıdan 19.674,50 TL alacaklı olduğu, davalı vekili tarafından yerinde inceleme talebinde bulunulmadığından davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin Bs bildirimi ile davalının Ba bildiriminin birbirleriyle uyumlu olduğu,
davacının taleple bağlılık ilkesi gereği takip tarihi itibarıyla talep edilebileceği alacak miktarı, asıl alacak + işlemiş faiz olarak. 19.674,50 TL + 1.099,62 TL = 20.774,12 TL olarak hesaplanmış olup takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile birlikte bilirkişi tarafından defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasında ticari satımdan kaynaklı cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunun taraf karşılıklı beyanları ve tespitlerden anlaşıldığı, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve Vergi Dairesine bildirilen BA/BS formları ile uyumlu olduğu, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı gibi savunmasında bahsettiği eksik ürün alımına ve ödeme yaptığına ilişkin dosya kapsamına herhangi bir delil ve makbuz da sunmadığı,
davacının, ticari defter ve kayıtlarına göre 09/04/2025 takip tarihi ile davalıdan asıl alacak ve işlemiş faiz dahil 19.674,50 TL olarak alacaklı olduğu anlaşıldığından itirazın iptaline yönelik fazlaya dair davacı isteminin ve davalı yanın aksi yöndeki savunmalarının yerinde olmadığından davanın kısmen kabulüne, öte yandan hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluştuğu, davacının takip yapmakta haklı olduğu olduğu görüldüğünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/507, K. 2026/357, 6 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama