KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/667 Esas
- Karar no
- 2024/814
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 13/10/2023
Karar Metni
1.241 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ...'in müşteri sıfatıyla imzaladığı Ticari Hizmet Sözleşmesi ve Üye İşyeri Sözleşmesine istinaden 07/10/2019 tarihinde üye iş yeri (sanal pos/fiziki pos/cebepos) açılmış ve kurulmuş olduğunu, davalı üye iş yeri firmasının üye iş yeri sözleşmesine aykırı olarak POS cihazı ile tesis ettiği işlemler sonucu toplamda 23.888,99-TL tutarında müvekkili bankanın zarara uğraması üzerine ....Noterliği'nin 03/11/2021 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek davalıya tebliğ edildiğini,
ihtarnamenin borçluya kredi sözleşmesinde belirttiği adresine gönderilmiş olup ihtarnamede öngörülen süre içerisinde borç ödenmeyerek alacağın muaccel hale geldiğini, talep edilen muaccel borcun ihtara rağmen ödenmemesi üzerine de .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlanmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı icra takibi uyarınca kendisine gönderilen ödeme emrini tebliğ alan davalı borçlunun; tüm borca, faiz ve fer'ilerine itiraz etmiş olduğunu, haksız itirazların kabulünün mümkün olmadığını, itirazın iptali davası açmadan önce 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve 6102 sayılı TTK’ nın 4. maddesi çerçevesinde Arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunduğundan, ... arabuluculuk numarası ile arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış olup anlaşma sağlanamadığını, borçlu ile anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davayı ikame etme gereği hasıl olduğunu, davacı bankanın,
taraflar arasındaki sözleşme gereği kendi edimini yerine getirerek davalı borçluya üye iş yeri ve ticari hizmetler sözleşmesi kapsamında pos cihazı kullandırmış olduğunu, davalı borçlunun ise pos cihazını sözleşmeye aykırı kullanılması nedeni ile müvekkili bankayı maddi zarara uğrattığını, dolayısıyla davalının borçlu sıfatına haiz olduğunun açıkça ortada olduğunu, müvekkilinin alacağının dayanağı olan 03/11/2021 tarihli ihtarnamenin borçlunun banka kayıtlarında mevcut olan adresine gönderilmiş olduğunu,
takibe konu alacak miktarının bu ihtarnamede açıkça belirtilmiş olup müvekkili banka tarafından davalı borçluya ödenmiş olan harcama belgesi tutarlarının kartlı ödeme sistemlerinin, kurallarına aykırı işlem nedeni ile karttan tahsil edilememesi nedeni ile müvekkili bankanın 23.888,99-TL zarara uğramış olduğunu, asıl alacağa uygulanan işlemiş ve işleyecek faiz ile B.S.M.V. faiz oranları da ilgili kanun maddelerine,
MK m. 2’ ye uygun olarak tarafların imzaladığı üye iş yeri sözleşmesinin XII. Sair Hususlar başlıklı maddesinin 3.maddesi gereği chargeback işlemlerinde müvekkili bankanın müşteriye ödenen tutar üzerinden TCMB'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı temerrüt faizi, KKDF, BSMV vs. masrafları ile birlikte müşteriden talep etme hak ve yetkisine sahip olduğunu, taraflar arasında imzalanan Üye İş Yeri Sözleşmesi'nin 10. maddesinde;
bu sözleşmeden doğan ihtilaflarda banka defter, kayıt ve belgeleri geçerli olup, bu madde delil sözleşmesi niteliğinde olacağının düzenlendiğini, işbu sözleşme ile kredi miktarı, faiz ve faiz oranları, muacceliyet ve temerrüt gibi konularda çıkan uyuşmazlıklarda bankanın defter, belge ve kayıtlarının HMK m. 193 gereği yazılı delil anlaşması niteliğinde olduğunun da davalı tarafından kabul edilmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine istinaden üye iş yeri sözleşmesi gereği pos cihazı kullanan ve muacceliyet ihtarına uymayan borçlu davalının icra takibine yönelik yaptığı itirazları haklı kılacak hiçbir sebep olmadığını,
itirazların alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, banka defter ve kayıtlarında yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile de gerçek durum ortaya çıkacağını, dolayısıyla haksız itirazın iptali ile haksız itirazlarıyla davacının alacağına kavuşmasına engel olan davalının %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının .... İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazların iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamını, kötü niyetli davalı aleyhine %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, arabuluculuk taraf ücreti, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, sözleşmenin niteliği gereği karşı taraf olan müvekkili aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konamayacağını ve dolayısıyla bu hükümlerin kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olacağını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin konusunun .... adresindeki müvekkiline ait iş yerinin oluşturmakta olduğunu, ilk etapta büfe olarak faaliyet gösteren adreste 30/12/2019 tarihinden itibaren ...
Pansiyon da faaliyete geçmiş olduğunu, 30/12/2019 tarihinden müvekkiline borç ihtarının yapıldığı 03/11/2021 tarihi de dahil olmak üzere belirtilen adreste pansiyon da faaliyet göstermiş, davacı bankanın bilgisi dahilinde olarak sözleşme gereği komisyon ödemeleri pansiyon işletmesiyle ilgili olarak da yapılmaya devam etmiş olduğunu, bu süre içerisinde davacı bankanın pansiyon işletmesine yönelik hiçbir itirazı olmamış olduğunu,
dolayısıyla yaklaşık bir yıllık süreçte hiçbir itiraz ileri sürmeksizin pansiyona ilişkin komisyon ödemelerini alan bankanın sonradan keyfi olarak bu durumu sözleşme ihlali olarak nitelendirmesi açıkça dürüstlük ve ticari iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, 03/11/2021 tarihli ihtar ile müvekkilinden talep edilen ödemenin, müvekkilinin pansiyonda kalmak için rezervasyon yapan müşterisine ait ödemeyi pos cihazını kullanarak almış olduğunu, ancak yurt dışında bulunan müşterinin rezervasyon tarihinde Türkiye'ye gelmemiş olduğunu,
müşterinin rezervasyonu iptal etmemesi ve hiçbir sebep göstermeden konaklamaya gelmemesi üzerine müvekkilinin ücrete hak kazanmış olduğunu, yaşanan bu durumun işletme kuralları gereği olağan olmasına rağmen davacı banka tarafından müvekkilinin pos hesabına bloke konularak pos cihazı banka tarafından iade alınmış olduğunu, müvekkilinin bloke sebebini öğrenmek için davacı bankaya gittiğinde rezervasyon tarihinde pansiyona gelmeyen müşterinin ücretini tahsil etmesi nedeniyle pos cihazına el konulduğunu söylenmiş,
banka tarafından müşteri bilgilerini istenmiş ve müvekkilinin de elinde mevcut olan pasaport fotokopilerini bankaya ibraz etmiş olduğunu, akabinde banka tarafından rezervasyon ücretinin müşteriye iade edildiği, bu sebeple müşteriye iade edilen tutarın bankaya ödenmesi gerektiğinin söylendiğini, müşteri ile yapılan anlaşma gereği otele giriş tarihinden 3 günden az bir süre kalan iptallerde ücret iadesi yapılamadığını, müşterinin de rezervasyon tarihinde otele giriş yapmamış ve müvekkilinin ücrete hak kazanmış olduğunu, buna rağmen bankanın müşteriye ücret iadesi yapıldığını ve müvekkilinin bankayı zarara uğrattığını iddia etmiş olduğunu,
ancak buna ilişkin hiçbir belge ibraz edilmemiş, gerçekten bir ödeme yapıldıysa bu durumun belgeleriyle ortaya konulmamış olduğunu, dolayısıyla davacı bankanın müvekkilinin hak kazandığı ücreti müşteriye iade ederek/ iade edildiği iddiası haksız ve mesnetsiz olup pos hesap bakiyesine haksız olarak bloke koyulması yoluyla müvekkilini zarara uğratmış olduğunu, bu hususun tanık anlatımlarıyla ortaya çıkacağını,
davacı tarafından müşteriye ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti için davacı bankaya müzekkere yazılarak 09/09/2020 tarihli borç dayanağına konu müşteri bilgileri ile ödeme iadesine ilişkin varsa banka hesap dökümünün davacı bankadan celbini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizin 07/05/2024 tarihli celsesinde, dosyanın HMK. 150. Maddesi gereği işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırılan dosyanın 08/05/2024 tarihli dilekçe ile yenilendiği, duruşma gün ve saatinin, davacı vekiline tebliğ edildiği görüldü.
HMK. 320/4 maddeye göre basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, yenilemeden sonra takipsiz bırakılırsa yani ikinci kez takipsiz bırakılırsa açılmamış sayılır. Mahkememizde açılan itirazın iptali davası, basit yargılama usulüne tabidir. Daha önce bir kez işlemden kaldırıldıktan sonra yenilenen davada, mahkememizin 24/12/2024 tarihli son celsesinde, ikinci kez takipsiz bırakılan davanın HMK.150/6. Madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/667, K. 2024/814, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama