KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2026
- Esas no
- 2025/634 Esas
- Karar no
- 2026/158
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 29/08/2025
Karar Metni
1.219 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile borçlu arasında Kredi ve kredi kartı Sözleşmeleri akdedildiğini ve borçluya krediler kullandırıldığını, kredi kartı ve kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davalının hesabı kat edildiğini, hesap kat ile birlikte kredi alacağı muaccel hale geldiğini, akabinde müvekkili ... A.Ş. tarafından;... 1. Noterliği'nin ... Tarih, ...
Yevmiye numaralı Kredi Kartı hesabının kapatıldığı ve borcun ödenmesi ihtarı,... tarih ve ... barkod no'lu ve ... barkod no'lu Ticari Kredi Kartı hesabının kapatıldıgı ve borcun ödenmesi ihtarı, borçluya gönderildiğini, ödeme yapmayan borçluya icra takibi başlatıldığını ancak borçlunun kötü niyetle takibe itiraz ettiğini, belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ve takipte yer alan Asıl Alacak, Akdi Faiz, Vergi, Masraf ile işleyecek (İşlemiş değil) temerrüt faizi yönünden şimdilik 2.000.000-TL kısmı için davalı/borçlunun haksız itirazının iptaline ve takibin devamına,
davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; bahsi edilen borcun muaccel olmadığını, müvekkilinin her ne kadar davacı bankadan kredi kullanmış ise de kredi borcunu her ay düzenli şekilde ödemeye devam ettiğini, davacı banka kendince söz konusu borcun tümünü muaccel hale getirdiğini ve müvekkiline haksız yere icra takibi başlattığını, borcun muacceli ile alakalı müvekkiliyle herhangi bir ihtar da yollanmadığını, müvekkilinin doğmuş ve muaccel olmuş herhangi bir borcu olmadığından iş bu davanın reddini talep ettiklerini, davacı bankanın açık ve net bir şekilde haksız icra takibi başlattığını,
müvekkilinin doğmayan borcuna fahiş oranda faiz uygulandığını ve neticede müvekkilinden haksız ve mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığını, Mahkeme gerekli incelemeyi yaptığında müvekkilinin ana para olarak toplam borcunun yaklaşık 1 milyon TL civarında olduğunu, bu borcun da henüz muaccel olmadığından müvekkilinin doğmuş herhangi bir borcu olmadığını, davacı bankanın, faiz oranlarıyla alakalı beyanında;
müvekkilinin faiz oranına ilişkin sözleşmeyi imzaladığını, dolayısıyla faiz oranında herhangi bir eksikliğin olmadığını belirttiğini, bilindiği üzere uygulamada bankaların dayatığı bu sözleşmeler maktu olup, kredi çeken veya kredi kartı talep eden herkese dayatılan, imzalanması zorunlu olan maktu sözleşmeler olduğunu, herhangi bir vatandaşın bu sözleşmeyi imzalamadan herhangi bir bankadan kredi veya kredi kartı almasının imkansız olduğunu, zorunlu şekilde imzalanan bu maktu sözleşmelerin hukuka aykırılığı Yargıtay kararlarıyla sabit olduğunu, kanunlara aykırı düzenlenen tüm sözleşmelerin geçersiz olduğunun kanunen sabit olduğunu,
icra takibi incelendiğinde müvekkilin doğmayan kredi borcuna uygulanan faiz oranı %165 olduğunu görmekte olunduğunu, bu fahiş faiz oranı hiçbir kanunda veya düzenlemede geçmemekte olduğunu, uygulanan faiz oranının fahiş olduğunu, bu faiz oranının kanuna aykırı olduğunu, müvekkiliyle imzalatılan sözleşmenin de kanuni düzenlemelere aykırı olduğu iş bu davayla ispatlandığını, icra takibi incelendiğinde takip çıkışının 2.374.753,43 TL olduğunu, daha sonra başlatılan haksız takibe ve faiz oranına itiraz ettiklerinde iş bu davada ise davanın 2.000.000 TL üzerinden açıldığını,
yani takibin 2.000.000 TL üzerinden devam ettirilmesinin talep edildiğini, bankanın haksız yere başlatılan icra takibine süresinde itiraz etmemiş olsalardı davacı bankanın müvekkilinden haksız yere 374.753,43 TL tahsil edeceğini, bu durumun bile bankanın kötü niyetle hareket ettiğinin en açık göstergesi olduğunu belirterek,
yetki itirazlarının kabullü ile dosyanın yetkili yer mahkemesi İstanbul Anadolu Mahkemeleri olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, aksi halde müvekkilinin henüz muaccel olan bir borcu olmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini, davacı haksız ve kötü niyetli şekilde kanuna aykırı şekilde fahiş faiz oranıyla müvekkilinden mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığından mahkememizce takip çıkışının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davacıyı kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekalettin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır.
Bankacı Bilirkişi tarafından düzenlenen 09/02/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 1.955.754.98 TL asıl alacak 260.957.87 TL işlemiş faiz ve 13.047.89 TL BSMV ve 2.962.45 TL masraf olmak üzere toplamda 2.232.723.19 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 408.570.51 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 112 oranında temerrüt faizi ve BSMV talep edebileceğini, 1.385.547.03 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 139 oranında temerrüt faizi ve BSMV talep edebileceğini,
12.650.00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 112 oranında temerrüt faizi ve BSMV talep edebileceğini, 56.123.24TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 63.60 oranında temerrüt faizi ve BSMV talep edebileceğini, 92.864.20TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 60.60 oranında temerrüt faizi ve BSMV talep edebileceğini, ancak davacı banka dava dilekçesinde şimdilik 2.000.000.00 TL talepte bulunduğu fakat bu talebinin hangi kredilerden oluştuğunu açıklamamış olup takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir.
Davacı ile davalı şirket arasında 09/11/2023 tarihli 10.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalının ise bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, bu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, Genel Kredi sözleşmesi, ihtarname, icra dosyası, davacı bankanın kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı bankanın davalılardan icra takip tarihi itibariyle;
davaya konu alacağı için hüküm kısmında belirtilen miktarlarda alacaklı olduğu kanaatiyle hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve 08/09/2025 tarihli talep açıklama dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının masrafa ilişkin talebi dayanak belgesinin sunulmaması nedeniyle reddedilmiş, alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş, reddedilen tutar yönünden davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/634, K. 2026/158, 11 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama