KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/697
- Karar No
- 2024/847
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
Karar Metni
1.486 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/697 Esas
KARAR NO: 2024/847
DAVA
Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 08/10/2021
KARAR TARİHİ: 20/11/2024
----------- Asliye Ticaret mahkemesinin ---------- Esas---------- Karar sayılı dosyası 03/03/2021 tarihli yetkisizlik kararı gereğince mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmeler ile Posta Kanunu'nun 2, 10, 16.maddelerine dayanılarak posta tekeli dışında kalan gönderilen işlenmesi, taşınmazı ve dağıtımının yapılması işinin davalı şirkete ihale edildiğini, söz konusu işte çalışan davalı şirketlerin 34 adet çalışanın iş akdinin feshi akabinde kendisine işçilik alacakları ödenmediğinden bahisle müvekkili aleyhine ----------- İş Mahkemesinde 34 adet seri dava dosyasınında işçilik alacaklarının yasal faizi ile birlikte tahsili talebiyle dava açıldığını, mahkemece verilen kararların kesinleştiğini,
mahkeme kararlarının icraya konulması nedeniyle müvekkili şirkete ---------İcra Müdürlüğünün gönderdiği icra emirleri gereği 21/07/2017 tarihinde makbuzla 732.954,08 TL'nin teminat olarak yatırıldığını belirterek fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla 732.954,08 TL'nin ödeme tarihi olan 21/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi dava ve talep etmiştir.
Davalı müflis vekili cevap dilekçesinde özetle; müflis şirketin ------------ esas sayılı dosyasından 22.06.2016 günü saat 16:57’den itibaren iflasına karar verildiğini, ---------İcra ve İflas Müdürlüğünün ---------- İflas sayılı dosyası ile iflas tasfiye işlemlerine başlanıldığını, iflas kararının kesinleştiğini, asıl işveren davacı şirket olduğunu, işçilerin çalışma şartları, işe alınıp çıkarılmaları ve denetim gözetimin davacı firma tarafından yapılıyor oluşu, taşeron firmalar değişssede işçilerin çalışmaya devam etmesi nedeniyle işçilik haklarından sorumluluğun davacı firmada olduğunu,
dava dışı 3. kişilerin işten çıkarılmasında müvekkili şirketin yetkisi ve kusuru olmadığını, müvekkili şirketin kusuru ve yetkisi olmadığı için müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini, ihale şartnamesinde teklif fiyata dahil olan giderler başlığı altında işçilerin sadece aylık ücretleri, yol ve yemek ücretlerinin, K.İ.K. payı, vergilerin teklif fiyatın içerisinde olduğu ifade edildiğini, dolayısı ile teklif fiyatın içerisinde işçilere ödenecek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai alacağı yer almadığını beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddine,
yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın, öncelikle ---------- Esas sayılı dosyasında aynı davacının dosyamız davalısı müflis şirket ile toplam 5 adet şirkete alacak davası olarak açıldığı, yargılama aşamasında dosyamız davalısının --------- Esas sayılı dosyasından 22/06/2016 tatihinde iflas kararı verildiğinin anlaşılması üzerine Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere davanın kayıt kabul davasına dönüştüğünün kabul edildiği, bu davalı yönünden davanın 09/10/2019 tarihli duruşma ara kararı ile tefrik edilerek mahkemenin ----------sırasına kaydının yapıldığı ve bu esas üzerinden devam edildiği,
dosyaya sunulan iflas mahkemesi kararı ile ticaret sicil kayıtlarına göre davalı ----------- şirketinin ticaret merkezinin ---------- adresinde bulunduğu ve --------- Karar sayılı kararla görev ve yetkisizlikle mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Dava; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca davalı şirketin sözleşme kapsamında çalıştırdığı işçilerin iş mahkemesinde açtıkları işçilik alacaklarına ilişkin dava sonucunda verilen karar gereğince alacaklarını ödemek zorunda kalan davacının davalı şirketten rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin belirtilen dilekçelerdeki talepleriyle sınırlı olmak üzere dosya ekinde delil olarak celp edilmiş olan İş mahkemesi kararları ve icra müdürlükleri dosyaları kapsamında davalıdan talep edebileceği rucüen alacak tutarı ile ilgili bilirkişiden rapor alınmış, alınan rapora karşı itirazlar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan kök ve ek rapor içeriğinde; "...davacı---------- tarafından dava dışı işçilerin ücret, fazla mesai ve ---------- alacakları için açmış oldukları dava neticesinde ödenen 216.045,81 TL'nin ve icraya ödeme tarihi olan 21.07.2017'den itibaren işlemiş/işleyecek ticari avans faiziyle rücuen tahsilinin talep edildiği,
dosyadaki ilamlar, icra dosyaları ve bilirkişi raporları, sözleşmeler, sözleşmenin eki niteliğinde olan idari ve teknik şartnameler kapsamında müflis şirketin sorumluluğunun 216.445,61.TL hesap edildiği (talep edilen 216.045,81.TL)" tespit edilmiştir. ----------- E sayılı kararı ile 22/06/2016 tarihi itibariyle müflis şirketin iflasına karar verilmiş, karar kesinleşmiştir.İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan müflis borçlarını gösterir.
Buna karşılık, müflisin iflâsın açılmasından sonra yaptığı borçlar, iflâs alacağı olmayıp, iflâs masasından istenemez. Başka bir anlatımla müflisin borçları iflâs masasının bir parçası değildir. Bilâkis iflâs masasına giren mallar müflisin borçlarını ödemeye tahsis edilir. Dolayısıyla iflâs masası “özel bir malvarlığı” olup teknik anlamda, aktif ve pasiflerden oluşan bir “malvarlığı” değildir.
İflâs masasından istenebilecek hatta iflâs alacaklarından daha önce ödenecek olan bir başka alacak çeşidi daha vardır ki, o da masa alacaklarıdır. “Masa alacakları,” muhatabının masa olduğu, masa üzerine doğan ve masanın doğrudan sorumlu olduğu borçlardır. Bunun masa bakımından adı “masa borcudur.” İflâs açıldıktan sonra müflisin masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkân yoktur.
Bu nedenle masa alacağı müflisin değil, iflâsın açılmasından tasfiyenin sonuçlanmasına kadar iflâs masası ya da masa adına iflâs idaresi tarafından yapılan borçlardan olup, masa alacağının müflisle ilgisi yoktur ve bu borçlardan iflâs masası sorumludur. Meselâ, iflâs kararının ilânı giderleri (m. l66. 219), defter tutma (m. 161.
208) giderleri, masa mallarının muhafazası için kiralanan depo için ödenecek kira, iflâs idaresinin ücreti (m.223,IV), masanın (iflâs idaresinin) taraf olduğu davaları takip eden avukatın avukatlık ücreti masa borcudur. Bu sayma tahdidi değildir; masa borçlarına bazı misaller vermek içindir. Şu hâlde, masa alacakları (borçları), iflâs açıldıktan sonra iflâsın tasfiyesi için bizzat masa (yani, masa adına iflâs dairesi veya idaresi) tarafından yapılan borçlardır.
İcra ve İflâs Kanunu’nun “İflâs masrafları ve masanın borçları” başlıklı 248. maddesinde yer alan. “İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar önce çıkarılır. Rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır.” şeklindeki düzenleme gereğince masa alacakları, tüm iflâs alacaklarından daha önce ödenir. Masa alacaklarının tam olarak ödenmesinden sonra iflâs alacaklarının ödenmesine geçilir.
Satış bedeli masa alacakları karşılanmadan iflâs alacaklılarına dağıtılmaz. Alacağın rehine bağlı olması durumu değiştirmez. Masa alacaklarından sonra iflâs alacakları ödenerek tasfiye gerçekleştirilir. Masa alacaklarının iflâs alacaklarından önce ve masadan tam olarak ödenmeleri gerektiğinden ve masa alacaklılarının borçlusu doğrudan doğruya iflâs idaresi olduğundan bu alacaklar sıra cetvelinde yer almaz. Sıra cetvelinde yer verilen alacaklar sadece iflâs alacaklarıdır.
Masa alacaklarına sıra cetvelinde yer verilmez ise de, bunlara pay cetvelinde yer verilir. Pay cetveli, malların satış bedelleri tahsil edildikten ve sıra cetveli kesinleştikten sonra iflâs alacaklılarının iflâstan düşen paylarını göstermek üzere düzenlenen ödeme planıdır. Sıra cetveline karşı açılmış bütün davalar sonuçlanmadan pay cetveli düzenlenemez.
Masa alacaklarının ödenmesinden sonra iflâs alacaklılarına kesinleşen sıra cetvelinde yer aldıkları sıraya göre düzenlenen pay cetveline göre ödeme yapılır. Alacaklıların sadece iflâstan önce doğan alacaklarının masaya kaydı mümkün olup, iflâstan sonra doğan genel nitelikli alacağın masaya kaydı mümkün değildir. Alacaklıların, sıra cetveline kayıt için İİK hükümlerine uygun olarak iflâs idaresine başvurmaları gerekir.
Süresinde başvurulmayan alacakların iflâs idaresi tarafından masaya kendiliğinden (re’sen) kaydedilmesi zorunluluğu yoktur. İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. maddesinde. “Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur.
Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir.
Somut olay bakımından; davalı taraf davacının rücuya konu ettiği alacağını iflas tarihinden sonra ödediğini dolayısıyla ödeme tarihi gözönüne alındığında davanın kayıt kabul davası olamayacağını savunmuş ise de davacının davaya konu ettiği alacakların ayrıntıların alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere iflas tarihi öncesinde feshedilen iş sözleşmeleri kapsamında -------- İş mahkemesinde açılan işçi alacaklarından doğduğu,
dolayısıyla davacının davalı taraf ile arasındaki sözleşmeler ve Posta Kanunu'nun 2,10,16. maddelerine dayanılarak davalı şirkete ihale edilen hizmetten dolayı doğan işçi alacaklarını ödemesi nedeniyle doğan bedeli davalı müflise rücu hakkı vardır. Davacının alacağı iflas tarihinden önce doğduğundan davaya kayıt kabul davası olarak bakılarak sonuçlandırılmıştır.
Alınan bilirkişi raporu, rücuya tabi mahkeme kararları ve tüm dosya kapsamı gözönüne alınarak davacının kayıt kabul davasının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Karar duruşmasında mahkememizce aşağıdaki şekilde ''kayıt kabul şeklinde'' taraflara tefhim edilmesine rağmen sehven tahsil şeklinde zabıt tutulmuş olup yapılan bu hata gerekçeli karar aşamasında hak kaybına sebebiyet vermemek adına düzeltilmiştir.)
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/697, K. 2024/847, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama