KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/422
- Karar No
- 2026/466
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2026
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/422
KARAR NO : 2026/466
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2025
KARAR TARİHİ : 07/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkil, -----plakalı --- model ----- model aracın sahibi olduğunu, 30.11.2024 tarihinde saat 17.50 sularında, davalı --- ait ----- plakalı --- modeli ----- sevk ve idaresinde ---- yolunda seyir halinde iken şerit değiştirerek müvekkile ait araç ----- plakalı araca çarpması sonucunda oluşan kaza nedeniyle müvekkilin aracında büyük çaplı bir hasar meydana geldiği, yaşanan kaza sebebiyle müvekkilin mağduriyete uğraması sebebiyle araç değer kaybına ilişkin dava ikame etme gereği hasıl olduğu,
açıklanan nedenlerden dolayı, müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybı karşılığı 1.000,00 TL tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketi için, poliçe sorumluluk tutarı ile sınırlı olmak üzere) müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ----- vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin kazanın oluşumunda kusurlu olmadığını, davacının aracının daha önce hasar görüğünü, değer kaybı hesabına plastik parça değişiminin dahil edilmemesi gerektiğini, davacının değer kaybı iddiası ödemeye hazır sigorta şirketine ----- evraklarını sunmaması nedeniyle sonuçsuz kaldığını, sigorta şirketi, kazaya ilişkin 30.800,00 TL tutarındaki tazminatı poliçe limiti dahilinde ödemeye hasır olduğunu yazılı olarak davacıya bildirdiğini, ancak davacı sigorta şirketinin ısrarlı talebine rağmen ----- yükümlülükleri kapsamında gerekli belgeleri iletmediğini,
bu nedenle ödemenin yapılamadığını, bu durum hakkın açıkça kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte faizin yalnızca yasal faiz olması gerektiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ------ vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; söz konusu ödemenin meydana gelen kaza nedeniyle davacı yanın evrakları iletmemesi sebebiyle gerçekleşemediğini, davacı yanca hakkın kötüniye kullanılması durumu söz konusu olduğundan ve yine ortada açık bir uyuşmazlık bulunmadığından huzurdaki davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirketin poliçe limitlerinin sabit olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirket nezdinde düzenli poliçe teminat limitinden ödemeler yapıldığını, davacı yanın taleplerinin gerçek dışı olduğunu,
hasar ödemesinin 22/01/2025 tarihlinde 169.200,00 TL olarak davacı ------- Şirketi'ne ödendiğini, kaza tarihindeki kaza başına poliçe limiti olan 200.000,00 TL'den yapılana ödemeler mahsup edildiğinde müvekkil şirketin sorumluluğunun 30.800,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada atfa kabil bir kusuru olmadığını, aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesabı katılmasının hukuk aykırı olduğunu, faiz talebinin reddi gerektiğini, bu nedenlerle haksız olarak açılan davanın öncelikle usulden reddine,
mahkeme aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı aracında oluşan değer kaybı zararının istemine ilişkindir.
Davacı vekilince verilen 21/01/2026 tarihli beyan dilekçesinde; davadan yalnızca sigorta şirketi yönünden feragat ettiğini ve yine 27/04/2026 tarihli dilekçesinde; davadan müvekkil şirketin talimatı üzerine davalı ----- yönünden de feragat ettiklerini ve vekalet ücretine hükmedilmemesi, bakiye harç ve giderlerin iadesinin yapılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davalı -----vekilince verilen 05/05/2026 tarihli dilekçesinde; davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesi ve taraflar arasında akdedilen sulh protokolü uyarınca davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş olduğu görülmüştür.
HMK'nın 307-309 ve devamı maddeleri gereğince feragat davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran, karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan taraf işlemi olmakla; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/422, K. 2026/466, 7 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama