KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/68
- Karar No
- 2024/197
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
Karar Metni
2.761 kelime·14 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/68 Esas
KARAR NO: 2024/197
DAVA
Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ: 15/03/2022
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ilk olarak şahıs şirketi olarak -------tarihinde kurulmuş olup; müvekkil şirketin şu anki unvanı ile ve limited şirket olarak odaya kayıt tarihinin ise ---- tarihi olup, müvekkili şirketin bu tarihlerden beri nizasız ve fasılasız ----unvanı adı altında ticaretine devam ettiğini, müvekkili şirketin ---------- no ile tescilli olduğunu, müvekkili şirkete ait işbu markanın tescilli ve tanınmış marka olup, müvekkili şirket tarafından uzun yıllardır nizasız ve fasılasız olarak kullanılmakta olduğunu, müvekkili şirketin ve unvanının ----- tanındığını,
müvekkili şirketin------ hakkında da gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, davalı şirketin aynı alanda ticari faaliyette bulunduğunu, ----- sitesinde kullandığını, davalı şirketin müvekkil şirketin unvanı olan ----- direkt site adı olarak kullandığını ve -----sitesinde müvekkilinin unvanı olan -----ibaresinin kullanıldığını, müvekkili şirketin markasına da tecavüz ettiğini, ayrıca alan adında da ---------- kullanmakta olduğunu belirterek, davalı şirketin müvekkili şirketin markasına ve ticaret unvanına, gerek unvanı ile gerek ----------sitesi ile tecavüz ettiğinin tespitine, söz konusu tecavüzün önlenmesi,
haksız rekabet ve tecavüz teşkil eden işlem ve eylemlerin durdurulmasına, davalı şirketin ticaret unvanının sicilden terkin ettirilmesinin ve/veya ticaret unvanına müvekkili şirketle iltibasa sebep olmayacak şekilde ayırt edici bir ek eklenmesine, davalı şirketin ------------sitesinin kapatılması veya içeriğindeki ----- ve alan adının değiştirilmesine beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin, özellikle şişe ve şişelere ait kapak ve özel itina gerektiren enjeksiyon ürün ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla çalışma alanı olarak; gıda, kozmetik, ilaç ve temizlik ürünleri sanayilerini benimsemiş olduğunu, ----- günümüze faaliyetlerini devam ettirmekte olduğunu, kuruluş döneminde işletme adı olarak üst soy -----isminin kullanılmasını tercih ettiğini ve bugüne değin --------işletme adıyla belirli bir bilinirlik düzeyine ulaştığını, bu yönüyle müvekkilinin ata mesleği olan ticari işinde üst soyunun ismini kullanmasının dürüst kullanım teşkil etmekte olduğunu,
bu nedenlerle müvekkilin işletme adını kullanımına ilişkin gerçek hak sahipliğinin mevcut olduğunu, açıklayıcı etkiye sahip olan tescil hususuna karşın müvekkile menfaat dengesini gözetir hakların sağlanması gerekmekte olduğunu, müvekkilinin arz ettiği ürünler ile davacı şirketin pazarlamasını yaptığı ürünler arasında ayniyet veya benzerlik söz konusu olmamakla beraber, davacı şirketin tescilli markası ile ilişkilendirilme ihtimali dahi olabilecek herhangi bir ürününde, iş evrakında veyahut reklamlarında tescilli markanın haklarına halel getirecek herhangi bir işaret veya ifade kullanmamakta olduğunu,
Bununla birlikte kabul anlamına gelmemek kaydıyla. Fikrî, sınaî mülkiyetle ilgili olarak tescil sahibinin tek taraflı korunmasına yönelik radikal uygulamalardan kaçınılmalı ve de gerçek hak sahibi, tescil sahibi ve diğer hak sahipleri arasında menfaati dengeleyici uygulamaların tercih edilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi;
müvekkilin işletme adının, tüketiciler tarafından davacı şirketin ünvanı olan ------- ait bir ibareymiş gibi algılanabileceği hususunun gerçeği yansıtmadığını ve müvekkilinin ilgili web sitesi incelendiğinde ihlale neden olduğu iddia edilen ibare ------ adının --------- açıdan davacı şirketin tescilli markasını çağrıştırmadığı görüleceğini, karıştırma ihtimalinin irdelenmesinde kullanılan ortalama tüketicinin dikkat düzeyi, mal veya hizmetin niteliğine, türüne, fiyatına göre değişeceğini, örneğin ------------- satın alınmasında tüketiciden beklenen dikkat düzeyi düşük olacağını,
buna karşın bilgisayar gibi pahalı ürünler bakımından durum farklı olup, ortalama tüketicinin göstereceği dikkatin derecesinin yüksek olacağı kabul edildiğini, İltibas iddiasına konu ürünler daha çok toplu satılan, tarafları tacir olan kişiler olduğundan bu kişilerin dikkat derecesinin yüksek olacağını, Söz konusu tüketiciler; ---------arama motorlarında -------- birbirine çok benzer isimlere sahip, benzer birçok web sitesiyle karşılaşacağını bilecek seviyede olan ancak ayırt edici niteliklerini nazara alarak,
aradıkları ürünü doğru şekilde tespit edebilecek vasıfta tüketici olduğunu, müvekkiline ait ürünlerde ----------kullanılmamakta olduğunu, buna ilişkin olarak; müvekkili şirketin hiçbir ürününde davacı şirketin tescilli markasında bulunan ibarelerin yer almadığını, müvekkili firmaya ait ürünler müvekkilin kendi adına kayıtlı şahıs şirketi üzerinden satılmakta olduğunu ve müvekkili firmaya ait ürünlerin hiçbirisinin ---------üzerinden satılmadığını, müvekkilinin sektörde ------yılından beri kullanmakta olduğunu ve bu yönüyle hak üstünlüğü iddiasına ilişkin şikayet,
dava ve sair talep haklarını saklı tuttuklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ---- adını ve --------sitesinde -------numaralı marka ve ticaret unvanı ile iltibasa neden olup olmadığı, davalının satışını yaptığı ürünlerin davacının markasının tescili kapsamında olan ürünler olup olmadığı, davalının ---- işletme adını kullanıp kullanmadığı, bu nedenle hak elde edip etmediği, kullanımın davalı adına tescilli ----- tescil numaralı markası kapsamında haklı bir kullanım olup olmadığı, davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminatların ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;----- tescil numaralı ----tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Ticaret sicil kaydı yazı cevabı ile davacı şirketin 21/10/1996 tarihinde, davalının ise 17/05/2005 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. ---- emsal lisans bedeli sorulmuş olup, cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce ihtiyati tedbirin değerlendirilmesi yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, marka uzmanı ------oluşan bilirkişi heyeti ------- tarihli raporda; ------üzerinde yapılan incelemede; site alan adında ---- ibaresinin kullanıldığı, site içeriğinde-----kullanıldığı, site ana sayfasında-------- marka kullanımının olduğu, söz konusu marka kullanımının siteyi oluşturan bütün sayfaların ---- kısmında yer aldığı, ana sayfada------- aldığı, sitede yer alan firma hakkında bilgilerde,-------adresinde faaliyete geçtiği, ------- faaliyetini sürdürdüğü,
doğru satış ve pazarlama stratejileri sebebiyle ----- geldikleri,----- sanayilerinin ihtiyacı olan şişelere ait kapak ve özel itina gerektiren enjeksiyon ürün üretimini yaptıklarının ifade edildiği, firmanın ---- ürünlerinin üretimini yaptıklarının ifade edildiği, sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde, Firma adresinin ---------olduğu, Site tescil bilgilerinde.
Alan ------- firması tarafından kayıt edildiği,---- bilgilerinin -----------alan adı dağıtımını sağlayan ------alan adı kaydı sağlayan firmalara ---- kişisel bilgilerin ---------- itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespitinin yapılamadığı, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunamayacağı, Alan adı kaydının ------ tarihinde yapıldığı ve kayıt süresinin ----- tarihinde son bulacağı bilgilerinin yer aldığı, Sitenin yer ve erişim sağlayıcısının ----- olduğu, ------ bilgilerinde; firma iletişim numarasının ----- firma email adresinin -----------yapıldığı, ----tarihinde tescil edildiği,
--------- tarihinde yenileme yapıldığı, markanın işler durumda ve marka haklarının davacı taraf ----- ait olduğu, davacı tarafa ait------ alanında tescilli olduğu ve davalı kullanımının bu sınıfta davacı markası ile kesiştiği, davalı tarafından bu kullanımın davacının tescilli markasına iltibas, karışıklık ve marka haklarına tecavüze sebep olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalının------ ibaresini kullanmasını davacı adına tescilli --------markası ve ticaret unvanı ile iltibasa neden olup olmadığı, davalının satışını yaptığı ürünlerin davacının markasının tescili kapsamında olan ürünler olup olmadığı, davalının ----------- adını kullanıp kullanmadığı, bu şekilde hak elde edip etmediği, kullanımının davalı adına tescilli ------- tescil numaralı markasının haklı bir kullanım olup olmadığı hususunda marka uzmanı bilirkişiden alınan raporda özetle; -------- marka kullanımının olduğu, söz konusu marka kullanımının siteyi oluşturan bütün sayfaların header -------yer aldığı,
Sitede yer alan firma hakkında bilgilerde, ----- ifade edildiği, Davacıya ait ------ başvurusu yapıldığı, ---- tarihinde tescil edildiği, ----- yapıldığı, marka sahibinin Davacı ------satışını yaptığı ürünlerin davacının markasının tescili kapsamında ürünler olmadığı, davacı Tarafa ait ----başvuru numaralı ------------ kullanımının işitsel, görsel farklılıklarının yanında müşteri kitlesi ve ürün farklılıkları göz önüne alındığında Davacı markası ile iltibasa neden olmayacağı, davalı tarafından -----işletme adının kullandığı tespit edilemediği için bu şekilde hak sahipliği elde ettiğinin tespit edilemediğine dair görüş bildirmiştir.
Davalıya ait ------- adlı ----------sitesinin arşiv kayıtları da incelenerek davalının------ hangi tarihten bu yana kullandığı, davacıya ait-------- sitesi de incelenerek alan adının hangi tarihte tahsis edildiği, davalının-------------numaralı markası ve ticaret unvanı ile iltibasa neden olup olmadığı, davalının satışını yaptığı ürünlerin davacının markasının tescili kapsamında olan ürünler olup olmadığı, davalının ---------------adını kullanıp kullanmadığı, bu şekilde marka üzerinde hak elde edip etmediği,
kullanımının davalının --------- kapsamında haklı bir kullanım olup olmadığına dair, taraf vekillerinin itiraz dilekçeleri de incelenerek marka uzmanı ve bilişim uzmanından oluşan heyet raporunda; ------üzerinde yapılan incelemede.
Site alan adında ----------- şeklinde marka kullanımının olduğu, söz konusu marka kullanımının siteyi oluşturan bütün sayfaların header (başlık) kısmında yer aldığı, ana sayfada ------ yer aldığı,------adresinde faaliyete geçtiği, ------ faaliyetini sürdürdüğü, doğru satış ve pazarlama stratejileri sebebiyle ---------- ait kapak ve özel itina gerektiren enjeksiyon ürün üretimini yaptıkları ifade edildiği, ------------- ürünlerinin üretimini yaptıkları ve ürünlerin üzerinde herhangi bir ibarenin yer almadığı, Sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde; -------- olduğu, Site tescil bilgilerinde; alan adının ------ tarafından kayıt edildiği,
alan adı sahiplik bilgilerinin -----------alan adı dağıtımını sağlayan ------ alan adı kaydı sağlayan firmalara ---- sorgulamalarından kişisel bilgilerin-------- itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunamayacağı, alan adı kaydının--- yapıldığı ve kayıt süresinin ------ tarihinde son bulacağı bilgilerinin yer aldığı tespit edilmiştir.
Davacının -------- tescilli ----- markasının hak sahibi olduğu, Davalının ----------- hak sahibi olduğu, davalının faaliyetlerinin davacının tescilli markası kapsamında olup, SMK 155.
Madedsi uyarınca sonraki tarihli tescilli markasını savunma olarak ileri süremeyeceği, davacının ------- ibaresi üzerinde davalıya göre hem markasal hem de tescilli ticaret ünvanı nedeniyle daha önceden kazanılmış hakkı olduğu, faaliyet alanında markasal kullanma anlamında öncelikli hak sahibi olduğu, davalının kullanımlarının davacının önceki tarihli tescilli markası ve tescilli ticaret ünvanı nedeniyle hitap ettikleri orta düzeydeki tüketici kitlesi nezdinde karışıklığa neden olabileceğine dair görüş bildirmişlerdir.
Dosyanın-----tevdi ile davacı tarafın talep ettiği lisans bedeli yönünden-------- da dikkate alınarak rapor aldırılmış olup, Davalının bağlı olduğu ------- Beyannameleri üzerinde yapılan incelemede davalının dava tarihinden geriye doğru----------- elde ettiği, Davalı Vekilinin vermiş olduğu dilekçede, 151/2-c Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli yönünde tazminat hesaplaması yapılmasını talep ettiği,---------------- tarafından gönderilen cevabi yazıda;davaya konu olan firma, eğer davaya konu marka ile tüm cirosunu elde etmiş ise,
toplam cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı, davaya konu olan firma eğer birden fazla marka ile cirosunu elde etmiş ise tecavüze konu markadan elde ettiği ciro toplam ciroda belirlenerek, tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı yönünde görüş oluşturulduğu, Uygulamada ciroya belirli oranların uygulanması suretiyle lisans bedelinin hesap edildiği kararlara da rastlanmaktadır.
Bu yöntem iki şekilde uygulanmaktadır. Lisans bedeli, ilk olarak marka hakkı ihlal edilenin cirosuna belirli oranların uygulanması yoluyla hesaplanabilir.
İkinci olarak, tecavüz edenin satışlarını gösteren defter ve belgelere ulaşım imkânı varsa bu belgelerden ulaşılan ciroya uygulanacak bir oran üzerinden de lisans bedeli hesaplanabildiği, Davalı yanın defter ve belgeleri dosya kapsamında yer almadığında inceleme sadece Yıllık Gelir Vergisi Beyannameleri üzerinde yapılmış olup,
elde edilen toplam satış cirosu içerisinde dava konusu marka ile yapmış olduğu satışların tutarının ne kadar olduğu veya yapılan satışların tamamının dava konusu marka ismi ile mi yapıldığı tespit edilememiş olup Lisans bedeli toplam ciro üzerinde aşağıdaki gibi hesaplanmış ve takdirin Sayın Mahkeme’de olduğu kanaati oluştuğu, 15.03.2017-14.03.2022 arası toplam ciro : 7.632.768,09 TL. Emsal Lisans Bedeli oranı : % 10
Emsal Lisans Bedeli ( 7.632.768,09 TL. X 0,10): 763.276,81 TL. olarak hesaplandığına dair görüş bildirmiştir.
Davacı vekilinin 04.06.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; öncelikle haklı davamızın tümden kabulüne, davalının müvekkil şirketin markasına ve ticaret unvanına gerek unvanı ile gerek ----------sitesi ile tecavüz ettiğinin tespitine, söz konusu tecavüzün önlenmesi, haksız rekabet ve tecavüz teşkil eden işlem ve eylemlerin durdurulmasına, davalının ticaret unvanının sicilden terkin ettirilmesinin ve/veya ticaret unvanına müvekkil şirketle iltibasa sebep olmayacak şekilde ayırt edici bir ek eklenmesine, davalının ----------sitesinin kapatılması veya içeriğindeki mp logosunun ve ürünlerin ve alan adının değiştirilmesine,
davalı aleyhine 50.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29, 149, 150 ve 151.. Maddeleri, TTK' nın 54 vd..maddeleri.
GEREKÇE
Dava. SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, giderilmesi, haksız rekabetin tespiti ve marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat tazminat davasıdır.
Davacı taraf, ----- markasının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın -------ürün ticareti yaptığını ve --------plastik ibaresini marka olarak kullandığını ve bu kullanımların marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ve bu eylemin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını,
maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.
Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.
Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidirYapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.
Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.
Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır.
Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönündeki talepleri değerlendirilmiş, davacıya ait -----ibareli markanın ---- yapıldığı, ---- tescil edildiği, ---- tarihinde yenileme yapıldığı, marka sahibinin Davacı ------ olduğu,
davalıya ait ---- ibareli marka için----- tarihinde tescil edildiği marka sahibinin davalı------------olduğu, markaların ana unsurunun ------olduğu, şekil unsurlarının farklılaştığı, markaların emtia sınıflarının benzer olmadığı, -----ibarelerinin zayıf unsurlar oldukları, taraf markalarının şekil unsuru eklenmek suretiyle ayırt edicilik kazandıkları, tarafların markalarının tanınmış marka kapsamında olmadığı, bu haliyle markalar arasındaki iltibastan söz edebilmek için birebir kullanımların ve aynı emtialar için kullanımın gerekli olduğu,
davacı ve davalı tarafın emtiaları dikkate alındığında, davacının incelendiğinde ise çalışma konusu her türlü ambalaj malzemesi imalatı dahili ticareti pazarlaması ithalatı ihracatını yapmak, her türlü ambalaj malzemesi hammaddesi alımı,
satımı, ithalatını ve ihracatını yapmak şeklinde tanımlandığı ve bu faaliyet konusunun 28.05.2022 tarihinde tescil edilen tadil
mukavelesinde tadil edilerek belirlendiği, davalı tarafın ------ibarelerinin kayan yazılar şeklinde yer aldığı, ticaret sicil kayıtlarına göre ----- sanayilerinin ihtiyacı olan şişelere ait
kapak ve özel itina gerektiren enjeksiyon ürün üretimini yaptıkları, davalı taraf sitesinde firmalarının -----ürünlerinin üretimini yaptıkları, bu açıklamalar dikkate alındığında her iki şirket de plastik maddeden üretim yapsalar da ürün içeriklerinin ve hitap ettikleri müşteri çevresinin farklı olduğu, kabul edilmiş ve zayıf markalar yönünden iltibasın oluşmayacağı kanaatine varılmıştır. Bu tespitlerden sonra spesifik bir müşteri kitlesi bulunan taraflar açısından incelenen markaların farklı olduğunu belli edecek şekilde ayırt edici bir renklendirme, şekil ya da görsel bulunduğu
için davalının ----- kullanmasının davacı adına tescilli ---- tescil numaralı markası ve ticaret unvanı ile iltibasa neden olmayacağı, davacı tarafça iddia edilen ------- şeklindeki kullanımların TTK'nın 55. Maddesinde açıklanan eylemler içerisinde olmadığı dikkate alındığında, bu eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet de oluşturmayacağı kanaatine varılmış ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/68, K. 2024/197, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama