KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/55
- Karar No
- 2023/278
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
Karar Metni
4.042 kelime·20 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/55
KARAR NO : 2023/278
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2017
KARAR TARİHİ : 14/12/2023
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
avacılar vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla.
Müvekkili ...'ın ---- adı ile kurulmuş olan ticari işletmeyi ----Noterliğinin 29/07/1997 tarih ve---- yevmiye sayılı sözleşmeyle devraldığını, müvekkili ----- ise diğer müvekkili olan ... tarafından kurulduğunu, müvekkili ... – ----- kuruluşunun 08/12/1997 tarihinde gerçekleştirildiğini, müvekkili ...’--- ise 2002 yılında kurulduğunu, -----Dershanesi isimli ticari işletme yalnızca----- faaliyet göstermekte iken devirden sonra 1999 yılında ----2000 yılında ----- şube açtığını, bu kapsamda ilgili firmanın 2012 yılında -----25 şube olmak üzere Türkiye’de 80 şubeye ulaştığını, müvekkili adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli markalar bulunduğunu,
müvekkilinin----- alan adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, müvekkillerinin 1998 yılından beri ---- ibaresini 1. ve 41. sınıflarda yer alan hizmetlerde kesintisiz olarak kullandıklarını, müvekkillerinin “----isimlerini 50 yılı aşkın bir süredir markasal olarak kullanmakta olduklarını, müvekkilleri tarafından maruf ve meşhur hale getirilen markaların davalı tarafından haksız ve izinsiz olarak kullanıldığını, davalı tarafından -----alan adlı internet sitesinde yer verilen kitapçıklarda markasal kullanım gerçekleştirildiğini, davalının -----gibi pek çok şube ile hizmet verdiğini,
davalının anılan şubelerde ve adı anılmayan diğer şubelerinde müvekkillerine ait markaları kullanarak haksız kazanç elde ettiklerini, davalı tarafından lisans sözleşmesi kapsamında faaliyet gösterildiği savunmasında bulunulduğunu, davalıya ait firmaya giden müşterilerin müvekkili işletmelerden hizmet aldığı zannına kapıldığını, davalının söz konusu kullanımlarının müvekkillerinin marka hakkına tecavüz ettiğini ve bu hareketlerin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek ----adlı internet sitesinde davacıya ait tescilli ve tescilsiz markaların ne şekilde kullanıldığı,
özellikle sitede yer alan --- ibaresinin yazılış şeklinin---- işaretine benzetilip benzetilmediği ve sitenin tüm görüntülerinin hem CD ile dijital olarak, hem de çıktı alınmak suretiyle tespit edilmesini, davacılara ait---- alan adlı internet sitesiyle benzer kullanımlar gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespit edilmesini, müvekkillerine ait ----- tescil no’lu ----tescil no’lu -----tescil no’lu "----- ibareli marka başvurularında olan bilim adamları şekil unsurunun ve---- tescil no’lu ----şekil markasının davalının internet sitesinde ve şubelerinde kullanımın tedbiren önlenmesini,
-----markasını tescil ettirdiği düz yazı şekli ile kullanmadığının edilmesini, bu işaretin davalı tarafından kullanmasının müvekkillerinin marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitini, önlenmesini ve def'ini, davalıya ait ---- tescil no’lu---- tescil no’lu "---- tescil no’lu ----- ibareli markaların müvekkillerinin tescilli ve tescilsiz olarak kullandığı ---- esas unsurlu markalar ile davalının ----tescil no’lu “---- ibaresini taşıyan markaların benzerlik taşıması,
anılan markalarda kullanılan ----- işaretinin benzer olması ve davalı yanın kötüniyetli olarak marka başvurusunda bulunmuş olması nedeniyle SMK 6 ve 25(1) maddeleri gereğince davalıya ait markanın hükümsüz kılınmasını, davalı adına kayıtlı ----- alan adlı web sitesinde müvekkillerinin marka hakkına tecavüz teşkil eden kullanımlar nedeniyle anılan siteye erişimin engellenmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP / Davalı cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; davacı vekilinin iddialarını reddettiğini, TÜRKPATENT nezdinde kendi adına tescilli olan 41. sınıfta -----tescil no’lu ----” ibareli marka ve ile ---- tescil no’lu----ibareli markalarını kullanmakta olduğunu, kendisi adına halen tescil işlemleri devam eden markalar bulunduğunu, davacının iddiasına konu görsellerin ----gibi dünyaya mal olmuş bilim insanlarına ait olduğunu, davacının bu görselleri üzerinde bir hak iddia edemeyeceğini, davacıların söz konusu işaretleri tekellerine alamayacaklarını, ---- ve----no’lu markalarda bu görsellerin kullanılmakta olduğunu,
---- işareti ile kendisinin kullandığı ---- işareti arasında bağ olmadığını ve işaretlerin farklı olduklarını, kendi markasında --- kanatlarının daha basık dünyaya benzer olduğunu, kendisine ait markalarda ---- ibaresinin yazılı olduğunu, davacı tarafından TÜRKPATENT nezdinde yapılan tescil başvurularına defalarca itiraz edildiğini, buna rağmen itirazların tümünün reddedildiğini, kendi aleyhine pek çok dava açıldığını, söz konusu davalardan sonuç alamayan davacının bu davalarından sıkıldığını, kimsenin davalı kurumlara ... diye gelmediğini ifade ederek davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Davalının internet sitesinde, iş yerlerinde ve her türlü ticari faaliyetinde kendisine ait tescilli markaları tescil edildikleri şekillerden farklı olarak kullanıp kullanmadığı, davacı adına tescilli--- topluluğundan oluşan şekil" ve---- işaretinden oluşan şekil markalarına tecavüz teşkil edecek kullanımlarının bulunup bulunmadığı, davalının bu kullanımlarının davacının marka haklarına ve ticari unvanına ve işletme adına tecavüz teşkil edip etmediği, haksız rekabet olup olmadığı, davalı adına tescilli ---- numaralı "---- - numaralı ----numaralı "-----" markalarının davacı şirket adına tescilli markalarla benzer olup olmadığı,
davacının ticari unvanı ile benzer olup olmadığı, marka tescillerinin kötü niyetli yapılıp yapılmadığı, bu nedenle hükümsüzlüklerine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- numaralı "----Şekil" markasının 16 ve 41. sınıflarda,----- numaralı ----Şekil" markasının 16 ve 41. sınıflarda, ---- numaralı "----Şekil" markasının 16 ve 41. Sınıflarda, ---- numaralı----+Şekil" markasının 16 ve 41. Sınıflarda---numaralı "----" işaretinden oluşan markanın 16 ve 41. sınıflarda, ---- numaralı "-----Şekil" markasının 16 ve 41. sınıflarda, ----- numaralı "-----Şekil" markasının 16 ve 41. Sınıflarda, ---- numaralı "..----markasının 41. sınıfta davacı ---- adına tescilli oldukları, ayrıca 2008 yılından bu yana "----- işaretinden oluşan şekil markası ile ilki 2009 yılında olmak üzere "----- oluşan şekil markalarının birden fazla tescilli olduğu tespit edilmiştir.
Yine Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ---- numaralı "----markasının 20.02.2015 tarihinde, ---- numaralı ---- markasının 07.03.2016 tarihinde davalı adına tescil edildiği, 17.03.2015 başvuru tarihli ---- numaralı "----- markasının ise harcının ödenmemesi nedeniyle müddet olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin ---- sayılı delil tespiti dosyası incelendiğinde; davacılar tarafından---- aleyhine "----- adresinde keşif ve tespit talep edildiği, dosya kapsamında marka uzmanı bilirkişiden alınan raporda; yapılan tespitte karşı tarafa ait marka tescil belgeleri olduğu, ----markasının 41.sınıfın alt sınıflarında tescilli olduğu ve "---- markasının 41.sınıfta tescilinin yapıldığı, tespit mahallindeki tespitte marka kullanımının------olduğu, ayrıca tespit talep eden adına tescilli olan bilim adamları fotoğraflarının kullanıldığı belirtilmiştir.
---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin----- sayılı dosyasının celbedildiği, incelendiğinde; davacılar tarafından ----- adresinde ---- için keşif ve tespit talep edildiği, burada tespit isteyen taraf ait----nolu markalarının ayırt edilmeyecek derecede benzerinin haksız ve hukuka aykırı olarak kullanıldığı, ---esas unsurlu markaları ile ---- şekli markasının gerçek hak sahibinin davacı olduğu, davacının marka haklarının ihlal edildiği tespit ve kanaatine ulaşıldığı görülmüştür.
---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ---- değişik iş sayılı dosyasında davacıların, davalı aleyhine keşif sureti ile delil tespiti talep ettiği, bu dosyadan bilirkişi ---düzenlediği raporda; tespite gidilen adreste ----- unvanlı şirketin dershanecilik faaliyetinin yürütüldüğü, iş yerinin yetkilisi olduğunu beyan eden ... tarafından dosyaya “----marka tescil belgesinin ibraz edildiği,
iş yerinde ve dışında tespit edilen broşür, tabela ve diğer materyallerin çoğunda markanın tescil edildiği ibareden farklı olarak ----şekil” ibaresinin kullanıldığı , tespit talep edenin internet sitesinde ve tanıtım materyallerinde geçen çeşitli --- resminin bulunduğu görsellerin değiştirilmeden aynen kullanıldığı, taraflar arasında marka kullanımına ilişkin bir sözleşmenin ibraz edilmediği tespit edilmiştir.
---- Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ---- soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde, davacı şirket tarafından ----- Şirketi aleyhine 26/10/2016 tarihinde 556 sayılı KHK ve 5833 sayılı yasaya muhalefetten şikayette bulunulduğu, 15/03/2017 tarihinde şirket yetkilisi olan ----tarafından savcılıkta şüpheli sıfatı ile vermiş olduğu ifade de 2016 yılı, Haziran ayında “----isimli iş yeri açmak için hazırlık yaptıklarını, 15 Temmuz darbe girişimi nedeni ile izinlerin kaldırıldığını Ağustos ayında yeri kapattıklarını, kendisi ve şirketi adına tescilli marka bulunmadığını, ---markasını kullanmak için şikayet edenle herhangi bir sözleşme yapmadıklarını,
marka tescil işlemlerini ileride gerçekleştireceklerini, diğer ortağı ---- isimli marka ile sözleşme hazırladığını bildiği hususlarını beyan ettiği görülmüştür.
Mahkememizce ihtiyati tedbirin değerlendirilmesi yönünde bilişim uzmanı ---- alınan 24.05.2017 tarihli raporda.
18/05/2017 tarihinde davalıya ait ----alan adlı internet sitesi üstünde yapılan incelemede; internet sitesinin logo bölümünde davacının bilim adamlarının yer aldığı-----no ile tescilli markadakine benzer görselin kullanıldığı, internet sitesinin alan adında, logosunda ve içeriğinde ----- ibaresinin yer aldığı, ----şeklinde ve “---- ibaresinin kullanıldığı, internet sitesinin----- adresli sayfasında davalının, davacının ------ no ile tescilli markadakine benzer görselin kullanıldığı,
internet sitesinin----" adresli sayfasında davalının, davacının ----no ile tescilli bilim adamları görseli ile benzer olan görseli ile aynı olan görselin kullanıldığı, davacının tescilli “---- ” şekline benzer şeklin davalının amblem bütünlüğü içinde benzer şekilde kullanıldığı, ---- alan adının kaydının sahibinin ----- olduğu ve 29.08.2013 tarihinde kayıt ettirildiği tespit edilmiştir.
Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiler -----ve -----oluşan bilirkişi heyeti 18/10/2018 tarihli raporda; hükümsüzlüğü istenen davalı markalarından ---- sayılı-----” markasının tescilli olmadığı, ----sayılı----- markasının tescil ettirildiği gibi kullanıldığı takdir de davacı markalarından ayırt edilebilir olduğu, ---- sayılı ----- ibareli markanın davalı adına tescilli olduğu hizmetler incelendiğine, davacının marka tescillerinin bu hizmetleri de kapsadığı,
taraf markalarının bu hizmetler bağlamında mukayese edildiğinde ortalama dikkate sahip tüketicilerden ----- sayılı davalı markası ile ----- sayılı davacı markasının birbiri ile ilişkilendirilmesi ihtimali bulunduğu, davalının----- sayılı makasının eğitim ve öğretim hizmetlerinde tescil edilmemiş olduğu ve tescilsiz olarak kullanıldığı,
davalının bu kullanımının davacının -----sayılı markaları ile karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalini yarattığı, ---- sitesinin “---- sayfasında tanıtımı yapılan davalıya ait çalışma kitaplarının kapaklarında davacının --- sayılı markasının ayırt edici görsel unsurunun kullanılmasının davacının bu markadan doğan hakkına tecavüz teşkil ettiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora taraflarca itiraz edilmesi üzerine Mahkememizce yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler -----oluşan bilirkişi heyeti 14.01.2019 tarihli raporda; davacının ----- ibaresini, eskiye dayalı ve yoğun kullanımının bulunduğuna, ---- ibaresinin 41. sınıf kapsamında eğitim öğretim hizmetlerinde tanımlayıcı ibare olduğuna, ancak davacının bu ibareyi “---- işareti ve ----görselleri ile bir bütün olarak kullanabileceğine ve yine davacının ----- ibaresini yoğun kullanımı sebebiyle ayırt edici marka vasfına ulaştırdığına,
davalı adına yapılmış olan ----- numaralı marka ile davacı adına tescilli---- nolu markalar her ne kadar farklı şekil ve ibareleri ile tescil edilmişse de, her ne kadar fotoğraflar da farklı yöne bakış gibi küçük farklılıklar var ise de, logolarda öne çıkan bilim adamları görseli olduğu için aynı sektörde ve ortak mal ve hizmet sınıflarında kullanımı dikkate alındığında davalı markasının iltibas yaratacağına, davalıya ait ---- nolu markanın davacıya ait---- nolu markaları ile eğitim öğretim dışındaki hizmetlerde de aynı emtiaları kapsaması sebebi ile iltibas yaratacağına,
davalıya ait ---- no lu markanın davacıya ait ---- nolu ve----- nolu markalarıyla 41. Sınıf kapsamında ki hizmetlerde iltibas yarattığına, hükümsüzlüğü istenen davalı markalarından ----sayılı “----- markasının tescilli olmadığı, davacı markasının tanınmışlığına dair Türk Patent nezdinde herhangi bir şerh bulunmadığına, ancak dosyadaki deliller, anket, araştırma raporları dikkate alındığında ayırt edici gücü yüksek markalardan olduğuna dair görüş bildirmişlerdir.
Mahkememizce her iki rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler ----- oluşan heyet 08.01.2020 tarihli raporda; davacıların ---- ibaresini, “Eğitim ve Öğretim Hizmetlerinde” 1998 yılından beri ticaret unvanı ve markasal olarak yoğun kullanımının bulunduğu, davalıya ait ---- tescil no’lu marka ile davacı adına tescilli ----tescil no’lu,---- tescil no’lu,----tescil no’lu , ----- tescil no’lu markaların görsel olarak benzer olduğu, davalı markasında yer alan-----ibaresinin davalı markasını davacının markalarından uzaklaştırmaya yetmediği,
41. Sınıfta yer alan aynı hizmetler için kullanıldığı, söz konusu hizmetlerin hitap ettiği kitlenin ortalama tüketici kitlesi olduğu, ortalama tüketici kitlesinin algısı ve bakış açısı göz önünde tutulduğunda, bu iki marka arasında şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım gibi herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurulabileceği ve karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu,
davalıya ait ----- tescil no’lu markada davacıya ait -----no’lu ve----tescil no’lu markalarında esas unsur olarak yer verilen ----- ibaresinin mevcut olması ve anılan tescillerin davacı markalarındaki “eğitim öğretim” dışındaki hizmetlerde de aynı emtiaları kapsaması sebebi ile söz konusu hizmetlerin hitap ettiği kitlenin ortalama tüketici kitlesi olduğu, ortalama tüketici kitlesinin algısı ve bakış açısı göz önünde tutulduğunda, bu iki marka arasında şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım gibi herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurulabileceği ve karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu,
davalıya ait ---- tescil no’lu markanın davacıya ait ---- tescil no’lu ve----tescil no’lu markaları ile karşılaştırıldığında, anılan markalarda kullanılan---- esas ibaresinin karşılaştırmaya konu markalarda esas unsur olarak yer aldığı, 41. sınıfta yer alan ve davacı markalarındaki “eğitim öğretim” dışındaki hizmetlerde de aynı emtiaları kapsaması sebebi ile söz konusu hizmetlerin hitap ettiği kitlenin ortalama tüketici kitlesi olduğu,
ortalama tüketici kitlesinin algısı ve bakış açısı göz önünde tutulduğunda, bu iki marka arasında şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım gibi herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurulabileceği ve karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu, hükümsüzlüğü istenen davalı markalarından----sayılı “--- markasının tescilli olmadığı, davalı adına kayıtlı -----alan adlı internet sitesinde davalı tarafın ----Şekil" markasını kullandığı, aynı zamanda bu web sitesi üzerinde yayınladığı test kitapları ve testlerde----" görsellerinin kullanıldığı,
davalının ---- no ile tescilli başvuruları kötüniyetli olarak yapıp yapmadığına ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası ---- Noterliği' nin 28/10/2021 tarihli marka devir sözleşmesi incelendiğinde, devreden tarafın---- devralan tarafın -----olduğu görülmüştür.-----Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları incelendiğinde, tasfiye halinde ----adresinde tescilli olduğu görülmüştür. Dava konusu---- tescil numaralı ve ----tescil numaralı markaların davalı ... adına tescilli olduğu ve halen 12/05/2014 tarihinden geçerli olmak üzere koruma altına alındığı görülmüştür.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
556 SAYILI KHK 61 maddesi gereğince
Aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak.
d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.Markalar hakkında KHK nın 61.maddesinin 9.maddeye yaptığı yollama nedeniyle
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibi, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep edebilir:
a) Markanın tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması.
Eylemleri markaya tecavüz teşkil eder.556 sayılı KHK'nın 6. Maddesine göre, Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, mahkemeden, aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması,
b) Tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini, düzenlemesi mevcuttur.
556 sayılı KHK'nın 42. Maddesine göre; " Aşağıdaki hallerde markanın hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar verilir:
a) 7 ci maddede sayılan haller. (Ancak, 7 nci maddenin (ı) bendinde belirtilen tanınmış markalarla ilgili davanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde açılması gerekir. Markanın tescilinde kötü niyet varsa iptal davası süreye bağlı değildir.) (1)
....
Hükümsüzlük nedenleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, yalnız o mal veya hizmet ile ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.
556 sayılı KHK'nın. 7. Maddesinde "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar," şeklinde düzenleme mevcuttur.
GEREKÇE
Dava, davacıya ait---- esas unsurlu markaların davalı tarafça kullanılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i ile davalıya ait ---- numaralı ----- numaralı "-----" ve ---- numaralı "-----" markalarının hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Mahkememizce ---- BAM ----. ----Sayılı kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada;" somut olaya bakıldığında, davalı ... ait markaların davacının markaları ile iltibasa neden olacak kadar benzer oldukları, davacıların markalarında yer alan----- ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetleri için tanımlayıcı ibare olmasına rağmen, davacılar tarafından uzun süredir marka olarak kullanılmak suretiyle ayırt edicilik kazandırıldığı ve bilinen bir marka haline getirilmiş olduğu, tarafların markalarının esas unsurunun ----- ibaresi olduğu, davalının hükümsüzlüğü talep edilen her iki markasında da----ibaresinin yer aldığı,
----tescil numaralı markada yer alan ---- ibaresi ile ---- numaralı ----- ibarelerinin davalının markalarını davacının markalarından ayırt edilmesini sağlamakta yeterli olmadıkları, davacı ve davalı markalarının aynı mal ve hizmetler için tescilli oldukları, ortalama tüketici kitlesine hitap ettikleri, ortalama tüketicinin----ibaresini gördüğünde davacı markaları ile bağlantı kurarak,
buna göre tercihte bulunabileceği, bu durumu davalının davacıya ait markaların bilinirliğinden haksız olarak yararlanmasına neden olabileceği, markalar arasındaki bu ilişkilendirme ihtimali nedeniyle, SMK'nun 6/1. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, ayrıca davalının markalarının esas unsuru olan ---- ibaresinin davacı şirketlerin ticaret unvanlarının da esas unsuru olduğu, davacı şirketlerin eğitim ve öğretim hizmetleri alanında faaliyet göstermeleri nedeniyle, davalının bu hizmetleri kapsayan marka tescillerinin SMK'nun 6/6. maddesi uyarınca da hükümsüz kılınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yine davacılar tarafından davalı markalarının kötü niyetle tescil edildiği de iddia edildiğinden, buna ilişkin yapılan incelemede, davacı tarafa ait markaların dershane sektöründe yüksek bilinirliğe sahip olduğu, pek çok yerde şubelerinin mevcut olduğu,
aynı sektörde faaliyet gösteren davalının bu markalardan haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, buna rağmen davalının davacı tarafın hak sahibi olduğu markalara benzer markaları tescil ettirmesinin iyi niyetli kabul edilemeyeceği, ayrıca davalının marka kullanımlarını da davacıların hak sahibi olduğu markalara yaklaştırmaya çalıştığı, yine----tescil numaralı ----- markasının "eğitim ve öğretim hizmetleri" için tescilli olmamasına rağmen bu hizmetler için de kullanıldığı, tüm bu nedenlerle SMK'nun 6/9. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun da mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Sınai Mülkiyet Kanununun 29. maddesinde marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli olan marka ile aynı olan herhangi bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.
Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 55. maddesinde ise dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışların haksız rekabet olduğu belirtilmiştir.Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde, davacılardan -----adına 16. ve 41. sınıfta tescilli,
eğitim ve öğretim hizmetlerini de kapsar şekilde---- ibaresini içeren pek çok markanın mevcut olduğu, ayrıca yine "----" ve "------" şekil unsurunu içeren markalarının da tescilli olduğu, diğer davacıların da bu markaları ve logoları kullanma haklarına sahip oldukları, ayrıca davacı şirketlerin ticaret unvanlarında ve işletme adlarında "-----" ibaresinin esas unsur olarak yer aldığı,
davalının eğitim ve öğretim hizmeti sunduğu iş yerinde gerek işletme adında, gerek iş yeri tabelalarında, tanıtım araç ve gereçlerinde, iş evrakında ve internet alan adında ve içeriğinde "-----" ibaresi ile davacıların hak sahibi oldukları "-----" şeklinden oluşan markalar ile karışıklığa neden olacak derecede benzer marka ve logoları kullandığı,
her ne kadar davalı taraf bu kullanımının davalıya ait ---- numaralı "-----" ve ---- numaralı "-----" markaları nedeniyle tecavüz teşkil etmediğini savunmuşsa da, ----- tescil numaralı markasının 41. sınıfta yer alan "eğitim ve öğretim hizmetleri için, her iki markasının 16. Sınıfta yer alan "basılı evraklar;
basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar)" emtiası için tescilli olmadıkları halde bu mal ve hizmetler için de kullanıldıkları, ayrıca SMK'nun 155. maddesi uyarınca marka sahibinin kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, davacıların markalarının davalının markasından daha önce tescil edildikleri, kaldı ki, davalının "-----" markasını tescilli olduğu şekilde kullanmadığı, markasal kullanımında "-----" ibaresini üste yazdığı,
araya bilim adamlarından oluşan görseli koyduğu ve en altına da "-----" ibaresine yer verdiği, yine "-----" markasında yer alan "----" ibaresindeki "----" harfini davacıların hak sahibi oldukları "-----" işaretinden oluşan marka ile benzeyecek şekilde bir tarafını yukarıya doğru uzatılmış şekilde yazarak, davacıların markalarına yaklaşmaya çalıştığı, tanıtımını yaptıkları kitapların üzerinde, tanıtım afişlerinde ve tabela ve broşürlerinde davacıların hak sahibi oldukları "-----" görseli ile ayırt edilemeyecek derecede benzer görsellerin kullanıldığı,
bu durumun davacıların hak sahibi oldukları markalara, işletme adlarına, ticaret unvanlarına ve davalıya ait alan adından çok daha önce kullanmaya başladıkları ---- alan adına tecavüz teşkil ettiği, aynı zamanda haksız rekabet olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." şeklinde hüküm tesis edilmiş, verilen bu karar---- BAM-----.
HD.'nin ------ Sayılı ilamı ile "Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafın yargılama sırasında davada dayandığı markalarını devrettiğini davada aktif husumet ehliyeti bulunmamasına rağmen mahkemeye bildirmediğini ileri sürerek aktif husumet itirazında bulunmuştur.
Davacı vekilinin mahkeme kararından sonra ibraz ettiği -----Noterliği'nin 28/10/2020 tarihli ----- başvuru numaralı Marka Devir Sözleşmesi ve TPMK'ya marka devrinin tesciline ilişkin başvuru belgelerinden, marka devirlerinin karar tarihinden önce 28/10/2020 tarihinde gerçekleştirildiği, devrin ise TPMK'ya mahkeme kararından sonra tescil edildiği, mahkemeye devir sözleşmesinin bildirilmediği anlaşılmıştır.
Davacı -----tescilli markalarından kaynaklanan haklarına dayanarak davalı markalarının hükümsüzlüğünü ve davalı tarafın markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, meni, refi ve davalı alan adına erişimin engellenmesini talep ettiği, markaların dava dışı şirkete devri nedeniyle, markaya dayalı talepler yönünden markayı devralan şirketin davacı sıfatına haiz olacağı anlaşılmakla, HMK 125/2 maddesi gereğince devralan şirket huzurunda yargılamaya devam edilerek karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, müvekkilinin "----- vasıtasıyla ticari faaliyette bulunduğunu ileri sürerek pasif husumet itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisinde bulunan-- FSHHM'nin ----- D.İş dosyası içerisinde bulunun vergi levhasından, işyerinin----- Tarafından işletildiği, ... tarafından dilekçe ekinde bu şirkete ait imza sirküleri ibrazı ile rapora itiraz edildiği anlaşılmıştır. Husumet ehliyeti dava şartlarından olup HMK 114/1-e maddesi ve 115.
Maddesi gereğince mahkemece resen incelenmesi gerektiği anlaşılmakla , davalı tarafın markaya tecavüz ve haksız rekabete ilişkin dava yönünden pasif husumet itirazının yerinde olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın markayı devralan ----- Vekilinin huzurunda yargılamaya devam edilerek,
davalının husumet itirazı incelenerek yargılamaya devam edilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." gerekçesi ile Mahkememiz kararı kaldırılmış, bu kaldırma kararı sonrasında dava dosyası Mahkememizin yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.Kaldırma kararı gereği davacı tarafın iltibas oluşturduğu iddia edilen tarafına ait markaların tescil kayıtları incelendiğinde, markaların ----- Noterliği' nin 28/10/2021 tarihli marka devir sözleşmesine göre, devralan şirket olan ----- olduğu bu haliyle yargılamaya bu şirket yönünden devam etmesi gerektiğinden yargılamaya bu şirket yönünden devam olunmuştur.
Az yukarıda ifade edildiği üzere dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen markalar olan----- ve ----- tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü talebi yönünden yapılan incelemede davalı ...'e ait markaların davacının markaları ile iltibasa neden olacak kadar benzer oldukları, davacıların markalarında yer alan "-----" ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetleri için tanımlayıcı ibare olmasına rağmen, davacılar tarafından uzun süredir marka olarak kullanılmak suretiyle ayırt edicilik kazandırıldığı ve bilinen bir marka haline getirilmiş olduğu, tarafların markalarının esas unsurunun "-----" ibaresi olduğu,
davalının hükümsüzlüğü talep edilen her iki markasında da "-----" ibaresinin yer aldığı, ---- tescil numaralı markada yer alan "-----" ibaresi ile-----numaralı "---- ibarelerinin davalının markalarını davacının markalarından ayırt edilmesini sağlamakta yeterli olmadıkları, davacı ve davalı markalarının aynı mal ve hizmetler için tescilli oldukları, ortalama tüketici kitlesine hitap ettikleri, ortalama tüketicinin ---- ibaresini gördüğünde davacı markaları ile bağlantı kurarak,
buna göre tercihte bulunabileceği, bu durumu davalının davacıya ait markaların bilinirliğinden haksız olarak yararlanmasına neden olabileceği, markalar arasındaki bu ilişkilendirme ihtimali nedeniyle, 556 sayılı KHK' nun 7/1. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, ayrıca davalının markalarının esas unsuru olan -----ibaresinin davacı şirketlerin ticaret unvanlarının da esas unsuru olduğu, davacı şirketlerin eğitim ve öğretim hizmetleri alanında faaliyet göstermeleri nedeniyle, davalının bu hizmetleri kapsayan marka tescillerinin 556 sayılı KHK ' nun 7/1 c maddesi gereğince de hükümsüz kılınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yine davacılar tarafından davalı markalarının kötü niyetle tescil edildiği de iddia edildiğinden, buna ilişkin yapılan incelemede, davacı tarafa ait markaların dershane sektöründe yüksek bilinirliğe sahip olduğu, pek çok yerde şubelerinin mevcut olduğu,
aynı sektörde faaliyet gösteren davalının bu markalardan haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, buna rağmen davalının davacı tarafın hak sahibi olduğu markalara benzer markaları tescil ettirmesinin iyi niyetli kabul edilemeyeceği, ayrıca davalının marka kullanımlarını da davacıların hak sahibi olduğu markalara yaklaştırmaya çalıştığı, yine ----- tescil numaralı "----- markasının "eğitim ve öğretim hizmetleri" için tescilli olmamasına rağmen bu hizmetler için de kullanıldığı,
tüm bu nedenlerle kötü niyetli tescil yönünden de hükümsüzlük koşulunun da mevcut olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki talepleri de değerlendirilmiş, davacı tarafça davalının marka hakkına tecavüz oluşturan fiillerin davalıya ait ---- Adresinde dershane işletmesinde kullanıldığı, ----.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden alınan-----sayılı dosyasındaki tespitte söz konusu işletmenin davalının ortaığı olduğu ve dava dışı -----tarafından işletildiği, kullanılan unvan ve tabelaların bu şirkete ait olduğu işe başlama tarihinin vergi levhası kaydına göre 08/01/2016 tarihi olduğu ve ihlalin yapıldığı belirtilen tarihte ihlal adresinin dava dışı şirket tarafından kullanıldığı,
dava dışı şirketin hükmi şahsiyetinin bulunduğu ve eylem ve fiillerin den hükmi şahsiyetin sorumlu olacağı dikkate alındığında, marka hakkına tecavüz fiilleri yönünden eylemin davalı ... tarafından gerçekleştirildiği hususu ispat edilemediği kabul edilerek marka hakkına tecavüz yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE ,
1-Davanın marka hakkına tecavüz talepleri yönünden Pasif hususmet yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davanın hükümsüzlük talepleri yönünden kabulü ile, davalıya ait ---- numaralı "----numaralı "----" markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
3-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 238,450 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden markanın hükümsüzlüğü davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı -------ödenmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz talepleri yönünden ve pasif husumet yokluğu nedeni ile reddilen dava üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin ---- dışındaki davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan 31,40 TL peşin harç, 36,00 TL ilk dava masrafı, 9.244,40 TL bilirkişi-tebligat- müzekkere gideri, ----Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ---- sayılı dosyasında yatırılan toplam 677,30 TL delil tespiti gideri, -----Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ---- sayılı dosyasında yatırılan toplam 855,10 TL delil tespiti gideri, Mahkememizin ----- sayılı delil tespiti dosyasında yapılan toplam 857,10 TL delil tespiti gideri, olmak üzere toplam 11.633,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%50) 5.816,95 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, kalanın davacılar üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça sarfedilen 109,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 54,75 TL sinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık, istinaf başvuru merci mahkememiz olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/55, K. 2023/278, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama