KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/137
- Karar No
- 2026/72
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
Karar Metni
2.751 kelime·14 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/137 Esas
KARAR NO: 2026/72
DAVA
Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/07/2024
KARAR TARİHİ: 31/03/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı şirketin, ----- yılından bu yana ---- imalatı, satış ve pazarlaması işiyle uğraştığını, ---- olduğu üzere davacı şirketin, ----------pazarlayan ve toptan-perakende satış yapan bu çerçevede ticaretini buna münhasırlaştıran bir firma olduğunu, Davacı firmanın, tanınmış markasıyla -------ambalajlanmasını ilk yapan, yıllardır aynı lezzet ve kalitede piyasaya süren ve küçük büyük, bilinçli bilinçsiz tüm müşteriler tarafından bilinen ve ------dendiğinde ilk akla gelen şirket olduğunu, Müşterilerden gelen yorum ve şikayetler üzerine yapılan araştırma neticesinde;
davalı şirkete ait ---------- şubelerinde, her ne kadar faaliyet konusu------- üretimi ve satışı olarak gözükse de yapılan dekorasyon ve ürün görselleri ile davacı şirket ürünlerini satışı yapılan tüm ürünlerin üzerine ve/veya yanlarına yoğun bir şekilde yerleştirilerek adeta davacı şirket mağazası, bayisi veya bizzat davacı şirket satış dükkanı izlenimi yaratılmaya çalışıldığı, böylece anılan işyerinin davacı şirkete ait -------algısı oluşturularak tüketici nezdinde karışıklığa neden olduğunun görüldüğünü, --------- içerisinde davacı şirkete ait ------paketlerinin yanında -------- hem --- içerisine---- olarak konulduğu,
hem de -------- bu şekilde ------ olarak satışının yapıldığı, ---------- muhafaza edildiği kutuların üzerine ise ------- yazıldığı böylece sanki davacı şirket kuru kahvesinin öğütüldükten sonra da açık olarak satışının yapıldığı izlenimi yaratıldığı tespit edildiğini, Bu durumun tüketici tarafından bilinmesi ya da bilinmesinin beklenmesi mümkün olmadığından tüketici nezdinde doğrudan davacı markası ve kahvesi gibi bir algı oluştuğundan dürüstlük kuralına aykırı bu durum açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini,
davalı tarafından dilekçede adreslerine yer verilen şubelerinde davacı şirket ürünlerinin farklı paket ve çeşitlerde yoğun olarak kullanılarak sergilendiği, -------çekirdeklerinin muhafaza edildiği kutuların üzerine ----------yazılmak suretiyle böylece sanki davacı şirket --------- sonra da açık olarak satışının yapıldığı izlenimi yaratıldığı,
bu şekilde tüketiciler nezdinde davacı şirkete ait markanın ürününün alınacağı, bahse konu işyerinde davacı şirketin ----------- satıldığı bir işletme algısı oluşturulduğu bu eylemlerin ise haksız rekabet teşkil ettiğini, Davacının tanınmış markasının --------- dosyada yer aldığını belirterek: HMK'nun 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası niteliğinde olarak ileride tespit edilecek zarar miktarı üzerinden davanın ikmal edilmesi saklı kalmak üzere şimdilik tazminat olarak.
1.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi zarar olmak üzere toplam 2.000 TL tazminatın haksız rekabet tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline kara verilmesini talep etmişlerdir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı şirketin temel olarak lokum üretim yapma ve ürettiği lokumları toplu yada parekende yapmak üzere piyasaya açılmış bir şirket olduğunu, Kuruluş olarak ----tarihinde ----- tarafından oluşturulan şirket bu kurulumundan evvel --------- sadece lokum üretimi ve yurt içi ve yurt dışına perakende satışı yapan bir firma olarak kurulduğunu, Bu iki mağazanın da temelde açılış amacı lokum ve tatlı satışı üzerine olduğunu.
Keza her iki mağazada da gözlendiğinde tezgahların tamamının lokum, tatlı, baklava ve şekerlemeler üzerine kurulu olduğu, İddia edildiği gibi başvurucu firmanın yoğunluklu olarak -----satışı yaptığı yine başvurucu firmanın marka tasarımını kullandığı iddiaların gerçek dışı olduğunu.
Davalı firmanın başvurucu firmanın elde ettiği itibardan kazanç elde etmek bir gayesi olmadığını, Zira davalı şirketin mağazaları incelendiğinde ne bir marka tasarım benzerliğinin nede kullanılan mağazanın biçimsel olarak benzer olmadığı net olarak anlaşılmaktadır. Her iki mağazanın da tabelalarından anlaşılacağı üzere------- ismiyle faaliyetlerine devam ettiği yine mağazasında lokumcu olarak açılmış olup lokum ,baklava ve şekerleme satışı amaçlı hareket ettiğini.
Keza yine söz konusu tespitten sonra davalı şirket bu yapılan tespitten çok rahatsız olmuş olup açık ve kapalı kutularda ------satışlarını ayrı ayrı yapmaya karar verdiğini, Davacının dava açmasına dayanak gösterdiği tespit raporunda davalı şirket aleyhine yapılan tek tespitin ''söz konusu işletmelerin dış ve iç isimlendirilmesinde tespit isteyene ait marka kullanılmadığı için tespit isteyene ait işletme olabileceği algısı yaratmasının mümkün olamayacağı ancak --------- markasının ---------- satıldığı bir işletme olduğu şeklinde kanaat oluşturabileceği '' ne ilişkin ufacık bir yanılgıya yönelik bir tespiti olup bunun üzerinden dava
açılmasının haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, Davalnın dışarıdan satın almış olduğu-----------hem kendi markası ile hem de kendi markasını taşıyan paketle yapmakta olduğunu, Nasıl ki davalı firmanın ortalama bir tüketici de farklı bir marka ve iş yaptığı çok kolay bir şekilde anlaşılıyorsa aynı şekilde ------------ de yine firmaya ait olduğu çok açık bir şekilde anlaşılabildiğini, Bu nedenle --------- içerisinde çok küçük bir alanda yer kaplayan ------- tespit isteyen firmaya ait olabileceği algısı hatalı olduğunu, davalının tespit yapılmadan evvel açık satılan ----------------- ismi ile satışı yaptığını,
Söz konusu satış yapıldıktan sonra yine kendi logosunun bulunduğu ambalaj ile satışını yaptığını, Daha önce davalının mağazalarında bütünsellik olması açısından tüm kahvelerin bir araya konulduğunu, söz konusu tespitten sonra davalı şirketin bu yapılan tespitten çok rahatsız olup açık ve kapalı kutularda -----satışlarını ayrı ayrı yapmaya karar verdiğini, en bilinçsiz tüketicinin bile dışarıdan baktığında dahi mağazanın lokum satmak amaçlı kurulduğunu anlayabileceğini, mağazaların dışarıdan ve içeriden de bakıldığında yoğunlukla lokum, tatlı ve şekerlemeler üzerine kurulu bir dükkan olduğunu anlayacağındı,
Yine davalının başvurucu firmanın kahvelerini de fatura karşılığı aldığı ürünlerini üzerinde hiçbir değişiklik yada taklit etmeden doğrudan sattığını, davalının kendi ismini lokum ve tatlı sektörü üzerinden markalaştırma niyetiyle kendi ismini kullanmış olduğunu beyan etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın --------------şubelerindeki ---------- düzenlemeleri ve ürün teşhirlerindeki kutularda ---- yazılı kutuların davacının tescilli markrası olan ------- iltibas oluşturup şeklinde sunup sunmadığı bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı ve madddi ve manevi tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ---- kaydı yazı cevabı ile davacının ----- tarihinde, davalının ise --- tarihinde tescil edildiği bildirilmiştir.Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------- tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Davalı taraf adına tescilli marka bulunmamaktadır.
Davalı tarafça kullanılan ----ibaresi farklı bir tüzel kişi adına tescillidir.
Mahkememizin ----- Değişik iş numaralı bilirkişi raporunda özetle; ------ Adreslerinde yer alan işletmelerin sahibinin ---- olduğu, ---- Markası ile İltibas Yaratacak Şekilde ------ Markasının Kullanılmadığı ve karşı tarafın kullanımının iltibasa neden olmayacağı, -------- bulunduğu kısımların üst taraflarında tespit isteyene ait kutulu------ yer almasına ek olarak çekirdek kahvenin fiyat kısmının üstünde ---- yazmak suretiyle çekirdek haznesinde yer alan kahvenin ------ ait olduğu ve tespit isteyenin markasına ait çekirdek kahvenin öğütüleceği düşüncesini yaratabileceği kanaati hasıl olmuştur.
Söz konusu işletmelerin dış ve iç isimlendirilmesinde tespit isteyene ait marka kullanılmadığı için tespit isteyene ait işletme olabileceği algısı yaratmasının mümkün olamayacağı ancak ----- markasının ---------- satıldığı bir işletme olduğu şeklinde kanaat oluşturabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Şeklinde kanaat izhar edilmiştir. -------- dosyasında da delil tespiti talebinde bulunulduğunu, Bilirkişi eşliğinde davalıya ait her iki şubede de keşif yapılmış ve neticesinde düzenlenen Raporda özetle ------------ üzerinde tespit isteyene ait ürünlerin bulunması nedeniyle tüketiciler nezdinde tespit isteyene ait markanın ürünü alınacağı şeklinde bir algıya sebebiyet verebileceği kanaati hasıl olmuştur. ancak -----markasının---------- satıldığı bir işletme olduğu şeklinde kanaat oluşturabileceği sonucuna ulaşılmıştır.” tespitine yer verildiğine dair rapor sunulmuştur.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre.
Davacı adına ---- ve -- tescil numaralı kurukahveci mehmet efendi, --- tescil numaralı -----mahdumları, --- tescil numaralı ------ tescil numaralı----- tescil numaralı ----- tescil numaralı------------- tescil numaralı ------ tescil numaralı------ tescil numaralı ----- tescil numaralı----- tescil numaralı -----tescil numaralı ----- tescil numaralı ----- tescil numaralı ---- tescil numaralı ----- tescil numaralı------ tescil numaralı ----- tescil numaralı ----- tescil numaralı -----tescil numaralı ----- tescil numaralı ----- tescil numaralı -----tescil numaralı ---- tescil numaralı ----- tescil numaralı -------- tescil numaralı -----
markalarının tescilli olduğu, markanın aynı zamanda TANINMIŞ MARKA olarak sicile kaydedilmiş olduğu, Davalı adına tescilli marka bulunmadığı, davalı tarafça kullanılan------ markasının farklı bir tüzel kişilik adına tescilli olduğu, ----- bulunduğu, sayfada ----- yapıldığı,---- yapılamadığı, ------------ davalın firmanın bilirkişi marifetiyle yapılan incelemeler neticesinde --------- tabela kullanımın olduğu, işletme içerisinde Davacı markasına sahip ---- bulunduğu, farklı marka ---- olduğu.
İşletme içerisinde ------------- bulunduğu tespit edilmiştir. İşletme içerisinde ---- satışının olduğu bunun yanında --- olduğu ------- bulunan videodan davalının şubelerinden birinde mağaza içerisinin videosu olduğu ve işletme girişinde--------- olduğu, aynı sayfada işletmede şerbetli tatlı satışının da bulunduğu, aynı zamanda işletmede ------ satıldığı.
İşletme içerisinde ---------de bulunduğu , davacı firmanın birçok ulusal ve yerel bazda faaliyet gösteren yazılı ve görsel medyada haberlerinin yapıldığı.---- çalışmalarının olduğu.
Bunun dışında ------ gösteren market zincirlerinde ----- reyonun en temel ürünleri arasında yer aldığı, ------ ürünlerinin satışının olduğu , Davacı markasının ---- bulunduğu, Mahkemenin ----- D.İş sayılı dosyası kapsmaında yapılan tespitte Davalı taraf işyerinde yer alan kutulu ve poşetli ürünlerin taklit olduğuna ilişkin bir beyan veya iddia bulunmadığı SMK 152/1 anlamında davalının sorumluluğu bulunmadığı; davalının, davacının ürünlerini değiştirdiğine veya kötüleştirdiğine dair de bir delil veya bulunmadığından SMK 152/2 deki şartların oluşmadığı,
Davalı tarafça kullanılan -------- tescil numarası ile farklı bir tüzel kişilik adına korunduğu, Taraflar açısından incelenen markaların ( ) farklı olduğunu belli edecek şekilde ayırt edici bir renklendirme, şekil ya da görsel bulunduğu için iltibasa neden olmayacağı Davalı tarafın farklı bir tüzel kişiliğe ait olsa ---------ibareli bir tescilli markayı kullandığı, bu markaların da tertip tarzı itibariyle davacı markalarından farklı olduğu,
davalının çekirdek veya dökme ürünler üzerinde herhangi bir marka kullanmıyor olması dikkate alındığında davalının bazı çekirdek ürünlerin fiyat bilgisinde sadece ilgili ürünü almak isteyenin görebileceği kadar -------- ibaresinin yer almasının marka hakkı ihlalinden ziyade TTK 54 vd anlamında haksız rekabet teşkil edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup davacı tarafın yetkili satıcılık kapsamında satış yaptığı üçüncü şirketten davacı tarafın ürünleri satın aldığı hususu dikkate alınarak ek rapor aldırılmış olup alınan raporda özetle.
Davacı adına ------ tanınmış marka olarak da korunan ------ türevi markaların tescilli olduğu, Davalı adına tescilli marka bulunmadığı, davalı tarafça kullanılan --- tescil numaralı------ markasının farklı bir tüzel kişilik adına tescilli olduğu,-------- adıyla --------- bulunduğu, -------- ürünlerinin tanıtımın yapıldığı, --------- dair bir tespitin yapılamadığı, işletme içerisinde Davacı markasına sahip paketli kahvelerin bulunduğu, farklı marka ----- olduğu, Davacı firmanın birçok ulusal ve yerel bazda faaliyet gösteren yazılı ve görsel medyada haberlerinin yapıldığı davacı markasının------ bulunduğu,
Davacı şirketin distribütörü olduğu beyan edilen ---------kesilen faturalarda herhangi bir marka belirtilmediği , paketlenmiş ------- satışının konu edildiği, dökme ürün satışı yapılmadığı, Mahkemenin ----D.İş sayılı dosyası kapsamında yapılan tespitte Davalı taraf işyerinde yer alan kutulu ve poşetli ürünlerin taklit olduğuna ilişkin bir beyan veya iddia bulunmadığı SMK 152/1 anlamında davalının sorumluluğu bulunmadığı; davalının, davacının ürünlerini öyle dair de bir delil veya bulunmadığından SMK 152/2 deki şartların oluşmadığı,
marka hakkı ihlali gerçekleşmediği Davalı tarafça kullanılan-------tescil numarası ile farklı bir tüzel kişilik adına korunduğu, Taraflar açısından incelenen markaların---- farklı olduğunu belli edecek şekilde ayırt edici bir renklendirme,
şekil ya da görsel bulunduğu için iltibasa neden olmayacağı davalının ------- üzerinde herhangi bir marka kullanmıyor olması dikkate alındığında davalının bazı çekirdek ürünlerin fiyat bilgisinde sadece ilgili ürünü almak isteyenin görebileceği kadar ------ ibaresinin yer almasının marka hakkı ihlalinden ziyade TTK 54 vd anlamında haksız rekabet teşkil edebileceğine dair rapor sunulmuştur.Davacı tarafın haksız rekabet yönünden maddi tazminat talepleri ile ilgili muhasip bilirkişiden rapor aldırılmış olup alınan raporda özetle.
Davacı işletmenin incelemeye ibraz etmiş olduğu faturalar incelendiğinde ürün açıklamalarının ----- olduğu, Davalı firmanın defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede firmanın 2 adet adreste faaliyet gösterdiği,Bunların;------ üzerinde tespit edildiği,Firmanın birden fazla çeşit ürün satışı yaptığı, ibraz edilen satış listelerinde ürünlerin------ olduğu,defterlere yapılan kayıtların fatura ve yazar kasa belge numaraları ile kayıt edildiği,ürün isimlerinin yer almadığı,
----sunulan listede ------satışlarının yer almadığı,defter kayıtlarında bu dönemle ilgili satılan ürün çeşitleri (defter kayıtlarının fiş ve fatura numarası ile kayıt edildiği,ürün çeşitlerinin defter kayıtlarında görülmediği) tespit edilemediği, Davacı vekili Bilirkişi ek raporuna karşı -------- vermiş olduğu beyan ve itiraz dilekçesinde “ davalının açık/kapalı -----satışlarından elde ettiği net kazancın tespiti amacıyla ticari defter ve kayıtlarının incelenmek suretiyle tazminat hesabı yapılmak üzere dosyanın hesap bilirkişisine tevdiine” şeklinde beyanda bulunduğu, SMK 151/2-b maddesinde Yoksun kalınan kazanç.
Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazan町eklinde tanımlandığı, SMK 151/2-b maddesinde kapsamında davalı firmanın dava konusu ürün satışlarında elde etmiş olduğu kar;Dava konusu ürün satışları toplamı :----- Satış karı oranı : % 63,729 Satış karı----------olarak hesaplandığına yönünde rapor sunulmuştur.Davacı vekilinin ıslah dilekçesinde özetle;
dava dilekçesinde belirtilen --- maddi tazminat ile-------manevi tazminat talep edilmiş olduğundan, maddi tazminat talebinin --- arttırarak ---maddi tazminat ile ------ manevi tazminatın haksız rekabet tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
TTK'nın 54,55,56 ve 59. Maddeleri,
GEREKÇE
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır.
Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır.
Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olay incelendiğinde; davacı tarafın ------ markasının sahibi olduğu ve markanın halen koruma altında bulunduğu, Mahkememizin ----D.
İş sayılı dosyası ile yağılan tespitte ---------------ibaresi kullanarak ------satışı yaptığı, yine davacı tarafa ait markayı taşıyan ürünlerin satışını yaptığı, yine ----- olarak satışa sunduğu kahvelerin fiyat kısmında --------- ibaresini kullandığı,
bu kullanımlar dikkate alındığında davacı tarafa ait markayı taşıyan ürünlerin bir kahveci dükkanında satışa sunulmasının ürünlerin taklit olduğuna dair davacının bir iddiasının bulunmadığı dikkate alındığında SMK'nın 152/1 maddesi dikkate alındığında bu ürünlerin satışı dolasıyla marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceği dikkate alınarak bu yöndeki ihlal iddialarının yerinde olmayacağı kabul edilmiştir.
Yine davalı tarafın ------- ibaresini taşıyan ürün satışlarının davalı tarafın adına tescilli -----tescil numaralı ------ kaynaklandığı, bu marka dikkate alındığında davacının markasının ------ şeklindeki bütünsel kullanım itibari ile ayırt edicilik kazandığı, tek başına ---ibaresinin ayırt ediciliğinin olmayacağı, bu hali ile davacı markasının bir bütün olarak ---- şeklinde ayırt edici karakter kazandığı, davalı markasının da aynı şekilde ---- şeklinde ayırt edicilik kazanacağı dikkate alındığında davalı tarafın ---- şeklindeki kullanımlarının hem marka hakkına tecavüz hem de haksız rekabet teşkil etmeyeceği kabul edilmiştir.
Davacı tarafın, davalı tarafın iş yerindeki tespite kullanımlarından ------- ibaresini kullanmasının haksız rekabet oluşturduğu iddiası da değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı markasının ------- şeklinde ---------- kullanılmasının ayırt edicilik kazandığı ve maruf hale geldiği,
davalı tarafın da ---- ibaresini dökme --------- satışa sunulduğu alanda markasal olarak kullandığı dikkate alındığında ve kullanımın davacının ürünlerinin yanındaki konumu dikkate alındığında sanki davacı tarafa ait --------- satışa sunulduğu şeklinde tüketicilerde düşünce oluşturmasının muhtemel olduğu dikkate alındığında davalı tarafın bu eyleminin davacı taraf yönünden haksız rekabet oluşturacağı kabul edilmiş ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına kara vermek gerekmiştir.
Bu tespitten sonra davacı tarafın maddi tazminat talepleri değerlendirilmiş, TTK'nın 56/1-d ve 56/1-e maddesi gereği haksız rekabetin ve zararın varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın talepleri karşısında davalı tarafın -------satışlarından elde ettiği kazanzcın davalı tarafın haksız rekabeti olmasaydı davacı tarafın kazancı olacağı,
yine davalı satışlarında davacı tarafa ait ürünlerin yanında ---------ürünlerini satışa sunduğu ve başkaca -----------ürünü satışı olmadığı dikkate alındığında elde edilen --------- kardan davacının mahrum kaldığı kabul edilerek bu miktar yönünden maddi tazminatın davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, TTK'nın 56/1-e ve TBK'nın 58. Maddesi gereği kusurun ve zararın varlığı halinde haksız eylem dolayısıyla zarar gören davacı tarafın manevi zararlarını karşılamak hakkı bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafın kusurlu eylemi ile haksız rekabete yol açtığı, davalının kulanımları, ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları,
tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında ve taleple bağlı kalınarak -------- Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yine davacı tarafın kararın yayınlanmasına ilişkin talebi de değerlendirilmiş,TTK'nın 59. maddesi gereği haksız rekabetin varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/137, K. 2026/72, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama