İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/291 K.2025/71

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Esas2024/291Karar2025/71Tarih18 Mart 2025Okuma10 dk · 1.957 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/291
Karar No
2025/71
Karar tarihi
18 Mart 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.957 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/291

KARAR NO : 2025/71

DAVA

Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)

DAVA TARİHİ : 19/10/2023

KARAR TARİHİ : 18/03/2025

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 1995 yılından beri müzik sektörüyle iştigal etmekte olduğunu, iş hayatı boyunca yüzlerce şarkı sözü, müzik ezgisi ve çeşitli müzikal çalışmalarda bulunmuş olduğunu, müvekkili tarafından oluşturulan eserlerin hepsinin telif hakkının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilin uhdesinde yer almakta olduğunu, ancak müvekkilinin 2017'de talihsiz bir olay sonucu ceza evine girmek durumunda kaldığı için eserlerinin telifleri ile yeteri kadar ilgilenme şansı olmadığını,

müvekkilin bu durumundan istifade ile çeşitli kişi ve kuruluşlarca müvekkile ait eserlerin kendisinin izni olmadan kullanılmaya başlanılmış olduğunu, Müvekkilinin 12.03.2014 tarihinde Musiki Eserleri Sahibi Grubu Bilim Teknik Kurulu'na başvurarak,

...'---" adlı albümünde bulunan "-----" adlı eserin müziği ile -----" adlı albümünde bulunan "-----" adlı kendi eserinin müziği ile aynı olması sebebiyle eserlerin benzerlik yönünden incelemesini talep etmiş olduğunu, Söz konusu eserlere ilişkin dijital ortamında ses kayıtlarının da kurula sunulmuş olduğunu, dijital ortamda ses kayıtları sunulan eserlerin dinlenilmiş ve her iki eserin nakarat ve ara nağmelerinin benzerlik gösterdiğinin tespit edilmiş olduğunu, yapılan bu tespitin müvekkile ait eserin kendisinin izni olmadan hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını göstermekte olduğunu,

bahsi geçen eserlerin hali hazırda ----- ve daha bir çok platformda yayımı devam etmekte olup bu sebeple müvekkil maddi ve manevi zarara uğramakta olduğunu, davalılar tarafından icra edilen fiiller göz önüne alındığında müvekkiline ait eserlerin kendisinden izinsiz bir şekilde kar gütme amacıyla kullanılmış olduğunu ve bu durumun da davalıların haksız kazanç sağlamasına ve ayrıca müvekkilin mağduriyet yaşamasına sebebiyet verdiğini, FSEK m. 68 uyarınca müvekkilinin sözleşme yapmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın 3 katını isteme hakkını haiz olduğunu,

Davanın KABULÜ ile Müvekkilin mahrum kaldığı maddi kazançlar için şimdilik 1.000 TL'nin (HMK 107 gereği belirsiz alacak davasıdır) olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, FSEK m. 70/1 uyarınca ihlal edilen manevi haklarımıza karşılık 250.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine,

Müvekkile ait olup davalı tarafından seslendirilen eserin hali hazırda yayınlandığı bütün yerli ve yabancı müzik platformlarından FSEK m. 69 uyarınca kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

DAVAYA CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının dava dilekçesi’nin taşıması gereken yasal unsurları taşımadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ederek, (HMK) 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken hususların dilekçede yer almadığı, davacının iddiaları soyut ve mesnetsiz biçimde ileri sürüldüğü, "Açık bir şekilde talep sonucu" unsurunun da dava dilekçesinde eksik olduğu, Müvekkili ----- hangi iddialar ile huzurdaki davada davalı olduğunun anlaşılamadığı, davacı tarafın iddia konusu eserin hak sahibi olup olmadığı, davalıların hangi suretle müteselsil sorumluluklarına gidilmekte olduğu,

örneklerin çoğaltılabileceği, dilekçeden iddia ve taleplerin ne olduğunu anlamanın bir hayli güç olduğunu, Davacının dava dilekçesi HMK 119/1-f ve g bentleri hükümlerine aykırı olduğundan HMK 119/2 md. hükmü gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerektiği, Sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davacıya eksiklikleri gidermesi için kesin süre verilmesini, davacının fsek 69. maddesi gereği tecavüzün men'i talebi’nin ancak tüm hak sahipleri tarafından ileri sürülebilir olduğunu, davacının salt söz sahibi sıfatı ile eserin yayınlandığı platformlardan kaldırılmasını talep etmesinin mümkün olmadığını,

davacının tecavüzün men'ine ilişkin talebinin tek başına dinlenebilmesi için davacı tarafın huzurdaki davaya konu ettiği eseri bahse konu platformlarda umuma iletme hakkını diğer eser sahiplerinden (besteci) devralmış olmasının gerekli olduğunu, Aksi halde tecavüzün men'ine ilişkin işbu davanın tüm mali hak sahiplerince birlikte açılması gerektiğinden usulen reddine karar verilmesinin gerektiği, davacının iddia ve talepler ileri sürdüğü dava konusu eserlerin yapımcısı ve yayımcısı’nın müvekkil şirket olmadığı,

huzurdaki davada müvekkilinin husumetli olamayacağını, davanın husumet eksikliğinden reddini, davacının eser sahipliği bulunmazken huzurdaki davayı ikame etmesi nin mümkün olmadığını, Davacı tarafından dayanılan 12.03.2014 tarihli Musiki Eserleri Sahibi Grubu Bilim Teknik Kurulu tarafından düzenlenen raporun taraflarına tebliğ edilmediğini, işbu rapora UYAP üzerinden ulaştıklarında, raporun kat'i bir rapor olmadığının anlaşıldığını,

rapordaki "Sunulmuş olan belgeler ve ses kayrtları değerlendirilmiştir. ...'rın "----" adlı albümünde bulunan "-----" adlı eserin müziği ile ---- adl albümünde bulunan "----" adlı eserin nakaratlar ve ara nağmeleri benzerlik göstermektedir.

Ancak her iki eser arasında ritimsel ve makamsal farklılıklar olduğuna karar verilmiştir." İfadeleri ile eserlerin farklı olduğunun vurgulandığı, davacı tarafından eser sahipliğinin tespiti konulu açılmış bir dava ve bu dava neticesinde eserin davacıya ait olduğunu gösterir nitelikte verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme kararının da olmadığı, Bu halde huzurdaki davayı açmada davacı tarafın hukuki menfaatinin bulunmadığı,

Zira davacı tarafın "----" adlı eserin sahibi olmadığını, Davacının ileri sürdüğü "benzerlik" iddiasının ise huzurdaki davanın ispatı bakımından yeterli olmadığını, bu sözde benzerlik iddiasına dayanılarak maddi ve manevi tazminat ile eserin platformlardan kaldırılması talepli davanın reddine karar verilmesinin gerekli olduğunu, --- tarafından gönderilen 24.11.2023 tarihli yazı cevabında "----" adlı eserin bestecisi ---, söz yazarı ise ---- olarak görünmekte olduğunu, esere ilişkin muvafakatnamenin de ---- tarafından verilmiş olduğunun görüldüğü,

esasında davacının kendi eseri olduğunu iddia ettiği "-----" adlı eser bakımından ileri sürdüğü hak sahipliğinin de şaibeli olduğu, Davacının huzurdaki dava yönünden hak sahipliği ve hukuki menfaati olmadığına ilişkin itirazları olduğunu, müvekkilinin, davacının mali ve manevi haklarına tecavüz etmemiş olduğunu, Müvekkil Şirket’in "-----" adlı eserin hak sahibi olmadığını, hatta dava dilekçesinde Müvekkil Şirket'e neden dava açıldığına dair hiçbir iddia ve beyan ile somutlaştırılmış delilin de bulunmadığını, Müvekkil Şirketin davacının eserini taklit etmediğini, Müvekkil Şirket'in sorumluluğuna gidilmesinin de mümkün olmayacağını,

Davacının dava dilekçesinde ve delillerinde kendisinin hak sahipliğine ilişkin bir belge sunmadığını, kat'i olmayan bir rapora dayanarak hak sahipliği ileri sürdüğünü, Türk Medeni Kanunu Md.2 Dürüstlük Kuralına aykırı olarak işbu davayı ikame etmiş olduğunu, Davacının iddiasına konu "-----" adlı eser 2008 yılında yayımlanan albümde yer almaktadır.

Diğer bir deyişle müzik platformlarında uzun yıllardır varlığını sürdürmekte olduğunu, Davacı 2014 yılında alınan bir rapora dayanarak huzurdaki davayı açmış olmasının eserin yayınlandığı tarihten 15 yıl geçmiş olması ve rapor tarihinden ise 9 yıl sonra ileri sürülmüş olması halinin bu iddia ve taleplerin dinlenmesini mümkün kılmamakta olduğunu, davacının bu süreçte iddia ve talebi ile ilgili olarak Müvekkil Şirket ile ne şifahen görüşmüş ne de Müvekkil Şirket'e karşı bir ihtarname keşide etmiş olduğunu, bir an için iddialarının doğru olduğu kabul edilse dahi davacının,

uzun süredir sessiz kalmak sureti ile bu hakkını devretmiş kabul edilmesinin gerektiğini, Davacının talep ettiği manevi zarar bedelinin fahiş olduğunu, ayrıca faiz talebinin de haksız olduğunu, mahrum kalınan kar adı altında talep edilen bedel için "olay tarihinden" itibaren şeklinde ileri sürülen başlangıç tarihinin de anlaşılmamakta olduğunu, bu hali ile dahi davacının işbu talebinin reddinin gerektiği, yine manevi tazminat talebi için dava tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin haksız olduğunu, ayrıca davacının reeskont faiz talebinde bulunmasının da mümkün olmadığını,

kabul anlamına gelmemek üzere talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olabileceğini, davanın açılmamış sayılmasına, usul ve esas yönünden reddine, tüm yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesine dair savunma ileri sürdüğü görülmüştür.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıların eser sahibi oldukları iddia edilen ... ---- ve dava dışı ---- seslendirdiği ----- adlı müzik eserlerindeki şarkıların davacının eseri ile iltibas oluşturacak şekilde düzenlenip icra edilip edilmediği, bu sebeple tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ---- 24.11.2023 tarihli yazı cevabında, her iki albüme ilişkin beyanname suretleri, ---- isimli eserlerin Bildirim Formları, vs. ilgili evrakın Mahkemenize gönderildiği görülmüştür.

Eser bildirim formlarının Kültür Bakanlığı Kayıt Tescil Belgeleri ile uyumlu olduğu, eser sahiplerinin aynı olduğu ancak davacı adında farklı yazımlar olduğu görülmüştür.

Beyanname suretlerinin incelemesinden, ---- isimli müzik eserinin müzik eser sahibi olarak kayıtlı bulunan--- davacı ...’ın müstear adı olabileceği, beyannamede ---- isminin elle çizilerek ----- yazıldığı görülmüştür.

Tarafların delilleri, dijital materyaller incelenmek suretiyle davalı tarafından FSEK'ten kaynaklı haklarına tecavüzde bulunulup bulunulmadığı, tecavüzün oluşması halinde talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi hususunda FSEK uzmanı, müzik eseri konusunda uzman sanatçı, müzik yapımcısı'ndan oluşan heyet raporunda özetle; ---- isimli sözlü müzik bestelerinin, müzik eseri sahibinin kayıtlarda -----gibi farklı adlarda göründüğü, bu kişinin davacı olabileceği keza, davacının ---- başvurusunda her iki isimle teknik bilim kurulu raporu talep ettiği ve ----- kayıtlarında elle düzeltmeler olduğu,

eser sahibi tarafından yaşanan karmaşadan dolayı ----- isimli müzik eserinin hususiyet unsurunun değerlendirilemediği bu bakımdan FSEK md. 3 hükmü kapsamında müzik eseri niteliğinin ve iddia olunan ----- isimli esere benzerliğinden/benzemezliğinden doğan sonuçların FSEK kapsamında değerlendirilemediği, Eldeki belgelerden Davalı ------’ın husumetinin tespit edilemediği, Telif Müdürlüğü kayıt tescil belgesi evraklarından eser yer aldığı ---- ile bu yapımcıya albümden doğan hakların yapımcısı -----tarafından devredildiğine dair bir ibarenin Telif Müdürlüğünden gelen evraklarda yer almadığı,

kayıtlarda eksiklik varsa giderilmesi gerektiği, kayıtlara işlenmemiş bir devrin de gerçekleşmiş olabileceği ancak internet araştırmasında da böyle bir tespitin heyetimizce yapılamadığı, iddianın kaynağının bu sebeple dosya kapsamından tevsik edilemediği, ----- isimli eserin hak sahibinin davacı olduğu yönünde kanaate hakim ise, bu defa her iki eserin teknik inceleme kapsamında kıyaslanmasın neticesinde.

2 eser arasında hiçbir benzerlik bulunmadığı, dava konusu eserlerde ritim olarak, nota yazımı benzerlikleri açısından ve makam yani ton açısından hiçbir benzer nota bulunamadığı ve bu kapsamda FSEK anlamında bir hak ihlalinden söz edilemeyeceğine dair rapor sunulmuştur.

GEREKÇE

Dava, Eser sahipliğinden kaynaklı haklara tecavüz dolayısıyla tecavüzün ref'i ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Davacı taraf, --- isimli albümünde bulunan "-----" adlı eserinin müziğinin kendisine ait olduğunu, davalı ...'ın ----" adlı albümünde bulunan "----" adlı müzik eseri ile ----" isimli albümünde bulunan "------" adlı eserinin müziklerinin aynı olduğunu ve bu haliyle davalıların bu eserin müziğini kendisinden izin almaksızın kullanmaları dolayısıyla eser üzerindeki haklarının ihlal edildiğini, bu sebeple eserden kaynaklı haklarına tecavüzün tespiti, ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Dava konusu somut olayda öncelikle davacı tarafın eser sahibi olduğunu beyan ve iddia ettiği------eserlerine ilişkin kayıtlar Telif Müdürlüğü’nden celp edilmiş, cevabi yazıda ----? isimli albümde yer alan iddia konusu ----- isimli müzik eserinin müziğinin davalı ..., sözlerin ...'a bağlantılı hak sahibinin diğer davalı ... ve yapımcı şirketin de -----. Olduğu, --- isimli albümde yer alan iddia konusu ----- isimli müzik eserinin müziklerinin 1---- 2- ---, sözlerin ---- ve bağlantılı hak sahibinin de 1--- 2- ----- olduğu sabittir.

Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin 1995 yılından beri müzik sektörüyle iştigal etmekte olduğunu, iş hayatı boyunca yüzlerce şarkı sözü, müzik ezgisi ve çeşitli müzikal çalışmalarda bulunmuş olduğunu, müvekkili tarafından oluşturulan eserlerin hepsinin telif hakkının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilin uhdesinde yer almakta olduğunu belirtmiş, ancak bu konuda dosyaya herhangi bir delil sunmamıştır.

Bu açıklamalardan sonra davaya konu eserlerin dosyaya sunulan yazışma belgeleri incelendiğinde eser sahipleri, yani söz yazarı, besteci, aranjör, yapımcı çok açık net görülmektedir.

Davaya konu eserlerin, tüm sahipleri, sosyal medya mecralarındaki kayıtlar üzerinden yapılan incelemede, davacının eser sahipliğine ilişkin bir delil bulunmadığı, bilirkişi raporu ile yapılan incelemede ----- isimli sözlü müzik bestelerinin, müzik eseri sahibinin kayıtlarda -----gibi farklı adlarda göründüğü, bu kişinin davacı olabileceği, davacının ---- başvurusunda her iki isimle teknik bilim kurulu raporu talep ettiği ve ---- kayıtlarında elle düzeltmeler olduğu,

eser sahibi tarafından yaşanan karmaşadan dolayı ----- isimli müzik eserinin hususiyet unsurunun değerlendirilemediği bu bakımdan FSEK md. 3 hükmü kapsamında müzik eseri niteliğinin ve iddia olunan ----- isimli esere benzerliğinden/benzemezliğinden doğan sonuçların FSEK kapsamında değerlendirilemediği, bu haliyle davacı tarafın sunulan deliller kapsamında ----- isimli müzik eserinin müziklerinin davacı tarafa ait olduğunun her türlü şüpheden uzak delille ispat edilmediği kabul edilmiştir.

Yine davacı tarafın ----- isimli eserin müzik hakkı sahibi olduğu kabul edilse dahi alınanbilirkişi raporu ile belirlendiği üzere ---- isimli eser ile ----- isimli eserlerin her iki eserin teknik inceleme kapsamında hiçbir benzerlik bulunmadığı, dava konusu eserlerde ritim olarak, nota yazımı benzerlikleri açısından ve makam yani ton açısından hiçbir benzer nota bulunamadığı yönündeki tespitler birlikte değerlendirildiğinde FSEK kapsamında davalı tarafça davacı tarafın eser sahipliğinden kaynaklı haklarının ihlal edildiği hususunun ispat edilemediği kabul edilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davalılar ... ve ... aleyhine ikame edilen davanın REDDİNE, 1-Alınması gereken 615,40 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/291, K. 2025/71, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/291
  4. Karar No : 2025/71
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 19/10/2023
  7. Karar Tarihi : 18/03/2025
  8. Talep
  9. Davaya Cevap
  10. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık
  11. Uyuşmazlık Hakkında Toplanan Deliller
  12. Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/291
Karar No
2025/71
Tarih
18 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/292 K.2025/267
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/292 K.2025/181
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/292 K.2025/190
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/293 K.2025/176
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/293 K.2025/245
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/293 K.2025/178

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.