KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/92
- Karar No
- 2025/98
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
1.990 kelime·10 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/92
KARAR NO : 2025/98
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2024
KARAR TARİHİ : 10/04/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin Standart Laboratuvar Elemanları, Özel Kroze ve Tabaklar, XHF Analizleri için ---- Krozeler alanında faaliyet gösteren ilk, uzman ve kendi alanında tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin TPE nezdinde kayıtlı ---- tescil numarası ile kayıtlı “ ----” markasının olduğunu, davalının -----ve ----alan adıyla kurduğu sitelerde müvekkiline ait --- - markasını kullandığını belirterek---Fshhm ---- sayılı dosyanın celbi ile bu dosyadan verilen tedbir kararının mahkemenizin vereceği karar kesinleşinceye kadar devamına,
Davalının ----- alan adlarını kullanmanın tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, Davalının----- alan adlarını kullanmasının önlenmesine, durdurulmasına, alan adlarının iptaline, muhtemel tecavüzlerin önlenmesine, Davalının -----adresi üzerinden faaliyet gösteren web sitelerinin erişime kapatılmasına, Piyasada müşterileri nezdinde şüphe ve tereddüt uyandığı için masrafları davalıya ait olmaz üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine,
Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı şirketin uhdesine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Üretici konumundaki müvekkili şirketin kurucusu olan ----09.04.01975 yılından itibaren----- alanında çalışıp emekli olduğunu, 30.03.2018 tarihinde itibaren kendini işini yapan çok yetkin ve bu alanda çok az bulunan duayen ustaların başında geldiğini, müvekkili firma ile davacı arasında iddia edildiği gibi isim, tabela, amblem, kartvizit yada marka benzerliğinin olmadığını, ayrıca domain tescil sistemi ile marka tescil sistemi arasında bir bağlantının olmadığını, sistem üzerinde yapılan sorgulamada uygun alan adlarının herhangi bir izin veya rıza gerektirmeden alınabildiğini,
domain name de ilk başvuran alır kuralının olduğunu, müvekkili şirketin bir --- kroze üreticisi olarak ---- ifadesini içeren domain satın almış olmasının marka haklarına tecavüz anlamına gelmediğini belirterek.
Öncelikle davacı marka ile gerek unvan gerekse de isim, logo, amblem, tabela, kartvizit olarak hiçbir benzerliği olmadığı halde müvekkili firma hakkında verilen tedbir kararının kaldırılmasını, İş bu haksız ve hukuka aykırı davanın reddinin karar verilmesini, Bu dava nedeniyle ticari itibarı zedelenen ve müşteri kaybeden müvekkil hakkında re’sen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın ----- alan adlarını kullanmak sureti ile davacı tarafın ----- markası yönünden marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Davacının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde davalı şirketin 16/09/2022 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; -----tescil numaralı markanın 09. Ve 40.sınıflarda davacı adına 10/10/2016 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.----. FSHH Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasında alınan 28/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Tespit isteyen ile karşı tarafın faaliyet alanlarının AYNI olduğu, tespit isteyen adına tescilli markanın KELİME kısmı ile karşı tarafın kullanımındaki KELİME kısmının AYNI olması sebebiyle ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali olduğu ve tespit isteyen tarafın marka haklarının ihlaline sebep olabileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
BTK' nın yazı cevabında ----- alan adının davalı adına 28.10.2022 tarihinde tahsis edildiği bildirilmiştir.
Tarafların beyan ve itirazları, ile tespit dosyası ve BTK yazısı ile dosyada mevcut deliller dikkate alınarak, davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki talebine ilişkin marka hukuku uzmanı metalurji uzmanı ve bilişim uzmanı üyeden oluşan heyet rapor raporunda özetle: Davalıya ait olduğu belirtilen ---- alan adlı web sitede yapılan incelemede.
Alan adında “----” ibarelerinin yer aldığı, -----alan adıyla halihazırda hizmet veren herhangi bir sitenin yer almadığı, Siteye ait----- alan adlı sitede kaydedilmiş herhangi bir arşiv kaydığının olmadığı, Site tescil bilgilerinde.
Site alan adının ----. firması tarafından ----- firması adına kayıt edildiği, Alan adının 28.10.2022 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 27.10.2026 tarihinde son bulacağına dair bilginin yer aldığı, Site erişim ve yer sağlayıcısının -----olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen -----alan adlı web sitede yapılan incelemede.
Alan adında “--- -” ibarelerinin yer aldığı-----alan adıyla halihazırda hizmet veren herhangi bir sitenin yer almadığı, Siteye ait -----alan adlı sitede kaydedilmiş herhangi bir arşiv kaydığının olmadığı, ----- arama motorunda site alan adı aratılması sonucunda sitenin 02.12.2024 tarihli arşiv kaydına yer aldığı görülmüş olup arşiv kaydında; ---- olduğunun belirtildiği, Görüntüde firmanın ---- imalatı ile bütün XRF analiz cihazlarına imalat yaptıklarının belirtildiği, Firma iletişim numarasının ---- olduğu, Site tescil bilgilerinde.
Site alan adının-----firması tarafından------firması adına kayıt edildiği, o Alan adının 28.10.2022 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 27.10.2026 tarihinde son bulacağına dair bilginin yer aldığı, Site erişim ve yer sağlayıcısının --- olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen-----alan adlı web sitede yapılan incelemede.
Alan adında ---- ibarelerinin yer aldığı, -----alan adıyla halihazırda hizmet veren herhangi bir sitenin yer almadığı, Siteye ait ---- alan adlı sitede kaydedilmiş herhangi bir arşiv kaydığının olmadığı, Site tescil bilgilerinde.
Alan adının -----. firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı sahibi kişi bilgileri, .----- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ICANN organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı,
Alan adının 28.10.2022 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 28.10.2026 tarihinde son bulacağı tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen----- alan adlı web sitede yapılan incelemede. Alan adında “ ---” ibarelerinin yer aldığı, ---- alan adıyla halihazırda hizmet veren herhangi bir sitenin yer almadığı, Siteye ait ----alan adlı sitede kaydedilmiş herhangi bir arşiv kaydığının olmadığı, Site tescil bilgilerinde.
Alan adının -----. firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı sahibi kişi bilgileri, ---- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ICANN organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, Alan adının 28.10.2022 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 28.10.2026 tarihinde son bulacağı görülmüştür.
Davalıya ait olduğu belirtilen -----Alan adında “------” ibaresinin yer aldığı, alan adlı web sitede yapılan incelemede.
Sitenin halihazırda aktif olarak yayında olduğu ancak site içeriğinde alan adının satın alındığı------. firmasına ait sayfanın yer aldığı, Siteye ait----- alan adlı sitede kaydedilmiş herhangi bir arşiv kaydığının olmadığı, Site tescil bilgilerinde; o Site alan adının ---- firması tarafından -----. firması adına kayıt edildiği, o Alan adının 26.08.2024 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 25.08.2025 tarihinde son bulacağına dair bilginin yer aldığı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ---- olduğu tespit edilmiştir.
Davalıya ait olduğu belirtilen-----alan adlı web sitede yapılan incelemede.
Alan adında “----” ibaresinin yer aldığı,------alan adıyla halihazırda hizmet veren herhangi bir sitenin olmadığı, Siteye ait -----alan adlı sitede kaydedilmiş herhangi bir arşiv kaydığının olmadığı, Site tescil bilgilerinde; o Site alan adının -----. firması tarafından------firması adına kayıt edildiği, Alan adının 26.08.2024 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 25.08.2025 tarihinde son bulacağına dair bilginin yer aldığı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ---- olduğu tespit edilmiştir.
Davacı adına tescilli ---- tescil numaralı ----- markasının 09 ve 40. Sınıfta tescilli olduğu, Davalı tarafın ticaret sicil kaydından, davalı tarafın faaliyetlerinin 37 ve 40. Sınıf kapsamında kaldığı, Davalı tarafa ait---- adresinde yer alan bilgilerden, şirketin fiilen 06, 09 ve 40. Sınıfta faaliyet gösterdiği, davalı tarafa ait ----adresinin inceleme tarihinde faal durumda olduğu ve ---- ibaresinin sitede kullanıldığı,
davacı adına tescilli ----- ibareli markanın kelime unsurunun alan adında, hizmetlerinde veya site içeriğinde kullanımının 09 ve 40. Sınıfta tescilli ---- tescil numaralı---- markasından doğan haklarının ihlali olacağına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın SMK 7/2, 29, 56/1, 77, 149, 150 ve 151.Maddeleri
GEREKÇE
Dava; marka hakkına tecavüzden kaynaklı, tecavüzün tespiti ile tecavüzün durdurulması ve önlenmesi, tecavüzden kaynaklı alan adının iptali ve erişimin engellenmesi davasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre.
(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi,
şeklinde belirtilmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.
Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidirYapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.
Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olay incelendiğinde, --- tescil numaralı "------marksının 09 ve 40. Sınıflarda 28.12.2015 tarihinden geçerli olmak üzere davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve ---.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasında alınan raporlarda, ------ alan adlarının davalı tarafça kullanıldığı, BTK kayıtlarına göre ------alan adının 28.10.2022 tarihinden itibaren davalı taraf tahsis edildiği, davacı adına tescilli markanın ana unsurunun " -----" ibaresi olduğu, davalı tarafın alan adlarının da bu ana unsurun birebir kullanılması şeklinde olduğu, yine alan adlarının içerikleri dikkate alındığında, davalı tarafa ait ------ adresinde yer alan bilgilerden, şirketin fiilen 06, 09 ve 40. Sınıfta faaliyet gösterdiği,
davalı tarafa ait -----adresinin inceleme tarihinde faal durumda olduğu ve ---- ibaresinin sitede kullanıldığı, davacı adına tescilli----- ibareli markanın kelime unsurunun alan adında , hizmetlerinde veya site içeriğinde kullanımının 09 ve 40. Sınıfta tescilli --- tescil numaralı ----- markasından doğan haklarının ihlali mahiyetinde olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, bu kabul karşısında site alan adının bizatihi marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilerek alan adlarının iptaline ve erişimin engellenmesine karar vermek gerekmiştir.
Yine davacı tarafın kararın yayınlanması talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 149/1-g maddesi gereği, haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesini talep hakkı bulunduğu, davalı eylemlerinin de davacının haklarını ihlal eder mahiyette olduğu kabul edildiğinde kararın yayınlanmasını talep hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/92, K. 2025/98, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama