KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/234
- Karar No
- 2025/288
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
Karar Metni
2.198 kelime·11 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/234
KARAR NO : 2025/288
DAVA
Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 31/03/2022
KARAR TARİHİ : 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ----- ilinde araç alım satımı ile iştigal etmekte olup 30.03.2022 tarihinde bankalarda işlem tesis edilememesi üzerine bankalardan alınan bilgiyle müvekkili şirket banka hesapları üzerinde haciz olduğunun öğrenildiği, mevcutta herhangi bir borcu bulunmayan müvekkilinin davalı tarafın -----.
İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile bir icra takibi başlattığı ve takibin kesinleşmiş olduğunu ve bu dosya nedeniyle de banka hesaplarına haciz konulduğunu öğrendiğini, daha sonra öğrenildiği üzere icra müdürlüğü dosyasında ödeme emrinin müvekkili şirkete e-tebligat olarak gönderildiği ve tebligatın 19.03.2022 tarihinde yapılmış sayıldığı,
ancak esasen müvekkili şirketin başlatılan icra takibinden ve ödeme emri tebliğinden haberdar olmadığı ödeme emrinin e-tebligat adresine gönderilmiş olduğunu ancak 30.03.2022 tarihinde hacizler nedeniyle öğrenebildiklerini, her ne kadar müvekkiline ait bir e-tebligat adresi bulunsa da yeni bir uygulama olması ve bu hususta yeterli bilgiye sahip olunmaması nedeniyle davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin e-tebligat olarak gönderildiğinin öğrenildiği 30.03.2022 tarihine kadar e-tebligat adresinin kullanımının olmadığı,
müvekkili şirkete e-tebligat olarak gönderilen tek evrakın davalının başlattığı takibe ait ödeme emri olup başkada tebligat bulunmadığı, icra dosyasındaki takibin kesinleştiği ve müvekkili şirkete ait banka hesapları ile araçlar üzerine haciz konulduğu müvekkili şirketin ödememesi gereken bir tutarı ödeme tehditi altında olduğunu, başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olup yapılan takibin usule aykırı olduğu, hiçbir hukuki dayanığının olmadığı,
takip alacaklısı olduğunu iddia eden kişiye böyle bir borcu bulunmadığını, mahkemece teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi ve icra dosyasına teminat mektubu sunmaları halinde teminat mektubunun nakde çevrilmeyerek alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve takibin tedbiren durdurulmasını, dosya borcunun icra dosyasına depo edilmesi akabinde dosyadaki mevcut tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini, ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında başlatılan (1.165.000,00 TL (Bir Milyon Yüz Altmış Beş Bin) asıl alacak,
faiz ve tüm ferileri) takip nedeniyle müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptaline karar verilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle takip konusu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinden satın almış olduğu araçlar nedeniyle müvekkiline 1.165.000,00 TL borçlu olduğu aşağıda ayrıntıları belirtilen araçları satın aldığı, satım bedelini eksik ödediğini, davacıya müvekkilinin sattığı araçların ise ----- -----Noterliği'nin 19.10.2021 tarih ve ----- yevmiye no'lu araç satış sözleşmesi) (19.10.2021 tarihli ----- no'lu fatura, 325.000,00 TL), -----.
Noterliği'nin 22.10.2021 tarih ve ----- yevmiye no'lu araç satış sözleşmesi) (22.10.2021 tarihli ------ no'lu fatura, 785.000,00 TL), --- ( -----. Noterliği'nin 27.10.2021 tarih ve ----- yevmiye no'lu araç satış sözleşmesi) (27.10.2021 tarih ve ----- no'lu fatura, 325.000,00 TL), ---- (----.
Noterliği'nin 27.10.2021 tarih ve ----- yevmiye no'lu araç satış sözleşmesi) (27.10.2021 tarih ve ----- no'lu fatura, 375.000,00 TL), ----- Noterliği'nin 24.11.2021 tarih ve ------ yevmiye no'lu araç satış sözleşmesi) (24.11.2021 tarih ve ----- no'lu fatura, 305.000,00 TL) olduğu, müvekkilinden 2.115.000,00 TL bedelli araç satın aldığı, araç satım bedellerinin bankadan ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının satın almış olduğu araçlara karşılık müvekkili şirkete, 27.10.2021 tarihinde 950.000,00 TL ödeme yaptığı, geri kalan bedel olan 1.165.000,00 TL ödenmediğini, bu bedelin ödenmemesi nedeniyle de icra takibi başlatıldığı,
müvekkilinin ticari defter ve kayıtları, araç satış sözleşmeleri incelendiğinde de, müvekkilinin davacıdan 1.165.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşılacağını, davacının borcunu bilmesine rağmen iş bu davayı kötü niyetli olarak açtıklarını, diğer tüm kanuni hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, davanın reddini, davacının iş bu davayı kötü niyetli ve haksız açmış olması nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini, mahkeme harç ve masraflarıyla vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı tarafından davacı aleyhi----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinden dolayı davacının davalıya bir borcu olup olmadığı, bahsi geçen araçların bedelinin eksiksiz şekilde davacı tarafından davalıya ödenip ödenmediği, somut olayda ispat külfetinin kim üzerinde olduğuna ilişkindir.
Davacı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir ----- Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer.
Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise, hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).
Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacı tarafa aittir. ( Bkz. Yargıtay HGK -----. Sayılı ilamı )
Her ne kadar davacı yanca tanık dinletilmek istenmiş ise de davanın miktar ve değeri, senede karşı senetle ispat kuralları nazara alındığında davacının talebi red edilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış davacının ticari defter ve dayanakları talimat mahkemesince incelenmiş, davalı ticari defter ve dayanakları incelenmiştir. Kural olarak satım sözleşmesinde asıl olan bedelin peşin ödenmesidir. 6098 sayılı TBK'nın 207/2.
Maddesi gereği aksine adet veya sözleşme yoksa satıcı ve alıcı borçlarını aynı zamanda ifa etmekle mükelleftirler. 02.06.2023 tarihli bilirkişi raporunun 8. Sayfasında satıma konu araçların plakaları ve satım tarihleri ve semenin tahsil biçimi belirtilmiş olup 24.11.2021 tarihinde satışı gerçekleşen ----- plakalı aracın satım bedeli olan 305.000 TL bedelin noter satış sözleşmesinde "nakden" ödendiği kaydı bulunmaktadır.
Diğer satım konusu araçların noter satış sözleşmeleri incelendiğinde " bedelin banka yolu ile tahsil edildiği " kaydı bulunmakta olup davacı banka yolu ile bu araçların satım bedelini davalıya ödediğini ispatla yükümlüdür. Somut olayda, davacının üç adet dekont sunduğu. 27.10 2021 tarihli dekontta alıcının huzurdaki davalı olduğu açıklamada ------ plakalarının yer aldığı; havale tutarın 950.000,00 TL olduğu; bu tutarın davalı defterinde de kayıtlı olduğu.
Diğer iki dekontun satışlardan önce (en yakın satıştan 19 gün) 30 Eylül 2021 günü 630.000,00 TL ve 940.000,00 TL olduğu; havale alıcısının dava dışı -------Şirketi olduğu; havale tarihi sözleşmelerden önce olduğu gibi havale alıcısının sözleşmenin tarafı olmadığı ; ------ Noterler Birliği yazı cevabı ekindeki dosyaya gönderilen aktif - pasif trafik kayıtlarında adı geçen şirketin isminin de yer almadığı; hal böyle olunca, “Banka Yoluyla Tahsil Edildiği” biçimindeki 4 adet sözleşmedeki kararlaştırmadaki satım bedeli toplamının 1.810.000,00 TL olmasına,
davalıya banka yolu ile ödenen 950.000,00 TL'nin tenzili sonrasında kalan 860.000,00 TL'nin satım bedelini banka yoluyla ödediği yönündeki sözleşme hükmüne göre dosya içeriğine kanıtlayamadığı, son satıştan yaklaşık bir ay sonra 24 Kasım 2021 tarihinde gerçekleşen satışın bedelinin 305.000,00 TL olduğu nakden tahsil edildiği anlatımı yer aldığı; dolayısıyla, davacı-alıcı tarafından bedelin ödendiğine karine olmasına göre, yukarıdaki hesaplamadan ayrık tutulmuştur.Açıklanan nedenlerle “Banka Yoluyla Tahsil Edildiği” biçimindeki 4 adet sözleşmedeki kararlaştırmadaki satım bedeli toplamının 1.810.000,00 TL olmasına,
davalıya banka yolu ile ödenen 950.000,00 TL'nin tenzili sonrasında kalan 860.000,00 TL'nin satım bedelini banka yoluyla ödediği yönündeki sözleşme hükmüne göre dosya içeriğine kanıtlayamadığı; hal böyle olunca takip tarihi itibarıyla mevcut delil durumuna göre davacının 860.000,00 TL borçlu bulunduğu sonucuna varılmıştır. Davacının en yakın satıştan 19 gün önce dava dışı ----- şirketine 630.000 TL ve 940.000 TL para gönderdiği görülmüştür.
Davalı şirket kayıtlarında davacının dava dışı bu şirkete gönderdiği para havele/eft lerine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacının borcuna karşılık davalının dava dışı şirkete olan borcu için yapılan ödeme olarak yer almadığı anlaşılmıştır. Ek bilirkişi raporunda bu husus da davalı defterlerinden araştırılarak bu sonuca varılmıştır.
Bunun üzeri ne davacı defterlerinin yeniden incelenmesi için talimat yazılmış 20.03.2024 tarihli ek raporda ödemelerin gerçekleştirildiği tarihte davalı şirket ile dava dışı ------ şirketinin cari hesap hareketleri incelenmiş bu tarihlerde davalı şirketin hesap bakiyesinin 3.514.000 TL alacak bakiyesi verdiği görülmüştür. Davacı şirketin bu şirketten alacaklı olmasına rağmen bu havaleleri neden yaptığı anlaşılamamıştır. Dava dışı ----- ....
Şirketine yazılan müzekkereye yanıt verilmemiştir. 6100 sayılı yasanın 221/3. Maddesinin atfı ile aynı kanunun 250/1. Maddesi gereği dava dışı ----- şirketi hakkında suç duyurusunda bulunulması mümkün olmadığından keza bu dava dışı şirketten zorla aleyhine bir delil celp edilemeyeceğinden bu şirkete yazılan müzekkere cevabından sarfınazar edilmiştir.
Dava konusu olayda 4 adet araç için noterde yapılan sözleşmelerde banka kanalı ile ödeme yapıldığı bilgisi olduğu, ödeme yaptığı hususunda ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, davacının dava dışı firmaya araç plakalarını yazmak sureti ile ödemeler yaptığı, keza bu dava dışı firmanın da davacıdan araç bedellerini tahsil ettiğine dair tahsilat makbuzları olduğu, safahatta dava dışı firmanın davalı ile olan cari hesabının da incelendiği ancak bu firmanın işlem tarihlerinde davalı firmadan alacaklı olmadığının tespit edildiği, neticede davacının satım bedelini araç maliki yerine 3. Kişilere yaptığının anlaşıldığı,
dava dışı firmanın bu havale işlemlerinin muhtelif satıcılar hesabına kaydedildiği ve davalı borcundan düşüldüğüne dair bir delil olmadığı aksine davalının bu firmadan alacaklı olduğu kaydı bulunduğu, davacının ispat külfeti altında olduğu,
dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülmekle davalı şirket yetkilisine/ yetkililerine yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış davalı şirket yetkilisi duruşmaya gelerek "Namusum,şerefim ve kutsal saydığım bütün değerler üzerine yemin ederim ki davacı şirket tarafından bize söz konusu araçların tüm bedeli ödenmemiştir , bu piyasa sıkla karşılaşılan bir durumdur bir iki araç sayışından sonra ,
güven oluşturulduktan sonra bu şekilde devri aldıktan sonra paranın gönderilmediği bilinen bir husustur davacı taraf basiretli bir tacir gibi davranması gereken bir tüzel kişiliktir bir aracı kimden aldıysa onun bedelini o açıklamayla satıcının hesabına ödemesi gerektiğini bilmesi gereken kişidir bana ismini okumuş olduğunuz ------ şirketi ile bizim uzaktan yakından herhangi bir alakamız yoktur paranın bu şirkete ne3den gönderildiğini bilmiyorum bu şirkete cari hesap borcumuzun mahsuplaşması suretiyle araç bedellerinin ödenmesi gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir ---- isimli kişi benim çalışanımdır bu kişiye de bu araçların bedeli
ödenmemiştir davaya konu araç satışlarında --- Şirketi veya --- -- şirketi aracılık etmemiştir bu iddialar gerçek dışıdır,bu davanın açılma nedeninin bizim-----şirketinden alacaklarımızın tahsil edilmemesi olduğu iddia edilmiş ise de bu beyan gerçek dışıdır,------ yazışmalarında bana air herhangi bir yazışma yoktur kısacası davacı tarafın dava konusu etmiş olduğu araç satışları nedeniyle 3.lişilere ödediğini belirttiği para bize ödenmemiştir davacı bu araçların bedelini eksiksiz şekilde bize ödememiştir Dedi.Beyanında ısrar edip etmediği hususu soruldu.Beyanlarım doğrudur beyanlarımda ve yeminimde ısrar ediyorum dedi." şeklinde yemini eda
etmiştir.
Tüm dosya kapsamı yukarıda anlatılan nedenler, davacı ve davalının ticari defter ve dayanakları bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu ticari satım sözleşmesinde noterde düzenlenen satış sözleşmelerinin birinde bedelin nakden alındığına dair kayıt olduğu bu kısım yönünden davacı lehine kabul kararı verildiği, diğer satım konusu araçlar için satım sözleşmelerinde "Banka kanalı ile ödeme " kaydı nedeni ile davacının satım bedelinin 860.000 TL lik kısmını ödediği hususunu ispat edemediği, dava dışı şirkete yaptığı ödemelere dayandığı,
ticari satım sözleşmesinde satıcının borcunun malın mülkiyetini alıcıya nakletmek alıcının borcunun ise semeni ödemek olduğu, davalı alıcının satım bedelini araç maliki olmayan 3. Bir şirkete ödediği, davacı şirket ile dava dışı bu şirketin cari hesabının incelenmesi için davacı şirketin ticari defterleri incelendiğinde davacının dava dışı bu şirkete bir borcunun da olmadığının görüldüğü, bu ödemelerin davalının dava dışı şirkete olan borcundan mahsup edildiğine dair bir kayıt da olmadığı netice itibarı ile davacının basiretli tacir gibi davranması gereken kimselerden olduğu,
satım bedelini araç maliki yerine 3. Kişilere yaptığının anlaşıldığı, bu ödemelerin araç borcu için yapıldığı hususunu ispat edemediği görülmüş davacıya davalı şirket yetkilisine yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış davalının yemini eda etmiş olması nedeni ile davanın kısmen kabulüne, safahatta tedbir kararı verildiğinden İİK'nın 72/4.
Madde ve fıkrası gereği davacının haksız çıktığı kısım üzerinden tazminata mahkum edilmesine, kötü niyet tazminatı talebinin ise koşulları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/234, K. 2025/288, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama