KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/549
- Karar No
- 2024/790
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
Karar Metni
1.377 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/549
KARAR NO : 2024/790
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29/07/2022
KARAR TARİHİ : 28/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 29/07/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle.
Huzurdaki dosyada, davacı vekili özetle '' Davalı konumundaki -----sorumluluğu altında ve işletmesinde bulunan, dava dışı sigortalı -----kullanıcı kiracısı olduğu, müvekkil sigorta şirketi nezdinde -----nolu Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi ve ekindeki riziko adresleri listesi ile sigortalı bulunan----- adresindeki depoda 14.12.2020 tarihinde yaşanan yağmur baskını nedeniyle sigortalıya ait emtiada hasar meydana gelmiştir.
Gerçekleşen olay, depo görevlileri ve yöneticileri tarafından tutulan hasar tutanağında '' 14 12.2020 tarihinde aşırı derecede yağan yağmur nedeniyle depo çatı genelinde muhtelif alanlardan giren yağmur suyu sonrası---- ait ürünler ıslanarak hasarlanmıştır.'2 şeklinde ifade edilmiştir. Bağımsız uzman ekipler tarafından da meydana gelen hasarın nedeni yönünden tespit yapılmıştır.
Ekspertiz raporu ve olay tutanağı, zararın yağmur baskını dolayısıyla oluşan dahili su hasarı kaynaklı olduğunu doğrulamaktadır. Taşınmazın yapısından kaynaklanan su hasarında, sigortalının kusuru ve sorumluluğu yoktur. Bina duvarları ve çatısı kiralanan binanın ana unsurlarını oluşturmaktadır. Olukları ve boruları ise mütemmim cüz niteliğindedir.
Bu nedenle taşınmazın yapısındaki kusurlardan kaynaklanan yağmur suyu baskınından dolayı davalı şirket hem depolama sözleşmesi kapsamında hizmet sunan ardiyeci sıfatı ile, hem de kiralayan sıfatı ile sorumludur.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davanın kabulü ile ---- İcra müdürlüğünün---- esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ve ferilerine ilişkin olarak yapılan itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile takip konusu alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının ödenmesine '' denilerek itirazın iptali talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Huzurdaki dosyada davalı vekili özetle '' Davacı tarafın dava dilekçesinde ve delillerinde müvekkil şirket aleyhine yer alan hususlara itiraz eder, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ederiz. Yabancı dilde belge ibrazına itiraz ediyoruz. Davacı delillerini Müvekkil şirkete tebliğ ettirmemiştir. Davcı şirketin aktif husumet ehliyeti ve müvekkil şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerekir.
İddia konusu hasardan müvekkil şirketin kusuru bulunmamaktadır. Şöyle ki , öncelikle müvekkil şirketin sorumluluğunda olduğuna yönelik beyanlara itiraz eder ve sigortalının beyanı ile varsayım ve yoruma dayalı tespit ile müvekkilin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirtmek isteriz. Davacı tarafın kesin hasar nedenini, hasarın miktarını ispatlaması zaruridir.
Buna karşılık, emtianın hasarın oluşumunda mücbir sebepten dolayı olduğundan iddia edilen hasardan müvekkilin kusuru bulunmadığı gibi sorumluluk atfı da kabul edilemez. Buna göre haksız fiil sorumluluğunu ortadan kaldıran özel hallerin düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49, maddesi " Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü gereği mücbir sebepten dolayı müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağı açıktır.
Kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere dava konusu depolamaya konu emtiaların hasar gördüğü iddia edilmişse de sovtaj bedelleri hesap edilmemiştir. Hesaplanan sovtaj bedellerinin talep edilen miktardan düşülmesi gerekmektedir.
Yukarıda arz edilen nedenlerle, Davanın Depo sahibi----- ihbar edilmesine, Dava konusu iddia edilen hasardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, Davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine" denilerek savunma yapmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından sigorta teminatı altına alınmış olan emtianın davalı ardiyeci elinde iken zarar gördüğü iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin ----İcra Müdürlüğünün -----Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır.
Eldeki dosyada dava dışı sigortalısının iş yerinde meydana gelen hasarı karşılayan sigorta TTK 1472.maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef konumundadır.TTK'nın 1472/1 maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır.
Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve-----sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.
17.01.1972 tarih ve -----. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği şüphesizdir.
Dava dışı -----. tarafından sunulan fatura içerikleri incelendiğinde dava dışı şirket ile davalı şirket arasında ardiye sözleşmesi bulunmakta olup halefiyet ilkelerine göre, davanın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir.
Vedia (saklama) sözleşmelerinin bir çeşidi olan ardiye sözleşmesi ile ardiyeci TBK'nın 572. maddesi hükmü gereğince kendisine teslim edilen eşyayı bir komisyoncu gibi özenle saklamakla yükümlü olup, eşyada başkaca bir tedbir almayı gerektirir bir değişiklik söz konusu olması halinde eşya sahibini durumdan haberdar etmesi gerekir.
Saklayan kusursuz olduğunu ispat etmedikçe, saklamak üzere aldığı eşyayı geri vermekten veya daha kötü bir durumda geri vermekten doğan zararı tazmin etmek zorundadır. Ancak saklanmak üzere tevdi alınan eşyanın beklenmedik bir hal nedeniyle hasara uğraması halinde saklayanın kusurundan, dolayısıyla sorumluluğundan söz etmek mümkün olmayacaktır (----). Başka bir anlatımla, ardiyecinin en önemli ödevi ardiye malını kendi ardiyesinde korumadır.
Bu ödevin içinde malı teslim almaya ilişkin ödevi de vardır.
Bu ödev, malın istifini gözetleme ve sakladığında gerekli zararı doğuracak olaylara karşı uyarma şeklinde karşımıza çıkmaktadır.Somut olayda; safahatta alınan bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere aşırı yağışın meydana geldiği adresin sigorta poliçesi kapsamında olduğu, dava konusu depoda meydana gelen aşırı yağışın illiyet bağını keser mahiyette mücbir sebep teşkil etmediği, davalının binanın tamir, bakım ve onarımında gerekli özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğu,
dava dışı sigortalının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı bu sebeple dava konusu ürünlere ilişkin zararın sovtaj bedeli düşüldüğünde 156.098,08 TL olduğunun tespit edildiği böylelikle kusursuzluğunu ispat edemeyen davalının meydana gelen zararı tazmin ile sorumlu olduğu kabulüyle usul ekonomisi dikkate alınarak mahkememizce hesap edilen müşterek sigorta sorumluluk oranı olan %40 üzerinden 62.439,23 TL asıl alacak ve(Takip tarihi : 30.07.2021 ödeme tarihi: 25.01.2021 ) 5.300,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.740,15 TL üzerinden itirazın iptaline dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.6098 Sayılı TBK'un 50-51.maddesi açıkça,
müteselsilen sorumluluk halinde, davacının müteselsil sorumluların kusuru ile bağlı olmayarak, her bir sorumlu hakkında, zararının tamamı için sorumlulardan biri hakkında dava açabileceği, burada önemli olanın, kendi kusurunun bulunmaması gerektiği sabit olmakla davalının yapı malikinin sorumlu olduğu kendisinin sorumlu olmadığı şeklinde ki itirazları içi ilişkiye yönelik olup mahkememize açılan dava da dinlenmemiştir.
Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 62.439,23 TL asıl alacak ve 5.300,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.740,15 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 67.740,15 TL lik kısım yönünden alınması gereken 4.627,32 TL harçtan peşin alınan 940,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.686,43 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 940,89 TL peşin harç, 80,70 TL ve 1.912,35 başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 10.163,99 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.000,00 TL ---- aracı, ve 692,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.692,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 7.557,97 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8-Davalı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ücretinden kabul-red oranına göre belirlenen 652,33 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 1.147,78 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 172,21 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/549, K. 2024/790, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama