KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/208
- Karar No
- 2024/574
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
Karar Metni
1.528 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/208
KARAR NO : 2024/574
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/03/2023
KARAR TARİHİ : 03/10/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 23/03/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle.
Davacı özetle taraflar arasında 22.01.2020 tarihinde proje danışmanlık sözleşmesinin akdedildiğini, bu kapsamda dezenfektan üretim projesinin hazırlanarak ---- başvuru yapıldığını, ---- destek programı uygulama esaslarını ifade eden mevzuatın 3.maddesinin "s" bendinde yer alan orta ölçekli veya büyük ölçekli işletmeyi ifade eden "paydaş" tanımına istinaden davalının dava dışı ------ ile sözleşme imzaladığını, ancak adı geçen firmanın paydaş tanımına uyan bir işletme olmadığının uzmanlar tarafından tespit edildiğini, ardından projede revizyon kararı alınarak eksikliklerin giderilmesi için davalı şirkete mevzuata uygun süre verildiğini,
----- isimli firmanın mali verilerinin incelendiğini ve aslında firmanın küçük ölçekli bir işletme olduğu için projenin ---- tarafından onaylanmadığını, bunun üzerinde ------ mevzuatına uyan bir işletmenin bulunmasının davalı şirkete bildirildiğini, ancak davalının bu teklifi kabul etmediğini, sözleşme kapsamında davalının üzerine düşen görevleri yerine getirmediğini, bu kapsamda 112.000TL mahrum kalınan komisyon bedeli, 5.000TL mahrum kalınan proje onay bedeli, 20.160TL KDV alacağı ve 900TL KDV alacağı olmak üzere toplamda 137.060TL'nin hesap edilerek takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini,
anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren aylık %5 vade farkı alacağının tahsili ile davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı özetle davacının ihmalleri ve kasıtlı eylemleri nedeniyle projenin onaylanmadığını, davacının ----- internet sitesindeki belgeleri olduğu gibi gönderdiğini, sözleşmenin 2.maddesine göre başvuru dosyasının davacı tarafından oluşturulması gerektiğini, ancak tüm formların müvekkil tarafından hazırlanarak davalının kontrol etmeden ------ ilettiğini, formlar doldurulurken dikkat edilmesi gereken hususların davalıya bildirilmediğini, eksik olarak bildirilen evrakların derhal temin edildiğini, yapılan sözlü görüşmelerde yıllık cirosu elli milyonu aşan bir firmanın paydaş olarak bulunması gerektiğinin bildirildiğini,
böyle bir firmanın aniden bulunamayacağını, başvuru yapmadan önce davacının bu yönde bilgi vermediğini, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ilk revizyondan sonra belirlenen paydaş firmanın uygun olmaması halinde bile Genel uygulama esaslarının 23.maddesine göre ikinci revizyonun talep edilmesinin gerektiği ancak davacının böyle bir talepte bulunmayarak kendi kusuru ile müvekkili hak kaybına uğrattığını,
projede eksikliklerin görüşüldüğü Temmuz ayında 4 ay sonra ---- Teknolojik Ürün yatırım destek programı uygulama esaslarının 13.maddesinde 28.12.2020 tarihinde değişiklik yapılarak yatırım bütçesinin 10.000.000,00 TL'yi geçmeyen projelerde paydaş ile işbirliği yapılmasının kaldırıldığını, bunun müvekkile bildirilerek projenin tamamlanması yerine davacının alacak talep etmesinin kötü niyetli olduğunu, Teknolojik Ürün yatırım destek programının 16.maddesi 5.fıkrasında uygun bulunmayan proje ile ilgili yeniden başvuru yapılabileceğinin belirtildiği ancak davacının böyle bir öneri de sunmadığını,
taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.maddesine göre projenin tamamlanmamış olması nedeniyle davacının komisyon bedeline hak kazanmadığını, müvekkilin projeden yararlanmadığını ve bir destek tutarı da alamadığını, sözleşmenin 5.maddesine göre davacının sözleşmeyi feshetme imkanı olduğunu ancak bunu yapmadan komisyon ve ücret talebinin mümkün olamayacağını ileri sürerek davanın reddini, takibin iptalini ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Proje Danışmanlık Sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
---- Müdürlüğüne yazılan Davalı -----ait ----başvuru formu ve projenin revizeye açıldığını bildirilen mail örneği ve projenin ret edildiğine dair bildirim yazısının celp edildiği görüldü.----- Vergi Dairesinden, ----- (VKN: -----) 2019 yılı kurumlar vergi beyannamesinin celp edildiği görüldü.
09/05/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi ile bir borçlar hukuk alınanda nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 08/07/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi kök raporunda özetle;
"A.Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: Taraflar arasında 22.01.2020 tarihinde adi yazılı şekilde "Hizmet Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin kurulduğu; sözleşmede yer alan irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin, davalı şirket tarafından eser ve vekalet sözleşmesine dair edimlerin üstlenildiği karma nitelikli bir sözleşme olduğu;
B.Davacı tarafından ---- İcra Dairesi'nin ----sayılı dosyası ile 29.03.2022 tarihinde davalı aleyhine icra takibinin başlatıldığı; asıl alacak olarak "112.000TL. mahrum kalınan komisyon bedeli; 5.000TL. mahrum kalınan proje onay bedeli; 20.160TL. KDV alacağı, 900TL. KDV alacağı"nın (toplamda 138.060TL.nin) gösterildiği; "borcun sebebf" olarak ise "22.01.2020 tarihli hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak/kusur nedeni ile mahrum kalınan komisyon bedeli ve proje onay bedeli/ 117.000,00 TL"nin gösterildiği;
C.Mali inceleme neticesinde:
1.Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğini haiz olduğu,
2.Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı ve davalıya ait ticari defterlerin delil niteliğini haiz olduğu,
3.Davacının davalı adına 2020 yılında 2 adet karşılığı "peşinat' açıklamalı toplamda 11.800,00 TL tutarlı fatura düzenlediği, bunun karşılığında davalının davacıya 11.800,00 TL tutarlı ödeme gerçekleştirdiği, fatura ve ödeme tutarlarının gerek davacı gerekse davalı nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, bu işlemler haricinde takip konusu 112.000,00 TL komisyon, 5.000,00 TL proje onay, 20.160,00 TL Kdv, 900,00 TL Kdv tutarlarıyla ilgili düzenlenen herhangi bir fatura bulunmadığı,
D."22.01.2020 tarihli danışmanlık sözleşmesinden kaynaklı olarak taraflarca sözleşmenin gereği olan edimlerin ifa edilip edilmediği" hususunda: Davacı ve davalı tarafından sözleşmede üstlenilen edimlerin ifa edilip edilmediğinin tespitinin, uzmanlık alanımızın dışında kalması sebebiyle buna ilişkin bir değerlendirme yapmanın mümkün ------ vs. alanında uzmanlığımızın olmadığı; takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,
E."projenin onaylanmama sebebinin hangi tarafın kusurlu ve borca aykırı davranışından kaynaklandığı" hususunda: Davacı tarafından hazırlanan projenin, hangi tarafın kusurlu ve sözleşmeye aykırı davranışı neticesinde onaylanmadığı hususunu tespitin, uzmanlık alanımızın dışında kalması sebebiyle buna ilişkin bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,
F."davalı hakkında TBKm. 175/Ihükmünün şartlarının oluşup oluşmadığı" hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: TBK m. 175/I hükmünün "Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır." şeklinde olduğu; davalının koşulun geciktirici koşulun (şartın) gerçekleşmesine TMK m. 2 hükmünde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde engel olup olmadığı hususunun da uzmanlık alanımızca belirlenmesinin mümkün olmadığı; dolayısıyla bu aşamada TBK m. 175/I hükmü gereğince davacının bedel alacağına hak kazanıp kazanmadığı hakkında bir değerlendirme yapılamadığı; takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,
G."davacının sözleşme kapsamında hakettiği ücret ve davalının TBK m. 97 hükmünce ödemezlik def'ini ileri sürüp süremeyeceği; davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı; ---- îcra Müdürlüğü 'nün ----- sayılı icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı" hususunda: Yukarıda da belirtildiği üzere davacı tarafından sözleşmede üstlenilen edimlerin ifa edilip edilmediğinin tespitinin, uzmanlık alanımızın dışında kalması sebebiyle davacının hakettiği ücret alacağı bakımından bir değerlendirme yapmanın da mümkün olmadığı;
bununla birlikte yine uzmanlık alamızca, davalı tarafından TBK m. 97 hükmünde düzenlenen ödemezlik definin ileri sürülmesinde haklı olup olmadığı hususunda da değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı; takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu," şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında davacının sözleşme gereği bakiye borç tutarının tahsilini talep ettiği ancak bu tutarın tahsilini talep eden davacının sözleşmeden doğan edim yükümlülüğünü tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispatı gerektiği davacının bildirdiği ve sunduğu delil ve belgeler dışında başkaca bir delil ve belge ile alacağın varlığının tespit etmenin mümkün bulunmadığı, davacının dosyaya sunduğu danışmanlık sözleşmesinin 2.2 maddesi gereği kendisine düşen yükümlülüklerin sırasıyla; firma analizinin yapılması,
firma menfaatleri ön planda tutularak destek planlaması ve organizasyon yapılması, proje ile ilgili başvuru dosyasının evraklarının hazırlanması, proje hazırlanması, sunulması ve onaylanma sürecinin takip edilmesi ve sonuçlandırılması, raporlamaların yapılması ve destek sürecinin sonlandırılmasının yükümlendiği,
anlaşılmakta olup, davacının kendi ticari defter ve belgeleri ile kanıtlayamadığı alacağı en azından sözleşmeden doğan edim yükümlülüğünün tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini kanıtlaması kaydıyla karşı edim yükümlülüğü olan ücrete hak kazanabileceği sözleşmenin niteliği gözetildiğinde iş görme sözleşmelerinden olduğu ve bu kapsamda vekalet sözleşmesine ilişkin yükümlerin kıyasen bu sözleşmeye de uygulanması gerektiği, vekalet ilişkisi çerçevesinde vekilin işi görürken bu sonuca erişmek için yaptığı faaliyetin özenle görülmemesinden sorumlu olduğu,
tüm bu hususlar ile birlikte başvuru formu/paydaş beyan formu incelendiğinde paydaş şirket hakkında davacının yukarıda belirtilen üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeksizin doğrudan orta ölçekli olduğunu tasdik eder şekilde başvuru yaptığı ayrıca paydaş şirketin ---- veri tabanında kaydı ve başvuru tarihi itibariyle son iki mali yıla ait ----- beyannamesinin onaylı örneği olmaması nedeniyle YMM/Bağımsız Denetçi imzası onayı gerekmesine rağmen buna yönelik herhangi bir işlem yapmaksızın başvuruda bulunduğu ----- proje ön değerlendirme içeriği incelendiğinde bu hususta ki eksikliklerin doğrulandığı kaldı ki davacı vekilinin 22.07.2024
tarihli dilekçesinde verilen revizyon kararı sonrası paydaş firmanın mali verilerini incelendiği yönünde ikrarda bulunduğu, sonrasında paydaş firmaya yönelik davalıdan sınırlı sürede talepte bulunulmasının bu durumu değiştirmeyeceği sonuç olarak;
davacının sözleşmeden doğan edim yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceği ---- yapılan başvuruda gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği bu nedenle karşı edimi talep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davalı hakkında başlatılan icra takibinin ve açılan davanın haksız olduğu kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2- Peşin alınan 1.667,42 TL harçtan, alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 1.239,82 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-1.560,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı şirket yetkilisi ve vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/208, K. 2024/574, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama