KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/208
- Karar No
- 2024/707
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2024
Karar Metni
1.912 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/208
KARAR NO : 2024/707
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/03/2023
KARAR TARİHİ : 04/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı --- plakalı ---- marka motosikletin Zorunlu mali mesuliyet sigortasını (ZMMS) 15.10.2020 tarih ve ----- nolu poliçe ile ---- yaptırdığını, 15.07.2021 saat 15.58 sıralarında ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı ----- otomobil sevk ve idaresinde --- - ilçesi ---- mahallesi --- sokakta seyir halinde iken ---- sokak ile kesiştiği kavşağa geldiği anda --- - sevk ve idaresinde---- sokaktan ----- sokağa seyir halinde olan sigortalı ---- plakalı motosikletin çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini,
kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsü ---- motosiklet kullanmak için gerekli bir ehliyet sahibi olmadığı gibi KTK.
57/1-a maddesinde düzenlenen "Kavşaklarda Geçiş Hakkı" kuralını da ihlal ettiğini, kazada hasar gören --- plakalı ---- otomobilin onarımı KASKO sigortacısı ---- tarafından yaptırıldığını, düzenlenen eksper raporlarında hasarın 30.050-TL.'ye giderilebileceği tespit edildiğini, bu hasarın ödemesi ----- tarafından 27.12.2021 tarihinde ----- banka hesabına yatırılarak zarar giderildiğini, sigortalı aleyhinde -----. sayılı dosya ile başlatılan ilamsız icra takibi itiraz sebebiyle durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını,
davalının ---- İcra Md. -----sayılı dosyasına yapılan itirazın 31.649-TL. için iptali ile asıl alacağa (30.050-TL.) işletilecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, davalının % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilimiz, -----isimli pizza zincirinin işletmesi olup ----- şubesi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirketin sahip olduğu motosikletlerden bir tanesi olan ---- plakalı ----- marka motosikletin zorunlu mali mesuliyet sigortası ise (ZMMS) 15.10.2020 tarih ve ---- nolu poliçe ile ----- yaptırıldığını,
15.07.2021 tarihinde saat 15.58 sıralarında --- - sevk ve idaresindeki sigortalı --- plakalı motosiklet ----- sokaktan ---- sokağa seyir halinde iken ---- ilçesi ---- mahallesi ------ sokak mevkinde ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı ----- otomobil 'in KTK 57/1 -a maddesinde düzenlenen ''Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak,
geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar'' maddesini ihlal ederek yavaşlamaması sebebi ile motosiklete çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza meydana gelmiştir. ---- sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracın Karayolları Trafik kanunu hükümlerince yavaşlaması gereken noktada yavaşlamamış ve kaza meydana geldiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu -----plakalı ----- marka motosiklet sürücüsü ---- sürücü belgesine sahip olmadığı beyanları gerçeği yansıtmadığını,
Moto-kurye olan --- - -- vatandaşı olup Türkiye'ye çalışmak için gelmiş ve motosiklet sürebilmek için gerekli olan sürücü belgesine sahip olduğunu, davaya konu kazada müvekkilin sürücüsü kusurlu olmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle; davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören dava dışı 3. kişiye yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalıya karşı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan kök ve ek raporda özetle.
Olan trafik kazasında,----- plakalı araç sürücüsü ----- sevk ve idaresindeki motosikleti ile bulunduğu yol üzerinde seyir halinde iken, dört yönlü kavşağa geldiğinde gidiş istikametine göre sağ tarafındaki bağımsız yol üzerinden kavşağa girmek için manevra yapmış olan ---- plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada, Sürücü----dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun, görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi,
yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi, aracı ile kazanın meydana geldiği yol üzerinde seyir halinde iken katılım yapacağı kesişime (kavşağa) geldiğinde, kendi konumuna göre sağındaki bağımsız yol üzerinden kavşağa girmek için manevra yapmış olan sürücü -- sevk ve idaresindeki ------ plakalı araca ilk geçiş hakkını vermesi, kazayı önlemek için zamanında tedbir alması gerekirken bu kurallara riayet etmeyerek trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu,
2918 Sayılı KTK’ nun 47/d (Trafik kurallarına uymama), 2918 Sayılı KTK’ nun 36 (Ehliyetsiz araç kullanmak), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 57/ c-2 (Sağdaki araca geçiş hakkı vermek), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 57/ 1-a ( Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar) maddelerini ihlal ettiği, trafikte sürücülerin Asli Kusurlu hallerinin belirtildiği 2918 Sayılı KTK’ nun 84/h maddesinde (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama) tarif edildiği gibi -----plakalı araca geçiş önceliğini vermeyerek trafik kazasına neden olduğu anlaşıldığından,
meydana gelen trafik kazasında % 75 (Yüzde Yetmiş Beş) oranında Asli derecede etkili olduğu, dava konusu---- plakalı araç sürücüsü ---- sevk ve idaresindeki aracı ile kazanın meydana geldiği yol üzerinde seyir halinde iken 4 yönlü kesişimine (kavşağa) yaklaşırken aracının hızını azaltarak, yolun icap ve şartlarına uygun süratle seyretmesi, çarpmayı önlemek için zamanında tedbir alması gerekirken bu kurallara riayet etmeyerek, meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/a maddesini ihlal ettiği anlaşılmakla kazanın oluşumunda %25 oranda tali derecede etkili olduğu,
dosya muhteviyatı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tutanağı incelendiğinde, Hasar Ekspertiz raporda belirtilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, dava konusu-----plakalı aracın marka ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre, Hasar Ekspertiz raporunda tespit edilen, aracın onarımı için gerekli yedek parça ve işçilik bedelleri toplamı olan 30.050,50 TL (KDV) hasar miktarının piyasa koşullarına uygun olduğu,
davacı sigorta şirketinin davalı sigortasına ehliyetsiz araç kullanmaya dayalı olarak rücu edebileceği, davacı sigorta şirketinin ödediği 30.050 TL hasar tazminatının % 75 i olan 22.537,50 TL yi rücu edebileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Dava dilekçesinde yapılan açıklamalar ve dayanılan maddi vakıaya göre, davacının, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, ehliyetsiz sürücü tarafından kullanılması sırasında gerçekleşen kaza nedeniyle, zarar gören dava dışı üçüncü kişiye ödemiş olduğu tazminatın, sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Poliçe başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan trafik sigortası genel şartlarının B.4.b maddesinde, tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekliel konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise sigortalıya rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 88.maddesinin 1/b bendinde ise "Yabancılar. dış ülkelerden almış oldukları sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir.
Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur." düzenlemesi mevcuttur.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür.
Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ----- HD'nin ----sayılı kararı).
Kazaya karışan sigortalı araç sürücüsü olan dava dışı -----' 'in yurda giriş çıkışlarının bildirilmesi hususunda yazılan yazıya verilen cevapta, kaza tarihinde ülkeye giriş kaydı tespit edilmediğinden ayrıca davalı yanın motokurye olarak çalıştırdığı işçinin ehliyet bilgilerini ibraz edemediğinden davaya konu somut olayda yeterli ehliyetnamesinin bulunmadığı kanaatine varılarak davacı sigorta şirketinin dava dışı araç sürücüsü ----- kusuru oranında rücu hakkına sabit olduğu gözetildiğinde usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (-----Karar Sayılı İlamı)
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/208, K. 2024/707, 4 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama