KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/60
- Karar No
- 2024/624
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
Karar Metni
2.611 kelime·13 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/60
KARAR NO : 2024/624
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/01/2023
KARAR TARİHİ : 15/10/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; “…Davalı ...’ ın, ---- Şirketi (‘’Davacı’’) bünyesinde taraflar arasında akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesi uyarınca imza yetkilisi müdür olarak çalışmakta iken, kendi isteği ile görevinden istifa ettiği, Müvekkil Şirket ile ilişiği kesilmiş olsa da Davalı, taraflar arasında imzalanan ikale sözleşmesinde belirlenen rekabet yasağına aykırı olarak,
diğer Davalı ... (''-----.'') bünyesinde çalışmaya başladığı bu sebeple, Sözleşmede belirlenen rekabet yasağına ilişkin hükme aykırılıktan doğan cezai şartın, ayrıca cezai şart tutarını aşan maddi tazminatın ve haksız rekabetin men’inin talep edilmesi zarureti hâsıl olduğu,
Sözleşmede düzenlenen rekabet yasağı hükmüne aykırılık nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL tutarındaki cezai şartın 31.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte tahsiline (kısmi dava), Mezkur cezai şart tutarını aşan maddi zarar bakımından belirsiz alacak niteliğinde kabul edilmek ve bilirkişi incelemesinden sonra belirli alacak haline gelmesinden sonra arttırılmak üzere şimdilik 100.000 TL tutarında maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen en yüksek faiz ile birlikte Davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (belirsiz alacak),
Davalı ... ile Davalı ---- arasındaki rekabete aykırı hizmet ve sermaye ilişkisinin derhal sonlandırılmasına, mahkemece gerekli görülmesi halinde ---- tasfiyesine karar verilmesine ve bu surette haksız rekabetin men’ine. Yargılama giderleri ile ücreti vekâletin Davalı taraf üzerinde bırakılmasını” dava ve talep etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “…Müvekkil ...’ ın---- bünyesinde taraflar arasında akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesi uyarınca imza yetkilisi müdür olarak çalışmaya başladığı, Avrupa pazarında daha iyi bir yer almaya çalışan şirketi alanında başarılı bir noktaya gelmesini sağladığı, müvekkilin 7 yıla yakın davacı şirkette çalıştığı ve istifa etmeyi düşünmediği, şirket tarafından istifaya zorlandığı, bunun üzerine geçerliliği olmayan ikale sözleşmesi imzalandığı, davalı müvekkilin davacı yan ile haksız rekabete girmediği ve sırlarını ifşa etmediği,
haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, haklı fesih sebepleri mevcut iken zorla imzalatılması sebebiyle ikale sözleşmesinin geçersiz sayılarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yüksek mobing altında iradesi fesada uğratılarak şirket ceo’ su tarafından atılan maille de sabit olduğu üzere 100 milyon TL’ ye yakın imzaladığı çekler ile tehdit edilerek korkutularak imzalatılan ikale sözleşmesinin geçersiz sayılarak davanın reddini ------ müzekkere yazılarak geçersiz olan ikale sözleşmesinin imzalatıldığı tarihte müvekkilin üzerinde olan açıktaki çeklerin tutarı ile bilgilerinin dosyaya celbini, İradenin fesada uğraması,
korku ve tehdit ile sözleşmenin imzalatıldığı sabit olmakla ikale sözleşmesinin geçersiz sayılarak davanın reddini, Hiçbir değer atfedilemeyecek ikale sözleşmesinin bir an için dahi geçerli olduğu düşünülse dahi sözleşmedeki hükümlerin değerlendirildiğinde zorla imzalatıldığı,
TMK 23. Madde dikkate alındığında ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarınca borçlunun ekonomik mahvına sebebiyet vereceği aşikar olmakla davanın reddini, Hiçbir değer atfedilemeyecek ikale sözleşmesinin bir an için dahi geçerli olduğu düşünülse dahi Taraflar arasında akdedilen İkale sözleşmesinde yer alan rekabet etmeme yasağına ilişkin hükmün sadece işçi aleyhine cezai şart öngördüğü bu nedenle 6098 sayılı TBK’nm 420.maddesi uyarınca geçersiz olduğu gerekçesiyle ikale sözleşmesi TBK'ya da göre geçersiz olduğu sabit olmakla haksız davanın reddini, Konusu sınırsız olan bir rekabet etmeme sözleşmesi geçersiz sayılmaktadır.
Rekabet etmeme sözleşmesine konulabilecek olan konu, işverenin faaliyet alanı değil, işçinin işletmede yapmakta olduğu göreviyle ilgili işler olması gerektiği açık olmakla, kesinlilkle kabul anlamına gelmemekle beraber geçersiz ikale sözleşmesinin 5. Maddesinde konusu sınırsız olduğu sabit olmakla TBK445/1 ve yerleşik yargıtay içtihatları dikkate alındığında haksız davanın reddini,---- Şirketi’nde Keşif Yapılmasını Ve Ticari Defter Kayıtlarının İncelenmesini,
----Şirketi'nin Sicil Kayıtlarının Celbini,-----Sicil Kayıtlarının Celbini ---- Ba-bs Kayıtları İçin ---- Ve ----- Vergi Müdürlüğüne Müzekkere Yazılmasını,Davacı yan ile aynı iş kolunda dahi faaliyet yürütmeyen müvekkil ---- yönelik tazminat ve tasfiye taleplerinin reddi ile haksız davanın reddini, Müvekkilin yurt içi ve yurt dışında davacı yan şirketten başkasına mal satmadığının tespiti ile haksız davanın reddini, Mail kayıtları, internet siteleri ve diğer tüm sair unsurlar incelendiğinde anlaşılacağı üzere şirketlerin aslında aynı şirketten oluştuğu ve bu sebeplerle haksız rekabet unsurunun oluşmadığının tespiti ile davanın reddini,
Müvekkilin tuzağa düşürüldüğü ve malları üretip satması için talebin karşı taraftan geldiği ve aynı zamanda yukarıda detaylı açıkladıkları hususlar, ek'te sunacakları mailler, internet siteleri ve dahi sunacağımız sınırsız kanıtlardan da anlaşılacağı üzere şirketler arasındaki ORGANİK BAĞ'ın varlığı açık olmakla haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, Şirketler arasında organik bağın varlığını ispat eden ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----.
Hukuk dairesi'nin ----- esas ve ---- karar numaralı dosyasını ve ----İş mahkemesi---- Esas ----- karar numarası ile kesinleşen dosyaların celbini, ----- İş mahkemesi ----- esas numaralı dosyanın celbini, Müvekkilin çalıştığı süre boyunca tüm emir ve talimatları aynı merkezden aldığını ve aynı şirket organizasyonu içinde çalıştığının tespiti ile sunacağımız delillerle de sabit olduğu üzere haksız davanın reddini, Davacı yana eksik harçlarını tamamlamaları için sayın mahkemenizce süre verilmesini Davacı yan'ın haksız ve hukuka aykırı davası needeniyle dava değerinin %40'ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine,
Yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini,” cevap ve talep etmişlerdir.
DELİLLER
---- Ticaret Sicil Müdürlüğü, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, ----- Vergi Dairesinden gelen müzekkere cevabı, ----. İş Mahkemesinin ----- esas sayılı dosya sureti, ------İş ---- esas sayılı dosya sureti, ---- gelen müzekkere cevabı, ----- gelen müzekkere cevabı, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
02.06.2023 tarihli ara karar ile dosyanın uzman sektör yönetici bilirkişi, mali müşavir bilirkişi ve haksız rekabet alanın uzman bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 23.10.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Mali Müşavir ----, Haksız Rekabet Uzmanı ---- ve Sektör Bilirkişi----heyet raporunda özetle; Taraflar arasındaki rekabet yasağı kaydı incelendiğinde konu bakımından oldukça geniş bir sınırlamanın getirilmesi ve hangi işlerle ilgili olduğunun net bir biçimde belirlenmemesi sebebiyle rekabet yasağı kaydının geçerli olmadığı şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, davalı ... bakımından rekabet yasağı sözleşmesi ile karalaştırılan iş akdinin feshinden sonra işçinin rekabet etmeme yasağına aykırı davranışları iddiasına dayalı ve diğer davalı bakımından ise haksız rekabete dayalı haksız rekabetin meni, haksız rekabetten kaynaklı cezai şart ile maddi tazminat taleplerine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticaret sicil kayıtları, ba-bs formları, vergi kayıtları, davalının hizmet döküm cetveli, davalı tanık beyanları, taraflarca sunulan deliller ve toplanan delilerle dosya bir bütün halinde bilirkişi heyetine tevdi edilerek müşterek rapor tanzim edilmiştir.
Davalının hizmet döküm cetveli incelendiğinde; davalının davacı şirkette 01/06/2016 ile 22/04/2022 tarihleri arasında işletme müdürü koduyla çalıştığı, -----istifa nedeniyle isten ayrıldığı ve davalı şirkette 02/05/2022 tarihinde satış müdürü kodu ile çalışmaya başladığı ve 13/07/2022 tarihinde ----istifa nedeniyle işten ayrıldığı, davalının 15/08/2022 tarihinde üretim müdürü olarak dava dışı ------ şirketinde çalışmaya başlamıştır.
Davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarında iş konusunun İskele ve kalıp sistemleri ile ilgili ürünlerin alımı satımı kurulması sökülmesi ve anasözleşmesinde yazılı olan diğer işler olarak belirtildiği, davacı şirketin internet sitesinde (-----) “71 yıldır firmanın sahip olduğu üretim tecrübesinin şirket,
Avrupa’da uzman bir komuma getirdiği, şirketin ürünlerinde kaliteli ürün ve işçilik ve
sistem olarak ----- normunda kullandıkları çelik ile dünyada standart olarak kullanılan ----- normundaki çeliğe göre daha kaliteli bir çelik kullandıkları, şirkette kullanılan çelik boru
ve aparatların hepsinin kalınlığının 3.2 mm, çaplarının ise 48.3 mm normlarında olduğu,
kaplama olarak dünya standardı olan 80 mikron sıcak daldırma galvanizin şirkette 100
mikrona çıkartıldığının" belirtildiği görülmekle birlikte davacı şirketin ürünlerinin Flanşlı
İskele, Event Sistemler, Mobil İskele, Kule Tipi, Aksesuar Bağlantı, İskele Raf olduğunun
raporda belirtildiği, davacı şirketin adresinin 03/09/2019 tarihli sicil kaydından davacı şirketin adresinin ----Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 13/02/2023 tarihli yazı cevabından davacı şirketin adres kaydının dava tarihi ve yazı tarihi itibariyle de -----olduğu,
Davalı şirketin ise ticaret sicil kayıtlarında iş kodunun Çeşitli Malların Bir Ücret Veya Sözleşmeye Dayalı Olarak Toptan Satışını Yapan Aracılar şeklinde olduğu, ----- Ticaret Odası kayıtlarında firmanın iş konusunun belirtildiği görülmekle birlikte davalı şirketin internet adresinde ürün gruplarının Paketleme Ürünleri, Tüketim Ürünleri,
İş Kıyafetleri, Hırdavat Malzemeleri, Demir-Çelik Ürünleri ve Endüstriyel Kimyasallar
olduğunun bilirkişi raporunda belirtildiği, davalı şirketin adresinin ----olduğu,
Dava dışı ---- faaliyet konusunda Flanşlı İskele, İskele Raf
Sistemleri, Cephe Örtü ve File, Aksesuar ve Bağlantı Elemanları, Mobil İskele, Kule Tipi
İskele, Sahne, Organizasyon Sistemleri ve Kalıp Altı İskele’nin bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizdeki çözülmesi gereken uyuşmazlığın davacının dava dilekçesinde beyan ve iddia ettiği eylemlerden dolayı davalı ...’ın davalı şirket nezdinde çalışmaya başlaması sonrası sözleşmeye aykırı olarak haksız rekabete konu olacak şekilde eylemlerde bulunup bulunmadığı, davacı şirkette çalıştığı dönemde vakıf olduğu bilgilere iş sözleşmesi sona erdikten sonra kullanıp kullanmadığı, haksız rekabet oluşturacak şekilde davacı müşterileri ile iletişime geçip davacı aleyhine haksız rekabete konu fiilde bulunup bulunmadığı, müşteri geçişi sağlayıp sağlamadığı, haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığı,
davalının haksız rekabete konu eylemleri var ise davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zararın miktarının tespiti, davacının haksız rekabet meninin istenip istenemeyeceği, davacının sözleşmeye göre cezai şart ve cezai şartı aşan maddi zarar talebinin yerinde olup olup olmadığı, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı görülmektedir.Somut olaya öncelikle Davalı ...'ın imzalamış olduğu haksız rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
6102 sayılı TTK' nun 54 ve devamı maddeleri ile haksız rekabet düzenlenmiş, 54. maddede "(1) Haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır," hükmüne yer verilmiştir. Aynı yasanın 55. Maddesi uyarınca da dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar belirtilmiştir.
Yasanın 56. Maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören veya zarar görme tehlikesi ile karşılaşanın açabileceği davalara yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 54 ve devamı maddeleri ile haksız rekabet düzenlenmiş, buna göre "haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerin amacı bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasının amaçlandığı, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır," hükmüne yer verilmiştir.
Aynı yasanın 55. Maddesi uyarınca da dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar belirtilmiştir.
Yine dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar nedeniyle hukuki sorumluluk basın yayın iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğu ve mahkemece davayı kazanan tarafın istemi ile gideri haksız çıkan tarafından alınmak üzere hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verilebileceği ilanın şekli ve kapsamının mahkemece belirleneceği hükme bağlanmıştır.TBK’nun 444/1. maddesine göre rekabet yasağı sözleşmesinden söz edilebilmesi için iş sözleşmesinin kurulması sırasında veya iş ilişkisi devam ederken işçinin sözleşmenin sona ermesinden sonra rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş sözleşmesine konulması veya bu
konuda ayrı bir sözleşmenin (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılması gerekmektedir.Türk Borçlar Kanunu'nun 444/2.maddesi ise "Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin kurulmasında işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin söz konusu olabilmesi için, işçinin işverenin üretim sırları, yaptığı işler ve müşteri çevresi hakkında bilgi edinme olanağının bulunması ve bunun sonucunda işvereni önemli bir zarara uğratma ihtimalinin olması gerekir.
Dolayısıyla rekabet yasağına ilişkin sözleşmelerin geçerli olabilmesi için iş ilişkisinin işçiye, “müşteri çevresi” veya “üretim sırları” ya da “işverenin yaptığı işler” hakkında bilgi edinme imkânını sağlamasının yanında, aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması hâlinde işvereni önemli nitelikte bir zarara uğratabilecek mahiyette olması aranmaktadır. Ancak zararın fiilen gerçekleşmesi gerekli olmayıp önemli bir zarar ihtimalinin varlığı yeterlidir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesinin bir diğer şartı ise işçinin ekonomik geleceğinin tehlikeye düşürülmemiş olmasıdır. Zira sınırsız ve ucu açık bir rekabet yasağının, işçinin çalışma özgürlüğünü ortadan kaldıracağı ve işçinin geçim kaynağı olan emeğini istihdam piyasasına sunamaması sonucunu doğuracağı açıktır.
Rekabet yasağı sözleşmesinin işçinin ekonomik geleceğinin tehlikeye düşürmesi yönünden hâkime kapsamı veya süresi bakımından rekabet yasağına müdahale ve sınırlama yetkisi verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 445.maddesinde "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.
Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." şeklinde düzenlenmiştir.Taraflar arasında düzenlenmiş olan rekabet yasağına ilişkin hüküm, “İşçi, iş sözleşmesinin feshini takip eden iki (2) yıllık süre boyunca müvekkil şirketin yazılı onayını almadan Türkiye Cumhuriyeti’inde --- Bölgesi’nde şirketin faaliyet
konusuna girip Şirket ile rekabet teşkil edecek herhangi bir iş yapmayacak ya da bu tür
bir iş ile iştigal etmeyecek veya ilgilenmeyecektir. a) Şirketin işi ile aynı veya ona rakip olan herhangi bir işi yürüten teknik, ticari veya profesyonel danışmanlık vermeye devam
etmeyecek veya ilgilenmeyecek, b) Şirket ile doğrudan veya dolaylı olarak rekabet edecek
herhangi bir geliştirici ile sermaye ilişkisine girmeyecek, c) Şirketin herhangi bir
yöneticisine, görevlisine, çalışanına, danışmanına iş teklif etmeyecek, d) Herhangi bir
müşteriyi tedarikçiyi veya Şirket ile iş yapmamaya veya iş yapmayı durdurmaya tesvik
etmeyecek, kışkırtmayacak veya kışkırtmaya teşvik etmeyecek, İşçi bu düzenlemelere
aykırı bir eylemde bulunması halinde İşveren tarafından kendisine ödenen aylık net
ücreti olan 71.384,85 TL sekiz (8) katı tutarında cezai şartı hiç bir şekilde itiraz etmeksizin
İşveren’e ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder” şeklindedir-----Bölge Adliye Mahkemesi ---Hukuk Dairesi'nin ---- Esas Ve ---- Karar Sayılı İlamında: ". Rekabet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için coğrafi sınırlama yapılması zorunlu olmakla birlikte eğer sınırlama yapılmamışsa coğrafi sınır tüm Türkiye'dir. Dava konusu sözleşmede coğrafi sınırın kapsamı, --- Bölgesi olarak belirlenmiştir.
Sözleşmede bulunan rekabet yasağı sınırının geniş bir coğrafyayı kapsamasının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde tehlikeye düşüreceği ve bu sebeple geniş coğrafya için geçerli olmadığı, makul bir coğrafi alan yönünden geçerli, kalan alan yönünden ise geçersiz sayılması gerekmektedir. TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca hakim tarafından kapsam olarak yani coğrafi sınır yönünden sınırlandırılmalıdır.
Sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması hakkaniyete uygun görülmüştür.
Davalı, ---- davacı iş yerinde çalışırken, rekabet yasağı sözleşmesini imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün ----- ili için geçerli olduğunun kabulü gerekir." şeklinde açıklandığı nazara alındığında taraflar arasındaki sözleşmede coğrafi sınır ---- Bölgesi olarak belirlenmiş olup, davalının davacı nezdinde çalıştığı ----- il sınırlarının esas alınması gerektiği, rekabet yasağı hükmünün ----- için geçerli olacağı, kalan alan yönünden ise geçersiz sayılması gerektiği, davalı şirketin faaliyet adresinin ---- olduğundan alan bakımından sözleşme kaydının davacının davalı şirkette çalışması açısından geçersiz olduğu,
yine bilirkişi raporunda açıklandığı üzere konu bakımından oldukça geniş bir sınırlamanın getirilmesi ve hangi işlerle ilgili olduğunun net bir biçimde belirlenmemesi sebebiyle rekabet yasağı kaydının geçerli olmadığı görüşünün bildirildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas almaya elverişli olduğu, davalı şirket bakımından ise davalı ...'ın davacı şirkette çalıştığı dönemde vakıf olduğu bilgilere iş sözleşmesi sona erdikten sonra kullanarak haksız rekabet oluşturacak şekilde davacı müşterileri ile iletişime geçip davacı aleyhine haksız rekabete konu fiilde bulunduğu ve müşteri geçişi sağladığı iddia edilmiş olmakla;
dava dilekçesinde davacı müşteri olarak Dava dışı ------ belirterek davalı şirketin satış yaptığı iddia etmiş, taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, 02/06/2023 tarihli ara kararla defter ve belgeleri ibraz etmemenin yasal sonuçlarının taraflara bildirildiği, taraflarca defterlerin ibraz edilmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadıkları, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenemediği, iddia eden tarafın iddiasınaı ispatla yükümlü olduğu, davacı tarafından müşteri geçişinin ispatlanamadığı,
davacının haksız rekabet yönündeki iddialarını, TTK'nun 54 ve devamı maddelerine göre haksız rekabetin unsurlarının varlığını ve TTK'nun 56 maddesinde düzenlenen taleplere hak kazandığını somut delillerle ispat edememiş olması karşısında, davanın davalı ve davalı şirket bakımından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜ K Ü M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Haksız rekabetin meni ve maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
2-Peşin alınan 3.415,50 TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 8.045,00 TL harcın toplamı olan 11.460,5 TL'den , alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan 11.032,9 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden haksız rekabetin meni bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden cezai şart bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
7-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden cezai şartı aşan tazminat bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
8-3.200,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/60, K. 2024/624, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama