KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/730
- Karar No
- 2024/431
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2024
Karar Metni
2.344 kelime·12 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/730 Esas
KARAR NO: 2024/431
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/10/2023
KARAR TARİHİ: 18/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil tarafından davalıya satılan mallların bedelinin Euro olarak kararlaştırıldığını faturaların Euro olarak kesildiğini, fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini, ödenmeyen fatura bedellerine ilişkin -------- sayılı dosyası ile Euro olan alacağın fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden tahsili istemiyle başlatılan icra takibine borçlu/davalının itiraz ettiğini takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinde davalı ile anlaşma sağlanamadığını,
davalıya 08.06.2023 tarihinde bu tarihe kadar yapılan satışlara ilişkin olarak fatura ve fatura bedellerini belirtir dilekçe eklenmek suretiyle ödemelerin yapılmadığı ve ödeme yapılmaması halinde müvekkilinin finansal anlamda zor duruma düşeceği bu nedenle ivedilikle ödemelerin yapılmasına yönelik mail gönderildiğini, davalı tarafından 23.06.2023 tarihinde alacağın bakiye ödeme listelerinde mevcut olduğunu nakit sıkışıklığı nedeniyle ödeme yapılamadığının belirtildiğini, bu mail yazışması ile davalının borcu ve akdi ilişkiyi ikrar ettiğini, alacağın belirli, likit ve kabul edilmiş olduğunu,
sunulan belgeler ile akdi ilişki ve borç miktarı ispat edildiğinden davalı tarafından borca ilişkin herhangi bir ödeme dekontu da sunulmadığından itirazın iptaline karar verilmesinin gerektiğini, faturalar incelendiğinde faturalar üzerinde tacir olan tarafların anlaşmasına göre ödeme tarihi kaydının bulunduğunu işletilen faizin takip talebi ve ödeme emrinde görüleceği üzere fatura tarihlerinden 1 ay sonrasından itibaren işletildiğini, mail yazışmaları ekinde gönderilen listede de ödeme vadelerinin yazılı olduğunu davalı tarafça buna da itiraz edilmediğini,
dava konusu icra takibinde 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Euro para cinsine 1 yıla kadar vadeli kamu bankalarınca uygulanan azami mevduat faiz oranı üzerinden faiz talep edildiğini, takip talebinde ve ödeme emrinde açıkça görüldüğünden davalının istenen faiz oranına itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının itirazında haksız ve kötüniyetlidir.
Davalı alacağın tahsilini için haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini borçlu olduğunu bilmesine rağmen takibe itiraz eden davalının sırf ödemeyi geciktirerek, yargılamaların uzun sürmesini kullanıp, enflasyon nedeniyle alacak miktarının satın alma gücünü daha da düşürtmeye çalıştığını, davalı borçlu hakkında başlatılan takip miktarının yüksek olması ve davalının borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine açılan icra takibinin semeresiz kalmaması,
borçlunun mal kaçırmalarına mani olmak için mahkemenizden borçlunun borç ve masraflara yeter miktarda mal varlıkları ile 3 ncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı isteme mecburiyetinde kaldıklarını belirterek davalı borçlunun ----------------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, itiraz ile duran icra takibine -31.778,17 Euro alacağın fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden ve euro para cinsine 1 yıla kadar vadeli kamu bankalarınca uygulanan azami mevduat faiz oranı ile- devamına,
davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %200'ü oranında icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, borçlunun borca yeter miktarda mal varlığı ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyaten haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından ödenen harçların eksik ödenmiş olması halinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, iddiaların zamanaşımına uğrayıp uğramadığının Mahkemenizce değerlendirilmesini talep etttiklerini, tek başına faturaların varlığının alacak iddiasını ispat edecek mahiyette olmadığını, faturalarda yer alan imzaların da alacağın varlığını ispat etmeye yeterli olmadığını, davacının müvekkilinin faturalara itiraz etmediğini belirtmesinin alacağın varlığını tek başına ispat edemeyeceğini,
davacının icra takibinin dayanağı olan cari hesaba ilişkin hizmetlerin verildiğinin teyidinin gerektiğini bu kapsamda tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini, İİK 67/2'de belirtilen koşullar oluşmadığından davacı tarafın haksız icra inkar tazminatı talebinin de reddinin gerektiğini, kesinlikle borç iddiasını kabul etmemekle birlikte, %200 şeklinde bir icra inkar tazminatı olmayacağından reddinin gerektiğini, işlemiş faiz miktarının faiz oranı ve hesaplama tarih aralığına dair bilgi içermemesi nedeniyle davalı müvekkili yönünden işlemiş faiz dayanağının bilinebilir olmadığını,
yapılan itirazın alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıdığından bahsedilemeyeceğinden icra inkar tazminatı şartlarının hukuki varlığından da söz edilemeyeceğini, takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, kesinlikle davayı kabul etmemekle birlikte davacı tarafın faiz talebinin hatalı olduğunu takip talebinde birden fazla faiz tutarına yer verildiğini bu tutarların fahiş olduğunu, müvekkilinin temerrrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir kayıtın dosyada mevcut bulunmadığından faiz oranına itiraz ettiklerini,
kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dosya kapsamında müvekkilinin ekonomik gücüne yönelik olumsuz herhangi bir delil olmadığını, ihtiyati haciz kararı tesis edilmesi açısından gerekli hukuki şartların mevcut olmadığının gözetilerek davacının bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek huzurdaki davanın öncelikle usule yönelik itirazları gözetilerek usulden reddine, zamanaşımı itirazı gözetilerek zamanaşımı yönünden reddine, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dosya kapsamında tüm itirazları gözetilerek davanın esastan tümden reddine,
hukuki şartlara haiz olmayan icra inkar tazminatı talebinin tümden reddine, davacının takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle. "Davacı ----- davalı ---------- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahipleri lehine delil niteliğinde bulunduğu.
Davacı---------- incelenen kayıtlarına göre, 120.00P04 Alıcılar Hesaplarında takip edilen davalı ----- tarihinde başladığı, ---- tarihinde sonlandığı, davacı ---- davalı ------ faturadan kaynaklı 02.10.2023 tarihinden itibaren ve 07.08.2023 takip tarihinde de 7.800,- TL ve 36.463,84 Euro alacaklı olduğu.
Davalı ------- incelenen kayıtlarına göre, -----------Satıcılar Hesabında takip edilen davacı ------ tarihinde sonlandığı, davalı ------davacı ------ faturadan kaynaklı ----- tarihinden İtibaren ve 07.08.2023 takip tarihinde de 7.800,- TL ve 36.528,78 Euro borçlu olduğu. Tarafların incelenen kayıtlarına göre 64,94 Euro farkın davalı tarafından yapılan ödemeleri, tarafların kayıtlarına farklı kurlardan almış olmasından kaynaklanabileceği.
Davacının davalıdan aşağıdaki alternatiflere göre alacaklı olacağı takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu.
Davacının İncelenen Kayıtlarına Göre 36.463,84 Euro + 7.800,-TL Davacı Alacaklı, Davalının İncelenen Kayıtlarına Göre 36.528,78 Euro + 7.800,-TL Davacı Alacaklı,------------- tarihli "İlamsız Takiplerde Ödeme Emrfnde belirtilen alacak tutarına Göre 31.338,92 Euro Davacı Alacaklı, Davacının takibe konu ettiği faturaları davalı şirkete usulune uygun tebliğ ettiği faturaların davalı tarafından ticari defterlerine işlendiği 8 günlük yasal süresi içerisinde iade faturası düzenlemediği, faturalarda ödeme vadelerinin yer aldığı, temerrüdün söz konusu bu vadelerde başlayacağı, faturaların Bs-Ba formlarına da konu edildiği,
taraflaraın ---------- beyan ettikleri Ba Bs Formlarında mutabık oldukları ve bu beyanlarının incelenen kayıtları ile de uyumlu olduğu.
Davalı şirkete gönderilen ve itiraz edilmeyen faturalarda vade tarihi belirtilmiş olduğundan vade tarihlerinde temerrüdün oluştuğu, Sayın Mahkemenizin davacı yan lehine hüküm vemesi halinde, kamu bankalarında dövizli mevduata fiilen uygulanan azami faiz oranları tablosundaki faiz oranları alınarak faturaların vade tarihlerinden ödeme tarihine kadar olan süre için davacı şirket tarafından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre hesaplanacak faizi talep edebileceği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR
Bilirkişi ek raporunda özetle;"Davacı ----- davalı ---------- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahipleri lehine delil niteliğinde bulunduğu.
Davacı ------ incelenen kayıtlarına göre, ------- takip edilen davalı --------- tarihinde başladığı, ---- tarihinde sonlandığı, davacı---- davalı --------- faturadan kaynaklı 02.10.2023 tarihinden itibaren ve 07.08.2023 takip tarihinde de 7.800,- TL ve 36.463,84 Euro alacaklı olduğu.
Davalı ------- incelenen kayıtlarına göre, ---- Satıcılar Hesabında takip edilen davacı ----- ticari ilişkisinin 22.10.2021 tarihinde başladığı, ----tarihinde sonlandığı, davalı ---- davacı----------- faturadan kaynaklı 02.10.2023 tarihinden itibaren ve 07.08.2023 takip tarihinde de 7.800,- TL ve 36.528,78 Euro borçlu olduğu.
Tarafların incelenen kayıtlarına göre 64,94 Euro farkın davalı tarafından yapılan ödemeleri, tarafların kayıtlarına farklı kurlardan almış olmasından kaynaklanabileceği. Davacının davalıdan aşağıdaki alternatiflere göre alacaklı olacağı takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu.
Davacının İncelenen Kayıtlarına Göre 36.463,84 Euro + 7.800,- TL Davacı Alacaklı, Davalının İncelenen Kayıtlarına Göre 36.528,78 Euro + 7.800,- TL Davacı Alacaklı, ----------tarihli "İlamsız Takiplerde Ödeme Emri"nde belirtilen alacak tutarına Göre 31.338,92 Euro Alacaklı Davacının takibe konu ettiği faturaları davalı şirkete usulune uygun tebliğ ettiği faturaların davalı tarafından ticari defterlerine işlendiği 8 günlük yasal süresi içerisinde iade faturası düzenlemediği, faturalarda ödeme vadelerinin yer aldığı, temerrüdün söz konusu bu vadelerde başlayacağı, faturaların Bs-Ba formlarına da konu edildiği,
taraflaraın --------- beyan ettikleri Ba Bs Formlarında mutabık oldukları ve bu beyanlarının incelenen kayıtları ile de uyumlu olduğu. Davalı şirkete gönderilen ve itiraz edilmeyen faturalarda vade tarihi belirtilmiş olduğundan vade tarihlerinde temerrüdün oluştuğu.
Sayın Mahkemenizin davacı yan lehine hüküm vemesi halinde, kamu bankalarında dövizli mevduata fiilen uygulanan azami faiz oranları tablosundaki faiz oranları alınarak faturaların vade tarihlerinden ödeme tarihine kadar olan süre için davacı şirket tarafından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre hesaplanacak faizi talep edebileceği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan takipte ödeme emrine yapılan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişi tayin edilmiş olup, 18/04/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Mezkur bilirkişi raporunda özetle; " Davacının takibe konu ettiği faturaları davalı şirkete usulune uygun tebliğ ettiği faturaların davalı tarafından ticari defterlerine işlendiği 8 günlük yasal süresi içerisinde iade faturası düzenlemediği, faturalarda ödeme vadelerinin yer aldığı, temerrüdün söz konusu bu vadelerde başlayacağı, faturaların Bs-Ba formlarına da konu edildiği, taraflaraın Gelir İdaresi Başkanlığı’na beyan ettikleri Ba Bs Formlarında mutabık oldukları ve bu beyanlarının incelenen kayıtları ile de uyumlu olduğu " yönünde tespitlerde bulunulduğu anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.
6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.
Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Ticari defterlerin delil olması için gerekli şartlar HMK'nın 222/2 maddesinde "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. " ifadesi ile sayılmıştır. Buna göre ticari defterlerin delil olması için;
a) Ticari bir dava olması, b) Uyuşmazlık konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir işlemden kaynaklanması, c) Ticari defterler kanuna uygun eksiksiz tutulmuş olması, d) Ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması, e) Uyuşmazlık konusu işle ilgili olarak defterlere geçirilen tüm kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Somut olayda bilirkişi raporuna yansımış haliyle taraf ticari defter ve kayıtlarından davalının davacıya takip talebinden daha fazla olacak şekilde borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, hükme esas alınabilecek yeterli teknik nitelikte bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davalı adına düzenlenen ve takibe konu 26 adet faturanın davalı nezdinde kayıtlı bulunduğu hususunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği,
taraflar arasındaki takibe konu miktar olan ücretin davacı tarafça ispatlandığı anlaşılmış alacağın faturaya bağlı olması nedeniyle belirli likid olduğu kanaatine varılmış kabul edilen asıl alacak miktarı olan 31.338,92 Euro'nun takip tarihi olan 07/08/2023 tarihindeki --------satış oranı olan (29.7012) ile çarpılması sonucu oluşan 930.803,53 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının (186.160,70 TL) davalıdan alınarak davacıya verilmiştir-----Tarafların tacir olduğu ve alacağın yabancı para alacağı olduğu görülmekle --------- sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 31.338,92 Euro üzerinden iptali ile kabul edilen asıl alacağa takip
tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına karar verilmiştir. Vekalet ücreti ile harç hesaplaması ---- doğrultusunda dava tarihindeki ------efektif satış oranı olan (29.6995) esas alınarak yapılmıştır. Davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispatlayamaması karşısında takipteki faiz alacağına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/730, K. 2024/431, 18 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama