İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/871 K.2024/821

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/871Karar2024/821Tarih5 Aralık 2024Okuma14 dk · 2.842 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/871
Karar No
2024/821
Karar tarihi
5 Aralık 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.842 kelime·14 dk okuma·10 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/871

KARAR NO : 2024/821

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 07/12/2023

KARAR TARİHİ : 05/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacının hurda malzemeleri alım satım işi ile iştigal ettiğini, davalıdan hurda kablo almak üzere şifahi olarak anlaştıklarını, davalının ---- Şubesi nezdindeki hesabından 03.02.20221 tarihinde 21.133TL, 15.04.2021 tarihinde 3.750TL, 03.05.2021 tarihinde 97.500TL toplam 122.383TL hurda bedelini davalının -- nezdindeki ----- iban nolu hesabına banka havalesi ile gönderdiğini, ancak davalının hurda kabloları davacıya teslim etmediğini, ayrıca banka havalesi ile aldığı parayı da iade etmediğini, davalı aleyhine ---- İcra Dairesinin ----. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi ile takibin durduğunu,

arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Taraflar arasında sadece 2019 yılında hurda kablo alım-satımı konusunda ticari ilişki kurulduğunu, bu tarihten sonra taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, davacı tarafça alacağa ve/veya sözleşmeye ilişkin herhangi bir belge ve/veya faturanın ibraz edilmediğini, taraflar arasında sözleşme bulunmadığından ---- İcra Müdürlüğünün---- Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, davacının müvekkiline 2021 yılında toplamda 122.383TL ödeme yaptığını iddia etttiği, ödemenin yapılıp yapılmadığı,

yapılmış ise hangi sebeple ödeme yapıldığı hususunda ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, davacı tarafça davalıya 2021 yılında ödeme yapılmış olsa dahi taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmaksızın yapılan ödemenin iadesine ilişkin taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddi ile davacının asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

RAPOR

Bilirkişi raporunda özetle;" Mali İnceleme Neticesinde: Davacı---- ile davalı ----incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahipleri lehine delil niteliğinde bulunduğu.

2. Davacı ----’un incelenen kayıtlarına göre, --- Verilen Sipariş Avansları Hesabında takip edilen davalı----- ile ticari ilişkisinin 03.02.2021 tarihinde başladığı, davacı ---- tarafından davalı ----- 03.02.2021 tarihinde 21.133,-TL, 15.04.2021 tarihinde 3.750,-TL, 03.05.2021 tarihinde 97.500,-TL EFT havale ile ödemeler yaptığı, davacı ---- 10.05.2021 tarihinden itibaren davalı ---- 122.383,- TL alacaklı olduğu.

Davalı ---- incelenen defter kayıtlarında davacı---- ile ilgili herhangi bir kayda ve işleme rastlanılmadığı. Tarafların incelenen kayıtları arasındaki 122.383 TL farkın, davacı ---- tarafından davalı -----’ne 03.02.2021 tarihinde 21.133,-TL, 15.04.2021 tarihinde 3.750,-TL, 03.05.2021 tarihinde 97.500,-TL EFT havale ile yapılan toplam 122.383,- TL ödemenin davalı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı.

Dava dosyasında kopyaları bulunan ---- EFT dekontlarında, davacı ----- tarafından davalı ----- İban numaralı hesabına toplam tutarı 122.383,- TL olan EFT havalelerin yapıldığının anlaşıldığı, bu havale tutarlarının davacı tarafından takip ve dava konusu edildiği, davalı ---- İban numaralı hesabına davacı ---- tarafından gönderilen söz konusu EFT havalelerin davalı bankasından teyit edilmesi konusundaki takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu.

Borçlar Mevzuatına Yönelik İnceleme Neticesinde: Davalı tarafından “davacı tarafından davalıya 2021 yılında ödeme yapılmış olsa bile taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmaksızın yapılan ödemenin iadesine ilişkin taleplerin TBK m. 82 hükmüne göre zamanaşımına uğradığı”nın iddia edildiği. 1. Davaya konu edilen icra takibinin ----İcra Dairesinin ------) davacı tarafından davalı aleyhine 06.11.2023 tarihinde başlatıldığı.

Davacı tarafından davalıya yapılan ödeme tutarlarının ve ödeme tarihlerinin aşağıdaki gibi olduğu, Taraflar arasında yazılı şekilde kurulmuş bir sözleşmeye dosya kapsamında rastlanmadığı; tarafların irade beyanları ve dekontlarda yazan açıklamalar (bir dekontun açıklamasında ise bir bilgiye yer verilmemiştir) incelendiğinde taraflar arasında TBK m. 1 hükmüne göre “karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile açık veya örtülü şekilde” satış sözleşmesinin kurulup kurulmadığının açık bir şekilde tespit edilemediği; takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu,

Davacı tarafından davalıya ödenen bedellerin karşılığı olarak davacıya herhangi bir malın teslim edilmediği konusunda uyuşmazlık olmadığı; bu halde davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin TBK m. 77/II 1 hükmü gereğince (eğer sözleşmenin kurulduğu ve fakat davacıya malların teslim edilmediği kabul edilir ise “gerçekleşmemiş bir sebebe dayalı olarak”; eğer taraflar arasında sözleşmenin kurulmadığı kabul edilir ise de “geçerli olmayan sebebe dayalı olarak”) sebepsiz zenginleşme uyarınca talep edilebileceği kanaatine varıldığı;

bu noktada davalının zamanaşımı def’i bakımından değerlendirme yapıldığında ise TBK m. 82/I hükmünün “Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” şeklinde olduğu;

buna göre davacının bedel ödemesine rağmen davalıdan ivaz elde edememesi karşısında davalının malvarlığında sebepsiz zenginleşme oluşturan tutarı isteme hakkına sahip olan davacının, geri isteme (iadeyi talep etme) hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde talebini davalıya yöneltebileceği.

Davaya konu edilen icra takibinin (---- İcra Dairesinin -----.) davacı tarafından davalı aleyhine 06.11.2023 tarihinde başlatıldığı görülmekle davacı tarafından, 2021 yılı içerisinde farklı zamanlarda yapılan ödemelerin davalıdan istenebileceğinin (iadesinin talep edilebileceğinin) “öğrenilmesi” anının dosya kapsamında açıkça tespit edilemediği; eğer icra takibinin başlatıldığı 06.11.2023 tarihinden iki yıl öncesine tekabül eden (en son) 06.11.2021 tarihine kadar davacının geri isteme hakkını öğrendiği kabul edilir ise bu halde alacağın zamanaşımına uğramadığı" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

EK RAPOR

Bilirkişi ek raporunda özetle;" Mali İnceleme Neticesinde: Davacı---- ile davalı ----- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahipleri lehine delil niteliğinde bulunduğu.

Davacı---- incelenen kayıtlarına göre, ----- Verilen Sipariş Avansları Hesabında takip edilen davalı ---- ile ticari ilişkisinin 03.02.2021 tarihinde başladığı, davacı ---- tarafından davalı -----03.02.2021 tarihinde 21.133,-TL, 15.04.2021 tarihinde 3.750,-TL, 03.05.2021 tarihinde 97.500,-TL EFT havale ile ödemeler yaptığı, davacı ---- 10.05.2021 tarihinden itibaren davalı ---- 122.383,- TL alacaklı olduğu.

Davalı ----- incelenen defter kayıtlarında davacı----- ile ilgili herhangi bir kayda ve işleme rastlanılmadığı.

Tarafların incelenen kayıtları arasındaki 122.383 TL farkın, davacı ---- tarafından davalı ------03.02.2021 tarihinde 21.133,-TL, 15.04.2021 tarihinde 3.750,-TL, 03.05.2021 tarihinde 97.500,-TL EFT havale ile yapılan toplam 122.383,- TL ödemenin davalı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı; ---- EFT dekontlarında, davacı ----- tarafından davalı Telemobil Bilgi İletişim Hizmetleri----- İban numaralı hesabına toplam tutarı 122.383,- TL olan EFT havalelerin yapıldığının anlaşıldığı, bu havale tutarlarının davacı tarafından takip ve dava konusu edildiği.

Borçlar Mevzuatına Yönelik İnceleme Neticesinde: Davalı tarafından “davacı tarafından davalıya 2021 yılında ödeme yapılmış olsa bile taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmaksızın yapılan ödemenin iadesine ilişkin taleplerin TBK m. 82 hükmüne göre zamanaşımına uğradığı”nın iddia edildiği. Davaya konu edilen icra takibinin ----İcra Dairesinin -----.) davacı tarafından davalı aleyhine 06.11.2023 tarihinde başlatıldığı.

Davacı tarafından davalıya yapılan ödeme tutarlarının ve ödeme tarihlerinin aşağıdaki gibi olduğu,Taraflar arasında yazılı şekilde kurulmuş bir sözleşmeye dosya kapsamında rastlanmadığı; tarafların irade beyanları ve dekontlarda yazan açıklamalar (bir dekontun açıklamasında ise bir bilgiye yer verilmemiştir) incelendiğinde taraflar arasında TBK m. 1 hükmüne göre “karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile açık veya örtülü şekilde” satış sözleşmesinin kurulup kurulmadığının açık bir şekilde tespit edilemediği; takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu,

Davacı tarafından davalıya ödenen bedellerin karşılığı olarak davacıya herhangi bir malın teslim edilmediği konusunda uyuşmazlık olmadığı; bu halde davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin TBK m. 77/II 1 hükmü gereğince (eğer sözleşmenin kurulduğu ve fakat davacıya malların teslim edilmediği kabul edilir ise “gerçekleşmemiş bir sebebe dayalı olarak”; eğer taraflar arasında sözleşmenin kurulmadığı kabul edilir ise de “geçerli olmayan sebebe dayalı olarak”) sebepsiz zenginleşme uyarınca talep edilebileceği kanaatine varıldığı.

Bu noktada davalının zamanaşımı def’i bakımından değerlendirme yapıldığında ise TBK m. 82/I hükmünün “Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” şeklinde olduğu;

buna göre davacının bedel ödemesine rağmen davalıdan ivaz elde edememesi karşısında davalının malvarlığında sebepsiz zenginleşme oluşturan tutarı isteme hakkına sahip olan davacının, geri isteme (iadeyi talep etme) hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde talebini davalıya yöneltebileceği.

Davaya konu edilen icra takibinin ---- İcra Dairesinin -----.) davacı tarafından davalı aleyhine 06.11.2023 tarihinde başlatıldığı görülmekle davacı tarafından, 2021 yılı içerisinde farklı zamanlarda yapılan ödemelerin davalıdan istenebileceğinin (iadesinin talep edilebileceğinin) “öğrenilmesi” anının dosya kapsamında açıkça tespit edilemediği; dolayısıyla eğer icra takibinin başlatıldığı 06.11.2023 tarihinden iki yıl öncesine tekabül eden (en son) 06.11.2021 tarihine kadar davacının geri isteme hakkını öğrendiği kabul edilir ise bu halde alacağın zamanaşımına uğramadığı kanaatine varılacağı, takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu.

Diğer itirazlar da değerlendirildiğinde kök rapordaki tespitlerden farklı bir tespitin yapılamadığı, Davacı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde delil, delil başlangıcı, ispat yükü konularında beyanlara yer verilmiş olup bu hususun usul mevzuatının alanına girdiği, davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de ispat yükü konularında beyanlara yer verilmiş olup bu hususun usul mevzuatının alanına girdiği, " şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava; satış sözleşmesinden kaynaklı borcun ifa edilmediği iddiasına dayalı alacak nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;

diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.

İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde; gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.

Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.Öte yandan, Türk Borçlar Kanunu'nun 555. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi), bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur.

Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. (Havale kavramı hakkında geniş bilgi için bkz:-----

Somut olayda; davacı taraf, 2021 yılında hurda kabloların kendisine satılması konusunda davalıyla anlaştıklarını, "hurda ödemesi" ve "hurda kablo ödemesi" açıklaması ile davalının hesabına 122.383,00 TL gönderdiğini ancak davalının hurdaları satmaktan vazgeçtiğini belirterek, paranın iadesini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacıyla 2019 yılında hurda alımı konusunda ticaret yaptıklarını sonrasında her hangi bir ticari ilişki olmadığını, davacının yaptığını ileri sürdüğü ödemenin hangi sebeple yapıldığının ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu savunmuştur.

Davacının iddiaları ve davalının savunmaları nazara alındığında ispat yükünün davacıda olduğu ve savunmaya göre davalıya geçmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı yan tanık dinletme talebinde bulunmuştur.

----- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ---- karar sayılı ilamında; "Dava konusu edilen alacak miktarının 6100 Sayılı HMK'nın 201. maddesinde gösterilen yazılı delil ile ispat zorunluluğu kapsamında olduğu açıktır. Ne var ki; senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde ortada yazılı bir delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. (HMK m. 202)

Bir belgenin yazılı delil başlangıcı sayılabilmesi için üç şartın bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlar. 1- Yazılı bir belge bulunmalı, 2- Belge aleyhine ileri sürülen şahıs tarafından verilmiş olmalı 3- Belge hukuki işlemin varlığına delalet etmelidir. Somut olayda davacının "----- kepçe ödemesi" davalıya açıklaması ile davalıya 100.000,00 TL göndermiş olduğu dair yazılı delil davalının da kabulünde olup bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bu ödemenin hangi hukuki nedenle yapıldığı konusunda olup davacının harici araç satışı için yapılmış ödeme olduğuna ilişkin iddiasını tanık delili ile ispat imkanı bulunduğundan gösterilen davacı tanıkların dinlenmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında davacının tanık dinletme talebi yerinde görülerek davacı tanıklarına duruşma gün ve saatini bildirir tebligat çıkarılarak duruşmada hazır olan ----- tanıklık beyanlarına başvurulmuştur.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.

Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. ---- EFT dekontlarında, davacı ----- tarafından----- İban numaralı hesabına toplam tutarı 122.383,- TL olan EFT havalelerin yapıldığının anlaşıldığı, bu havale tutarlarının davacı tarafından takip ve dava konusu edildiği, gönderilen havaleler için düzenlenen dekontlarda "hurda ödemesi" ve "hurda kablo ödemesi" açıklamasının mevcut olduğu,

---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3 adet ödemenin hangi hukuki nedenle yapıldığı konusunda olup davacının hurda satışı için yapılmış ödeme olduğuna ilişkin iddiasını tanık delili ile ispat imkanı bulunduğundan gösterilen davacı tanıkların dinlenmiş ve davacı yan ödemelerin hurda alım satımına ilişkin ödemeler olduğunu açıklamalı banka dekontu ve tanık delili ile ispatlamış olduğu vicdani kanaatiyle dava konusu edilen asıl alacak talebinin yerinde olduğu değerlendirmelerine varılmış ve talep doğrultusunda ödeme emrine yapılan

itirazın asıl alacak üzerinden iptaline karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,----- Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.

Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.

Somut olayımızda asıl alacağın miktarının belli ve sabit olduğu taraf iddia ve savunmalarından ve banka dekontlarından anlaşılmakla mahkememizce söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilerek davalı yan asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmiştir.

Davacı yan takipte faiz alacağı talep etmiştir.

Benzer konuya ilişkin ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin ----- esas ve---- karar sayılı ilamında; " .... sözleşmeye dayalı bir alacağın ödeme tarihi açıkça belli değilse, alacaklının ancak borçluyu usulüne uygun şekilde ihtar v.s yollarla temerrüde düşürmesiyle birlikte ancak asıl alacak için temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceği, dosya kapsamından takip tarihinden önce davalı borçlunun davacı tarafça usulüne uygun olarak gönderilen herhangi bir ihtarname v.s. yollarla temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada herhangi bir belge veya delil bulunmadığı,

bu durumda davalı borçlunun takip tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiği ve takip tarihinden önce usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından takip tarihinden önceki dönem için istenen işlemiş faiz miktarı yönünden davalının borçlu ve sorumlu tutulamayacağı, 01.08.2016 tarihli seviye tespit tutanağı ile alacağın muaccel hale geldiği iddia edilmekte ise de, alacağın muaccel hale gelmesiyle borçlunun temerrüdünün farklı kavramlar olduğu,

muacceliyet ile borç istenebilir hale gelirken, borçlunun temerrüdünün ise asıl alacağın ferisi niteliğindeki faiz talebi yönünden önem arzettiği, bu durumda icra takibinden önce borçulunun temmerrüde düşürüldüğü kanıtlamadığından davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır." şeklinde açıklamalara yer verildiği görülmüştür.

İş bu cümleden olmak üzere dosya kapsamından takip tarihinden önce davalı borçlunun davacı tarafça usulüne uygun olarak gönderilen herhangi bir ihtarname v.s. yollarla temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada herhangi bir belge veya delil bulunmadığı,

bu durumda davalı borçlunun takip tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiği ve takip tarihinden önce usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından takip tarihinden önceki dönem için istenen işlemiş faiz miktarı yönünden davalının borçlu ve sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davacının davalı şirketi takipten önce temerrüde düşürdüğüne yönelik iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla faiz talebinin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ---- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 122.383,00 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 122.383,00 TL üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,

3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 8.359,98 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 2.716,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.643,30 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,

4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 2.716,68 TL peşin harç toplamı 2.986,53 TL ile 14.691,00 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, Dosya ücreti) olmak üzere toplam 17.677,53 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,54 ve red 0,46 oranına göre hesaplanan 9.545,86 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Arabuluculuk ücreti 2.340,00 TL'nin kabul oranına göre 1.263,60 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

6-Arabuluculuk ücreti 2.340,00 TL'nin red oranına göre 1.076,40 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,

8-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

9-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/871, K. 2024/821, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/871
  4. Karar No : 2024/821
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 07/12/2023
  7. Karar Tarihi : 05/12/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Rapor
  12. Ek Rapor
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/871
Karar No
2024/821
Tarih
5 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/871 K.2024/1304
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/871 K.2024/768
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/871 K.2024/920
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/872 K.2024/960
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/872 K.2024/784
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/872 K.2024/952

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.