KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/575
- Karar No
- 2024/864
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
Karar Metni
2.035 kelime·10 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/575
KARAR NO : 2024/864
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 12/08/2024
KARAR TARİHİ : 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin bir kısım işçi alacakları sebebiyle ----Şirketine (Vergi kimlik no: ----) (ve diğer davalılara) karşı 2016 yılında -----.
İş Mahkemesi ----- Sayılı dosyası üzerinden dava açtıklarını ve halen davanın derdest olduğunu, ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı cevabında davalı ----- tasfiye edildiğini ve ticaret sicilden terkin edildiği bilgisinin verilmiş olduğunu durumdan bu şekilde haberdar olduklarını, bahsekonu şirket/yetkililerince gelinen aşamada açıkça anlaşıldığı üzere müvekkilinin işbu işçi alacaklarına kavuşmasına engel olmak maksadıyla kötüniyetle ve dava derdest iken şirketin tasfiye işlemlerine başlandığını ve terkininin sağlandığını, davaya konu ----- kayıtlı olup,
adı geçen şirketin 05.05.2017 tarihinde tasfiyeye girdiğini ve Tasfiye memuru olarak ise şirket yetkilisi ... tayin ve ilan olduğunu, huzurdaki davaya konu -----ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin ----- adresi olduğunu Ticaret Sicil Müdürlüğünden "İşbu şirketin tasfiyesinin sona erdiği 28.12.2017 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydı terkin edilmiştir." Şeklinde cevabi olarak yazı geldiğini,
müvekkili tarafından alacağını tahsil amacıyla adı geçen şirket aleyhine ---- İş Mahkemesi ---- Sayılı dosyası üzerinden açmış oldukları işçi alacakları davasına devam edilebilmesi ve sair yasal yollara başvurulabilmesi için şirketin ihyasına; ve gerekli sayıda tasfiye memuru atanması suretiyle şirketin tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini, tüm bu nedenlerden dolayı ...'nün sicilinde kayıtlı (Tasfiye ve Terkin Edilen) "-----Şirketi" ünvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına , yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı tasfiye memuru üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle.
Ticaret Sicili Müdürlüğünün ttk m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, 2. tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, Bunun yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise,
terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini,tasfiye sebebiyle terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemi olduğunu, Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olduğunu, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını,
olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ... sicil müdürlüğünün olağan tasfiye sonucu terkinin gerçekleştiği hallerde tasfiyenin tam olarak yapıldığını denetleme imkanı ve tasfiye sürecine dahil olmasının mümkün olmadığından yasal hasım olduğunun kabulünün yerleşik yargı uygulaması olduğunu, davacı vekili tarafından sunulan emsal kararların ise, olağan tasfiye süreci söz konusu olmadığından eldeki davanın emsal nitelikde olmadığını,
ve bu sebeplerle müvekkil müdürlüğü yönünden davanın reddine kadar verilmesini , mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı ve tasfiye memuru olduğu ------ adlı şirket için 2017 yılında tasfiye kararı alındığını, Şirkete karşı dava ikame eden davacının bahse konu ettiği yurt dışı çalışması nedeniyle şirketle ilgili hiçbir çalışma kaydı bulunmadığını,ayrıca yurt içinde şirketin faaliyet alanları içinde de davacının bir çalışması bulunmadığından ----- şirketi bakımından tasfiyede dikkate alınacak bir alacak değerinin söz konusu olmadığını, bu suretle tasfiye ilanlarında davacı bakımından bir tespitin söz konusu olmadığını,
müvekkilinin önceden beri faaliyeti durmuş olan şirketin ticari hayattan men edilmesi bakımından tüzel kişiliğinin sonlandırılması bakımından diğer ortaklar ile birlikte alınan karar doğrultusunda tasfiyesine gidilerek ---- şirketi tüzel kişiliği sona erdirildiğini, bu sebeple ---- Şirketine karşı yöneltilen tüm hak ve alacaklar bakımından şirketin ihyası nedeniyle zamanaşımının söz konusu olduğu,
bu durumun dikkate alınarak mevcut talebin zamanaşımına uğraması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının , ihyası istenen şirkete ile yurt dışında çalıştığını ileri sürmekte olduğunu ancak Asliye Ticaret mahkemesinde ikame etmiş olduğu başka bir davada ise şirkete ortaklık şeklinde bir vaat yapıldığını ileri sürdüğünü, davacının talebinin bu manada alacak elde etmek bakımından her türlü yolun denenmesi olarak kabul edilmesinin gerektiğini,
hukuken dinlenilme imkanı bulunmayan sözde alacak nedeniyle şirketin ek tasfiyesini talep etmenin hukuki bir yararı olmadığını ve bu sebeplerden dolayı,haksız ve hukuki mesnedi bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiye sebebiyle terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir.İhyası istenen şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilerek incelenmiş TTK'nın 547. Maddesi gereği tasfiyesinin sona ermesine müteakiben 28.12.2017 tarihinde sicilden terkinine karar verildiği, son yetkilisi ve tasfiye memurunun davalı ... olduğu görülmüştür.
İhya istemine dayanak iş davası celp edilerek incelenmiş ihyası istenen şirkete karşı davacının 30.12.2016 tarihinde dava açtığı, ihyası istenen şirketin bahsi geçen iş davasında vekille temsil edildiği, henüz dava sürerken şirketin yetkilisi ve tasfiye memurunca davanın derdest olduğu bilinmesine rağmen 28.12.2017 tarihinde tasfiyenin tamamlandığından bahisle şirketin terkininin sağlandığı görülmüştür.
Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir. ( Bkz. -----. BAM ----. HD. -----)
TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.
Her ne kadar davalı tasfiye memurunca davacının şirkete karşı bir alacağı olmadığı ileri sürülmüş ise de bu iddianın bu davada dinlenme olanağı olmayıp bahsi geçen iş davasında alacağın bulunup bulunmadığı değerlendirilecektir.Her ne kadar davalı tasfiye memuru vekilince davanın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ( Bkz. ---- bam --- HD. ---- Esas , ---- Karar sayılı ilamı )
--- Bam ----.
HD. ------Sayılı ilamında "....TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , terkin edilen şirketin davacıya borçlu olup olmadığının bu davanın konusunu teşkil etmediği ,yapılan ilanlara rağmen alacağın bildirilmemesinin ihya isteminin reddine gerekçe olamayacağı, davacının derdest davanın sonlandırılabilmesi için ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun istinaf sebeblerine konu ettiği hususların esas davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek,
mahkemenin dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtilmiştir.Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden derdest dava bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu,
derdest olan dava sonucuna göre şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına,
son tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında devam eden dava olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
--- BAM -----HD. ----- Sayılı ilamı "... Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür.
Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay ---- Hukuk Dairesi------ Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez.
İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır.
Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.--BAM -----HD.-----Sayılı ilamında "...
Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti davası açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği,
açılan bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı ,
,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtmiştir.--- BAM -----.
HD. ----- Sayılı ilamında "...Tasfiye yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur. Sonuç olarak.
TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla.." şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır.
Kaldı ki somut olayda ihyası istenen şirkete karşı terkin tarihinden önce dava açılmıştır. Şirket son yetkilisi ve tasfiye memuru olan davalı şirket hakkında derdest dava olduğunu bilmesine rağmen TTK'nın tasfiyeye dair hükümlerine uymayarak tasfiyeyi sonuçlandırarak şirketin sicilden terkinini sağlamıştır. Açıklanan gerekçe nedeni ile davalı tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumludur.---BAM ----.
HD. -----Sayılı ilamında "...İlk derece mahkemesince davanın kabul edilerek davacı lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu bağlamda tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olup, davada taraf sıfatı bulunan tasfiye memurunun mahkemece hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Tasfiye memuru, bu giderleri, ek tasfiye için ihya edilen şirketin tasfiye giderlerine ekleyebilecektir." belirtmiştir.HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... sicil müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/575, K. 2024/864, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama