KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/687
- Karar No
- 2025/538
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2025
Karar Metni
890 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/687
KARAR NO : 2025/538
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/09/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 23/09/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; " Dava dışı sigortalı ----- ait -----plakalı araç, müvekkilimiz Şirket tarafından ------ numaralı 04/11/2021-04/11/2022 başlangıç ve bitiş tarihli Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi ile teminat altına alınmıştır.
28.12.2021 tarihinde saat 13:05 sıralarında davalı araç sürücüsü ---- sevk ve idaresinde bulunan ----- plakalı aracı ile------ Bulvarında seyir halinde iken, trafiğin durması nedeniyle önünde duran dava dışı sigortalı aracın sürücüsü----- sevk ve idaresindeki ------ plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Taraflarca tanzim edilen ve imza altına alınan kaza tespit tutanağına göre ----- plakalı araç sürücüsü----- 2918 Sayılı KTK 84/D Maddesini ihlal etmesi sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir;Meydana gelen trafik kazası sonrasında dava dışı sigortalı müvekkil sigorta şirketine aralarındaki poliçe kapsamında hasarın tazmini maksadıyla başvurmuştur.
Başvuru sonrasında müvekkilimiz sigortacı şirket tarafından, 5684 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca bağımsız ve uzman eksper tarafından hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için yaptırılan ekspertiz incelemeleri yapılmış ve akabinde anlaşmalı oto serviste hasar onarımı yapılan araçta meydana gelen zararın 12.215,91 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle dava dışı sigortalı ile 12.215,91 TL hasar bedeli ile mutabakata varılmış olup ödeme yapılmıştır.
12.215,91 TL tutarın da, davalılardan rücuen tahsil edilmesi gerekmektedir.Müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalıya karşı poliçe kapsamında gerçekleştirilen ödemeler sonucunda müvekkil sigorta şirketi Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olmaktadır. Bu nedenle zarara neden olan davalıdan bu zarar sonucunda ödenen hasar tazminatının rücuen tahsil edilmesi gerekmektedir;
İşbu ödemenin rücuen tazmini amacıyla -----İcra Müdürlüğünün------ sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olup işbu takip açısından borca itiraz edilmiştir. İtiraz akabinde, Arabuluculuk Bürosu kapsamında davalı taraf ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlanması nedeniyle Mahkemeniz huzurundaki itirazın iptali davası ikame edilmiştir.Haksız ve kötü niyetli bir şekilde likit bir alacağı karşı yapılan itiraz sonucu %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği ortadadır. " denmiştir. Davalı tarafın usulüne uygun tebligatta rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, TTK 1472 maddesine dayalı rücuen tazminat talebine ilişkindir. 12/12/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 15/04/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
TTK'nın 1472/1 maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır.
Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ------ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.
17.01.1972 tarih ve------. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; haklarına halef olunan dava açsa idi ne şekilde dava görülecek idiyse halef olanın açacağı rücu davasının da aynı şekilde görüleceği belirtilmiştir.Eldeki dosyada dava dışı sigortalısının zararını ödeyen davacı sigorta, sigortalısının haklarına halef olarak zarar veren aracın işleteni ve sürücüsünden kusur oranında rücuen tazminat talep etmektedir.
Eldeki uyuşmazlık incelendiğinde uyuşmazlığa konu trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminata konu alacak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.vd maddelerinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanmaktadır.
Hükme esas alınan yeterli teknik nitelikte bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davalının kusuruna denk gelen zarar miktarının 13.080,04 TL olduğu rücuen tazminat davalarında sigortanın sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren temerrüt faizi isteyebileceği görülmekle taleple bağlı kalınarak 12.215,91 TL asıl alacak ve 535,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.751,35 TL üzerinden takibin iptali ile devamına dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; taleple bağlı kalınarak -----İcra Müdürlüğünün------ Sayılı dosyasına yapılan itirazın 12.215,91 TL asıl alacak ve 535,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.751,35 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına,
2-Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 834,46 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harcın düşümü ile geri kalan 406,86 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL Peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı 3.800,00 TL bilirkişi ücreti ve 814,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.469,20 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 12.751,35 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalılardan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/687, K. 2025/538, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama