KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/739
- Karar No
- 2025/440
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
Karar Metni
1.708 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/739
KARAR NO : 2025/440
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/10/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 11/10/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle.
"Müvekkil şirket nezdinde----- numaralı ----- Kasko Sigorta poliçesiyle ---- adına sigortalı ------ plakalı araç (EK- Sigorta Poliçesi) ile davalılardan ---- maliki olduğu, yine taraflardan ----- sevk ve idaresinde olan ve ---- nezdinde sigortalı (ZMMS) ------ plakalı araç arasında, 26.12.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------ ihbar numaralı dosyası kapsamında, sigortalı aracın sürücüsü tarafından verilen ifadede; ----- plakalı aracın, kendisinin kullanımında olan sigortalı ----- plakalı araç park halinde iken araca çarparak olay yerini terk ettiği beyan edilmiştir.
Kasko Sigorta Poliçesi gereği, müvekkil şirket tarafından, ----- numaralı hasar dosyasından, kazada zarar gören sigortalı araç için yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda 29.02.2024 tarihinde 91.027,43.-TL tazminat ödemesi yapılmıştır. Müvekkil şirket yapmış olduğu ödemeyle, sigortalısının haklarına halef olmuştur.
Kazanın meydana gelmesinde, davalılardan---- nezdinde sigortalı-----adına kayıtlı araç sürücüsünün kusurlu olması nedeniyle, ---- ZMM Sigortacısı sıfatıyla, ---- araç maliki/işleten sıfatıyla, ------ araç sürücüsü olarak müvekkil şirkete karşı müteselsilen sorumludur. Bu kapsamda, alacağın tahsili amacıyla ----. İcra Dairesinin -----Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış, ancak davalıların haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle takip davalı/borçlular yönünden durmuştur.
Taraflar arasındaki hukuki ihtilafın çözümü amacıyla arabuluculuğa başvurulmuş ancak süreç anlaşamama olarak sonuçlanmıştır. Dava konusu kaza ---- mevkiinde gerçekleştiğinden ve davalılardan----- ticari merkezi de ----- olduğundan, -----Mahkemeleri ve İcra Daireleri dava konusu olay bakımından yetkilidir. Yukarıda delilleriyle birlikte açıklanan ve resen dikkate alınacak hususlar çerçevesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla,----.
İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı dosyasına yapılan hukuka aykırı itirazın iptali ile itiraz neticesinde durmuş olan takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz." denmiştir.
CEVAP
Davalılar ----ve ------ vekili cevap dilekçesinde özetle. "Anılan nedenle doktrin görüşü ve yasal mevzuatla da sabit olduğu üzere, mahkemenizin yetkisine itiraz ediyor, yetkili mahkemelerin ----- Mahkemeleri olduğu itirazında bulunuyoruz. Davacının talepleri dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olup, bu nedenle öncelikle bu hususta inceleme yapılması gerekmektedir.
Anılan nedenle talep sonucu hakkında zamanaşımı itirazında bulunuyoruz.Müvekkilimize ait araç iddia edilen olay tarihi itibariyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası bulunuyor olup, bu nedenle -sayın mahkemece eğer davanın kabulü yönünde karar verilirse- davalılardan ---- Sigorta'nın poliçe limitlerini aşması halinde ---- araç davacı ------ tarafından İMM sigortası ile sigortalandığından davacıya karşı ödemezlik definde bulunuyoruz.
Davalı müvekkile ait------ plakalı araç iddia olunan olay tarihi itibariyle;---- tarafından ------ poliçe numaralı poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, ---- tarafından------ numaralı poliçe ile (Sınırsız İhtiyari Mali Mesuliyet klozlu) ile sigortalanmıştır.Söz konusu poliçeler gereği, davanın sonucunda kabule karar verilmesi halinde poliçe limitleri dahilinde ---, aşan tutarlar içinse sınırsız miktarda ---- yüklenilmesini, bu yönden davacı ----- da aşan miktardan doğrudan sorumlu olması hasebiyle defilerimizin nazara alınmasını talep ederiz.
Öncelikle davacı tarafın iddia ettiği müvekkilimize ait aracın 26/12/2023 tarihinde davacının park halindeki ----- plakalı aracına çarptığı iddiasını kabul etmemekteyiz. Zira kazaya dair müvekkilimizin personeli olan diğer davalı şoför -----, tarafından böyle bir bildirimde bulunulmadığı gibi, müvekkilimizin aracında bir kazaya dair hasar oluşmamış, böyle bir hasar görülmemiştir.
Eğer bir kaza meydana gelmiş olsaydı, bunun tek taraflı bir hasar bırakmayacağı ve iki tarafın da aracına az ya da çok zarar vermesi gerektiği aşikardır. Kaldı ki davada ispat yükü davacı tarafta olup, davacı tarafın ispat yükünü yerine getirmesi beklenmektedir. Davacı tarafından ispat koşulu kesin olarak yerine getirilemezse davanın bu yönden de reddi gerekmektedir.
Gerçekten de davacı taraf ne sunulan delillerle ne de beyanlarıyla davadaki haklılığını yaklaşık olarak dahi ortaya koyabilmiş değildir. Öte yandan hiç bir şekilde kabul manasına gelmemekle birlikte,
Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu kaza yeri fotoğrafları incelendiğinde aracın yarı kaldırım yarı yolda olacak şekilde usülsüz park edildiği, park edilen alanın yasal park alanı olmadığı, bu şekilde parkederek yoldan geçen araçların geçişini zorlaştırıp, sokakta sıkışıklığa neden olduğu ve hatalı park nedeniyle de davacı araç sahibinin doğrudan tam kusurlu olduğu görülmektedir.
Bu nedenle iddia edilen kazanın oluşumunda yasal olarak herhangi bir kusur izafe edilemeyecek olan müvekkilimiz bakımında kusur itirazında da bulunuyoruz. Kusur oranı bakımından keşif yapılarak yeniden rapor alınmasını talep ediyoruz. İddia olunan kaza gerçekten meydana gelmişse kazanın oluşumu tamamen davacı'nın hatalı eylemi nedeniyle gerçekleşmiş olup, bu nedenle herhangi bir hak talebinde bulunabilmesi mümkün değildir.
Bir an için tarafımızın da kusurlu olduğu düşünülse bile davacının değer kaybı tazminatı talep edebilmesi için; kaza sonrası araçta hasar meydana gelen kısımda daha önce bir değişim, onarım işlemi yapılmamış olması gerekmektedir. Ancak davacının aracı bu kriterleri sağlamamaktadır, öyle ki araçta bu kazadan önce de yapılan işlemler mevcuttur. Dolayısıyla davacının herhangi bir zararı bulunmadığından, davasının bu yönden de reddi gerekmektedir.
Davacı tarafça talep edilen değer kaybı ve gün kaybı tazminatları da fahiş olup miktar bakımından da itiraz ediyoruz.
Yukarıda arz ve izahına çalışılan nedenlerle bu cevap dilekçesi yazılması hasıl olmuştur.
" denmiştir. Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; " Müvekkil şirket nezdinde dava konusu talebe istinaden ------ numaralı dosya açılmıştır. sigortalı araç sürücüsünün dava konu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamakta olup davanın müvekkil şirket yönünden reddi gerekmektedir.sigorta şirketlerinin birbirlerine olan rücu taleplerinin hızlandırılması hakkında protokol hükümleri ihlal edilmiştir.
Bu nedenle işbu davanın öncelikle davacı tarafça taraflar arasında imzalanan protokole uygun hareket edilmemesi sebebiyle usulen reddine karar verilmesi; kabul edilmemesi halinde davacının öncelikle iddialarını protokole uygun olarak ispatlaması gerekmekle, aksi takdirde haksız taleplerinin reddi gerekmektedir.
Davacı sigorta şirketinin müvekkil sigorta şirketine rücu edebilmesi için öncelikle sigortalısının hukuki haklarına kanunda öngörülen şekilde halef olduğunu kanıtlaması gereklidir. dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru yoktur.
Kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerekmektedirkabul manasında olmamak üzere, davacının gerçek zararının tespiti gerekmektedir.
Bu sebeple, sayın mahkemenizce dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerekmektedir.uyuşmazlık konusu hasarın tam olarak belirlenmesi için eksik evraklar müvekkil şirkete kazandırılmamıştır. bu anlamda kaza tespit tutanağı, ehliyet ve ruhsat örneklerinin dosyaya sunulması gerekmektedir.
Kabul manasında olmamak üzere genel şartlar gereğince müvekkil şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
bununla birlikte başvuran vekili tarafından fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut kdv ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan kdv hariç hesaplama yapılması gerekmektedir. davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekmektedir.itirazın iptaline konu olan icra takibinde müvekkil şirket itirazında haklı olup takibin haksız ve kötü niyetli olduğu ortadadır. alacaklı/davacının mesnetsiz davasının reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı isteme gereği hasıl olmuştur." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, TTK 1472 maddesine dayalı rücuen tazminat talebine ilişkindir.23/01/2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 08/04/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
TTK'nın 1472/1 maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır.
Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.
17.01.1972 tarih ve ------ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; haklarına halef olunan dava açsa idi ne şekilde dava görülecek idiyse halef olanın açacağı rücu davasının da aynı şekilde görüleceği belirtilmiştir.
Eldeki dosyada dava dışı sigortalısının zararını ödeyen davacı sigorta, sigortalısının haklarına halef olarak zarar veren aracın zmm sigortacısı, işleteni ve sürücüsünden kusur oranında rücuen tazminat talep etmektedir. Eldeki uyuşmazlık incelendiğinde uyuşmazlığa konu trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminata konu alacak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.vd maddelerinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanmaktadır.
Hükme esas alınan yeterli teknik nitelikte bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davalıların kusuruna denk gelen zarar miktarının 91.052,46 TL olduğu rücuen tazminat davalarında sigortanın sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren temerrüt faizi isteyebileceği görülmekle taleple bağlı kalınarak 91.027,43 TL asıl alacak ve 6.613,83 TL işlemiş faiz(ödeme tarihi 29.02.2024-takip tarihi :16.08.2024) olmak üzere toplam 97.641,26 TL üzerinden takibin iptali ile devamına dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit
olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne; Taleple bağlı kalınarak davalı tarafından ----İcra Dairesinin ------ Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 91.027,43 TL asıl alacak ve 6.613,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 97.641,26 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 6.669,87 TL harçtan peşin alınan 1.179,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.490,42 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 1.179,54 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 22,45 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 287,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.287,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 5.285,78 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Kabul red oranına göre belirlenen 3.799,12 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 0,88 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı ---- ile ----- vekilinin yüzlerine karşı diğer davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/739, K. 2025/440, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama