KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/875
- Karar No
- 2025/513
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
Karar Metni
1.778 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/875
KARAR NO : 2025/513
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/11/2024
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle. Müvekkil------ adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisidir. Müvekkil Şirket, sahibi bulunduğu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağlamaktadır.
Mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirilmektedir. Böylece üçüncü kişi tacirlere de------ adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verilmektedir. Müvekkil Şirket, sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında taşımacılık hizmeti veren firmalar ile çalışmaktadır.
Müvekkil Şirket ile Davalı ------ arasında 01/01/2022 başlangıç tarihli taşıma hizmeti sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme 18/03/2022 tarihli Fesih Protokolü ile feshedilmiştir. tazminat, ceza, alacak, hakediş vb. Gibi tüm bedellerin kendisine rücu edileceğini ve bu bedellerin tamamını derhal ve nakden ----- ödemekle ve ------ uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğunu kabul ve beyan eder.
Ayrıca, bu durumda ----- uğradığı zararı Taşımacı'ya fatura edecek olup; ------ bu tutarları Taşıma hak edişlerinden karşılama ve fazlası için yasal yollara başvurma hakkı saklıdır." Taraflar arasında akdedilen 18/03/2022 tarihli Fesih Protokolü'nün 3.3.
Numaralı maddesinde de aynı doğrultuda taraflar arasındaki işbirliğinin sonlanması nedeniyle üçüncü kişilerin talepleri bakımından ------ davalıya rücu edebileceği düzenlenmiştir: "Taşımacı, Protokol'ün imzası ile birlikte Taraflar arasındaki Sözleşme uyarınca 3.2. Maddede belirtilen hizmet bedeli haricinde hiçbir suretle, doğmuş ve doğacak hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, ------ 3.2.
Maddede belirtilen ödemenin yapılmasıyla birlikte ibra etmiş olduğunu ve her nam altında olursa olsun ------ hiçbir alacak, hak, talep, tazminat, cezai şart vs.
Talep etmeyeceğini ve/veya aleyhine dava açmayacağını ve Taraflar arasındaki işbirliğinin sonlanması nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ------ iletilecek her türlü talebin kendisine rücu edileceğini ve bu kapsamda ilgili taleplerin kendisi tarafından derhal karşılanacağını gayrikabili rücu beyan, kabul ve taahhüt eder." Taraflar arasındaki işbirliğinin sonlandırılması neticesinde davalı tarafından, yalnızca ------ projesi kapsamında istihdam edilmiş olması sebebiyle ------ adlı işçinin iş akdinin feshine karar verilmiştir.
Dava dışı işçi hem Müvekkil Şirket'e hem de Davalı Şirket'e karşı T.C. ----- İş Mahkemesi----- sayılı dosya ile İşe İade Davası ikame etmiş ve davayı kazanmıştır. Hem davalı hem Müvekkil Şirket tarafından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup T.C. ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi -----. Sayılı karar ile yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Bunun üzerine dava dışı işçi ---- tarafından T.C. --- Genel İcra Dairesi ----- Sayılı dosya ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretine ilişkin icra takibi başlatılmıştır ve davalının icra dosyasına ödeme yapmaması sebebiyle tarafımızca ödeme yapılması zarureti doğmuştur. Neticeten tarafımızca 44.489,48-TL ödeme yapılmıştır.
Davalı ile Müvekkil Şirket arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin 4.5. maddesi ve fesih protokolünün 3.3. maddesi gereği davalı şirket Müvekkil Şirket'in yaptığı ödeme bakımından sorumlu olup 44.489,48-TL'nin Müvekkil Şirket'e ödenmesi gerekmektedir. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davalının Müvekkil Şirket’e 44.489,48-TL ödeme yapması gerektiği sabittir.
Tarafımızca söz konusu ödeme bakımından davalı şirkete sözleşme ve fesih protokolü kapsamında rücu etmek amacıyla T.C. ----. İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatılmıştır. Ancak davalı tarafından borca kötü niyetli bir şekilde itiraz edilmiştir. Bu sebeple İcra İflas Kanunu Madde 67/2 hükmü uyarınca %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
İcra İflas Kanunu madde 67/2: "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin Taraflar arasında akdedilen 01/01/2022 başlangıç tarihli sözleşmenin Özel Hükümler başlığı altındaki 4.5.
Numaralı maddesi şu şekildedir: "Taşımacı işbu sözleşme kapsamında görevlendirdiği kişilerin bordrolu çalışanları ve/veya alt yüklenicileri olduğunu, bu kişilerin İş Kanunu, İş sağlığı ve güvenliği başta olmak üzere sair tüm mevzuatlara uygun olarak hizmet vereceklerini kabul, beyan ve taahhüt eder.
Taşımacı, İşbu sözleşme hükmüne ve İş Kanunu ile sair mevzuatlara aykırılık halinde münhasıran sorumlu olduğunu bu nedenlerle ------ ödemek zorunda kalacağı doğrudan veya dolaylı her türlü tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Yukarıda ayrıntısıyla açıklanan sebeplerle borçlu itirazında haksız ve kötü niyetli olup, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz etmesi nedeniyle davalı borçlunun itirazın iptali,
takibin devamı ile borçlunun haksız itirazı sonucu İcra İflas Kanunu Madde 67/2 hükmü uyarınca %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur. " şeklinde talepte bulunduğu görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkil davalı şirket çalışanının davacı ile müvekkilim arasında yapılan taşıma hizmeti sözleşmesi neticesinde işe alınan işçinin ----- İş Mahkemesinin ---- Esas ------ Karar sayılı dosyasıyla açtığı geçersiz fesihin tespiti davasını kazanmış ve mahkeme feshin geçersizliği ile birlikte boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatının ne kadar olabileceğini tespit etmiştir.
Karar dercattan geçerek kesinleşmiş ve---- Genel İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı dosyası ile icraya konulmuştur. Eda davası olmamasına rağmen bu kararda tespit edilen miktarları işçi dosyanın mahiyetine uygun olarak ilamsız takiplerde ödeme emrini davacı ve müvekkilime göndermiştir. İş hukuk mevzuatımız uyarınca bu tazminatların hak edilmeleri için kararın kesinleşmesi yeterli değildir. Örneğin.
İşçinin işe başlamak amacıyla süresinden ihtar çekip çekmemesi, Bu başvuruda işe ihtiyacının samimi olup olmaması, Davet yapıldığında işe süresinde ve usulüne uygun başvurup vurup vurmaması halleri eğer usulüne uygun ve samimi değilse yapılan tespit ortadan kalmakta ve fesih otomatikman geçerli fesih halini almaktadır. Yukarıda belirttiğimiz ama bunlarla sınırlı olmayan sebeplerle dosyaya itiraz etmiş bulunmaktayız.
Oysa davacı bu husular yerinde ve uygunluk denetimi yapılmaksızın dosyayı ilamsız takip olmasına rağmen yani dosya dayanağı olan ilam bir eda ilamı olmamasına rağmen ödemiştir. Dolayısıyla yargıya muhtaç bir konu davacı tamamen kendi tercihiyle ödemiş bulunmaktadır. Oysa işçinin açması gereken dava sonucunda bilirkişi marifetiyle konu eda kararına dönüşmektedir.
Davacı bu aşamayı engellemiş ve bir nevi zımni olarak uzlaşmış kendi tercihi ile zorunlu olmayan bir ödemeyi yapmıştır. Bu vergi hukuk açısından da sorunlu bir yaklaşımdır. Bu sebeple kendi bağış ve anlaşmasının neticesini müvekkil şirkete yüklemeye çalışmaktadır. Bu kabul edilemez ve sözleşmedeki işçi tazminatlarının derecattan geçmeksizin keyfi olarak ödenmesi olduğundan müvekkilimden talep edilmesi imkanı da yoktur.
Talep Edilen İcra İnkâr Tazminatı Bir mahkemenin eda ilamına dayanmayan tespit içerikli kararını itiraz etmeden ödemek davacının ihtiyarında işlem olup miktar yargılamaya muhtaçtır Bu nedenle likit olmayan alacağa inkar tazminatı talebi yerinde değildir. Hatta bu kararı keyfi olarak ödeyen davacının bunu kötü niyetle direkt icraya koyması kötü niyet tazminatı sorumluluğu doğuracaktır. Bu nedenle %20 den az olmamak kaydıyla haksız takip tazminatı talebimiz vardır.” Şeklindedir.
DELİLLER
-----İş Mahkemesi ----sayılı dosya -----Genel İcra Dairesi ------Sayılı dosyası, ------ İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyası , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
11.02.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 24.03.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Alacaklı ------- tarafından ------. aleyhine olarak-----. İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı icra dosyasından 30.04.2024 tarihinde başlatılan icra takibinde: Dosya borçlusu tarafından icra dosyasındaki asıla alacağa yapılan itirazın iptali, faize yapılan itirazın ise kısmen iptali ile 44.489,48 TL asıl alacak 1.162,82 TL. işlemiş yasal faizi olmak üzere toplam 45.652,30 TL. üzerinden icra takibinin devamı gerektiği, 800,18 TL. olarak fazladan istenilen faizin icra takip miktarından dışlanması gerektiği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava üst işveren davacının alt işveren davalı tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemiyle başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Dava dışı işçi ------ tarafından davacı ------. İle davalı ----- aleyhine olarak ----- İş Mahkemesi’nin ------ Esas sayılı
dosyasından 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ve en az 4 aylık bürüt ücreti üzerinden
boşta geçen süre tazminatı ve diğer hakların ödenmesi talepli olarak, dava ikame edildiği,
----- İş Mahkemesi’nin ---- Esas, -----. Sayılı kararına
göre ile ------ tarafından----- ile ------ aleyhine olarak işe iade talepli olarak ikam edilen davada davanın kabulüne karar verilerek, kararın istinaf edilmesi üzerine ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Dairesi’nin----- Esas, -----Sayılı kararına göre: ----- tarafından ------. ile -------aleyhine olarak işe iade talepli olarak dava ikam edildiği,------ şirketinde çalıştığı,
davalılar arasındaki sözleşmenin 18.03.2022 tarihli protokol ile feshedildiği,
yapılan feshin geçerli sebebe dayanmadığı,
davalılar arasında hizmet alım ilişkisine bağlı olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin
bulunduğu, işe iadenin sonuçlarından ------ da sorumlu
tutulmasının yerinde olduğu,
davalıların İstinaf taleplerinin reddine dair karar verildiğinin anlaşıldığı,
-----. İş Mahkemesi’nin kararına
dayanılarak ------ile ------ aleyhine olarak -----İcra Müdürlüğü ---- Esas
sayılı icra dosyasından İLAMLI icra takibinin başlatıldığı, davacı --------. tarafından icra dosyasına 15.04.2024 tarihinde 44.489,48 TL. ödendiği tespit edildiği, davacı ----- tarafından davalı ------aleyhine olarak icra dosyasına yapılan ödemenin rucuan tahsili için ------. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı icra
dosyasından (Yetkisiz ---- İcra Müdürlüğü ------ Esas dosyasından) 30.04.2024
tarihinde ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu ve huzurdaki davanın açıldığı,
Somut olayda, işçi ------ sigortalı olarak çalıştığı davalı ------- olup, işe iade talebi ve buna ilişkin hususlara ilgili sorumluluğun davalıya ait olduğu, davacı Üst işveren------ ise, işe başlatmamaya
bağlı olarak ortaya çıkan tazminattan ise davalı alt işveren ile müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, taraflar arasında imzalanan 01.01.2022 tarihli Sözleşmenin 4.5. maddesinde:
Üst işveren tarafından iş kanunu ve sair mevzuatlara aykırılık halinde doğrudan ve dolaylı
her türlü tazminat ceza, hak ediş vb gibi tüm bedellerin alt işverene rücu edileceği kararlaştırıldığı, bilirkişi raporunda davacının rücu edebileceği miktarın 44.489,48 TL asıl alacak ve 1.162,82 TL işlemiş faiz olarak hesaplandığı, davalı yanca cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığı, davalının aşamalardaki savunmasının dosyada toplanan deliller, sözleşme hükümleri ve rapor içeriği gözetildiğinde yerinde görülmediği,
Davanın tarafları arasında akdedilen sözleşme hükümlerinde işçinin hak ve alacaklarında davalının sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunduğu, davacı şirketin dava dışı işçiye yaptığı ödemeyi davalı şirketten alt işveren sıfatlarından kaynaklı tahsil hakkının bulunduğu nazara alındığında dava dışı işçiye ödenmiş tazminat bedellerinin tamamının sorumlu olduğu, bilirkişi raporunda asıl alacağın denetime elverişli olduğu olduğu tespit edilmekle, davacı yanca işlemiş faizin dava konusu yapılmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----- İcra Dairesinin ------- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 44.489,48 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 8.897,89 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.039,07 TL harçtan, peşin yatırılan 759,77 TL harcın düşümü ile geri kalan 2.279,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 759,77 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harç, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 85,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 7.272,37 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
8-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/875, K. 2025/513, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama