KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1141
- Karar No
- 2026/277
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/1141 Esas
KARAR NO: 2026/277
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/12/2025
KARAR TARİHİ: 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ------Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile alacağın reeskont avans faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına ve emsal kararlarda da hükmedildiği şekilde borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BEYAN
Davacı vekilinin beyan dilekçesinde özetle; Davalının davaya konu borcu kabul etmesi ve ödemeyi müvekkili şirkete yapmış olması sebebiyle davanın konusuz kaldığını ancak ödeme dava açıldıktan sonra yapılmış olması sebebiyle davalı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BEYAN
Davacı vekilinin --- tarihli duruşmada beyanında; "Dava dilekçemi ve sunulan diğer tüm dilekçelerimi tekrar ederim, ödeme gerçekleşmiştir, Davamızın kabulüne karar verilsin, taleplerimiz doğrultusunda karar verilsin," şeklinde beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde,-----nolu dosyası kapsamında alacağının tahsili sağlanarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu ---- tarihli beyan dilekçesinde; davalı tarafça dava açıldıktan sonra --- tarihinde davaya konu borç davacı şirketin internet sitesi üzerinden davalı tarafça ödendiği, davanın konusuz kaldığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamının bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davacının takip başlattığı --- esas sayılı takip ile alakalı alacaklı vekilinin borcun ödendiğini beyan ettiği ve konusuz kalan dava dosyasında yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin taleplerinin bulunduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak davalının dava açıldıktan sona borcu itfa etmiş olması hususu değerlendirilerek davacının davanın açılış aşamasında haklı olduğunu ispatladığı vicdani kanaatine ulaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde.
"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklinde hüküm tesis edildiği görülmüştür.
Yargılama giderleri yönünden ise HMK 331/1 maddesi gereğince yapılan değerlendirmede, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.Dava değerinin---- altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir.
Zira ------ karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında --- yılı istinaf kesinlik sınırı olan -----altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği,
dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1141, K. 2026/277, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama