KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/648
- Karar No
- 2026/231
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/648
KARAR NO : 2026/231
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/07/2025
KARAR TARİHİ : 05/03/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 23/07/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkilinin ----- yazılım programına ilişkin yazılım programının süreçlere uygun şekilde uyarlanması ve kullanımı konusunda danışmanlık hizmeti verdiğini, davalının da aynı yazılım programının büyük çaplı şirketlere entegrasyonu hususunda lisans satan ve hizmet veren bir danışmanlık firması olduğunu,
davalının yürüttüğü bazı ------ projelerinde müvekkili ile anlaşarak ilgili projelerde danışmanlık hizmeti verilmesi konusunda mutabık kalınan hizmetin hem müvekkilinin kendisi tarafından şahsen hem de müvekkilinin anlaşmalı olarak çalıştığı danışman ------- tarafından verildiğini, taraflar arasındaki teklif, ücretlendirme, aktivite onay ve mutabakatların mail yoluyla yürütüldüğünü davalının onay ve faturalandırılma konusundaki kabullerinin de mail yolu ile müvekkiline iletildiğini ve taraflar arasında sözleşmenin akdedilmiş olduğunu, bu hususunda bir ihtilafın bulunmadığını,
dava konusu faturalara konu olan projelerde günlük (8 saatlik) çalışmaya karşılık 15.000, -TL+KDV ödenmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkili ile davalı arasındaki yazışmalardan anlaşılacağı üzere danışman------ yapmış olduğu aktivitelerin davalının işbu hizmeti kabulü ve onayı neticesinde faturalandırma işlemlerinin gerçekleştirildiğini, ayrıca paket proje olarak adlandırılan taraflarca belirlenen kapsama dair hizmetin toplu olarak ücretlendirildiği hizmetin ------ modülüne ilişkin projeye ilişkin olarak ödeme planında da e-mail yolu ile mutabık kalındığını,
müvekkilinin taksitler halinde fatura kesmesinin kararlaştırıldığını ve ilk iki taksitin faturalandırıldığını müvekkiline ödendiğini, ancak 3. taksit faturası hususunda davalı tarafça fatura kesilmesi konusunda email gönderildiğini ve müvekkili tarafından fatura tanzim edilerek davalıya iletilmişse de davalı tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkilinin verdiği hizmetlerinin tamamen davalı şirketin proje yöneticilerinin takip, yönetim ve gözetiminde gerçekleştirildiğini, ödemeler gerçekleştirilmediğinden ilgili fatura alacaklarına istinaden -----.
İcra Müdürlüğü -------. sayılı dosya üzerinden davalı borçluya karşı başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sona erdiğini belirterek davanın kabulü ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettikleri ile dilekçe ekindeki e-Faturalar, Mail Yazışmaları, -----, Arabuluculuk Son Tutanağı, Vekaletname görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekilinin cevaplarını sunduğu 29.08.2025 tarihli dilekçesinde özetle.
Davanın görevli mahkemede açılmadığını taraflar arasındaki sözleşmelerin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, itirazın iptali davalarında ispat yükünün alacaklıya ait olduğunu, davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağı olarak yalnızca "cari hesap alacağı ve fatura" gösterildiğini, alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını takip talebinde borcun kaynağı ile ilgili herhangi bir açıklamaya da yer verilmediğini, müvekkilinin davacı yana iddia edildiği gibi bir borcunun bulunmadığını,
müvekkili ile davacı arasında herhangi bir cari mutabakat da düzenlenmediğinden davacının cari hesap ilişkisine dayalı başlatmış olduğu icra takibinin somut dayanağı bulunmadığı gibi huzurdaki davanın da reddin gerektiğini, dava konusu yapılan alacağın yargılamayı gerektirdiğinden ve davacı şirket alacağını kendi hatalı/eksik defter kayıtlarına dayandırdığından alacağın belirli/likit olmadığını ve alacağın varlığının bile tartışmalı olduğunu, dosyaya davacı tarafından icra takibine konu alacağın varlığına ilişkin olarak herhangi bir sevk irsaliyesi,
sözleşme veya ticari ilişkiye yönelik herhangi bir belgenin dayanak olarak sunulmadığını belirterek davanın tümden reddine, ----- İcra Dairesi-----sayılı dosyadaki itirazlarının kabulü ile takibin iptaline, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı ----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı ilamsız takip dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.13/11/2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 07.01.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.
Taraf ticari defterlerinin incelenmesi için alınan 07.01.2026 tarihli raporda davacı kayıtlarına göre davalının 769.116,00 TL borçlu göründüğü anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için yapılan tebliğe rağmen davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı bununla birlikte BA formu ile davalının dava konusu hizmet alımlarını bildirdiği görülmekle 7251 sayılı kanunla değişik HMK 222.maddesi uyarınca davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davanın 769,116,00 TL asıl alacak yönünden olmak üzere kabulüne karar verilmiştir.
Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne;
-Davalı tarafından ----. İcra Dairesinin -------- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 769.116,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
2-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile davalının asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 153.823,20 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 52.538,31 TL harçtan, peşin yatırılan 9.289,00 TL harcın düşümü ile geri kalan 43.249,31 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 9.289,00 TL Peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 122,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 18.026,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 121.367,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/648, K. 2026/231, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama