İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/559 K.2024/610

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/559Karar2024/610Tarih6 Eylül 2024Okuma14 dk · 2.831 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/559
Karar No
2024/610
Karar tarihi
6 Eylül 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.831 kelime·14 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/559

KARAR NO: 2024/610

DAVA: ALACAK (HİZMET SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN)

DAVA TARİHİ : 17/08/2023

KARAR TARİHİ : 06/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı şirkettin, ----- tarafından ----- İhale kayıt numarası ile 31.10.2012 tarihinde ihalesi gerçekleştirilen “2012-2014 Yıllarına Ait Toplam 125 Personel İle İki Yıllık Temizlik, Santral, Sekreterlik Hizmetleri, Yeşil Alanlarda Çevre Bakım -Onarım Gübreleme- Düzenleme, Kasiyer, yemek Pişirme Ve Yemek Servisi Dağıtımı Hizmet Alımı İşi" ihalesini alarak 21.12.2012 tarihinde imzalanan 31.12.2012-31.12.2014 tarihleri arası döneme ilişkin sözleşmedeki tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, ihalenin uygulandığı dönemde asgari ücret artışlarındaki fiyat farkları yanlış ve hatalı hesaplama ile davacı şirkete eksik ödendiğini,

bu husus o dönem idareye izah edilmeye çalışılmış ise de yüklenici olarak muvaffak olunmadığını, her asgari ücret artışında asgari ücretin belirli bir katının ilgili işçilere ödenmesi gerekmekte olduğu için davacı bu şekilde ödeme yapmış olmasına rağmen idare tarafından güncel asgari ücrete işçinin ücretinin katı oranı asgari ücret farkı uygulanarak hesaplamada eksilik yapıldığını, “İhale sözleşmesine göre asgari ücretin yüzde fazlası ile çalışan personeller bulunduğunu, idare eski asgari ücret ile yeni asgari ücret arasındaki farkı alarak bunu hak edişlere yansıtıp ödeme yaptığını,

artırım yapılırken asgari ücretin yüzde fazlası ile çalışan personellerin ücretlerinde yapılan artışlar hak edişlerle davacıya eksik ödendiğini, dolayısıyla idare tarafından brüt asgari ücretin belirli bir yüzde fazlası artırımlı haliyle değil artırımsız haliyle hesaplanması sonucu eksik ödenen asgari ücret fiyat farkının davalı idareden tahsili gerektiğini,

ihale Sözleşmenin 14.2.Maddesine göre "Bu sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkı hesaplanacaktır." yazılı olup maddenin devamında 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların uygulanacağı düzenlendiğini, asgari ücret fiyat farkının yükleniciye ödeneceği hususu zaten sözleşme hükmü ile düzenlendiğini, burada ki mağduriyet, asgari ücrete gelen artışlara dayalı fiyat farkının eksik/hatalı hesaplanması neticesinde eksik ödeme yapılmış olması olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme güncel asgari ücret tabanlı bir sözleşme olduğunu,

yasa hükmüne göre artırılan asgari ücret güncel asgari ücret olduğunu, sözleşme bedeli personeller için asgari ücretin 90 de katları olarak kararlaştırıldığını, eski ve yeni asgari ücret arasındaki farkların alınarak ödeme yapılması Yargıtay kararlarına göre de sözleşmenin tek taraflı olarak değiştirilmesi ve sözleşme bedelinden daha düşük bir bedel ödenmesi sonucunu doğurur, ki bu durum sözleşme ile kararlaştırılan taraf iradelerine aykırılık teşkil edeceğini, 1 şirket ihaleye girerken teklif verdiği tarihteki asgari ücret üzerinden yüzde bazlı hesaplamalar yapılarak personel bazında teklif fiyat oluşturulduğunu, davalı idare,

personel bazında oluşturulan bu hesaplamalara yalnızca asgari ücrete yapılan artışı dahil ederek hak ediş ödemesi yapıldığını, oysa hizmetin başladığı tarihte taban asgari ücrette değişiklik yapıldığını, davalı idare tarafından benimsenmesi gereken hesaplama yöntemi yeni asgari ücret üzerinden % yüzde fazla hesabı yapmakta olduğunu, idareye göre yapılan hesaplamada asgari ücrete gelen zammın % fazlası hesaplanmamış ve eksik ödeme yapıldığını, her ay için her işçi için hak ediş eksik ödenmiş haliyle davacının maddi zarara uğradığını beyan ederek fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla;

taraflar arasında imzalanan ----- ihale kayıt numaralı 31.12.2012-31.12.2014 tarihleri arasını kapsayan sözleşme kapsamında brüt asgari ücretin belirli bir yüzde fazlası oranında ücret alan çalışanlar için ödenecek fiyat farkının %(yüzde) fazlası artırımlı haliyle değil artırımsız haliyle hesaplanması sonucu eksik ödenen/ödenmeyen asgari ücret fiyat farkının ve ayrıca nakdi yol, yemek, işsizlik primi, kısa vadeli sigorta kolları prim oranı artış ve değişimlerinin de dikkate alınıp hesapalanarak şimdilik 250.000,00-TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Haksız ve mesnetsiz davanın davalı şirket yönünden reddini, davalı şirket ile davacı arasında, 21.12.2012 tarihli "2012-2014 Yıllarına Ait Toplam 125 Personel ile İki Yıllık Temizlik, Santral, Sekreterlik Hizmetleri, Yeşil Alanlarda Çevre Bakım - Onarım Gübreleme - Düzenleme, Kasiyer, Yemek Pişirme ve Yemek Servisi Dağıtımı Hizmet Alımı İşi Hizmeti Alımına Ait Sözleşme" akdedildiğini, anılan sözleşme kapsamında, davalı şirket tarafından üzerine düşen tüm yükümlülükler, zamanında, gereği gibi ve eksiksiz bir şekilde, sözleşmeye uygun olarak ve sözleşme hükümleri doğrultusunda ifa edilmiş olup,

bu bağlamda davacı tarafından dava konusu edilen asgari ücret yüzdelik artışından kaynaklanan fiyat farkının ödenmediği/eksik ödendiğine yönelik talepleri başta olmak üzere davalı şirketten herhangi bir talepte bulunmasının kabulü mümkün olmadığını, davayı kabul anlamı taşımamak kaydıyla, ilgili mevzuat kapsamında dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesi,

yani faaliyet ayrışması neticesinde, sözleşmeye ek olarak akdedilen Protokol hükümleri doğrultusunda, davacı tarafından üstlenilen işin bir kısmının -----için gerçekleştirileceğinin kararlaştırılmış olması ve yukarıda detaylı bir şekilde izah edilen nedenlerle, adı geçen ------ aşağıdaki adresine tebligat çıkartılarak işbu davanın ihbarını talep ettiklerini, davacı tarafından dava dilekçesi ile,

taraflar akdedilen sözleşme kapsamında davalı şirket tarafından ihalenin uygulandığı dönemde asgari ücret artışlarındaki fiyat farklarının yanlış ve hatalı hesaplama ile eksik ödendiğini iddia edilmekte ise de, bu hususun davalı şirketçe kabulü mümkün olmadığını, sözleşmenin yürürlükte kaldığı ve davacı tarafından sözleşme ile tanımlanan, yerine getirmeyi üstlendiği farklı nitelikteki hizmetlerin ifa edildiği süre boyunca, bu işleri yerine getiren çalışanların ücretleri, sözleşmede kararlaştırılan şekilde, sözleşme hükümlerinde mevcut yönteme göre davalı şirket tarafından eksiksiz bir şekilde davacı yükleniciye ödendiğini,

sözleşme kapsamında yapımı kararlaştırılan işler için çalıştırılan çalışanlara ödenecek etlere ilişkin hakkedişler, her ay davacı tarafından müvekkil şirket adına fatura tanzim edilmek suretiyle davalı şirketten talep edildiğini, davalı şirket, davacıya yapmış olduğu ödemeleri, davacının düzenlediği faturalar doğrultusunda gerçekleştirdiğini, yapılan ödemeler ilgili aya ilişkin hakediş dönemlerinde taraflar arasında hiçbir itiraza ve ihtilafa konu olmadığını, davacı, üstlenmiş olduğu hizmet işi karşılığında düzenlemiş olduğu fatura bedellerine "hakediş, mesai ve asgari ücret fiyat farkı"nı dahil ettiğini, sözleşme süresince,

her hakediş dönemine ilişkin olarak her ay davacı tarafından tanzim edilen ve davalı şirkete gönderilen faturalar incelendiğinde de bu husus açıkça anlaşıldığını, davalı şirket tarafından yapılan hakediş ödemeleri, asgari ücretteki artışın çalışanların ücretlerine yansıtılması suretiyle gerçekleştirildiğini, bu durumda, davacının hatalı ve eksik olduğunu iddia ettiği hesaplama yönetiminin davacının bizzat her hakediş dönemi sonunda müvekkil şirkete göndermiş olduğu faturalardaki hesaplama yönetiminden ibaret olduğu açık olduğunu, asgari ücret fiyat farkına ilişkin hesaplama özleşmeye aykırılık teşkil edecek başkaca bir usul benimsenmemiş,

sözleşme hükümleri uygulanarak, belirlenen şekilde fiyat farkı hesaplanmış ve sözleşmeye uygun hareket edilmiştir.

Sözleşmeye hiçbir aykırılık bulunmayan somut olayda, eksik ödeme iddiasıyla sözleşmenin tek taraflı olarak değiştirilmiş olduğuna dair davacı iddialarına itibar edilmeyeceğini, davalı şirket kayıtlarında yer alan Ocak 2013- Aralık 2014 arası dönemi kapsar her aya ilişkin hakediş belgeleri de cevap dilekçemiz ekinde (Ek-10- iki klasör olmak üzere ön bürodan teslim edilmiştir) ibraz edilmekte olup, her hakediş dönemi bakımından içerik itibariyle bordro icmali, çalışanlara yapılan maaş ödemerine ilişkin liste, sigortalı hizmet listesi, asgari ücret fark hesaplama tablosunun da yer aldığı ---- ödeme tablosu, puantajlar,

----- tarafından düzenlenen fatura, ödeme formu ve hakediş kapağından ibaret belgeler ile davalı şirket tarafından asgari ücret fiyat farkının hesaplanmasında sözleşmeye uygun hareket edildiği ve yapılan ödemelerin eksik hesaplamalar neticesinde davacının maddi zararının oluşmasına neden olabilecek mahiyette olmadığı sabit olduğunu, davalı şirket tarafından, davacıya yapılan eksik bir ödemeden bahsedilmesi mümkün olmadığı gibi, aksine müvekkil şirketin sözleşmeden kaynaklanan hizmet alımına istinaden ödeme yükümlülüğünün haricinde, sözleşme kapsamında yükümlülüğü olmayan ancak gerçekleştirdiği başkaca ödemeler dâhi mevcut olduğunu, nitekim,

her hakediş dönemine ilişkin fatura ödemeleri haricinde, davacının talebi üzerine, en son 101 çalışanın aylık ücretleri ve 56 çalışanın kıdem tazminatları dâhi davalı şirket tarafından davacının çalışanlarına ödendiğini, davacının, asgari ücret fiyat farkı açıklaması ile bunun karşılığı tutarları da içeren faturaları her ay sonunda davalı şirkete düzenlemiş olması ve davalı şirketçe yapılan ödemelerin de faturada yer alan bedeller doğrultusunda eksikiz bir şekilde yapılmış olmasına karşılık,

kendisi tarafından düzenlenen fatura kapsamında tespit edilen ve ayrı bir şekilde tutarı ile belirtilen asgari ücret fiyat farkına ilişkin ödenen bedellerde eksik ve hatalı hesaplama olduğu iddiası ile işbu davayı ikame etmesi ayrıca bir çelişki yarattığını, bununla birlikte, davacı tarafından dava konusu asgari ücret fiyat farkını da içerir şekilde düzenlenen ve davalı şirkete teslim edilen faturalarda, davalı şirket tarafından davacıya ödenen bedellerin nelere ilişkin olduğunu gösterir hakediş belgelerinde yüklenici davacının imzası bulunmadığını, davacı, düzenlendiği fatura içeriğinde, hakediş belgelerinde ya da yapılan ödemeleri kabulde,

herhangi başka bir hususa olmadığı gibi, dava konusu asgari ücret fiyat farkına ilişkin bedellere de hiçbir hakediş döneminde, hiçbir ihtirazi kayıt koymadığını, davacı tarafından dava dilekçesinde her ne kadar iddia ettiği asgari ücret fiyat farkından kaynaklanan bedellerin hesaplama usulü nedeniyle eksik ödeme gerçekleştirildiğine yönelik olarak müvekkil şirkete o dönemde bu hususun izah edilmeye çalışıldığı ancak bir anlaşmaya varılamadığı ifade edilmişse de, davacının davalı şirkete herhangi bir dönemde bu yönde bir başvurusu ve itirazı olmadığını,

kaldı ki hiçbir ihtirazi kayıt içermeksizin davacı tarafından imza altına alınan hakediş belgeleri, kendisi tarafından tanzim edilen faturalar ve bu fatura bedellerine ilişkin ödemelerin de kabul edilmiş olması bunu açıkça gösterdiğini beyan ederek bu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, ------ belirtilen adresine tebligat çıkartılarak işbu davanın ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dosyasında davalının cevap dilekçesine rastlanmamıştır. Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır. Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Huzurdaki dava alacak davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.Mahkememizce işbu dosyada, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, bir nitelikli hesaplama alanında uzman (Borçlar-Ticaret Hukukçusu) ve bir iş mevzuatı uzmanı bilirkişi bilirkişisi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle.

Borçlar Kanununa göre bir eser meydana getirme karşılığında, iş sahibinin bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmeler Eser Sözleşmesi olarak nitelendirildiği, her ne kadar kanunun lafzı bir nesnenin “meydana getirilmesini” ihsas etse de aslında kapsamı maddi varlığı olmayıp da sonucu bir bütünlük olarak taahhüt edilebilen şeyleri de kapsamaktadır.' bununla beraber, eser sözleşmeleri mevzuatımızda ani edimli sözleşmeler olarak ele alınmış olup;

sürekli borç ilişkisi meydana getirmedikleri kabul edilmektedir.” iş sahibinin ifaya olan çıkarının, bu şekilde, belirli dönemlerde tekrar eden edimlerle karşılandığı sözleşmeler ise, sürekli eser sözleşmesi olarak kabul edildiği, sürekli eser sözleşmeleri hukuki niteliği itibarıyla, atipik, çerçeve sözleşmeler olup; tatbik edilecek hukuk bakımından eser sözleşmesi ile genel hükümlere tabiidir.* Eser sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen, ivazlı ve rızai sözleşmeler olduğu, rızai bir sözleşme olması sebebiyle de tarafların anlaşması sözleşme kurulumu için yeterli olup; geçerliliği için belli bir şekil şartı aranmadığı,

eser sözleşmeleri, yaklaşık ücretli, birim fiyatlı veya götürü bedelli olarak yapılması mümkün olan sözleşmeler olup; mevzuatımıza göre, götürü bedel ile kararlaştırılmış sözleşmelerde, taraflar anlaşılan fiyatla bağlı olup; eser daha aza mal edilse ya da daha pahalıya imal edilse dahi, kural olarak ek bir ücret talep edilmesi mümkün olmadığı, bununla beraber, Borçlar Kanunu'nun 480.

Maddesine göre, götürü bedelin aşılması başlangıçta öngörülemeyen veya göz önünde tutulmayan sebeplerle eserin yapımına engel olacak mahiyet arz ederse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkına haiz olduğu, götürü bedelin aşılması haricinde, eser yapım işine başlanıldıktan sonra,

yükleniciden ek başka işlerin de yapılmasının istenilmesi veya bazı işlerde iş değişikliğine gidilmesi hallerinde de, yüklenicinin götürü bedel haricinde ücret talep edebileceği kabul edilmektedir.* ayrıca iş sahibinin talebi olmasa dahi, sözleşme dışındaki iş ve imalâtların yüklenici tarafından yapıldığının ortaya konması ve yapılan işlerin de iş sahibinin yararına olduğunun anlaşılması durumunda da, bu işlere dair bedelin iş sahibinden talep edilmesi mümkündür.* Mevzuata göre, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması halinde bedelin götürü olarak şifahen belirlendiği kabul edilse dahi, Borçlar Kanunu'nun 481.

Maddesi nazara alınarak, bedel, eserin yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak tespit edilmesi gerekmektedir. * Niza konusu olay bakımından önem arz eden hususlardan bir de tadil sözleşmeler olduğu, EBK 12. Maddesinde düzenlenen tadil, kelime anlamıyla, doğrultma, doğrulama, değiştirme anlamına gelmektedir.

Tadil yeni TBK 13. Maddesine, farklılık halini ifade edecek şekilde, değişiklik kelimesi ile girdiği, geniş anlamda tadil, münferit borç veya borç ilişkisindeki taraf değişiklikleri ile borcun veya borç ilişkisinin kısmen veya tamamen sona erdirilmesi hallerini kapsadığı, dar anlamda tadil ise alacak hakkının kısmen veya tamamen sona erdirilmeksizin taraflarca sözleşmenin içeriğinin değiştirilmesidir.” buradan hareketle tadil sözleşmesi, tarafların temel sözleşme kurulduktan sonra,

fakat temel sözleşmeden doğan münferit borç veya borç ilişkisi sona ermeden önce tadil konusu üzerinde anlaşması sonucunda meydana gelen ve mevcut borç ilişkisi üzerinde doğrudan dar anlamda bir değişiklik yaratan, sebebe bağlı, temel sözleşmeye bağımlı bir yan sözleşme niteliğinde olan tasarruf sözleşmesi olarak nitelendirilmektedir.* Tanımdan hareketle tadil sözleşmesinde önem taşıyan ilk unsur değişiklik yapılma anıdır.

Zira tadil sözleşmesinde, değişikliğin, sözleşme kurulduktan sonra, fakat sözleşme sona ermeden önce yapılması gerekmektedir.” sözleşme serbestisi içerisinde, tarafların tadille her türlü değişikliği yapmaları mümkün olmakla birlikte kanunun emredici hükümleri, genel ahlak, kamu düzeni, kişilik hakları ve konunun imkânsızlığı değişikliğin sınırını çizmekte olduğu, sınırı belirleyen bu kesin hükümsüzlük halleri haricinde, tadil sözleşmesinin ana konusunu her sözleşme içeriği oluşturabilmekte olduğu,

dar anlamda sözleşme içeriğine ise asli edim yükümlülükleri ile tarafların birbirlerine karşı öne sürebilecekleri hak ve yükümlülükler girmektedir.” Tadil sözleşmelerinde yapılacak değişiklikle edim yükümlü azaltılabilir de...

Fakat ister temel edim yükünü, ister sonradan testleri artırılabileceği gibi edilen edim yükünü hedef alsın, edim yükünü azaltan tadil sözleşmeleri doğrudan doğruya alacak hakkına etki ettiğinden dolayı, bir çeşit ibra tasarruf işlemi olarak değerlendirilmektedir.'" tadil sözleşmelerinde önem arz eden hususlardan bir diğeri de şekildir. TBK m. 12 vd. uyarınca bu konuda özel hüküm olmaması sebebiyle, yapılacak tadil de kural olarak şekil şartına tabi değildir.

Kanuni geçerlilik şekline tabi bir sözleşmenin tadilinde ise, kural olarak değişikliğin, asıl sözleşmenin bağlı olduğu şekil şartına uyularak, yapılması gerekmektedir.'. Fakat bu kanuni şekle tabilik bakımından, doktrinde edim yükümlülüğün artırılması veya azaltılmasına göre bir ikili ayırıma gidilmektedir.

Bu ikili ayırımda, kanuni şekle tabi bir sözleşmede taraflardan birinin borcu ağırlaştırılarak, edim yükünün artırıldığı tadillerde, esaslı noktalarda yapılan değişiklik TBK m. 13/1 uyarınca yazılı şekle tabiidir.* Kanuni şekle tabi bir sözleşmede, taraflardan birinin borcu hafifleştirilerek, edim yükünün azaltıldığı hallerde ise ilgili işlem kısmi ibra niteliğinde kabul edilerek, TBK 132.

Maddesinde ibranın şekil şartına tabii olmadığı beyan edildiğinden, şekil şartına uymadan yapılacak değişiklikler de geçerli olabilecektir.

Bununla beraber, özellikle tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, edim yükü daraltılması veya ortadan kaldırılması dolaylı da olsa diğer tarafın yükümlülüğünü çok fazla arttıracaksa, bu durumda da kanunun aradığı geçerlilik şartının, edim yükümlülüğünü azaltan tadil hükmü için de aranacağı kabul edilmektedir. * Kamu İhale mevzuatımız açısından da ihale sözleşmelerinde, bedelin aşılmaması kaydıyla süre, ödeme yeri ve ödeme şartları açısından değişiklik yapılabileceği düzenlenmiştir.'* Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, davacı ile davalı arasında 2012 yılında, 2012 - 2014 yılları için 125 personele dair, temizlik,

santral, sekreterlik, çevre bakım onarım, kasiyer ve yamek pişirme ve servis alanlarında hizmet alındığı, niteliği itibarıyla sözleşmenin sürekli eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmede ücretin birim fiyatlı götürü bedelli olarak belirlendiği ayrıca sözleşmede birim fiyat değişikliğine dair hüküm bulunduğu, bu sözleşmeden sonra birim fiyat değişikliğinin tatbik edilmeyeceğine dair taraflar arasında düzenlenmiş bir tadil sözleşmesine rastlanılmadığı, mevcut durumda, davacının davalıdan taraflar arasındaki sözleşmenin 14. Maddesi kapsamında, birim fiyat farkından kaynaklanan alacağını talep edebileceği düşünülmektedir.

Alacak Miktarı Bakımından, Davacının davalıdan taraflar arasındaki sözleşmenin 14. Maddesi kapsamında, birim fiyat farkından kaynaklanan alacağını talep edebileceği ilgili tutarın 144.167,65 TL ye tekabül ettiği bildirilmiştir.

Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda;

Davanın, taraflar arasında imzalanan ----- ihale kayıt numaralı 31.12.2012-31.12.2014 tarihleri arasını kapsayan sözleşme kapsamında brüt asgari ücretin belirli bir yüzde fazlası oranında ücret alan çalışanlar için ödenecek fiyat farkının %(yüzde) fazlası artırımlı haliyle değil artırımsız haliyle hesaplanması sonucu eksik ödenen/ödenmeyen asgari ücret fiyat farkının ve ayrıca nakdi yol, yemek, işsizlik primi, kısa vadeli sigorta kolları prim oranı artış ve değişimlerinin de dikkate alınıp hesaplanarak ödenmesi talebine ilişkin olduğu,

dava konusu olaya bakıldığında, davacı ile davalı arasında 2012 yılında, 2012 - 2014 yılları için 125 personele dair, temizlik, santral, sekreterlik, çevre bakım onarım, kasiyer ve yamek pişirme ve servis alanlarında hizmet alındığı, niteliği itibarıyla sözleşmenin sürekli eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmede ücretin birim fiyatlı götürü bedelli olarak belirlendiği ayrıca sözleşmede birim fiyat değişikliğine dair hüküm bulunduğu, bu sözleşmeden sonra birim fiyat değişikliğinin tatbik edilmeyeceğine dair taraflar arasında düzenlenmiş bir tadil sözleşmesine rastlanılmadığı,

mevcut durumda, davacının davalıdan taraflar arasındaki sözleşmenin 14. Maddesi kapsamında, birim fiyat farkından kaynaklanan alacağını talep edebileceği düşünülmektedir.

Alacak Miktarı Bakımından, Davacının davalıdan taraflar arasındaki sözleşmenin 14. Maddesi kapsamında, birim fiyat farkından kaynaklanan alacağını talep edebileceği ve talep edilebilecek tutarın 144.167,65 TL olarak hesaplandığı görülmekle, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE, 144.167,65 TL'nin dava tarihi olan 17/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

2-Davacı tarafından yapılan toplam 10.570,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 6.095,41-TL ve davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.269,38 TL peşin harç giderinin toplamı 10.364,79-TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

2-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

3-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve kabul oranına göre belirlenen 23.066,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve ret oranına göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 1799,21-TL'nin davalıdan, 1320,79-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

7-Alınması gerekli 9848,09-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.269,38 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.578,71-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Dair, davacı, davalı ve ihbar olunan vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/559, K. 2024/610, 6 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No: 2023/559
  4. Karar No: 2024/610
  5. Dava: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
  6. Dava Tarihi : 17/08/2023
  7. Karar Tarihi : 06/09/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/559
Karar No
2024/610
Tarih
6 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/559 K.2024/592
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/559 K.2024/493
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/560 K.2024/846
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/562 K.2024/588
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/562 K.2024/503
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/563 K.2024/606

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.