KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/759
- Karar No
- 2024/887
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
Karar Metni
2.100 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/759
KARAR NO: 2024/887
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 08/11/2023
KARAR TARİHİ : 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup; aralarında cari hesap sözleşmesi yapıldığını, davacı şirket, davalı şirket ile yaptığı ticari işlem sonunda borçlu şirkete 01.10.202 tarihinde 428.332,57 TL tutarında fatura kesildiğini, borçlu tarafından 31.10.2022 tarihinde 180.000 TL ödeme yapıldığını, kalan bakiyenin ödenmediğini, davacı şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin 248.332,57 TL cari hesap bakiye alacağından doğan borcu olduğu anlaşıldığını, cari hesap ekstresinden kaynaklı söz konusu borç davalı şirket tarafından ödenmediğini ve borcun muaccel hale geldiğini,
davacı şirket mezkur alacağını borçludan istemiş ancak borçlu taraf ödeme yapmadığını, bu sebeple söz konusu borca ilişkin ekte sunmuş oldukları cari hesap ekstresi bakiye alacak miktarı tahsil edilemeyince, davacı şirket adına ---- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve bu kapsamda ile te 271.56,67 TL tutarında ödeme emri gönderildiğini, davalı şirket vekili itiraz dilekçesinde, davacı alacaklı şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirtmiş ve alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiğini, yapılan bu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek davalı borçlunun takibe,
asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının iptaline ve takibin devamına, açılan davanın sonuçsuz kalmaması için davalı-borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız veya mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına, davalı borçlunun yerinde olmayan itirazları ile icrayı geciktirmek amacında olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı takip talebinde alacağının kaynağını 01.10.2022 tarih ve 428.332,57 TL bedelli bir adet fatura şeklinde açıkladığını, davalı şirket, takibe konu faturaların gerçeği yansıtmaması, yapılan ön ödemenin mahsup edilmemiş olması ve faturalara konu malların henüz teslim edilmemiş olması nedenlerinden dolayı, aleyhine yapılan takibe itiraz ettiğini, davacı tarafça, dava dilekçesinde iddia edilen 01.10.2022 tarih ve 428.332,57 TL bedelli bir adet fatura karşılığı alacak iddiası gerçeği yansıtmadığını, davalı, davacıya, 180.000 TL ön ödeme yaptığını, bu ön ödeme, verilen siparişler karşılığında yapıldığını, toplam sipariş bedeli,
428.332,57 TL şeklinde olduğunu, davacı tarafından, davalı şirketin ihracatçı şirket olması ve ülkemizde mevcut enflasyonist ortam bahane edilerek, ek ödeme ve kur farkı talebinde bulunduğunu, davalı şirketin, kur farkını kabul etmediğini ve anlaşma harici ödeme yapmayacağını söylemesi üzerine,
davacı taraf malları teslim etmediği gibi, almış olduğu ödemeyi de iade etmediğini, itiraza uğramayan faturalara konu malların, teslim edildiğini ispat külfeti davacı tarafa ait olduğunu beyan ederek toplanacak deliller ve yapılacak yargılama neticesinde, maddi gerçeklere aykırı ve kötü niyetli olduğu sabit olacak olan davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasını, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır. Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir.
Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz.
Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle.
Davacı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerinde davalı şirkette ait olan 2022 yılı------ Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir.¸Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davacı tarafından davalı tarafa 01.10.2023 tarihli ------ seri nolu fatura ile 428.322,57 TL tutarlı satış yaptığı,
bu süreçte davalından 180.000,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 24.10.2022 tarihi itibariyle davalından olan alacağının 248.322,57 TL olduğu,Davalı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anla defterlerinde davacı şirkette ait olan 2022 yılı ---- Kodlu Satıcılar Hesabının dökümü gibidir.Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davalı tarafından davacı taraftan 01.10.2023 tarihli ----- seri no.lu fatura ile 428.322,57 TL tutarlı alış yaptığı, bu süreçte davacı tarafa 180.000,00 TL ödeme yapıldığı ve buna göre 24.10.2022 tarihi itibariyle davacı tarafa olan borcunun 248.322,57 TL olduğu,
davacı şirketin 2022 yılı BS Formunda, davalı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 428.322,57 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu, davalı şirketin 2022 yılı BA Formunda, davacının 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 428.322,57 TL tutarlı faturasının gözükmediği, ancak davacının 2022 yılı karşılaştırılması BA ve BS formunda davacının 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 428.322,57 TL tutarlı faturasının, davalının 2022 yılı BA formunda gözüktüğü, kural olarak TBK 117/gereği;
“muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceği, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse “bugünün geçmesiyle...” temerrüdün başlayacağı kabul edileceği, takip alacaklısı davacı taraf 22.08.2023 tarihli icra takibinde, 248.332,57 TL asıl alacağına, 23.236,10 TL işlemiş faizi ve asıl asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini,
taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir, dosya kapsamında, davacının davalı tarafı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dayanak belge bulunmadığından, takip öncesi talep edilen işlemiş faiz hakkında takdir Mahkemenin olduğu, ----- verilerinden 22.08.2023 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %16,75 olduğu görüldüğünden davacının asıl alacağına takip tarihinden yıllık %16,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, davacı şirketin ibraz ettiği, 2022 yılı ilişkin ticari defterlerin.
T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226' ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, davalı şirketin ibraz ettiği, 2022 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği, taraf ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu,
her iki tarafın ticari defter kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı tarafa 01.10.2023 tarihli ----- seri no.lu fatura ile 428.322,57 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalından 180.000,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 24.10.2022 tarihi itibariyle davalından olan alacağının 248.322,57 TL olduğu görüldüğü, takip konusu yapılan 428.322,57 TL tutarlı faturanın davalı defterlerinde aynen kayıtlı olduğundan, faturaya konu olan mal ve hizmetin davacı tarafından davalı tarafa verildiğinin kabulü halinde, takip tarihi itibariyle davacının davalından olan alacağının 428.322,57 TL olduğu,
248.322,57 TL asıl alacak için takip sonrasında yıllık %16,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu, tarafların BA-BS kayıtlarının örtüşdüğü ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 248.332,57-TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İcra takibinden önce dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmaması, işlemiş faize ilişkin taraflar arasında uygulanan bir teamül olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, işlemiş faiz talep edilebilecek nitelikte bir anlaşma olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, TTK 1530.
Maddesindeki fatura alacağına ilişkin hükmün tedarik sözleşmelerinde geçerli olması sebebiyle takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceği görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/759, K. 2024/887, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama