KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/895
- Karar No
- 2024/872
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
Karar Metni
1.309 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/895
KARAR NO : 2024/872
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilimiz tarafından alacağının tahsili amacı ile-----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosya ile ilamsız takip başlatılmış olup, icra müdürlüğünce düzenlenen ödeme emri 16/10/2023 tarihinde borçlu davalıya tebliğ edilmiştir. Borçlu davalı tarafından söz konusu borca 20/10/2023 itiraz edilmiş olup, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Haklı davanın kabulü ile, ----icra müdürlüğü ----- esas sayılı dosyaya vaki itirazın iptali ile takibin devamına, Haksız ve kötü niyetli davalının asıl alacağın yüzde 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile, davalının menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz/tedbir konulmasına, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı ve duruşmalara katılım sağlanmadığı görüldü.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık konularında defter inceleme hususunda inceleme günü verildiği, davalının defter inceleme gününe katılmadığı, defterlerini ibraz etmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı görüldü.
SMMM bilirkişi raporu sonuç kısmında:
" Davacının yasal defter kayıtlarına göre, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan
122.951,00 TL cari hesap alacağı bulunmaktadır. Söz konusu tutar davacının icra
takibinde yer alan alacak tutarıyla uyumludur.
Tarafların mal ve hizmet alım satımlarına ilişkin vergi idarelerine yapmış oldukları
beyanların uyumlu olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, söz konusu beyanlarda yer alan
tutarlar ile davacının yasal defter kayıtlarında yer alan tutarlar da uyumludur.
Somut olayda, talep edilen alacak cari hesap alacağı olup, davacının davalı tarafı
temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir bilgi, belge veya delil dosya içeriğinde yer
almamaktadır. Bu nedenle, faiz talebinin uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLER
*Davacı şirketin ticari defter kayıtları, *Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları, *Bilirkişi raporu *Tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Huzurdaki dava İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflara ticari defterlerini sunmak üzere ihtaratlı kesin süre verilmiş, davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için yerinde bilirkişi inceleme talebinde bulunduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi inceleme gününe katılmadığı ve defterlerini ibraz etmediği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır.
Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirle, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır.
Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır.
(TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Somut Olayda;
Davacı tarafından ticari defterlerin incelenmesine ilişkin inceleme gününde ibraz edilen ilişkin ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu, davacı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetlerinin bulunduğu, davalı şirket inceleme gününde defterlerini ibraz etmediği ve defterlerinde inceleme yapılamadığı anlaşılmakla, davacı şirketin ticari defterlerine göre tarafların tacir olduğu, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan
122.951,00 TL cari hesap alacağı bulunduğu, tarafların mal ve hizmet alım satımlarına ilişkin vergi idarelerine yapmış oldukları
beyanların uyumlu olduğu görüldüğü, davalının usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığı ve ihtara rağmen ticari defterlerini inceleme günü sunmadığı, davacının iddialarını ispat ettiği anlaşılmakla açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/895, K. 2024/872, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama