KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/546
- Karar No
- 2024/814
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
Karar Metni
1.029 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/546
KARAR NO : 2024/814
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/08/2024
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
22.05.2020 tarihinde 1,83 promil alkollü ----- sevk ve idaresindeki müvekkili olan davacı şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı bulunan ( ----- plakalı kamyonetin, tek taraflı bedeni hasarlı trafik kazasına karıştığını, meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün 1,83 promil alkollü olduğu ve KTK m. 52/1-B maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacı şirket tarafından ödenen sigorta tazminatının TTK m. 1481 ile ZMMS Genel Şartları B.4. maddesi kapsamında rücuen tazmini gerektiğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 36.814,51 -TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 21.01.2021 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, Asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Sigorta tazminatının rücuen tahsilinin konu edildiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir. Davacı vekilince dava dilekçesi ile ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, Mahkememizin 03/09/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. ---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar örneği celp edilmiştir.
6100 sayılı HMK 114/1-c maddesinde görev dava şartı olarak gösterilmiş olup, anılan Kanun 115. maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması gerekir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi Mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları mutlak ticari davalar,
nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Zira Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesine göre;k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,
ifade etmektedir.Aynı Yasanın 73. Maddesi ile bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı Yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Tüm dosya kapsamından.
Huzurdaki davanın, 22/05/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı tarafından ödendiği ileri sürülen sigorta tazminatının TTK m. 1481 ile ZMMS Genel Şartları B.4. maddesi kapsamında rücuen tahsilinin konu edildiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açıldığı, Mahkememizce UYAP Web sisteminden yapılan sorgulamada ----- plakalı aracın davalı adına tescilli olduğu, yapılan GİB sorgulamasında davacının "gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarası" bulunduğu,
bu kapsamda davalının tacir olmadığı gibi yine yapılan GİB sorgulamasında kazaya karışan aracın "gayri ticari" olarak kayıtlı olduğu, göreve ilişkin düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, iddianın ileri sürülüşünden tacir olmayan davalı aleyhinde kendi sigortacısı tarafından açılan davada Mahkememiz görevli olmayıp, 6502 sayılı Kanun 73. madde uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/546, K. 2024/814, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama