KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/63
- Karar No
- 2025/579
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
Karar Metni
2.308 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/63
KARAR NO : 2025/579
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/01/2024
KARAR TARİHİ : 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 25.01.2024 tarihli dilekçesinde özetle; Davacı şirketlerin hisselerinin tamamı dava dışı ----- isimli kişiye ait iken, hisselerin %80'inin yeni hissedarlar adına satılarak tescil edildiğini, ----- bu tarihe kadar tek imza yetkilisi iken devir tarihinden itibaren yeni hissedar ile birlikte imza yetkilisi olduğunu, ----- yeni hissedarlar ile kişisel problemler (borç-alacak ihtilafı) yaşayınca,
yeni hissedarları zor durumda bırakmak maksadıyla (eski imza yetkilisi olması sebebiyle) imza yetkilisi olduğu tarihlere denk getirerek eski tarihli bonolar düzenlediğini, sahte bonolar vasıtasıyla yakın arkadaşı ve şeriki olan davalı üzerinden şirketler aleyhine takip başlatılmasını sağladığını, sahtecilik iddiasıyla yapılan suç duyuruları neticesinde (her ne kadar hukuki ihtilaf gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmişse de) savcılık makamınca yaptırılan bilirkişi incelemelerinde; "...
Bonoların şirket defterlerine kayıtlı olmadığı, şirketin böyle bir borcunun bulunmadığı ve bononun lehtarı olan davalı ...'nin şirketlerle herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığı" hususlarının tespit edildiğini, eski imza yetkilisi ------ tarafından imza edilen hisse devir sözleşmesinde de -şirketin ekonomik yapısına göre- son derece fahiş miktardaki (30.000.000 TL) bu borçtan hiç bahsedilmediğini, halbuki ticari şirketlerin alacak borçlarının da mutlaka ticari defterlerde yer alması ve muhasebeleştirilmiş olması gerektiğini Sonuç olarak.
Senedin tanzim tarihi olan 2020 tarihi itibarıyla çok ciddi bir miktar olar 30.000.000 TL gibi bir borcun borçlu şirket kayıtlarında hiç yer almamasının, Şirketlerin hiçbir banka hesabına, 30.000.000 TL gibi ciddi bir miktarın alacaklı/davalı tarafça bir kuruş dahi para gönderilmemesinin, alacaklı olduğunu iddia eden şahsın davacı şirketler ile ne öncesinden ne sonrasında hiç bir ticari bağlantısının bulunmamasının, buna ilişkin şirket defterlerinde hiç bir kaydın yer almamasının, sadece şirket envanterinde değil hiçbir resmi- gayriresmi belgesinde ne bu miktar borçtan ne de alacaklı olduğunu iddia eden kişiden bahsedilmemesinin,
aksinin ileri dahi sürülememesinin, eski-yeni hissedarlar arasındaki hisse devir protokolünde en küçük ayrıntı dahi yer alırken bu kadar büyük bir borçtan hiç bahsedilmemiş olmasının eski hissedar ----- tarafından sahtecilik eylemine kalkışıldığının açık ispatı olduğunu, takibe Konu Bonoların. Davalının 20.08.2020 düzenleme tarihli, 20.11.2020 ödeme tarihli, 10.000.000 TL bedelli bonoyu -----.
İcra Müdürlüğü ------- Esas sayılı dosyasından, 20.08 2020 düzenleme tarihli, 20.10.2020 ödeme tarihli 10,000,000 T1 bedelli bonoyu ----.
İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası üzerinden takibe koyduğunu, -----İcra Müdürlüğünün ------. sayılı dosyası kapsamında takibe konulan bononun dava harç ve masraf miktarı gözetilerek bu aşamada davaya dahil edilmediği), Bonoların keşidecisinin ------ şirketi, kefillerinin ise -----Adi Ortaklğı olduğunu, bonoların tanzim tarihinde şirketlerin genel durumunun;
...nın, ----- şirketlerinin ----- bulunan “ ----” projesini gerçekleştirebilmek adına kurdukları bir adi ortaklık olduğunu, 16.10.2020 tarihine kadar keşideci şirketlerin münferit imza yetkilisinin dava dışı ------ olduğunu, 16.10.2020 tarihinde pay devri sözleşmesi yapıldığını ve keşidecinin münferit imza yetkisinin sona ererek -----ile birlikte müşterek imza yetkisine dönüştürüldüğünü, 17.11.2021 tarihinde ise genel kurul toplantısı ile birlikte ise yönetim kurulunun azledildiğini ve yönetim kuruluna şirket dışından dava dışı ------ atandığını ve tek imza yetkilisinin bu kişi olduğunu,
davacı şirketlerin yeni hissedarları ile eski hissedar ve imza yetkilisi----- arasında hisse devir bedelinin ödenmesi hususunda husumet bulunduğunu, ----- açtığı davaları kazanamayacağını anlayarak bu bonoları kötüniyetli ... adına düzenleyerek dava konusu bono vasıtası ile davacı şirketlerden haksız tahsilat yapmaya çalıştığını, icra takiplerinin 17.11.2021 tarihli genel kurul toplantısının hemen ardından başlatıldığını, savcılık aşamasında ... ve ------ tarafından verilen ifadelerin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının projeye para koyduğunu iddia etmesine karşın ödeme dekontu ibraz edemediğini,
davalının iddia ettiği paranın mahiyetini ve veriliş gayesini izah etmesi gerektiğini, davalının ekonomik durumunun da söz konusu parayı şirkete vermeye uygun olmadığını, Hile ve muvazaa hukuksal nedenine dayalı davanın tanık dahil her türlü delille ispatının mümkün olduğunu belirterek, sahtecilik, dolandırıcılık, hile ve muvazaa ile haksız türlü suçla ilgili şikayet ve bu husustaki sair müvekkillerinin -----. İcra Müdürlüğünün---- Esas ve ----.
İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyalarına konu edilen bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili tarafından 04.04.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacıların, kambiyo senetleri üzerinde tahrifat yapıldığına, senedin sahteliğine ilişkin iddialarının asılsız olduğu, takibe konu olan kambiyo senetlerinin 20.08.2020 tarihinde tanzim edildiği, tanzim edildiği tarihte borçlu------münferiden temsile yetkilinin ----- olduğu, kambiyo senetlerinde bulunan imzaların da tanzim tarihinde münferiden temsile yetkili ----- tarafından atıldığı, iddiaların şirket iç ilişkilerinde yaşanan dış ilişkide üçüncü kişilere karşı öne süremeyecekleri anlaşmazlıklarına dayandırıldığı,
davacıların şirketlerin yönetim kurullarının değiştiğine ilişkin iddialarının müvekkili alacaklının alacak hakkına etkisi bulunmadığını, kambiyo senetlerinin düzenlenme tarihinin adi ortaklık sözleşmesinden önce olduğu, takibe konu senetlerin dilekçe ekinde sundukları “Şirket Yetkilisi İzin Belgesi” ile hisse devir sözleşmesinin gerçekleşmesine istinaden borçlanılan toplam 30.000.000,00 TL tutarındaki senetlerin, 20.08.2020 tarihinde şirketleri ve ortaklığı münferiden temsile yetkili ---- tarafından imzalandığı,------ tarafından alacak miktarının bilinmemesinin müvekkiline etki edecek bir işlem olmadığı,
şirket iç ilişkilerinden kaynaklı bilgi eksikliğinin öne sürülmesinin kötüniyetli olduğu, davacıların senetlerin düzenlenme tarihi ile ilgili iddialarının farazi olduğu, müvekkili ... tarafından ------ Noterliği'nin 14.01.2021 tarih ve ---- ve ----- yevmiye numarası ile -------Adi Ortaklığı'na ihtarnameler gönderildiği, 17.11.2021 tarihli genel kurul toplantısı ile ihtarnameler arasında on ay gibi ciddi bir sürenin olduğu, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -------. sayılı dosyasından dahi önce ihtarname gönderiminin gerçekleştirildiği,
2021 Kasım ayına kadar haberlerinin olmadığı iddialarının kötüniyetli olduğunu, ------Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan nitelikli dolandırıcılık iddiasına dayalı şikayet sonucunda takipsizlik kararı verildiği, mürekkep yaşı incelemesi neticesinde senetlerin tanzim edildiği tarih olan 20.08.2020 tarihine isabet eden aylarda tanzim edildiği imzaların da------ait olduğunun tespit edildiği, açılan soruşturmada verilen ifadelerde müvekkili ... tarafından------ projesinin geliştirilmesine fazlaca emek verildiği ve maddi katkılarda da bulunulduğunun ayrıntılı şekilde belirtildiği,
mürekkep yaşına ilişkin tespitlere göre en erken 2020 yılı Temmuz ayında düzenlenmiş olabileceği tespit edilen senetler bakımından davacıların senetlerin daha sonra düzenlendiği iddialarının boşa çıktığı, davacı şirketlerin ve davacı şirketlerin hakim ortağı başta olmak üzere tüm yeni ortaklarının bu borçlardan haberdar oldukları, davacının haksız ve metanetsiz davasının reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit davası olup, davacı dava konusu bonolar sebebiyle borçlu olmadığını iddia etmektedir.Davacı şirketler, davalı ile hiç bir ticari ilişkilerinin olmadığını, dava konusu bonoların şirketlerin önceki yetkilisi tarafından, hisse devri konusunda davacı şirketlerle yaşadığı kendi kişisel anlaşmazlıkları nedeniyle davalı adına keşide edildiğini, bu bonoların ne davacı şirketlerin ticari defterlerinde ya da banka hesaplarında hiç bir kaydının bulunmadığını, davalı tarafından davacı şirketlere yapılmış bir ödeme olmadığı gibi verilmiş bir hizmetinde söz konusu olmadığını, senetlerin bedelsiz olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf,
senetlerin düzenlendikleri tarih itibarıyla yetkili temsici tarafından düzenlendiğini, keşideci ile davacılar arasındaki sorunların kendisini bağlamayacağını, senetlerin yasal şartlara haiz olduğunu, davacılnın aksini aynı kuvvette senetle ispat etmesi gerektiğini, davalının davacı şirketlere inşaat projesinin hazırlanmasına ve projenin finansmanına hizmet ve para katkısının olduğunu senet miktarı kadar davacılarda alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.Dava konusu uyuşmazlıkta menfi tespit talebine konu olan bonolar,
------ İcra Dairesi'nin ------. sayılı dosyasından davalı tarafından takibe konulan 10.000.000,00 TL bedelli, 20.08.2020 düzenleme tarihli, 20.11.2020 vade tarihli, lehdarı davalı ..., keşidecisi davacı ..------olan senet ile,
------. İcra Dairesi'nin ------sayılı dosyasından davalı tarafından takibe konulan 10.000.000,00 TL bedelli, 20.08.2020 düzenleme tarihli, 20.10.2020 vade tarihli, lehdarı davalı ..., keşidecisi davacı ... -------olan senetlerdir.
Her iki bononun da üzerinde “Bedeli nakden ahzolunmuştur” kaydı yer almaktadır.
“Şirket Yetkilisi İzin Belgesi” başlıklı el yazısı ile hazırlanmış metinde Borçlu firma ------ olarak gösterilmiş, şirket kaşeleri üzerindeki imzaların bu şirketlerin o tarihteki yeklisi dava dışı ------ait olduğu görülmüştür.
Keşideci şirketlerin münferit imza yetkilisi dava dışı ------iken, 16.10.2020 tarihinde pay devri sözleşmesi yapılmış ----- münferit imza yetkisi sona ermiş, münferit imza yetkisi-----. ile birlikte müşterek yetkiye dönüştürülmüş, bu husus 06.11.2020 tarihinde ---- gazetesinde ilan edilmiş, ------aynı tarihte hissesinin %80'ini pay devri sözleşmesi imzalayarak devretmiş,17.11.2021 tarihli genel kurul ile birlikte ise ------olduğu yönetim kurulu azledilmiş, yönetim kuruluna şirket dışından dava dışı ---- atanarak yönetim kurulu tek kişiye düşürülmüş, tek imza yetkilisi de böylelikle ------ olmuş, dava konusu senetlerin icra takibi 17.11.2021 tarihli bu genel kurul toplantısının hemen ardından başlatılmıştır.
Bilindiği üzere, kural olarak İİK'nın 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında borçlu olunmadığı ileri sürülmüş ise; alacağın varlığını ve miktarını kanıtlamak yükümlülüğü alacaklıdadır. Ancak, alacağın kambiyo senedine dayanması halinde bu genel kuralın istisnası olarak borçlu olunmadığının kanıt yükümlülüğü, iddiayı ileri süren borçlu taraftadır.
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak, senede 'malen' veya 'nakden' kaydı yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda kanıt yükümlülüğü yer değiştirir.
Senedi talil eden, iddiasını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer (YHGK 17.12.2013 gün ----- Esas, ------sayılı ilamı). Davalı ...-----Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------ Soruşturma Dosyası kapsamında 03.02.2022 tarihli ifadesinde “...Dosyada adı geçen firmalarda benim sözleşme ile ortaklığım vardı.----- üç firmanında 4100'de 100 yetkilisi ve yönetim kurulu başkanıydı. Ben 2016 yılından itibaren ----- Bey ile birlikte ortaklık yaptım ve bir çok proje gerçekleştirdik.
2018 yılında adı geçen projeye müdahil olduk. Bu proje 50.000.000 - 60.000.000 TL zarar ederken benim müdahalemle proje değişikliği ile 80 adet daire arttırarak proje karlı hale getirildi ve inşaat ruhsatlarını alarak satış noktasına kadar getirdik. Projede rant ortaya çıkınca 2019 yılı sonları itibariyle ----- değişik yatırımcılar ve fonlar arayışına girdi.
Zaman zaman da bana senin koyduğun parayı, emeğini TL'ye çevirelim ve sana paranı vereyim sen ayrıl şeklinde sözleri oluyordu. Sonuç olarak 250.000.000 TL kar eden bir işi sırf koyduğum paraya karşılık 30.000.000 TL' ve denk gelen senetleri üç parça halinde) borçu ----- isimli firmalar adına ---- kedi el yazısı ile 2020 yılı 7 ya da 8. Ayında ----- şuan tam olarak hatırlamadığım (----- Pastahanesi veya ---- bulunan -----Pastanesinde) elden verdi....”
---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- nolu soruşturma dosyası kapsamında da 02.04.2024 tarihli ifadesinde“Ben 2018-2020 yılları arasında ------ isimli şahıs ile çalıştım. Kendisi ile ortak inşaat işi yapmak üzere anlaştık.------ isimli şahsa iş için 30 milyon karşılığında parayı parça parça dolar olarak elden verdim. İnşaat belli bir aşamaya gelince ben işi beğenmedim ve ayrılmak istedim. ------ isimli şahsın yetkilisi olduğu bahse konu şirketlerden 30 milyon parayı 10 milyon olarak 3 parça halinde senet olarak aldım. Vadeleri 1 er ay arayla idi ancak tarafıma ödenmedi. Para bana ödenmeyince 1 yıl beledim sonrasında resmi yollara başvurarak icraya verdim. ...” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yukarıda açıklandığı üzere davaya konu iki adet bononun lehtarının davalı, keşidecisinin ise davacı oduğu, bonoların yasal unsurlarının tam olduğu ve senetlerin veriliş sebebi kısmında üzerinde “Bedeli nakden ahzolunmuştur” . kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Olayımızda olduğu gibi "Bedeli nakden ahzolunmuştur" kaydını içeren bir kambiyo senedinin, karine olarak para borcu karşılığında düzenlendiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, borçlu olmadığını iddia eden keşidecinin, keşide edilen bono karşılığında lehtardan borç para alınmadığını ve dolayısıyla bu senetten dolayı borcunun bulunmadığını kanıtlaması zorunludur.
Ancak, davalı taraf ile davacı şirketlerin senetlerin keşide tarihindeki münferiden yetkili müdürü dava dışı ------ yukarıda açıklanan ifadelerinde senetlerin davalının yaptığı proje ve satış konusundaki hizmetleri ve değişik zamanlarda şirketlere sağladığı parasal destekler karşılığı verildiğini ileri sürmekle, senedi talil ettiğinden, ispat yükü davalı tarafa geçmiştir ( Yargıtay HGK'nun 04.03.2015 tarihli, ------sayılı emsal kararı).
Bu durumda, ispat yükü üzerinde olan davalıya, savunmasını ispat olanağı tanınmalıdır.
Bu doğrultuda mahkememizce ticari defter ve kayıtlar ile diğer belgeler üzerinde inceleme ve rapor hazırlanması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, Bağımsız denetçi ve S.M. Mali Müşavir ---- ile nitelikli hesaplamalar uzmanı Prof.
Dr. ----- tarafından düzenlenen 07.03.2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulmuş, raporda teknik değerlendirme ve tespitlerin dosya kapsamına uygun olduğu tespit edilmiş, ispat yüküne ilişkin hukuksal değerlendirme ve niteleme, mahkememizin münhasır yetki ve görevi olmakla aşağıda açıklandığı üzere itibar edilmemiş olup heyet tarafından düzenlenen 07.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ... tarafından ibraz edilen 2020-2021 dönemlerine ait ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede takibe konu edilen 20.08.2020 düzenleme tarihli, 20.10.2020 tediye tarihli, lehtarı ...,
borçlusu------ olan 10.000.000 TL bedelli senet ve 20.08.2020 düzenleme tarihli, 20.11.2020 tediye tarihli, lehtarı ..., borçlusu ------., kefilleri ... ve-------olan 10.000.000 TL bedelli senetlerin davacı ...'ün ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ticari defter kayıtlarında davalı ... ile şirket arasında borç/alacak ve ticari ilişkiye ait hiç bir kaydın bulunmadığı tespit edilmiştir
Yine davacı şirketlerin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan davalı hakkında suç duyurusunda bulunması üzerine başlatılan soruşturma dosyalarında taraflar arasında resmi bir borç ilişkisinin olup olmadığı ile ilgili raporlar düzenlendiği, bu kapsamda ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ----- soruşturma nolu dosyasından alınan 30.05.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda;
“İbraz edilen 2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre; İcra takibine konu senetlere ait ticari defterlerde kayıt bulunmadığı, şüpheli ...'ın müşteki şirketlerden ve diğer Şüpheli ------- 20.08.2020 senet tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı, müşteki şirketler ile şüpheli ... arasında ticari bir ilişkinin mevcut olmadığı”
----- Cumhuriyet Başsavcılığının ------ soruşturma nolu dosyasından alınan 31.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda ise;
“Müşteki ----- ait ticari defterlerin incelenmesi sonucunda müşteki ---- ile Sanık ... arasında ticari ilişki bulunmadığı, şikayete konu senetlerin müşteki----- ait 2020, 2021 dönemlerine ait ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,” tespitlerine yer verildiği görülmüştür..Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı ile davacı şirketler arasında hukuki ilişki bulunduğuna dair delilin dosyada mevcut olmaması, taraflar arasında hiç bir adi veya resmi kayıtta alacak-borç ilişkisinin görünmemesi,
davacı şirketlerin yeni hissedarları ile eski ortak ve imza yetkilisi ----- arasında hisse devir bedelinin ödenip ödenmediği ile ilgili husumet bulunması, İcra takiplerinin 17.11.2021 tarihli genel kurul toplantısının hemen ardından başlatılması, yapıldığı dönem itibarıyla yaklaşık 5.000.000 USD'ye tekabül edecek bir miktarın söz konusu bono dışından hiçbir kaydının bulunmaması,
aynı anda olmasa bile toplamı bu miktarda olan bir para transferinin gerçekleştiğine dair banka kaydı yada yazılı bir belge olmadan gerçekleşmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması karşısında, davacıların davalıya dava konusu senetlerden dolayı borçlu olduklarını kanıtlayamadığına ve söz konusu senetleri bun rağmaen icra takibine konulmasının kötü niyetli olduğuna kanaat getirilmiş olup bu nedenlerle davanın reddine,
İİK.72 Maddesi uyarınca takip konusu alacak miktarı olan dava değerinin %20 si oranında (4.704.575,34 TL) kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
KARAR; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile Davacıların ----- İcra Müdürlüğünün ----- ve ----- İcra Müdürlüğünün -------Esas sayılı dosyalara konu olan bonolar nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine,
-İİK.72 Maddesi uyarınca dava değerinin %20 si oranı ile kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2- Harçlar Kanunu 22/1 maddesine göre alınması gereken 1.608.897,04 TL harçtan peşin alınan 402.224,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.206.672,78 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3- Dava kabul olunduğundan davacı vekili lehine AAÜT'e göre hesaplanan 843.528,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 413.056,86 TL dosya masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/63, K. 2025/579, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama