KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/321
- Karar No
- 2024/953
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
Karar Metni
1.277 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/321
KARAR NO : 2024/953
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/05/2022
KARAR TARİHİ : 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Olay tarihi olan 01.11.2017 da sürücü ---- sevk ve idaresinde olan ----- plaka sayılı aracın seyir halinde iken ---- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebi ile müvekkilinin yaralandığına, ----- plaka sayılı araç sürücüsü ---- 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurludur. ----- plaka sayılı aracın ----. tarafından sigortalandığını, müvekkiline davalı sigorta tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkilin alınan maluliyet raporuna göre % 10 oranında malul kaldığını beyanla;
müvekkilinde oluşan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri sebebi ile uğramış olduğu zararın güncel verilere göre hesaplaması yapılarak (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 3.500 TL sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik , 500 TL bakıcı gideri , 500 TL tedavi masrafları olmak üzere toplam 5000 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkili davacı ödenmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın zamanaşımı nedeni ile reddinin gerektiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı daha önce Sigorta Tahkim Komisyon’una konu kazaya ilişkin olarak başvuru yaptığını, nezdinde 12/04/2021 tarihli ve---- sayılı dosya açıldığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin 27/05/2021 tarihli ve -----sayılı karar hükmü ile işbu başvuru, sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığının sabit olduğu gerekçesiyle kesin olarak esasen reddedildiğini, ---- plakalı aracın müvekkili şirkete 20/09/2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu,
söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 330.000 TL olduğunu, Müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, geçici iş görmezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, Müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, Faizin hatalı talep edildiğini beyanla, Davanın kesin hüküm nedniyle reddine, Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, Davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddine,
Sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından talebin reddine Geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebinin zmms poliçe teminatı kapsamında olmaması nedeniyle reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve daimi iş göremezlik ile bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi
Tarafların meydana gelen kazada kusur oranlarının tespiti için ATK dan rapor tanzimi istenilmiştir. ----
ATK tarafından verilen kusur raporunda özetle; "Davacı sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, Sürücü ----- kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulmuştur.Kaza tespit tutanağı ile ATK raporu çeliştiğinden, 3 kişilik Makine mühendisi bilirkişi heyetinden çelişkinin giderilmesi ve itirazların değerlendirilmesi için rapor tanzimi istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle, "Sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, sürücü ----- atfı kabil kusuru olmadığı görüş ve kanaatine varmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”,
aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu;
böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Davacı taraf mahkememize başvurmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davalı sigorta aleyhine kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı giderlerine ilişkin başvuruda bulunmuş ve Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından davacının %100 kusurlu olması sebebiyle talebin reddine karar verildiği, verilen karara itiraz edildiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından da itirazın kesin olmak üzere reddedildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2).
HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.Eldeki davaya kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleriyle ilgili olarak davacının aynı davalıya karşı Sigorta Tahkim Heyetine başvurduğu, tahkim heyeti ve itiraz hakem heyeti tarafından kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı giderlerine ilişkin taleplerle ilgili olarak kesin olmak üzere karar verildiği,
davacının sigorta tahkim komisyonunca verilen kararın kesinleşmesinden sonra aynı konuda, aynı dava nedenlerine dayanarak, aynı davalıya karşı artık genel yargı yoluna başvuruda bulunamayacağı anlaşıldığından ( ---- BAM ---- HD. ---- Sayılı Kararı) davacının kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı giderlerine ilişkin talepleri yönünden kesin hükme ilişkin dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Tahkim Komisyonunda dava konusu yapılmayan tedavi giderlerinden de davalının sorumlu olabilmesi için sigortalısının kusurunun bulunması gerekmektedir. Usul ve yasaya uygun raporlarda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının %100 kusurlu olması sebebiyle tedavi giderine ilişkin talebin esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/321, K. 2024/953, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama