KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/101
- Karar No
- 2024/109
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
Karar Metni
1.435 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/101
KARAR NO : 2024/109
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/02/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı ile davalı şirket arasında sözleşmeye dayalı senelik reklam vb hizmetler verilmesine ilişkin bir anlaşma olduğunu, ödenmeyen bakiye için mutabakat ve görüşmeler yapıldığını, davalıya 23.05.2022 tarihinde resmi mail hesapları üzerinden temerrüt ihtarnamesi gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, yapılan itiraz ile takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin, davacı tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığını, borcu kabul ve hizmetin alındığı anlamına gelmemek üzere davacının hizmeti gereği gibi süresinde ve layıkıyla yerine getirmediğini, davacının öncelikle dava konusu hizmetleri verdiğini ispat etmesi gerektiğini, ------ kayıtlarının delil olarak kabul etmediklerini iki tarafında ticari şirket olması nedeniyle ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini, şirket çalışanlarının şahsi görüşmelerinin delil olarak kullanılmaması gerektiğini beyanla;
dava konusu alacağın likit bir alacak olmadığını icra inkar tazminatı talebinin reddini, işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranlarına fahiş olduğu için itiraz ederek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle,------İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda," Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2020-2021 ve 2022 yıllarına ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin GIB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TIK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı Alacağı Yönünden: Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların her iki şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 41.390,00 TL alacaklı gözükürken, davalı şirketin kendi defterlerinde 41.390,00 TL borçlu gözüktüğü, ticari defterlerin birbiriyle uyumlu olduğu hususları topluca değerlendirildiğinde, fatura içeriği hizmetin davalı şirkete ifasının ispatlandığı, karşılığında davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına, ya da ayıplı ifa, kısmi ifa tespitine ilişkin dosya kapsamında somut herhangi bir belge bulunmadığından davacı şirketin 03.10.222 takip tarihi itibariyle 41.390,00 TL tutarlı alacağının bulunduğu,
Faiz: davacı/alacaklı takip öncesinde Raporumuzun 5-Faiz İncelemesi bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, takip öncesinde 4.518,36 TL tutarında faiz hesaplandığı, taleple bağlılık gereği 3.784,36 TL'nin talep edilebileceği, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde, tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3.
Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Bilirkişi tarafından davacı ve davalı tarafın ticari defterleri incelenmiştir.
Her iki tarafın ticari defterlerine göre de davacının davalıdan 41.390,00-TL asıl alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının BS formu ile ilgili faturayı vergi dairesine bildirdiği, davalının aynı faturayı BA formu ile vergi dairesine bildirdiği anlaşılmıştır.
Davalının faturayı vergi dairesi bildirdiği, faturayı kendi ticari defterlerine kaydettiği, faturaya süresi içerisinde itiraz etmediği gibi iade faturası da kesmediği dikkate alındığında fatura konusu hizmetin davalıya sunulduğu, davacının fatura bedellerine hak kazandığı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra takibi başlatıldıktan sonra işleyecek faiz miktarı icra müdürlüğü tarafından dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, mail ile davalının temerrüde düşürüldüğü görüldüğünden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin kabulüne karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/101, K. 2024/109, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama