KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/109
- Karar No
- 2025/285
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
Karar Metni
1.778 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/109
KARAR NO : 2025/285
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil ---- ile davalı ----- arasında geçmiş yıllarda ticari iş ilişkisi mevcut bulunduğunu, Davalı----- iflas etmeden önce, yöneticisi ve yetkilisi olduğu ----- İsimli firma ve ----- İsimli firmaları ile ayakkabı imalatı ve fason işi yapan müvekkil ile aralarında bulunan ticari iş ilişkisi dolayısıyla taraflar kendi aralarında yüklü miktarda çek ve senet keşide etmiş bulunduğunu, davalı -----, çek ve senet ödemelerinde sıkıntı çektiğini,
alacaklılara ödeme yapabilmek içinde şahsi aracının satılması gerektiğine müvekkillerinin olumlu yanıt vererek şahsi aracının fiyat alınıp satılabilmesi amacıyla müvekkillerin zilyetliğinde kalması karşılığında, bi sözleşme yapmak istediğini söyleyip icra takibinin konusu olan 20/05/2018 düzenleme tarihli teminat amaçlı verilen emre muharrer senedi, müvekkillere imzalattığını, Müvekkil -----, davalı ile yıllardır süre gelen ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıya güvenmiş ve davalının teminat amacıyla getirdiği senet altına imza attığı.
Müvekkiller, davalıya ait aracı, ilk önce ----Yetkili Bayi'ye götürmüş ve 230 bin TL fiyat almış, daha sonra aracı, --- ve ---- isimli 2 galericiye götürmüş olup, araca 235 bin TL fiyat aldığını, Daha sonra müvekkiller, davalıya ait aracı, amcasının oğlu olan dava dışı ----- götürüp, 240 bin TL fiyat aldığını Müvekkiller, davalı --- arayıp, dava dışı ---- tarafından 240 bin TL teklif edildiğini iletmiş ve davalıdan onay alarak,
araç satışı konusunda dava dışı ----- ile anlaşma sağladıklarını Davalı, ekonomik olarak zor durumda olduğunu, parayı acilen alması gerektiğini belirtmiş olup, müvekkiller para alışverişinin araç satışı sonrasında veya noter satışı esnasında yapılırsa daha iyi olacağını belirttiğini Ancak davalı bu hususu kabul etmemiş ve "Parayı acil almam lazım yoksa size daha önce verdiğim tacir çeklerini ödeyemem. Sabahtan gelirsiniz satışı yaparız." şeklinde belirtmiştir.
Müvekkiller davalının sözüne güvenerek, dava dışı ---- talimat vermiş ve Ek-2'de sunmuş olduğumuz dekontlardan da anlaşılacağı üzere, davalı ---- ile davalının eşi ----- ait banka hesaplarına toplamda 220.000,00- TL ödeme yapıldığını, Müvekkillerin akrabası tarafından davalıya yapılan ödemelerin ardından, müvekkiller, davalıya ait firmaya gitmiş ve 151.000,00- TL tutarındaki teminat senedinin taraflarına iade edilmesini ve aracın noterde devir teslimini istediklerini ancak davalı ----- senedin eşinde kaldığını ve eşinin eve erken gittiğini söyleyerek müvekkilleri geçiştirmiş, aracın noterde satış ve devri konusunda da müvekkilleri günlerce,
hatta aylarca oyaladığını. Daha sonrasında ise araç, davalı tarafından başka bir kişiye satılmış olup, davalı, müvekkillere imzalattırmış olduğu 151.000,00- TL değerindeki teminat senedini yırtıp attığını, imha ettiğini, herhangi bir sıkıntı olmayacağını belirterek müvekkilleri kandırmak suretiyle senedi iade etmekten imtina ettiğini, Daha sonra,
davalı -----ait firmalar konkordato ilan etmiş ve davalının şirketlerine konkordato komiserleri atandığını Davalının şirketlerine atanan konkordato komiserleri tarafından hazırlanan raporlarda, davalının şirketten para ve mal kaçırdığı tespit edildiğini Hal böyle iken, müvekkillerin akrabası dava dışı -----, hem davalının şirketlerinin konkordato ilan etmesi, hem de aracın davalı tarafından bir başkasına satılmış olması nedeniyle, ne aracı davalıdan alabilmiş, ne de davalıya ödemiş olduğu 220.000,00- TL'yi geri alabildiğini.
Müvekkillerin teminat amacıyla vermiş oldukları senet, davalının elinde kalmış ve bu durum müvekkillerden gizlendiğini Müvekkiller tarafından, borçlu olmadıkları halde, teminat amacıyla altına imza atılan senedin, imha edildiğini söyleyerek müvekkilleri kandıran davalı tarafından, aradan geçen uzun yıllar sonunda avukatı ---- ciro edilerek müvekkillere karşı icra takibi başlatılmış olması haksız ve kötü niyetli olduğunu Müvekkillerin akrabası dava dışı ---- tarafından, 29.05.2018 tarihinde, 110.000,00- TL tutarındaki ödeme, davalı ---- eşi ----- ait banka hesabına, açıklama kısmına "ödenen borç" şeklinde belirtilerek gönderildiğini.
Müvekkillerin akrabası ----- tarafından, 30.05.2018 tarihinde, 60.000,00- TL, 22.12.2018 tarihinde, 50.000,00- TL tutarındaki ödeme, davalı --- ait banka hesabına, açıklama kısmına "------" şeklinde belirtilerek gönderildiğini Dava konusu senet bedelsiz olup, araç satışı hususunda müvekkilden yardım isteyen davalı ----- tarafından, müvekkile teminat olması amacıyla imzalatıldığını.
Ancak davalı, müvekkillerin akrabasından araç bedelini aldığı halde, hem aracın satışını vermemiş hem de müvekkillere teminat amacıyla imzalattığı bedelsiz senedi müvekkile iade etmeyerek, senedi imha ettiğine dair yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu.
İşbu nedenlerle müvekkillerin davalılara karşı borcu bulunmadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne --- İcra Dairesi ----- Sayılı dosyasında müvekkillerin borçlu olmadığının tespitine ;yargılama süresince ---- İcra Dairesi -----sayılı dosyasındaki takibin teminatsız olarak durdurulmasına, Müvekkiller aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olmasından ötürü; alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve davalılardan alınarak davacı müvekkillere ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacılar , huzurda ikame edilen işbu dava ile -----İcra Müdürlüğünün----- dosyasında borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiklerini Aynı borçlular , aynı icra takibinde bonodaki imzaların kendilerine ait olmadığından bahisle imza itirazında bulunduklarını -----İcra Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyasında görülen davada bilirkişi incelemesi sonunda imzaların borçlulara ait olduğu tespit edilince dosyayı işlemsiz bırakarak huzurda görülen işbu davayı açtıklarını Hem imzanın kendilerine ait olmadığını iddia edip hemde bonunun teminat olarak verildiği iddiasında bulunmaları davacıların beyanlarının mesnetsiz olduğunu ortaya koyduğunu
Takibe konu bonoda teminat olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmadığını, takip borçlusunun senedin teminat senedi olduğunu yazılı bir belge ile ispat etmesi gerektiğini Senedin geçerli bir teminat senedi olarak kabul edilebilmesi için senet metnine hangi ilişkinin teminatı olarak verildiğinin yazılması yada yazılı bir belge ile ispatlanması gerekeceğini İspat yükü davacılara ait olduğunu, Müvekkil ---- , davacıların iddialarının aksine ,diğer davalı ----- şirketlerine konkordato ilan edildiği tarihten çok sonra avukatlığını yapmaya başladığını.
Davacılar ile diğer davalı ----- arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği yıllarda müvekkil ---- avukatı olmadığını.
Müvekkil ---- , diğer davalı ----- ile vekalet ilişkisi ----- cezaevinde bulunduğu sırada Ağır Ceza Dosyasında müdafiliğini üstlenmesiyle başladığını Sonrasında ----- , eşinin ve şirketlerinin çok sayıda dosyalarının vekilliğini yapmaya başlayan müvekkile ödemeye yapamayan -----bir kısım alacaklarını vekalet ücretine karşılık müvekkile devrettiğini İşbu davada davacılar, Müvekkil yetkili hamil ----- iyi niyetli hamil olmadığı iddiasını ispatlamak zorunda olduğunu Müvekkilin , senet lehtarının Avukatı olması kötü niyetli olduğunun ispatına yeterli bir gerekçe olmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Dava, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla girişilen icra takibine konu senedin teminat olarak verildiği senedin teminat fonksiyonunun kalmadığı bu nedenle borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.
İİK.'nun 72/1.maddesi hükmüne göre borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için tespit davası açabilir. İİK'nun 72. maddesine göre açılacak menfi tespit davalarının takip alacaklısına karşı yöneltilmesi gerekir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, takip borçlusu tarafından takip alacaklısına karşı açılır ----
Eldeki davaya konu ---- İcra Dairesi ----sayılı takip dosyasında davalı ----- taraf sıfatı bulunmadığı ayrıca iş bu davalının ---- Cezaevi'nin 04/12/2024 tarihli yazı cevabında, cezaevinden firar ettiğinin bildirildiği tüm bu nedenlerle davalının davaya konu alacağını isteme ve dava açma tehdidi bulunmadığından ----- yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir-----. Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiş olup bu davadaki amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Bu aşamada, menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Diğer bir değişle, alacaklı olduğunu iddia eden kişi borcunun dayandığı hukuki sebebi ve onun geçerli olduğunu ispat etmek zorundadır. Ancak alacaklı kambiyo senedi olan senede dayalı alacağını talep ettiğinde ispat soyutluğu karinesi nedeniyle sebep göstermek zorunda değildir. Alacağını senedi sunarak iddiasını ispatlamış kabul edilmektedir. Artık borcunun olmadığını ispatlamak zorunda olan borçludur. İspat yükü borçluya geçmiştir.
Kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir.
Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır.
Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def'î olarak öne sürebilir.
Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def'înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ---- Esas ----- Karar)
Somut olayda davacılar davaya konu senedin teminat senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, takip alacaklısının iyiniyetli olmadığını iddia ederek takip sebebiyle borçlu olmadığından bahisle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, yargılama devam ederken davacının icra tehdidi altına borcu ödediği eldeki menfi tespit davasının İİK 72/7. Maddesine göre istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.
Yukarıda da belirtildiği üzere kambiyo senedine dayalı menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerindedir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun teminat bonosu olduğu yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir.
(Yargıtay -----.Hukuk Dairesi'nin ---- Esas, ----- Karar sayılı ---- Esas, ---- Karar sayılı kararları) Davacı, takibe konu senedin teminat senedi olduğun ve bedelsiz kaldığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir. Hamilin davaya konu bonoyu elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü senedin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.
Somut olayda davacı, senedin bahsi geçen sözleşme kapsamında düzenlendiğini, bedelsiz kaldığını, anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını yazılı delillerle ispatlayamamıştır. Yine TTK'nın 778/1-(a). maddesinin atfıyla 687. maddesi gereğince şahsi defilerin davalı hamile karşı ileri sürülebilmesi için davalı hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi gerekir.
Somut olayda, davalının dava konusu bonoyu kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine yönelik delil bulunmadığı, davaya konu senedin teminat senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispat eder nitelikte de yazılı bir delil sunulamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı ----- yönünden açılan davanın esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmluştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/109, K. 2025/285, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama