İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/169 K.2024/817

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/169Karar2024/817Tarih8 Kasım 2024Okuma12 dk · 2.490 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/169
Karar No
2024/817
Karar tarihi
8 Kasım 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.490 kelime·12 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2023/169 Esas

KARAR NO : 2024/817

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 09/03/2023

KARAR TARİHİ : 08/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalı ----. tarafından trafik sigortası yapılmış -- ---- - plakalı aracın 24.07.2019 tarihinde, müvekkilin - olarak bulunduğu ve davalı --- -- -. tarafından trafik sigortası yapılmış olan ---- plakalı araca kusuruyla çarpması sonucunda meydana gelen kaza, müvekkil -- --’ın bedeni hasar görmesine ve kalıcı sakatlıklarına sebep olduğunu, Olayın ardından müvekkil ---- - - - hastanesinde tedavi görmüş ve uzun bir süre çalışamadığını, müvekkilinin davalı -- -- şikayetçi olduğunu ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini akabinde takipsizlik kararına itiraz edilmiş,

itirazın da reddi üzerine kanun yararına bozma yoluna başvurulmuş ve davalı ----- hakkında kamu davası açıldığını, Davalı araç sürücüsü -- --, kazanın oluşumunda ve müvekkilin yaralanmasında tam ve asli kusurlu olduğunu Kusuruyla kazaya sebebiyet veren aracın ruhsat sahibi olan davalı ---- Bakanlığı ise kanuna göre müvekkilimizin maddi ve manevi zararından sorumlu bulunduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla;

belirsiz alacağımız olan bedeni hasar(geçici/kalıcı) tazminatın şimdilik 5.000-TL’sinin muaccel olduğu tarihten bu yana işlemiş yasal faizi ile tüm davalılardan tahsil edilmesine, 200.000,00- TL manevi tazminatın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemiş yasal faiziyle davalılardan -- --- ve --- Bakanlığı'ndan müşterek ve müteselsilen tahsil edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMADavalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; .ktk 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini,davacı hasar aşamasında müvekkil şirkete başvuruda bulunmadığını, 24.07.2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, -----

plakalı araç, müvekkil şirkete 01.01.2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) poliçesi ile sigortalıdır. söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 360.000,00-tl olduğunu, kusur ve tazminat hesaplaması için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafından sigortaya başvuru şartı yerine getirilmediğini geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını,müterafik kusur durumu göz önünde bulundurulması gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini tüm bu nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

DAVALI ----Vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın müvekkil şirkete yapılan başvurusu üzerine müvekkil şirket nezdinde ------nolu hasar dosyası açıldığını, kazaya karışan -----plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde 08/05/2019- 08/05/2020 tarihlerini kapsayan ----- poliçe numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olup. bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına geçerli olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu,

müvekkil şirket kazaya karışan aracın zmms poliçesini düzenleyen şirket olup, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe limitleri dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, geçici iş göremezlik talebi bakımından müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu hususta sorumluluk tamamen sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, davacının kaza sırasında müterafik kusurunun araştırılmasını ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,

davacının emniyet kemeri takıp takmadığı belirtilmemişse de davacının yaralanmasının boyutlarına bakıldığından emniyet kemeri takmadığı aşikardır. dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında davacı kazazedenin kaza sırasında koruyucu ekipman ve kask durumu tespit edilmedi olarak işaretlendiğini,

davacı yanın içinde bulunduğu araç yolcu taşıma aracı değildir. hususi kullanım aracıdır. başvuran ücret karşılığı taşınmadıkları bellidir ve aralarında akrabalık ilişkisi de yoktur. taşınanın menfaati söz konusudur. hazırlık evraklarında ve dosyada mevcut bilirkişi raporunda desteğin yolcu konumunda olduğu belirtilmiştir.ifade etmişlerdir. bu sebeple müvekkil şirketin sorumluluğu kabul edilse dahi tazminat hesabı yapıldığı takdirde en az %40 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini,

soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini tüm bu nedenlerle eksik evrak ile başvuru yapılarak başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, davacı yanın kaza tarihinden işleyecek avans faiz talebinin reddine, müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tazminat istemi zamanaşımına uğradığını, davacının söz konusu kazada müterafik kusuru incelenmesi ve gerekli indirimler yapılması gerektiğini, davacı vekili dava dilekçesinde oluşan kazada müvekkilimizin tam ve asli kusurlu olduğunu belirtmişse de bu durum gerçeği yansıtmadığını,

dava konusu kaza da davacının kaza sırasında motor sürücüsü olarak koruyucu ekipmanlarının ve kaskının olup olmadığı tespit edilememiş olup kaza tespit tutanağına bu durum geçirildiğini bu nedenle de söz konusu kazada bu durumlar araştırılmalı ve hesaplanacak tazminatta müterafik kusur oranında indirim yapılması gerektiğini davacının söz konusu zararlarından öncelikle sigorta şirketleri sorumlu olduğunu,

dava maddi ve hukuki mesnetten uzak ve kötü niyetli olarak ikame edildiğinden davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

Davalı --- Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle.

24/07/2019 tarihinde saat 15:45 sıralarında ---- plaka sayılı askeri görev aracı, ---- otobanında ----- istikametine seyir halindeyken aynı istikamette giden----- plakalı motorsikletle kaza yaptığını, Sürücü --- -’ın idaresinde bulunan----sayılı araçta, davacı --- ---’ın yolcu olarak bulunduğu ifade edildiğini, Meydana gelen kazada, askeri araca atfedilecek bir kusur bulunmadığını, --- Bakanlığının sorumluluğunu doğuracak uygun illiyet bağı olmadığını, Davacı tarafından, geçici/kalıcı iş göremezlik durumunun iddia edilen maddi zararın ispatlanması gerektiğini Talep edilen manevi zarar,kabul anlamına gelmemek kaydı ile yüksek olduğunu,

tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.----- Adli Tıp Kurumu Tarafından alınan 05/07/2023 tarihli raporda özetle.

Davalı sürücü --- --- idaresindeki kamyonet ile seyir halinde iken kaza mahalli yol ayrımına geldiği sırada nizamlara aykırı ve kontrolsüz bir şekilde taralı alanı kullanarak ---- istikametine gitmek üzere sağa manevra yaptığı, bu manevra ile sağ gerisinden yol ayrımındaki bahse konu taralı alanı kullanarak gelen motosikletin istikametini kapattığı anlaşılmakla davalı sürücü --- --’in %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,

Sürücü --- -- idaresindeki motosiklet ile seyrini, taşıt yolu üzerinden sürdürmeyip nizamlara aykırı bir şekilde taralı alanı kullanarak seyrettiği bu sırada yol ayrımını kaçırıp bahse konu taralı alanı kullanarak ---- istikametine gitmek üzere manevra yapan araca tedbirsizce çarptığı anlaşılmakla olayda, Sürücü -- ---’ın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu hususlarını beyan ve rapor edilmiştir.

---- Adli Tıp Kurumu Tarafından alınan 07 MART 2024 tarihli raporda özetle; Davacı ------’ın 24/07/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli ---- sayılı ---- Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı hususları beyan ve rapor edilmiştir.

Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle. Davacının SGK Hizmet Dökümü incelendiğinde.

(3) haftalık geçici iş göremezlik dönemindeki tüm ücretlerinin tahakkuk ettirilerek ödendiğinin görüldüğü; geçici iş göremezlik maddi zararının çalışılamayan günlerdeki kazanç kaybına ilişkin olduğu, davacının (3) haftalık geçici iş göremezlik döneminde kazanç kaybının oluşmadığı tespit edilmiş olmakla geçici iş göremezlik zarar hesabına yer olmadığı, ATK ----- İhtisas Kurulunun 07.03.2024 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı,

davacının talep edebileceği geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.

İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.

Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu,

öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (----- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;

sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”,

aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu,

zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları,

korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.

Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.

Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.

Maluliyet raporuna göre davacının davaya konu kaza sebebiyle maluliyetinin %0 olduğu, kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ----’in %50 (yüzde elli) kusurlu olduğu mahkememizce alınan usul ve yasaya uygun raporlarda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalının kusurlu olduğu, davacının SGK Hizmet Dökümü incelendiğinde.

(3) haftalık geçici iş göremezlik dönemindeki tüm ücretlerinin tahakkuk ettirilerek ödendiği geçici iş göremezlik maddi zararının çalışılamayan günlerdeki kazanç kaybına ilişkin olduğu, davacının (3) haftalık geçici iş göremezlik döneminde kazanç kaybının oluşmadığı geçici iş göremezlik zararının oluşmadığı ve ATK -----.

İhtisas Kurulunun 07.03.2024 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı için yasal koşulların oluşmadığı kanaatiyle davacının maddi tazminata yönelik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği,

bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı, mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği,

hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi, şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.Somut olayda dava konusu kaza sebebiyle davacının duyduğu elem ve keder ile olay tarihi,

kazanın oluş şekli, kusur durumu, yaralanmanın niteliği ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kabulüne karar verilen tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;

1-Davacının maddi tazminata yönelik talebinin REDDİNE

2-Davacının manevi tazminata yönelik talebinin KISMEN KABULÜ İLE ; 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ---- ve ---- Bakanlığı yönünden kaza tarihi olan 24/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine

3-Karar harcı 683,10 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 700,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 17,08 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 700,18 TL peşin harç olmak üzere toplam 880,08 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.040,25 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 197,09 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı'ya ödenmesine,

8- Davalı ---- kendisini manevi tazminat davasında vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ----- ödenmesine,

9-Davalı --- Bakanlığı kendisini manevi tazminat davasında vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı --- BAKANLIĞI'na ödenmesine,

10- Davalılar kendisini maddi tazminat davasında vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,

11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 78,05 TL'nin davalı ---- Şirketi ve davalı ----- Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen, 1.521,95 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

12-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerine (e- duruşma sistemi üzerinden) davalı ----- Bakanlığının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/169, K. 2024/817, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No : 2024/817
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 09/03/2023
  7. Karar Tarihi : 08/11/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/169
Karar No
2024/817
Tarih
8 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/170 K.2024/783
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/184 K.2024/714
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/184 K.2024/706
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/248 K.2024/867
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2003/752 K.2024/694
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2008/729 K.2024/1163

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.