İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/589 K.2025/397

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/589Karar2025/397Tarih23 Mayıs 2025Okuma17 dk · 3.476 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/589
Karar No
2025/397
Karar tarihi
23 Mayıs 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.476 kelime·17 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/589

KARAR NO : 2025/397

DAVA

Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 04/09/2023

KARAR TARİHİ : 23/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;15.02.2019 tarihinde, işveren -----arasında ----- Projesi" kapsamında ana sözleşme imzalandığını Ana sözleşmeye ek olarak 08.11.2019 tarihinde, müvekkil şirket----- ile ----- arasında projenin elektrik ve mekanik işlerinin -----) yapılması için sözleşme imzaladığını, sözleşmenin kurulduğu an ile ifa anı arasındaki ekonomik koşullarda meydana gelen olağanüstü değişiklikler nedeniyle işlem temeli çökmüş olup müvekkil şirketin edimini yerine getirmesi kendisinden beklenemez hale geldiğini,

Sözleşmenin imzalandığı tarihteki işçilik maliyetleri ile işin yapıldığı tarihteki maliyetler arasında öngörülmesi mümkün olmayan fiyat farkları ortaya çıkmış, sözleşmenin kurulması anında bulunmayan ve müvekkilin kontrol edemediği koşullar sebebi ile (pandemi, paranın değer kaybı, enflasyon, asgari ücret) ücret artışları yaşanmış bu sebeple sözleşmedeki edimler arasında katlanılamaz şekilde dengesizlikler ortaya çıktığını, müvekkil şirketin sözleşmenin yapıldığı sırada, tüm dünyayı etkileyen pandemiyi,

enflasyon oranlarındaki ve asgari ücretteki olağanüstü artışı öngörmesi mümkün olmayıp olağanüstü değişikliklerde herhangi bir kusuru da bulunmadığını Hal böyleyken müvekkil aleyhine bozulan menfaat dengesinin hem dürüstlük kuralı hem de hakkın kötüye kullanımına yer vermemek amacıyla yeniden sağlanması zorunlu olduğunu, Ekonomideki olağanüstü değişiklikler,

müvekkil şirketin ekonomik yönden mahvına sebep olmuş olup sözleşmenin aynen ifasının müvekkil şirketten istenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı düşeceği davalı şirketler tarafından da kabul edildiğini Ancak davalıların kabullerinin ve ahde vefa ilkesinin aksine müvekkil davacının zararları giderilmediğini, Hak ediş bedelleri, müvekkilin sözleşmenin ifası için çalıştırdığı 115 işçinin maliyetini dahi karşılamadığını, 03.04.2023 tarihinde davalılara uyarlama ve tazminat talepli ihtarname gönderilmiş,

05.05.2023 tarihli ihtarname ile ------ ek uyarlama ve tazminat bedeli taleplerini kabul etmediğini bildirdiğini arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, sözleşme süresi içerisinde meydana gelen ve öngörülemeyen olağanüstü ekonomik değişiklikler karşısında aşırı ifa güçlü nedeniyle sözleşmenin ve hakedişlerin denkleştirici adalet ilkesi gereği uyarlanması ile uyarlama sonucunda şimdilik 1.000.000,00TL artış bedelinin davalılardan temerrüt tarihi itibariyle işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı :------ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava kapsamında Müvekkil Şirket’in pasif husumeti bulunmamakta olup davanın, husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, 08.11.2019 tarihli sözleşmenin, Davacı ile bir diğer Davalı olan ------ arasında akdedildiği görülmekle birlikte.

Davacı da dilekçesinde açık bir şekilde işbu 08.11.2019 tarihli sözleşmeyi yalnızca ----- ile akdettiğini ifade ettiğini, Davacı’nın, Müvekkil Şirket ile arasında hak ve yükümlülük doğuran bir akit ilişkisinin ve/veya herhangi bir ilişkinin mevcudiyetini ispatlayamadığı ve ilerleyen süreçte de ispatlayamayacağı açık olduğunu, Huzurdaki Davanın Hangi Dava Çeşidi Kapsamında İkame Edildiğinin Belirlenmesi Gerektiğini, dava kapsamında,

talebini “şimdilik 1.000.000,00-TL artış bedeli” ile sınırlayarak ikame etmişse de 07.04.2023 tarihinde T.C. ---- Noterliği’nden ------ yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarnamesinde 10.000.000,00-TL uyarlama bedeline ek, 5.000.000,00-TL bedelinde de tazminat talebinde bulunduğunu, Dava Konusu Olay Bakımından Uyarlama Talebinin Koşulları Oluşmadığını, Sözleşme serbestisi ilkesi kapsamında, sözleşmenin tarafını, içeriğini ve şeklini özgürce belirleme imkânı bulunan ve ticari faaliyetlerinde riski öngörerek,

basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gereken Davacı, akdetmiş olduğu sözleşmede bedeli ve bedelin türünü sözleşmenin diğer tarafı ----- ile ortak mutabakat sonucu kararlaştırıldığını Birim fiyatların sabit olduğu, her ne sebeple olursa olsun fiyat farkı ödenmeyeceği ve birim fiyat ayarlaması yapılmayacağı kararlaştırılan dava konusu sözleşmede, basiretli tacir sıfatını haiz olan Davacı, birim fiyatlarda meydana gelebilecek değişikliklere ilişkin riski öngörmüş ve söz konusu bu riskleri münferiden üstlendiğini, Uyarlama koşullarından öngörülemezlik unsurunu taşımayan talebin,

Türk Medeni Kanunu’nun 2nci maddesi uyarınca dürüstlük kuralına da aykırı olduğu açık olduğunu Davacı’nın T.C. ----- Noterliği’nde ------ yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarnamesine istinaden Müvekkil Şirket. T.C. ----. Noterliği’nde ----- yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarnamesinde -----, Müvekkil Şirket’in ------ ile birlikte taraf olduğu 15.02.2019 tarihli sözleşmenin 4.15inci maddesinin aynen.

“YÜKLENİCİ’nin bu suretle üçüncü Kişiler’le/alt yüklenicilerle yapacağı işbirliği ile delege edebileceği işlerden veya hizmetlerden YÜKLENİCİ’nin müteselsil sorumluluğu devam edecek olup YÜKLENİCİ, İŞVEREN’i söz konusu üçüncü Kişiler’in taleplerinden ber’i kılacak ve ilgili üçüncü Kişiler’in bu Sözleşme hükümlerine aynen uymalarını sağlayacaktır.” hükmünü havi olduğunu, işbu sebeple ------ Davacı’nın iddialarına ilişkin açıklamalarını sunmaları gerektiğini bildirmiştir. ----- ise, T.C. -----Noterliği’nde ------ yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarnamesinde Davacı taleplerinin 08.11.2019 tarihli sözleşmeye aykırı olmakla birlikte.

Davacı’nın, tüm kesin hakediş belgelerini imzaladığını ve hakediş belgelerinde belirtilen tutarlar dışında ----- gayrikabili rücu ibra ettiğini bildirdiğini, 08.11.2019 tarihli sözleşme, Müvekkil Şirket’in tarafları arasında yer aldığı 15.02.2019 tarihli sözleşmeye bağlı ek ve/veya ek protokol niteliğine haiz olmadığını. Bu kapsamda farklı tarafların akdetmiş olduğu her iki sözleşme bakımından, farklı ticari şartların belirlenmesi de mümkün olmadığını.

Herhangi bir şekilde Müvekkil Şirket’in 15.02.2019 tarihli sözleşmede uyarlama yaptığı anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için 15.02.2019 tarihli sözleşmenin uyarlandığı kabul edilse dahi, işbu uyarlanan bedel, yalnızca ------- bağlayacak olup bu uyarlamanın Müvekkil Şirket bakımından herhangi bir tesiri bulunmayacağını, tüm bu nedenlerle açılan davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

Davalı -----Vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkil şirket; diğer davalı ------ firması ile imzalamış olduğu sözleşme uyarınca "------ Projesi"nin elektrik ve mekanik tesisat işlerinin ilk olarak birinci fazı tamamlanması akabinde ise ikinci fazı üstlendiğini, daha sonra müvekkil şirket ile davacı ------ firması arasında imzalı 08.11.2019 tarihli sözleşme ile projenin birinci fazının "------- firmasına verildiğini Akabinde ise 01.10.2020 tarihli "01 Sayılı Sözleşme Değişikliği" protokolü yapılarak esas sözleşmede belirlenen 3.454.425,80-TL'lik keşif bedeli davacı alt yüklenici ------ firması lehine 6.072.761.,78-TL'lik artışla, KDV hariç 9.527.187,58-TL olarak revize edildiğini,

Davacı altyüklenici ------ firması tarafından üstlenilen birinci faz işleri Ağustos 2022 tarihinde tamamlanmış olup, 05.09.2023 tarihinde kesin hakkediş raporu hazırlanmış ve hakkediş tutanağı taraflarca imzalandığını Bu hakkediş tutanağında açıkça belirtildiği üzere davacı firma, sözleşme ve cari ilişki uyarınca tüm alacaklarını tahsil etmiş olduğunu, herhangi bir nam altında başkaca bir alacağının bulunmadığını ve müvekkil şirketi ibra etmiş olduğunu belirttiğini, İlk faz işlerin tamamlanması akabinde, ilgili projenin ikinci faz elektrik ve mekanik tesisat işlerinin müvekkil şirket tarafından üstlenişmesinden sonra,

ikinci faz işleri de 01.09.2022 tarihinde davacı şirket ve müvekkil şirketin anlaşması üzerine ------ firmasına verildiğini, Davacı altyüklenici ------ firması tarafından üstlenilen ikinci faz işleri Mart 2023 tarihinde tamamlanmış olup, 05.04.2023 tarihinde kesin hakkediş raporu hazırlanmış ve hakkediş tutanağı taraflarca imzalandığını.

Bu hakkediş tutanağında açıkça belirtildiği üzere davacı firma 01.09.2023 tarihinde üstlenmiş olduğu bu iş ve müvekkil şirket ile arasındaki cari ilişki uyarınca tüm alacaklarını tahsil etmiş olduğunu, herhangi bir nam altında başkaca bir alacağının bulunmadığını ve müvekkil şirketi ibra etmiş olduğunu belirttiğini, Fakat davacı firma tarafından;

işin tamamlanması ve hakkedişlerin imzalanması üzerinden bir ay geçtikten sonra daha önce hiçbir talep veya itirazda bulunulmamış herhangi bir ifa güçlüğü veya ekonomik sıkıntıdan bahsedilmemiş olmasına rağmen salt zarar edildiği ve daha fazla para kazanmak istedikleri iddialarıyla haksız ve mesnetsiz bir şekilde müvekkil şirkete gönderilen ihtarname ile sözleşme bedelinin uyarlanarak ek ödeme yapılması talep edilmiştir.

Tarafımız---- Noterliği'nden gönderilen 05.05.2023 tarihli ve ------ yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile yasal durum, sözleşmeler, Yargıtay ilamları, imzalı hakkediş tutanakları ve ibranameler uyarınca bu talebin kabul edilmeyeceği belirtildiğini, Görüldüğü üzere davacı tarafından üstlenilen işin her iki fazı da tamamlanmış, davacı tarafından da hakkediş evrakları imzalanarak herhangi bir ad veya nam altında başkaca bir talebinin bulunmadığı açıkça kabul edildiğini, Öte yandan sözleşme uyarınca da davacının herhangi bir ek bedel talep etmesi veya sözleşme bedelinin revize edilmesini talep etme hakkı bulunmadığını,

Davacı tarafından bedel uyarlaması talep edilen iş herhangi bir itirazda bulunulmaksızın tamamlanmış, kesin hakkediş raporları ve ibraname imzalanmış olduğundan, Borçlar Kanunu'nun 138.

Maddesi uyarınca aşırı ifa güçlüğünün mevcut olduğunun ileri sürülmesi mümkün olmadığını, Davacı basiretli bir tacir olup; gerek bedel uyarlamasının kanuni şartları yerine gelmediğinden gerekse yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca öngörülemezlik şartı oluşmadığını, Gerekli tedbirleri almadan sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin; basiretli davranıp gereken tedbirleri alması halinde önleyebileceği bir ödeme güçlüğünü gerekçe göstererek, sözleşmenin uyarlarımasını istemesi,

hukuk düzeninin kabul edebileceği bir durum olmadığını, Davacı pandemi dönemi sonrası oluşan enflasyonu, paranın değer kaybetmesi neticesinde oluşan enflasyonu ve asgari ücret artışını ileri sürerek "öngörülmezlik" şartının gerçekleştiğini ileri sürmekteyse de, bu durumun basiretli bir tacir tarafından kabul edilemeyeceği açık olduğunu, davacı ile yapılan sözleşme (ve yasal yükümlülük) uyarınca davacı işçilerine yapmakla yükümlü olduğu bütün ödemelerden münhasıran ve müvekkil şirketten alacağı ödemelerden bağımsız olarak sorumlu olduğunu üstlendiği gibi,

hiçbir koşulda ek ödeme talep edilemeyeceğini ve bu haklarından feragat ettiğini kabul ettiğini, Davacı tarafından kesin hakkediş ile birlikte müvekkil şirket ibra edildiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın usulden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Talimat mahkemesince alınan bilirkişi tarafından alınan raporda özetle;davacı tarafın.

2019-2020-2021 yılına ait kanuni defterlerinin — açılış ve kapanış kayıtlarının zamanında yapıldığının görüldüğü, ancak 2020 yılında Defter-i Kebir in bulunmadığı, Defterlerin Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu tespit edildiği, İncelenen ------ 2022 ve 2023 yıllarına ait kanuni defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, Yevmiye ve Defter-i Kebir Beratlarının yasal süresinde ve düzenli alındığının görüldüğü, Defterlerin Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği” ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu tespit edildiği,

İncelemeye sunulan ------Resmi Defterleri Sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu, Davacı ------Resmi defterlerine göre 2019-2020-2021-2022 ve 2023 yıllarında davalı ------ toplam 26.143.795,79 TL fatura kesildiği, süregelen cari hesap ilişkisi içinde 2023 yılı sonunda hesapta 444.909,03 TL Borç bakiyesi bulunduğu, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından alınan rapor da özetle; ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- talimat dosyasında Davacı ----- şirketin 2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davacı----- şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı ----- şirketten 444.909,03 TL tutarında alacaklı olduğu.

Davalı ------ şirketin 2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu Davalı ------ şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davacı ------ Şirketi'ne 400.874,42 TL tutarında borçlu olduğu,

Davalı ----- şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı ------- şirketinden 19.678.37 Euro/303146,42 TL tutarında alacaklı olduğu, Davalı ------bilirkişi incelemesine ticari defterlerine sunmadığından inceleme yapılamadığı, Davacı şirketin ticari defterleri ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde -----TAL incelenmiş olup, Davacı şirketin Davalı ----- şirketinden 2023 yılında 444.,909,03 TL alacaklı olduğu,

Davalı ------ şirketi 2023 yılı ticari defterlerinde Davacı şirkette 400.874,42 TL borçlu olduğu görüldüğü Taraflar arasında cari hesap farklılığının devirden kaynaklı olduğu tespit edilmiş olup Taraflar arasındaki uyuşmazlık Teminat hesaplarından kaynaklı olduğu, diğer bir ifadeyle taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlığının teminat mektuplarının bozulmasından kaynaklı borç/alacak bakiyesi olduğu, davacı ile davalı ------ arasında imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığı, Davacı ile davalı ------ arasında imzalanmış sözleşmeler çerçevesinde, İlk Faz'a ait Kesin Hakediş olarak düzenlenmiş olan ---- nolu Hakediş Döneminin.

Ağustos 2022 olduğu, Hakediş Düzenlenme Tarihinin ise 05.09.2022 olduğu, sözleşmenin 2.2. maddesinde işin birim fiyatlı olarak kararlaştırıldığı.

2. Faz'a ait Kesin Hakediş olarak düzenlenmiş olan 7 nolu Hakediş Döneminin Mart 2023 olduğu, Hakediş Düzenlenme Tarihinin ise 05.04.2023 olduğu, Davacı yüklenici tarafından eser meydana getirme borcu ile davalı ------ karşı üstlenilen borç ifa edilmiş olup eserin teslimi esnasında “ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan hakların saklı tutarak ifa edildiğine” ilişkin bir beyanın bulunmadığı; hakkedişler imzalanırken bu şekilde bir ihtirazi kayda-ifadeye de rastlanmadığı,

Davacı yüklenici “sözleşmenin imzalandığı tarihteki işçilik maliyetleri ile işin yapıldığı tarihteki maliyetler arasında öngörülmesi mümkün olmayan fiyat farkları ortaya çıkmış, sözleşmenin kurulması anında bulunmayan ve müvekkilin kontrol edemediği koşullar sebebi ile (pandemi, paranın değer kaybı, enflasyon, asgari ücret) ücret artışları yaşanmış bu sebeple sözleşmedeki edimler arasında katlanılamaz şekilde dengesizlikler ortaya çıkmıştır” iddia etmiş olup tüm dosya kapsamı incelendiğinde: Sözleşme birim fiyatları inden yapılan incelemede.

Taraflar arasında ilk SÖZLEŞME 08.11.2019 tarihinde, revize 2, SÖZLEŞME ise 01.10.2020 tarihinde imzalanmış olup, sözleşme ile işin bitim tarihiNİN 31.03.2021 olarak değiştirildiği evcut Davacı şirket ile Davalı ----- Şirket arasında İş Bitirme ve Teslim Belg ve tarafların kaşelerinin ve imzaların bulunduğu, İŞ BİTİRME BELGESİNDE işin bitim tarihinin 10.08.2022 olarak belirtildiği, Sözleşmeler birim fiyat esasına dayalı olup sözleşme kapsamında belirlenmiş birim fiyatların sabit olduğu,

davacı ALT YÜKLENİCİ *ye her ne sebeple olursa olsun, İŞ ile alakalı fiyat farkı verilmeyeceği, fiyat ayarlaması yapılmayacağı hususunun sözleşmelerde açıkça belirtildiği, Bu durumda, davacı tarafın, sözleşme teslim süresi olan 31.03.2021 tarihine kadar, zaten sözleşme çerçevesinde davacı ALT YÜKLENİCİ 'nin, birim fiyat artışı talep edemeyeceği Sözleşme ile sabit olduğu; ancak davacı tarafça iş, 10.08.2022 tarihinde bitirilmiş olup (fiilen bu tarihte bitirilmiş, hakedişi ise 05.09.2022 tarihinde düzenlenmiş) bu durumda 31.03.2021 — 10.08.2022 arasındaki dönem için uyarlama talep edilmiş olduğunun anlaşıldığı; bu noktada belirtmek gerekir ki;

davacı tarafça işin miktarına ve bedeline, işin devamı süresince, itiraz edilmediği, kesin hakediş düzenlenerek onaylanmasından sonra, işçilik bedelindeki artış sebebiyle uyarlama talep edildiği durumda işin uzaması ya da geç tesliminin, davacıdan kaynaklanmamış olması halinde, 31.03.2021— 10.08.2022 arasındaki dönem için, işçilik fiyatlarındaki artışın araştırılması gerekeceği.

4. 2021 yılı Asgari ücret bedeli 3.577,50 TL iken, 2022 Asgari ücret bedelinin 6.471,00 TL *ye ulaştığı; aradaki artışın 80 (1,8 kat) olduğu; ancak belirtmiş olduğumuz gibi, referans alınan süre; sözleşmeye göre işin bitiş tarihi ile işin fiilen bitişi arasındaki süre olup bu süredeki zarardan bahsedebilmek için gecikmenin davacı taraftan kaynaklanmamış olması gerektiği; davacı taraf vekili dava dilekçesinde “01.01.2015- 31.12.2018 yılları arasında asgari ücret tutarı 4 yılda 1,6 kat artmışken, sözleşmenin başlangıç tarihinden (08.11.2019) itibaren gür e kadar 4 yıl içerisinde 5,64 kat artış göstermiştir.

Asgari ücretlerdeki artış ve bu artışın ücretlere yansımaları; projede çalışan işçilere ödenen ücret artışının, öngörülenin yaklaşık 3,52 katma çıkmasına sebep olmuş” iddiasında bulunmuş olup günümüze kadar — dava tarihine kadar- işin teslim süresini ötelendiği hususunun anlaşılamadığı, Tüm bunlara ilave olarak işçilik kaynaklı oluşmuş olan bir zarar sebebiyle zararın tazmini amacıyla uyarlama talep edilmiş ise de dosya kapsamında hangi zaman aralıklarında, toplam kaç işçi çalıştırıldığı, ne kadar zarara uğranıldığı vs. hususunda bir veriye, hesaplamaya rastlanmadığı;

davacının iddialarını somutlaştıran bir delile rastlanmadığından sözleşme koşullarının davacı aleyhine öngörülemez ve katlanılamaz şekilde dengesizleştiği kanaatine varılamadığı, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Haricen atandığım işbu dosyanın tarafıma haber verilmesi ve taslak raporun 21.02.2025 tarihinde gönderilmesi üzerine gecikmeksizin inceleme yapıldığında.

15.02.2019 tarihinde davalı ----- ile diğer davalı ----- arasında ---- Projesi kapsamında eser sözleşmesinin kurulduğu;. 08.11.2019 tarihinde davacı ile davalı ---- arasında ise ----- Projesi'nin elektrik ve mekanik işlerinin yapılması hususunda eser sözleşmesinin kurulduğu. Davacı ile davalılardan ------ arasında sözleşmesel bir ilişkinin bulunmadığı.

TBK m. 1 hükmünce karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklaması ile sözleşmenin kurulduğu gösteren bir delile rastlanmadığı; dolayısıyla eser bedelinden-eser bedelinin uyarlanması hususunda davalı ------ davacıya karşı sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varıldığı; takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümlerince Sayın Mahkeme'ye ait olduğu.

Bununla birlikte davacının sözleşmesel ilişki içinde bulunduğu davalı ------ sorumluluğunun olup olmadığı noktasında; davacının, sözleşmenin kurulduğu an ile ifa anı arasındaki ekonomik koşullarda meydana gelen olağanüstü değişiklikler nedeniyle işlem temelinin çöktüğü edimini yerine getirmesi kendisinden beklenemez hale geldiğini; dürüstlük kuralı gereğince sözleşmenin, her iki tarafın menfaati gözetilerek uyarlanması ile uyarlama sonucundaki artış bedelin davalılardan tahsilinin gerektiğini beyan ettiği.

Davacının dayanak olarak gösterdiği TBK m. 138/1.c.l hükmünün “Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir. ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde

Güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin “yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına Sahiptir.” şeklinde olduğu. Davacı ile davalı ------ arasındaki sözleşmenin 2.2. maddesinde işin, birim fiyat esasıyla (TBK m. 481-değere göre bedel) yaklaşık/tahmini bedelle 3.454.425,80TL. olarak kararlaştırıldı Buna ilişkin Yargıtay ------ HD. -----, T.

2.6.2020 kararının ise “Birim fiyatlı eser sözleşmelerinde koşulları mevcut olduğu takdirde TBK'nın 138. Maddesi düzenlemeye göre uyarlama talep edilmesi ve mahkemece uyarlama kararı verilmesi olabilir. ...sözleşmenin birim fiyatlı sözleşme olduğu anlaşıldığından TBK'nın 480/11. Maddesine göre bu sözleşmede uyarlama yapılması mümkün değildir. ...” şeklinde olduğu görülmekle TBKm.

138 hükmüne göre uyarlamanın istenip istenemeyeceğinin irdeleneceği, Uyarlamanın şartlarına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ------ kararında da belirtildiği üzere “...sözleşmenin değişen şartlara uyarlanması için öncelikle sözleşmenin kurulduğu andaki şartların önemli ölçüde değişmiş olması, bu değişen şartların taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum oluşturması ve bu durumun oluşmasının da borçludan kaynaklanmamış olması gerekmektedir.

Bu olağanüstü durum sebebiyle sözleşmenin yapıldığı sıradaki olguların borçlu aleyhine değişmesi ve bu değişimin dürüstlük kurallarına göre borçludan ifanın beklenememesi kadar esaslı bir değişim olması gerekir. Ayrıca sözleşmenin uyarlanması için borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı güçlüğü hâlini saklı tutarak ifa etmiş olması gerekmektedir. Sözleşmenin uyarlanması için gereken tüm bu şartların bir arada bulunması zorunludur.

Başka bir deyişle 6098 Sayılı Kanun'un 138. maddesinde belirtilen bu şartlardan bir tanesi dahi bulunmazsa sözleşmenin uyarlanması söz konusu olmayacaktır.” şeklinde olduğu;“Öngörülemezlik” şartına ilişkin (yine) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ------ kararının “Sözleşmenin kurulmasında sonra ortaya çıkan ve sözleşmenin uyarlanmasını gerektiren şartların taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum olması gerekir.

Bu kapsamda — öngörülemezlik, sözleşmenin Uyarlanmasında en temel ve kilit noktayı oluşturmaktadır. Öngörülemezlik, genel olarak kişinin iş hayatının olağan akışında göz je almakla yükümlü olmadığı durumları ifade eder. Taraflar sözleşme ilişkisini kurarken, sözleşmenin kuruluşundan sonra ortaya çıkan durumları öngörebiliyorlarsa bu durumda sözleşmenin uyarlanması söz konusu olmaz.

Bu hâlde tarafların değişen şartlara ilişkin her türlü riski üstlenmiş olduğu kabul edilir ve sözleşme hükümleri değişen şartlarda da uygulama bulur. Değişen şartların öngörülemezliği tespit edilirken objektif bir değerlendirme yapılmalıdır. Başka bir deyişle objektif olarak öngörülmesi gereken bir durum tarafların basiretsizliği sebebiyle göz önüne alınmamışsa bu durumda öngörülemezlikten değil, öngörülebilir bir durumdan bahsedilmelidir.” şeklinde olduğu.

TTK m. 18(2) hükmünün ise “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” şeklinde olduğu. TTK m. 18(2) hükmü kapsamında davacının basiretli iş adamı gibi davranıp davranmadığını; değişen şartların öngörülemez olup olmadığını takdirin TMK m. 4 ve HMK hükümlerince münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu.

Bununla birlikte TBK m. 138/I,c.| hükmünde uyarlamanın şartlarının: sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun olması (öngörülemezlik), bu durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması halinde uyarlama istenebilece;

üzere borçlu aleyhine durumun değişmesi ile “borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması” gerektiği; ancak yukarıdaki teknik inceleme neticesinde “davacı yüklenici tarafından eser meydana getirme borcu ile davalı ------ karşı istenilen borç ifa edilmiş olup eserin teslimi esnasında “ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan hakların saklı tutarak ifa edildiğine” ilişkin bir beyanın bulunmadığı; hakkedişler imzalanırken bu şekilde bir ihtirazi kayda-ifadeye de rastlanmadığı” ifade edildiği için TBK m. 138/1,c.1 hükmünde şartın oluşmadığı;

zira eserin teslim edildiği ve hakemlere ihtirazı kaydın da davacı yüklenici tarafından konmadığı; hal böyle olmakla uyarlama için zorunlu şartın bulunmadığı kanaatine varıldığı; ancak takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümlerince mahkememize ait olduğu hususlarını beyan ve rapor etmişlerdir

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi davaya konu sözleşme ve hakediş evrakları bir bütün halinde incelenmekle uyarlama davasının açılabilmesi için sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan ve sözleşmenin uyarlanmasını gerektiren şartların, taraflarca öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenemeyecek nitelikte olağanüstü bir durum olması gerekir. Bu bağlamda öngörülemezlik, sözleşmenin uyarlanmasında en temel ve belirleyici unsurdur.

Değişen şartların öngörülemez olup olmadığı değerlendirilirken objektif bir ölçüt esas alınmalıdır. Başka bir deyişle, objektif olarak öngörülmesi gereken bir durum, tarafların dikkatsizliği veya basiretsizliği nedeniyle dikkate alınmamışsa, bu hâlde artık öngörülemezlikten değil, öngörülebilirlikten söz edilir. Bu noktada, Türk Ticaret Kanunu’nun 18/2. maddesi uyarınca her tacirin, ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş insanı gibi davranma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bununla birlikte, Türk Borçlar Kanunu’nun 138. maddesinin birinci fıkrasına göre sözleşmenin uyarlanabilmesi için; sözleşme kurulduğu sırada taraflarca öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenemeyecek nitelikte olağanüstü bir durumun ortaya çıkmış olması, bu durumun borçludan kaynaklanmamış bulunması, söz konusu durumun mevcut olguları borçlu aleyhine dürüstlük kuralına aykırı şekilde değiştirmiş olması ve borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş ya da ifasını, aşırı ölçüde güçleşmeden doğan haklarını saklı tutarak gerçekleştirmiş olması gerekir.

Usul ve yasaya uygun olarak yapılan teknik inceleme neticesinde, davacı yüklenicinin eser meydana getirme borcunu yerine getirdiği ve eserin teslimi sırasında “ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tuttuğuna” dair herhangi bir beyanının bulunmadığı tespit edilmiştir.

Ayrıca hakediş belgeleri imzalanırken de bu yönde bir ihtirazi kayıt düşmediği ayrıca sözleşme ücretinin birim fiyat üzerinden belirlendiği ayrıca YHGK----- tarihli ilamında gözetildiğinde , paranın değer kaybı, enflasyon, asgari ücret ücret artışlarının önceden tahmin edilebileceğinin ve öngörülmezlik unsurunu oluşturmadığı kanaatiyle TBKm.

138 uyarınca uyarlama davasının şartlarının somut olayda gerçekleşmediği kanaatiyle açılan davanın reddine .karar vermek gerekmiştir----,-

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar harcı 615,40-TL TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 17.077,50 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 16.462,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 152.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

6- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalılar vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/589, K. 2025/397, 23 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/589
  4. Karar No : 2025/397
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 04/09/2023
  7. Karar Tarihi : 23/05/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/589
Karar No
2025/397
Tarih
23 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/590 K.2025/371
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/592 K.2025/686
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/592 K.2025/346
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/593 K.2025/478
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/593 K.2025/444
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi E.2023/595 K.2025/719

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.