KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/849
- Karar No
- 2025/289
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
Karar Metni
1.405 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/849
KARAR NO : 2025/289
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/12/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun 17/05/2021 tarihinde davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmadığından ----. İcra Müdürlüğünün -----sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğünün -----gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ------. İcra Müdürlüğünün -----sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle.
Davacı şirket Ticari Defterlerinin; - Süresinde açılış tasdikinin yapıldığı, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemelerine uygun tutulduğu, - Ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, 2021 ticari defterlerinin e- Defter olması nedeniyle kapanış tasdikine yer olmadığı Davalı -----Şirketi Ticari Defterleri tayin edilen incelemeye davalı şirketin katılmamış, defter ve belgelerini sunmadığı, Davacı faturasına konu işler-----açıklamasıyla tanzim olunduğu Dosya sunulan e- Arşiv Faturalar elektronik sistem üzerinden oluşturulduğundan davalı şirkete tebliğ edildiği anlaşıldığı,
Davacı faturalarına süresi içerisinde itiraz edildiğini gösterir herhangi bir belge dosyada yer almadığı, Dosya sunulan davacı BS formaları incelendiğinde, davacı tarafın 2021 yılına ait davalı adına kesilen toplam 2 adet faturayı bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği davalı BA formaları incelendiğinde ise yine davalı tarafın 2021 yılına ilişkin2 Adet faturayı bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği tespit edildiği,
Tarafların ilgili vergi dairelerine karşılıklı bildirilen beyanları uyumlu olduğu Bu durum davacı faturalarının davalı şirket kabulünde olduğu mahkememizin davacının 42.285,00 TL alacaklı olduğunun kabulü durumundan talep edilebilir işlemiş faiz tutarı 7.120,32 TL olarak hesaplandığı ancak, davacı anılan tutarı 6.768,79 olarak talep ettiği, İncelenen davacı şirket ticari defter kayıtları ve dosya kapsamına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 42.285,00 TL tutarında alacak talep edebileceği, davacı lehine alacağa hükmedilmesi durumunda, konu alacak için 7.120,32 TL işlemiş faiz talep edilebileceğinin hesaplandığı,
ancak davacı şirketin işlemiş faiz talebinin 6.768,79 TL olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy.
Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Davacı şirketin yabancı şirket olması sebebiyle davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş ise de davalı taraf ticari defterlerini inceleme için sunmamıştır. Ancak vergi dairesi kayıtlarına göre davalının davacı tarafından kesilen faturaları BA formu ile vergi dairesine bildirdiği anlaşılmıştır.
Somut olaya emsal olan Yargıtay ----HD nin ---- esas ,---- karar sayılı 4.11.2019 tarihli ilamında da açıklandığı üzere davalı, davaya dayanak faturaya ilişkin beyanname vermekle malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir. Yargıtay ilamı doğrultusunda davalının malları teslim aldığı,teslim aldığı malların da bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Hal böyle olunca davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazının asıl alacak üzerinden kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir. Davalının takip öncesinde usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden işlemiş faiz talebi reddedilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
TASHİH
Mahkememizin 18/04/2025 ve ---- Esas ----- sayılı kararı ile "Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı." şeklinde karar verilmiş ise de; dava konusu değerinin 2025 yılı istinaf kesinlik sınırının üzerinde olduğu miktar itibariyle sehven kesin olarak karar verildiği anlaşılmakla;
Mahkememizin 18/04/2025 tarihli kararın "Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı" şeklinde, hükmünün HMK 304/1 md gereği tashihine (düzeltilmesine);
HMK.nun 304 (2) maddesi uyarınca düzeltme şerhinin ilamın tüm nüshalarına işlenmesine ya da eklenmesine karar verildi.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/849, K. 2025/289, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama