KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/141
- Karar No
- 2024/954
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
Karar Metni
1.263 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/141
KARAR NO : 2024/954
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 27/02/2024
KARAR TARİHİ : 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin, 24.10.2023 tarihinde davalı şirket tarafından düzenlenen taşıma irsaliyesi ile davalı şirkete ait yükü (27.660 kg patates), dava dışı ------ulaştırmak üzere teslim aldığını, müvekkilinin ---- plakalı araca yüklenen eşyayı 25.10.2023 tarihinde, dava dışı ---- firmasının "-----" adresinde bulunan deposuna teslim ettiğini, yapılan taşıma neticesinde;
müvekkil tarafından 26.10.2023 tarih ve ----- sayılı, KDV dahil (tevkifatlı) 38.502,72 TL tutarlı e-arşiv fatura düzenlendiğini ve davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirketin fatura karşılığını müvekkile ödemediğini, bu sebeple davalı aleyhine ----- İcra Müdürlüğünün ----Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabulculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----.
İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle.
"Davacı tarafın dosya sunulu 2023 yılı Defter beyan sisteminde tutulan ticari defter ve kayıtlarının HMK 222.
Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, davacının icra ve dava konusu ----- nolu Faturayı defter beyan sistemine 26.10.2023 tarih ve ---- sıra numarası ile kaydettiği davacı yasal ticari defter kayıtlarında yer alan icra takibine konu 26.10.2023 tarihli ----- sayılı 38.502,72 TL e-arşiv faturaya davalı tarafından 8 gün içinde itiraz edilmediği, davalı tarafından defter ve belge sunulmadığından davalı defter ve belgelerinin incelenemediği, dosyaya sunulu 2023 yılı davalı ve davacı Ba ve Bs formlarının örtüştüğü bir adet belge 33.192 TL olduğu,
(VUK genel tebliği 2021/07 döneminden sonra Elektronik belgeler Mükellefler tarafından bildirime dahil edilmemektedir. E belge olarak GİB tarafından Bildirime dahil edilmektedir.) davalı tarafından dava dışı ------ firmasına düzenlenmiş olan E irsaliyede Taşıyıcının davacı ---- olduğu araç plakasının ---- olduğu, davacının -----.İcra Dairesi ----.
Sayılı İcra dosyası ile başlatmış olduğu takipte, 38.502,72TL kadar asıl alacağı olduğu, davacının bu tutar kadar vaki itirazın iptali ile takibin devamını talep edebileceği," şeklinde rapor sunulmuştur.
Somut olayda davalı tarafın davayı takip etmediği, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu, HMK 222/3.
Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Somut olayda 26/10/2023 tarihli 38.502,72 TL bedelli faturanın davacı tarafça vergi dairesine bildirildiği, davalı ilgili fatura tarafından bildirilmemiş ise de 2022 yılında e faturalarda yapılan değişiklik sebebiyle otomatik olarak bildirilmiş sayıldığı, davalının bu faturaya itiraz etmediği gibi iade faturası da kesmediği anlaşılmıştır.
Dava dışı ----- tarafından dosyaya sunulan irsaliyelere göre de faturaya konu taşıma hizmetinin gerçekleştirildiği ve taşımaya konu malların ----- teslim edildiği, davacının taşıma hizmet bedeline hak kazandığına kanaat getirilerek davanın kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/141, K. 2024/954, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama