KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/995
- Karar No
- 2025/865
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2025
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/995
KARAR NO : 2025/865
DAVA
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, kayınbiraderi-----ile birlikte davalı şirkete ortak olarak şirketi kurduğu, ancak taraflar arasında ortaklığın ilerleyen süreçte sürdürülemediği, müvekkilin şirketin yönetiminde hiçbir zaman söz ve yetki sahibi olamadığı, şirketin tüm idaresinin ve karar alma süreçlerinin ----- tarafından yürütüldüğü,
müvekkilin bu nedenle fiilen şirket faaliyetlerinden uzaklaştığı ve şirketle ilgisini kestiği, davacı, ortaklık ilişkisinin fiilen sona ermesi üzerine kayın biraderi ------kendi hisselerini devretmesi yönünde talepte bulunduğunu, ancak bu talebin ------ tarafından yerine getirilmediğini, hisselerin devrinin gerçekleşmediğini, buna rağmen şirketin fiili yönetiminin ve kontrolünün tamamen ----- tarafından sürdürüldüğünü ifade ettiği, şirketin tek yetkilisi ve fiilen yöneticisi olan ----- 21.09.2022 tarihinde vefat ettiği, bu suretle şirketin yetkilisiz kaldığı,
vefat eden ortağın mirasçılarının da reddi miras beyanında bulundukları, bu nedenle şirket hisselerinin sahipsiz hale geldiği, şirketin herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığı ve fiilen atıl durumda olduğu, şirketin yetkilisiz ve faal olmayan mevcut durumu nedeniyle tek başına şirket faaliyetlerini sürdürebilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca şirketin mevcut borçlarından dolayı müteveffanın sorumluluklarının kendisine yansıtılma riskinin doğduğunu, bu durumun müvekkil aleyhine hak ve menfaat kaybına yol açabileceğini ifade ettiği, müvekkilinin fiilen aktif bir ortaklık ilişkisi bulunmadığını,
şirketin varlığını sürdürmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, bu sebeple müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesinin hakkaniyete uygun olacağını, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise şirketin tasfiyesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil kaydı incelendiğinde;
davacının, davalı şirketi temsile yetkili tek ortağı konumunda olup şirketin feshi davasının niteliği gereği davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılmakla, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün----- sicil numarasında kayıtlı olan davalı ----- TMK'nın 426. maddesi gereği münhasıran işbu Mahkememizin ------ Esas sayılı dava dosyasında temsil etmek üzere bilirkişi listesinden resen seçilen ---- TC kimlik numaralı SMMM ----- temsil kayyımı olarak atanmasına, karar verilmiştir.
Davalı şirket temsil kayyımı katıldığı duruşmada özetle; davalı şirketin herhangi bir faaliyeti bulunmadığını, gidip baktığında adresinde de bulunmadığını, şirket yetkilinin vefatından sonra mirasçıları tarafından reddi miras yapıldığını, şirketin vergi borçlarından davacı tarafın üzerine düşen ödendiğini, diğer ortağın borçları halen bulunduğunu, şirketin herhangi bir faaliyeti olmadığını ve taktiri mahkemeye bırakmıştır.
Mahkememizce; ------ Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı kuruluşundan itibaren tüm sicil kayıtları, ------ Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan davalının tüm vergi kayıtları ile şirket kuruluşundan itibaren tüm vergi beyannameleri varsa eklerinde yer alan bilanço ve gelir tabloları ile birlikte birer örneği ve ----. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiş, bilirkişiden rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Limited Şirketlerde feshi ve tasfiyeyi düzenleyen TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini talep edebileceği mahkemece fesih yerine davacı ortağın payının gerçek değerininin hesaplanarak şirketten çıkarılmasına yada duruma uygun olabilecek bir çözüme hükmedebileceği belirtilmektedir.
Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, şirketin feshini isteyen ortağın fesih koşullarının oluşmasında kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerekmektedir.
Ancak, ortaklar arasında meydana gelen ve güveni sarsan durumlar tamamen davacı ortağın eylemlerinden kaynaklanıyorsa bu durumda haklı sebeple fesih davası açması mümkün bulunmamaktadır.Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; iki ortaktan oluşan davalı şirketin 10/11/1997 tarihinde kurularak ticaret siciline tescil edildiği, şirketin en son tescilini 09/09/20214 tarihinde yaptırdığı,
şirketin diğer ortağı ve münferiden yetkilisi olan ----- 21/09/2022 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının da reddi miras yoluna gittikleri, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca davalı şirketin, 2021 yılından itibaren ticari faaliyetlerini tamamen sonlandırdığı, 2022
yılı sonrasında herhangi bir satış, üretim, gelir veya nakit akışı bulunmadığı,
şirketin fiilen merkezinin bulunmadığı, kayıtlı adresinde herhangi bir ticari faaliyetin
yürütülmediği, şirkete ait muhasebe ve mali müşavirlik sözleşmesinin 14.01.2025
tarihinde mali müşavir----- tarafından “işin terk edilmesi” gerekçesiyle
feshedildiği, dolayısıyla şirketin muhasebe ve beyan organizasyonunun da sona erdiği, şirketin temsil ve yönetim organının
tamamen ortadan kalktığı,
şirketin özkaynaklarının 2023 yılı itibarıyla kaydi olarak 55.730,52 TL’ye düştüğü, ancak aktif kalemlerin (stok, kasa, devreden KDV) ekonomik olarak paraya
çevrilemeyecek nitelikte olduğu,
2024 yılı itibarıyla şirketin gelir yaratma, defter tutma ve faaliyetini sürdürme
kabiliyetini tamamen yitirdiği, bu sebeple davalı şirketin mali yönden ifa gücünü kaybettiği, organ yokluğu ve sermaye kaybı
nedeniyle faaliyetine devamının imkânsız hale geldiği, şirketin ekonomik varlığını
sürdüremeyecek, fiilen sona ermiş bir tüzel kişilik haline geldiği ve haklı sebebe dayalı fesih ve tasfiye koşullarının oluştuğunun belirtildiği, dolayısyla şirketin devamında fayda bulunmadığı kanaatiyle şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi koşullarının gerçekleştiği kanaatine varılarak; davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ------ atanmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-)TTK'nun 636/3. maddesi uyarınca davanın KABULÜNE; ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ----- sicil numarasında kayıtlı davalı -------ŞİRKETİ'nin FESİH ve TASFİYESİNE,
2-)Davalı şirketin tasfiye işlemlerini yapmak üzere resen seçilen ------ TC kimlik numaralı SMMM ------ tasfiye memuru olarak atanmasına
3-)Tasfiye memuru için bir defaya mahsus olmak üzere 15.000,00 TL ücret takdirine; ücretin ve ayrıca 5.000,00 TL tasfiye masraf avansı olmak üzere toplam 20.000,00 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına, bundan sonra tasfiye memuruna görevinin tebliğine,
4-)Tasfiye memuru ücretinin ve tasfiye masraflarının, tasfiye memuru tarafından tasfiye giderlerine eklenmesine,
5-)Kararın kesinleşmesinden sonra, TTK'nun 283. maddesi uyarınca Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına,
6-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin yatırılan toplam 427,60 TL hacın mahsubu ile bakiye 187,8 TL harcın davalı şirketten alınarak hazineye gelir kaydına,
7-)Davacı tarafça yapılan 916,00 TL dava açılış masrafı ve 28.422,50 TL yargılama masrafından ibaret toplam 29.338,50 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/995, K. 2025/865, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama