KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/324
- Karar No
- 2026/97
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
Karar Metni
1.490 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/324
KARAR NO : 2026/97
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/04/2025
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket motorlu araç kiralaması yaptığı, müvekkiline ait --- plakalı
---- otomobil 06.09.2023 saat 10.00'da-----bulvarı üzerindeki
---- bankası otoparkında park halinde iken mülkiyeti ----ait ve sürücü ---- idaresindeki --- plakalı ----- kamyonetin geri manevra
yaptığı esnada çarpması ile arka kısmından hasarlandığı, anlaşmalı kaza tespit tutanağında davalı sürücü ---- kazayı "Park halindeki araca geri geri gelirken arkadan çarptım" şeklinde açıklandığı, müvekkiline ait motorlu araçtaki hasar -----giderildiği, müvekkili aracın tamir süreci, parça bekleme, ayrıntılı ve detaylı onarım çalışması gibi nedenlerle servise teslim edildiği 22.01.2024 ile otomobilinin onarılarak kendisine teslim edildiği 12.02.2024 tarihleri
arasında 21 gün süreyle otomobilinden mahrum kaldığı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak 21 günlük araç mahrumiyeti için şimdilik 100-TL.'nin otomobilin onarım için servise teslim edildiği 22.01.2024'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, yargılama gideri ve kanuni vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olaya ilişkin tüm masraflar karşılanmıştır. Davacı yanın iddia ettiği gibi bir kar mahrumiyeti söz konusu olmadığı, keza araç 21 gün kullanılamayacak durumda kalmadığı, aracın kazadan kaynaklanmayan nedenlerle tamir sürecinin uzadığı anlaşıldığı, söz konusu kaza 06.09.2023 günü meydana geldiği, aracın davacı tarafça 22.01.2024 günü servise teslim edildiği ve 3,5 (üçbuçuk) ay boyunca kullanılmaya devam ettiği, aracın tamir için servise teslim edilene kadar geçen 3,5 aylık süre boyunca kullanımdan ya da dış etken kaynaklı olarak zarar görüp görmediği ve kesinlikle
kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin fiili ile araçtaki zarar arasında illiyet bağının mevcudiyeti belli olmadığı, müvekkilinin geri geri gelmekte iken park halindeki araca çarptığı ve hızla hareket
etmediğ,i zarar gören aracın sadece arka tamponu zarar gördüğündün, boyama ve onarım işlemi gördüğü, davacı tarafça iddia edildiği üzere parça değişimi ve parça bekleme gibi hususlar söz konusu olmadığı araç 3,5 ay daha kullanıma devam edilmiş ve rutin servis kontrolüne sokulduğu, lokal tampon boyama işleminin 21 gün sürmesi mümkün olmadığı, kiralık araçlar yoğun kullanıma ve buna bağlı yıpranmaya maruz kalan araçlar olup, servis işlemleri bir çok farklı zarar ve yıpranma kaynaklı olarak uzun sürebildiği beyan edilmekle, olayın meydana geldiği alanda araçların park etmesi için düzenleyici işaretler ve yol çizgileri bulunmadığı, alana park edecek araçların nasıl ve nerede duracağı sürücülerin insiyatifine bırakılmış
olup, davacı tarafa ait aracın hangi koşulda park edildiği, alana giren ya da çıkan diğer araçları ve onların park etmesini engelleyici şekilde durup durmadığı, diğer araçların manevralarını kısıtlayıcı bir pozisyonda bulunup bulunmadığı belli olmadığı beyan edilmekle, davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; kazanın gündüz meydana geldiği, kaza mahallinin otopark olduğu,
davaya konu otomobilin otopark içinde park ettiği, kamyonetin geri manevrası esnasında park halindeki otomobile çarptığı kanaatine varıldığı beyan edilmiş,Söz konusu araç ---- model ---- marka ---- tipi, benzin +elektrik yakıtlı, otomatik vitesli, kaza tarihinde 46.794 kilometrede olan hususi otomobil olduğu , aracın davaya konu kazasındaki arka tampon onarıldığı ve boyandığı, dosyaya sunulan hasarlı araç fotoğrafı değerlendirildiğinde hasarlar kaza ile uyumlu olduğu, hasar bedeli KDV dahil, iskonto hariç 5.820 TL olduğu,
dosyaya sunulan hasarlı araç fotoğrafları ve hasar ekspertiz raporunda belirlenen hasarları dikkate alınarak ekspertiz hizmeti 1 gün, sigorta onay süresi 2 gün ve aracın onarımı için 3 gün, toplamda 6 gün araç kazanç kaybı takdir edildiği, aracın serviste onarım için sıra beklemesi, parça beklemesi gibi gecikmeler servisin ve markanın sorumluluğu kapsamında olup makul onarım süresi dışındadır. Davacı aracın onarımının serviste herhangi
bir nedenle gecikmesinden sorumlu olmadığı, aşağıya kaza tarihi itibarıyla ülkemizde yaygın kuruluş olan ----- araç kiralama listesinde kaza tarihi itibarı ile uygun emsal aracın 6 günlük dilimde günlük kirasının 1.310 TL/gün+KDV olduğu görülmekle, araç onarım esnasında kullanılmayacağı için yıpranmayacaktır.
Günlük 30 TL yıpranmama payı (amortisman) ve bakım payı takdir edilerek, (1.310 TL- 30 TL) davaya konu araç için 1.280 TL + KDV günlük kira bedeli takdir edildiği, davacının başka bir zorunlu gideri bulunmadığı, davacının araç mahrumiyet kaybı = 6 gün *1.280 TL = 7.680 TL+KDV= 9.216 TL olduğu belirtilmiştir.
Raporun sonuç kısmında; ---- plakalı araç sürücüsü ---- meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurlu olduğu, ---- plakalı otomobil sürücüsü ---- meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığı,
araç kazanç kaybı bedelinin 9.216 TL olduğu, Karayolları Trafik kanuna göre, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı, bir motorlu
aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken
ve müteselsilen sorumlu olurlar maddesi uyarınca davalı ----- diğer davalı sürücü ----- ile birlikte kusuru oranında %100, araç kazanç kaybı bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,
temerrüt tarihinin kaza tarihi 06.09.2023 olduğu mütala olunmuştur.
Davacı vekilinin ---- havale tarihli dilekçesinde özetle; alacak taleplerini 9.216,00-TL (dokuz bin iki yüz on altı TL) olarak belirli hale getirdikleri, 9.216,00-TL (dokuz bin iki yüz on altı TL) araç mahrumiyet bedelinin Türk Borçlar Kanunu 117. Maddesi uyarınca kaza tarihi olan 06.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yönelik bedel artırım dilekçesi sunduğu görüldü.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda kural olarak araç işleteninin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olarak kabul edilmiştir.
Anılan Kanunun 85/I.maddesine göre;“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”Bu fıkradan çıkan sonuç şudur ki; motorlu araç işleten, motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan kusuru olmasa bile sorumludur. Buradaki sorumluluk kusura dayanmayan ağırlaştırılmış objektif sorumluluktur (tehlike sorumluluğu).
Bu sorumluluktan kurtuluş beyyinesi ise aynı Kanunun 86/I.maddesinde şöyle belirlenmiştir.“İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.”Yine aynı Kanunun 85/son fıkrasında, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” denilmiştir.
Bu fıkrada eylemlerinden sorumlu olduğu kişiler, “araç sürücüsü” ve de “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişiler” ortaya çıkmış bulunmaktadır. Şu var ki, “araç sürücüsü” ve “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin”, “işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin” kapsamında yer aldığı su götürmez.
İşte araç işleteninin sorumluluktan kurtulması için, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, yasanın deyimi ile kusurları bulunmadığını da kanıtlaması gerekecektir.Somut olayda, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre; ---- plakalı araç sürücüsü ----- meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurlu olduğu, --- plakalı otomobil sürücüsü ----- meydana gelen kazada herhangi bir
kusurunun olmadığı,
araç kazanç kaybı bedelinin 9.216 TL olduğu, Karayolları Trafik kanuna göre, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı, bir motorlu
aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken
ve müteselsilen sorumlu olurlar maddesi uyarınca davalı----diğer davalı sürücü ----- ile birlikte kusuru oranında %100, araç kazanç kaybı bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,
temerrüt tarihinin kaza tarihi 06.09.2023 olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu kazadan kaynaklanan doğrudan ve dolaylı zararlarından araç maliki ile araç sürücüsünün müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmış olup, bu nedenle usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/324, K. 2026/97, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama