KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/451
- Karar No
- 2024/44
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2024
Karar Metni
2.080 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/451
KARAR NO : 2024/44
DAVA
Tazminat ( Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2020
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı sigorta şirketinin müvekkili sigorta şirketinin 16.01.2015 tarihinde kaza yapan ----- plakalı otobüsün kaza tarihindeki kasko sigortacısı olduğunu, söz konusu aracın 16.02.2015 tarihinde kaza yaptığını, biletli yolculardan ----- müvekkili şirket aleyhine manevi tazminat konulu dava açtığını, bir kısmına mahkeme kararlarına ve icra takibine istinaden ödeme yapıldığını, bir kısmının ödemesinin henüz yapılmadığını, manevi tazminat davalarından dolayı yapılan ödemeler tutarının toplam 145.492,00 TL olduğunu,
davalı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi kapsamında manevi tazminat taleplerine ilişkin poliçe teminat üst limiti olan 250.000,00 TL'ye kadar sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan müracaatın sonuçsuz kaldığını, icra dosyalarına yapılan ödeme tarihleri itibariyle söz konusu tutarların avans faiziyle tahsili ile müvekkili şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu 16.01.2015 tarihinde meydana gelen kazaya karışan -----plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 16.01.2015 başlangıç ve 16.01.2016 bitiş tarihli ----- numaralı Kasko Poliçesi Sigortası ile sigortalı olduğunu, işbu poliçede kaza tarihi itibariyle maddi, bedeni talepler ayrımsız olarak 250.000 TL teminat ile sınırlı olduğunu, 15.01.2015 tarihli kazada yaralanan ----- tarafından açılan ----- Asliye Hukuk Mahkemesi -------Esas dosyasından davacı hakkında açılan dava neticesinde 30.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verildiğini, hükmün davacı tarafından hükmedilen tutarın fahiş olduğundan bahisle istinafa taşındığını,
dosyanın henüz istinafta olup, kararın kesinlemediğini, henüz kesinleşmemiş bir hükme istinaden tarafımızdan ödeme yapılmasının talep edilmesi haksız ve yersiz olduğunu, davacı hükmedilen tutarı da ödemediğini, istinaf sonucu beklenmediğini, henüz karşılanmamış bir zararın talep edilmesi haksız olup, davanın reddi gerektiğini, konu kazada yaralanan-----tarafından açılan-----.
Asliye Hukuk Mahkemesi ------ Esas dosyasından davacı hakkında açılan dava neticesinde 60.000 TL manevi tazminata hükmedildiğini, hükmün davacı (sigortalı) tarafından hükmedilen tutarın fahiş olduğundan bahisle istinafa taşındığını, dosya henüz istinafta olup, kararın kesinlemediğini, henüz kesinleşmemiş bir hükme istinaden taraflarınca ödeme yapılmasının talep edilmesi haksız ve yersiz olduğunu, açıklanan ve Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle davanın yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Genişletilmiş Kasko Poliçesi, Ticaret Sicil Kaydı, Trafik Tescil Kayıtları, ---- İcra Dairesi'nin -----sayılı dosyası UYAP kayıtları, ----.icra -----Esas sayılı dosyası-----.icra ----- sayılı, -----. İcra Dairesi'nin -----sayılı dosyası UYAP kayıtları,-----.icra -----esas dosyası, -----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ------sayılı dosyası UYAP kayıtları, Bilirkişi Raporları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, trafik kazası nedeniyle cismani zarar gören üçüncü kişilere ilamlar/ilamlı icra gereğince ödenen manevi tazminatların genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
(Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan / Nispi Harca tabidir )6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesindeki yollamasıyla davanın ve tarafların niteliğine ve davanın değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada başta resen incelemeye tabi arabuluculuk başta olmak üzere HMK'nin 114.maddesi gereğince dava şartları,
harç gibi hususlar değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki sulh davetine rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerini beyan etmeleri üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri tamamlanmış ve son celsede tahkikat tamamlanarak hazın bulunan taraf vekillerinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Dosya kapsamında dava şartı zorunlu arabuluculuk son tutanağının da bulunduğu tespit edilmiştir.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki eden yasal düzenlemelere ve uygulamaya kısaca değinmekte yarar vardır.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigorta teminatının kapsamı başlıklı 1. maddesinde sigortacı aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğu poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin edeceği düzenlenmiştir.
İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası bir sorumluluk sigortası türü olup sorumluluk sigortaları sigortalının üçüncü şahıslara vereceği zararlar sonucu, ödemekle yükümlü olacağı tazminatların güvence altına alındığı sigortalardır.
Başka bir deyişle sorumluluk sigortası sigorta ettirene sorumluluk hukuku hükümlerinden doğan tazminat taleplerine karşı koruma sağlar.Sorumluluk sigortalarının düzenlendiği 6102 Sayılı TTK'nİn 1473. maddesinde “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sorumluluk sigortalarının süre ve miktar olarak sınırları belirlenmiştir. Sigortacının zarar daha sonra doğsa dahi sigorta poliçesinde belirtilen başlangıç ve bitiş süreleri içinde meydana gelen olaylardan kaynaklanan zararlardan sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar ödeyeceği hükme bağlanmıştır.
Sorumluluk sigortalarında özellikleri itibarıyla sigortalının değil üçüncü kişilerin zararları teminat altına alınmıştır ve kural olarak kusursuz sorumluluk ilkesi kabul edilmiştir. Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ise kusursuz sorumluluğun ağırlaştırılmış bir türü olan tehlike sorumluluğu esas alınmıştır.
Sorumluluk sigortalarında sigorta poliçesinde; bir sigorta veya değeri belirtilmeden sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olduğu zarar miktarının üst limitleri belirtilmiştir ve sigortacı üçüncü kişilerin gerçek zararından sorumludur.Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketinin üçüncü kişi zarar görenin zararından sorumlu tutulabilmesi için öncelikle zarardan sorumlu sigorta ettirenin zarar görene karşı sorumluluğunun doğmuş olması, sigorta sözleşmesinin bulunması, talep edilen tazminatı ödeme yükümlülüğünün olması gerekir.
Bu halde sigortacı zarar görene karşı sigorta bedeline kadar sorumlu olur. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir.
Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
Bir başka anlatımla sorumluluk sigortaları ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası yasal bir zorunluluk bulunmadığı halde sigorta ettirenin sorumluluk hukuku ilkelerine göre zarar görenlerin zararının karşılanması için yapılan sigorta türüdür.Sigorta şirketi sorumluluktan kurtulmak ya da sorumluluğunu azaltmak için isteğe bağlı sigortalarda sigortacı sigortalısına karşı ileri sürebileceği savunmalar ile kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan savunmaları zarar görene karşı da ileri sürebilir.
Sigortacı sigortalının zarar görene karşı sorumluluğunun doğmadığını, zararın sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınmadığını ileri sürebilir. 6102 Sayılı TTK'nin 1485. maddesi ile sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler arasında genel hükümlerinde uygulanacağına dair düzenlemenin atfıyla bilindiği üzere Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde tanımlanmıştır.
Söz konusu hükme göre, sigortacı belli bir prim karşılığında sigorta ettirenin malını yahut bedensel zararlarını doğabilecek rizikolara sigorta etmeyi kabul etmektedir. Bütün sigorta sözleşmelerinde temel unsur, rizikodur. Sigorta hukuku anlamında riziko, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önceden bilinmeyen veya gerçekleşeceği kesin olsa dahi ne zaman meydana geleceği bilinmeyen olaydır.
6102 Sayılı TTK'nin 1409. maddesi gereğince de sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur ve sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
Başka bir deyişle sigortacı zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, sigorta ettiren ile yapılan sigorta sözleşmesi ile talep edilen zararı üstlenmediğini iddia etmesi halinde bu hususu ispat etmesi gerekir.Yukarıda yapılan açıklamalar, gösterilen yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya bakıldığında;
davacı şirket ile davalı sigorta şirketi ile birleşen ----- sigorta şirketi arasında davacı şirketin maliki ve işleteni olduğu-----Plaka sayılı otobüse ilişkin olarak 16/01/2015-16/05/2016 başlangıç ve bitiş tarihli ihtiyari mali mesuliyet klozu ile maddi ve manevi ayrımı yapılmadan kaza başına 250.000,00 TL limiti bulunan kasko sigorta poliçesi düzenlendiği tarafların kabulünde olup dosya kapsamına göre sabittir.
Davacı şirketin işleteni olduğu ----- Plaka sayılı otobüsün 16/02/2016 tarihinde ----- yolu üzerinde kaza yaptığı ve yolcuların yaralandığı, yaralanan yolculardan bir kısmının açığı çeşitli davalar ve icra takipleri sonucunda davacının yapmak zorunda kaldığı manevi tazminat ödemelerini rücuen davalıdan talep edildiği olayda;
mahkememizce ilgili tüm dosyalar ve icra takipleri UYAP üzerinden getirtilerek ödemeye konu icra dosyaları tek tek incelenmek suretiyle dosya üzerinden rapor hazırlanması için----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bilirkişi nitelikli hesaplamalar uzmanı ----- ve ------ verilmiş ve rapor düzenlemeleri istenmiştir.
Her iki bilirkişi tarafından düzenlenen kök raporlar uyuşmazlığı çözmeye elverişli ve yeteli görülmediğinden ikinci bilirkişi-----ek rapor alınması icap etmiştir. Davacı vekili tarafından da kök ve ek raporlar ile icra dosyalarına göre ıslah dilekçesi verilerek miktar artırılmış ve müteakip usulü işlemler tamamlanmıştır.
Filhakika, somut olayda taraflan arasına hukuken geçerli ihtiyari sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, trafik kazası nedeniyle zarar gören üçüncü kişilere davacı sigortalı işleten şirket tarafından ilamlı icralara göre yapılan ödemelerin sabit olduğu, sigorta ettirenin yaptığı ödemelerin konu zararların poliçe tarihlerini ve limitini kapsadığı, sigortacının zararın teminat dışında olduğuna yönelik bir savunması bulunmadığı,
zarar sonradan doğsa dahi sigortacı tarafından bunun karşılanması gerektiği, taraflar arasındaki geçerli sorumluluk sigortası sözleşmesi gereğince riski ve zararı üstlenen davalı sigorta şirketinin poliçedeki manevi tazminat klozu gereği yapılan işbu ödemeleri karşılaması gerektiği ve rücu isteminin haklı ve hukuka uygun olduğu açıkça anlaşılmıştır.
Binaenaleyh, davacı şirketin davasını TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri nazarında ispatladığı sonuç ve kanaatiyle; tarafların tacir sıfatına göre faizin cinsi, zarar görenlerin açtığı davalarda birleşen sigorta şirketine yapılan ihbarlara göre zarar gören üçüncü kişilere icra kanalıyla yapıldığı tespit edilen ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi talebinin yasal ve yerinde olduğu ve bilhassa hükmedilen toplam miktarın yukarıda zikredilen poliçe limiti kapsamında kaldığı hususlarının tümüyle gözetilmesi sonucunda, dosyaya sunulan ----- tarafından düzenlenen kök ve ek raporların da gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli,
yeterli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek davacının davasının ıslah doğrultusunda kabulü ile; ----- yönünden -----.İcra -----ve-----icra ------ sayılı dosya ödeme tarihi 14.08.2018) 16.708,11 TL'ye 11.04.2018 ihbar tarihinden itibaren; ----- yönünden -----.icra ----- sayılı dosya ödeme tarihi 18.04.2019) 13.192,71 TL'ye 21.11.2018 ihbar tarihinden ; -----Yönünden-----icra ------ sayılı dosya ödeme tarihi 21.07.2020) 90.747,70 TL'nin 13.07.2018 ihbar tarihinden itibaren;----- Yönünden ----.icra -----sayılı dosya ödeme tarihi 10.07.2020) 37.624,39 TL'ye 05.03.2018 tarihinden itibaren;
-----yönünden -----.icra ------ sayılı dosya ödeme tarihi 05.07.2018) 20.000 TL manevi tazminat ve 99,39 TL yargılama gideri ve 2.400 TL dava vekalet ücreti olmak üzere toplam 22.499,39 TL'ye 05.07.2018 ödeme tarihininden itibaren; -----Yönünden -----.icra ------ sayılı dosya ödeme tarihi 15.04.2019) 20.000 TL manevi tazminat ve 68,19 TL yargılama gideri ve 2.400 TL dava vekalet ücreti olmak üzere ödenen toplam 22.468,19 TL'nin 15.04.2019 ödeme tarihinden itibaren; işleyecek avans faizleri ile birlikte toplam 203.240,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
(AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1,2, 6, TTK,16/1,1401 vd. 1409/1,1473, HMK, 109,176 vd, 187/1, 190, 198, 266 vd, ,282, ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2.
Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama giderleri olarak davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/451, K. 2024/44, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama