KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/189
- Karar No
- 2024/625
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/189
KARAR NO : 2024/625
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 28/08/2020
KARAR TARİHİ : 30/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin, davalı şirketten belirli dönemlerde krediler kullandığını, söz konusu krediler tüm faizleri masrafları ve yan giderleri ile birlikte müvekkil şirket tarafından davalıya ödendiğini, Ancak, kredilerin ödemesi devam ederken ve bittikten sonra yapılan incelemelerde davalı şirketin, müvekkil şirketten mevcut faizler dışında çok daha yüksek oranda ve çok daha fazla faiz, komisyon ve dosya masrafı adı altında ödeme vb. ek ödemeler aldığı tespit edildiği,
ancak, Yargıtay’ın yerleşmiş kararları gereğince bu bedellerin tahsil edilemeyeceği hüküm altına alındığını, kaldı ki davalı şirketin, bu alacak kalemleri dışında fazlaca ödeme alıp almadığı da bilinmemekte olduğunu, bu nedenlerle bu konuda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bu sebeplerle de müvekkili şirketin ödediği fazla bedellerin tarafına ödenmesi için iş bu davanın açılması gerektiğini ve davanın kabulü ile yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının talebinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve reddi gerektiğini, kredi kullanım tarihi üzerinden hak düşürücü sürelerin geçmiş olması durumunda, kullandırılan krediler yönünden zamanaşımı itirazlarının olduğunu, iş bu davada talebin açık ve net olarak belirlenmesi gerektiğini, belirtilen koşulları yerine getirmeyen dava dilekçesine haiz davanın, bu nedenle reddi gerektiğini, HMK 119/g maddesi gereği dava dilekçesinde talep sonucu açık bir şekilde yer alması gerektiğini, esasa ilişkin itirazlarında, davacının müvekkil banka ile imzaladığı tüm sözleşmelerde,
sözleşme öncesi bilgi formunda ve kredi sözleşmesindeki tüm evrakları imzaladığı, bu belgelerde iddia edilen tutarların hangi şartlar dahilinde alınacağının kanun yönetmelik ve genelgelerle ayrıntılı olarak düzenlendiğini, yasal düzenlemelere uygun olarak ilgili kalemlerin davacıdan tahsil edildiğini, yürürlükte olan 5411 sayılı Bankacılık kanunun Faiz oranları ile diğer menfaatler başlıklı 144.
Maddesinde açıklandığını, davaya konu masraf yönünden, kredi kullanım esnasında müşterilerden komisyon, ücret ve masraf talep etmesi bankanın yasal hakkı olduğunu, krediler uygulanacak azami faiz oranları ile faiz dışındaki menfaatleri belirleme hak ve yetkilerinin bulunduğunu, davacının tacir olmakla banka ile dava konusu kredi sözleşmeleri imzalarken basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, alınan masrafların genel kredi sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, davacının sözleşmeyi imzalaması tüm işlemlerin kabulü dahilinde olduğu izahtan vareste olduğunu, davacı sözleşme hükümleri ile bağlı olduğunu,
sözleşme gereği yaptığı ödemelerin iadesini talep edemeyeceğini, tüm işlemler tamamlandıktan sonra yüksek oranda faizi komisyon ve dosya masrafı alındığı iddiası ile iade talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, taraflar tacir olduğundan TTK 8.Maddesine göre ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile, haksız ve hukuka aykırı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davalı banka nezdinde bulunan tüm bilgi belge ve evraklar, bilirkişi raporları.
DELİLLEİRN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı banka tarafından davacı taraftan tahsil edilen bir kısım alacakların iadesi talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirketin, davalı bankadan belirli dönemlerde krediler kullandığı, faiz, komisyon ve dosya masrafı adı altında ödeme vb. ek ödemelerin fazla tahsil edildiğinden bahisle davacının bedel iadesi talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde.
Mahkememizce alınan ve hükme esas alınmaya elverişli görülen 22.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı tarafın davalı bankadan 9 adet rotatif kredi kullandığı, kullandırılan her bir kredi için kullandırım komisyon oranının davalı banka tarafından ilan edilen ve ----- bildirilen "Ticari Müşterilere Uygulanacak Masraf ve Komisyon Listeleri “ nde yer aldığı, davalı bankanın web sitesinde de işbu listenin yayınlandığı,
kredi açılış tutarlarının, faiz, komisyon ve vergi tahsilatlarının aynı ticari hesap üzerinden gerçekleştirildiği ve davacı tarafın davalı tarafa ne kadar kredi geri ödeme tutarı, faiz, vergi ve komisyon ödediklerinin açık ve net olduğu, davacı tarafın kullandığı kredilere ilişkin hesap hareketleri incelendiğinde kullandırım komisyonunun, faiz tutarı ile vergilerinin dönem sonunda tahsil edildiği,
kredinin erken kapatılması durumunda ise kullandırım komisyonunun geçen süre kadar olan karşılığının tahsil edildiği bu haliyle davalı banka tarafından davacı taraftan fazladan tahsil edilen herhangi bir bedelin olmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Karar tarihi itibariyle dava değeri miktar itibariyle kesinlik sınırının altında olmasına rağmen, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması karşısında ;
davanın alacak tam ve kesin olarak belirlenmeden ilk açıldığı bedel üzerinden tümden reddedilmiş olmasına göre muhtemel talep artırımı halinde dava değerinin her zaman kesinlik sınırını aşma ihtimali bulunduğu anlaşılmakla, kesinlik sınırının kamu düzenini ilgilendirmesi, hak arama hürriyeti ve hukuki dinlenilme hakkı da gözetilerek istinaf kanun yolu açık bırakılmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/189, K. 2024/625, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama