KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/509
- Karar No
- 2024/795
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
Karar Metni
1.861 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/509
KARAR NO : 2024/795
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/07/2022
KARAR TARİHİ : 18/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirket tarafından davalı/borçlu aleyhine ---- İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından 04.03.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile davacı şirkette karşı herhangi bir borcu olmadığı gerekçesiyle alacağın tamamına, yanı sıra bu alacağa ilişkin olarak işlemiş ve işleyecek faiz başta olmak üzere alacağın tüm ferilerine itiraz edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket, davalı/borçlu şirkete davacı şirketten kiraladığı sunucular üzerinden sunucu barındırma hizmeti sağladığını,
sağlanan bu hizmetlere binaen davacı tarafça dava konusu faturaların düzenlendiğini ve işbu faturaların davalı/borçlu şirkete tebliğ edildiğini, davalı/borçlu tarafından söz konusu faturalara karşılık herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı tarafın ----.
İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas sayılı icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı ödenmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını, bir an için davacının davalı şirketten alacağı bulunduğu kabul edilse dahi zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafın davalı şirkete fatura içeriği ürün ve hizmeti teslim etmediğini, faturalarda belirtilen iş ve hizmet teslim edilmediğinden dava konusu alacak talebine itiraz ettiklerini, yalnızca fatura tanziminin faturada belirtilen malın teslimini veya hizmetin ifa edildiği anlamı taşımayacağını, haksız davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
DELİLLER
---- İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas, Taraf şirketlere ait BA/BS formları, bilirkişi raporları.
SMMM bilirkişi ----- tarafından düzenlenen 05.10.2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde. Davacı şirketin ticari defterlerine göre 01.03.2022 takip tarihi itibariyle davalıdan 133.960,79 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre 01.03.2022 takip tarihi itibariyle davacı tarafa borcunun bulunmadığı taraf ticari defter kayıtlarındaki 133.960,79 TL tutarındaki uyumsuzluğun;
davalının takibe konu cari hesap alacağını oluşturan, 28.12.2021 tarihli ---- seri no.lu 16.432,51 TL tutarlı, 07.01.2022 tarihli ---- seri no.lu 6.822,76 TL tutarlı 28.01.2022 tarihli ---- seri no.lu 17.783,12 TL tutarlı, 31.01.2022 tarihli -----seri no.lu 7.852,90 TL tutarlı ve 07.02.2022 tarihli-----seri no.lu 85.070,33 tutarlı faturaları defterlerine kayıt ettikten sonra davalı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresinden sonra düzenlenen 02.02.2022 tarihli, ----- seri no.lu 16.431,68 TL tutarlı,
02.02.2022 tarihli-----seri no.lu 6.822,76 TL tutarlı ve 15.02.2022 tarihli ----- seri no.lu 7.852,90 TL tutarlı iade faturalar ile yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde düzenlenen 02.02.2022 tarihli ---- seri no.lu 17.783,13 TL tutarlı ve 15.02.2022 tarihli----- seri no.lu 85.070,33 TL tutarlı iade faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı,
Davalı tarafından dava ve takibe konu edilen 28.01.2022 tarihli ----seri no.lu 17.783,12 TL tutarlı ve 07.02.2022 tarihli -----seri no.lu 85.070,33 tutarlı faturalara yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde iade faturası düzenlenmiş olduğundan, uyuşmazlığı konu 102.853,45 TL (17.783,13 + 85.070,33 =) tutarlı, faturalara konu işin veya hizmetin, davacı tarafından davalı tarafa verildiğinin ispatlanması halinde, davacının söz konusu faturalardan kaynaklı 102.853.45 TL alacağının bulunduğu,Davalı tarafından dava ve takibe konu edilen 28.12.2021 tarihli ----- seri no.lu 16.432,51 TL tutarlı,
07.01.2022 tarih---- seri no.lu 6.822,76 TL tutarlı ve 31.01.2022 tarihli ---- seri no.lu 7.852,90 TL tutarlı faturalara yasal 8 günlük itiraz süresinden sonra iade faturası düzenlenmiş olduğundan, uyuşmazlığa konu faturaların –miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kesinleştiğinin kabulü halinde, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 31.107,34 TL (16.432,51 + 6.822,76 + 7.852,90 =) tutarında alacaklı olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ---- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirketin davalı şirkete sunucu kiralama hizmeti sunduğu, i sağladığı, verilen hizmet ve satışı yapılan malzemelere ilişkin 7282,96 TL ve 2252,96TL bedelli 2 adet fatura düzenlediği, huzurdaki davaya dayanak takibe konu alacağın işbu 2 adet faturaya ilişkin olduğu görülmüştür. Zamanaşımı definin değerlendirilmesinde;
Her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2020-2022 yılları arasını kapsadığı, TBK m. 146 gereği "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabi" olduğundan davalı tarafın bu yöndeki savunmaları yerinde görülmemiştir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar,
tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir.
Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan 16.431,68 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2022 yılına devir ettiği, Davacının ticari defterlerine göre 01.03.2022 takip tarihi itibariyle davalından 133.960,79 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın takibe konu edilen alacağının;
2021 yılından 2021 yılına devir eden 16.432,51 TL bakiye alacağından, 07.01.2022 tarihli ----seri no.lu 6.822,76 TL tutarlı faturadan, 28.01.2022 tarihli ----- seri nolu 17.783,12 TL tutarlı faturadan, 31.01.2022- tarihli ----seri no.lu 7.852,90 TL tutarlı faturadan, 07.02.2022 tarihli ---- seri no.lu 85.070,33 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı görülmüştür.
Davalının ticari defterlerine göre takibe konu edilen 07.01.2022 tarihli -----seri no.lu 6.822,76 TL tutarlı fatura, 28.01.2022 tarihli----- seri no.lu 17.783,12 TL tutarlı fatura, 31.01.2022 tarihli ---- seri no.lu 7.852,90 TL tutarlı, 07.02.2022 tarihli ----- seri nolu 85.070,33 TL tutarlı faturaları defterlerine kayıt ettiği,
2021 yılından 2022 yılına devreden 16.431,68 TL tutarlı alacağa ilişkin 02.02.2022 tarihli, ---- seri nolu 16.431,68 TL tutarlı, 02.02.2022 tarihli ----seri no.lu 6.822,76 TL tutarlı, 15.02.2022 tarihli---- seri no.lu 7.852,90 TL tutarlı yasal süresi geçtikten sonra iade faturası düzenlediği,
02.02.2022 tarihli ----- seri numaralı 17.783,13 TL tutarlı, 15.02.2022 tarihli ---- seri no.lu 85.070,33 TL tutarlı faturalara ilişkin ise süresi içerisinde iade faturası düzenlediği görülmüştür.
Uyuşmazlığın; yukarıdaki bentlerde yer verilen ve davalı tarafça defterlerine kayıt edilen süresi içerisinde iade faturası düzenlenen 2 adet ve süresi geçtikten sonra iade faturası düzenlenen 3 adet fatura bedelinden kaynaklandığı,
bu durumda davacı tarafça süresi içerisinde iade faturası düzenlenmiş olan 2 adet faturaya ilişkin hizmetin yerine getirildiğini ispat etmesi gerektiği, bu yönde mahkememizce yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ile ticket taleplerinin 26.02.2020-12.03.2021 tarihleri arasında, ses kayıtlarının 04.01.2019-28.11.2021 tarihleri arasında ve sisteme erişimin 07.02.2017-17.02.2018 tarihleri arasında gerçekleştiğinin, neticeten 2021 yılı Temmuz ortaları, Ağustos, Eylül ve Ekim başına kadar sistemde trafik olduğu yani hizmet alındığının tespit edildiği,
süresi içerisinde iade faturası düzenlenen faturaların tarihlerinin ise 02.02.2022 ve 15.02.2022 olduğu ve bu haliyle işbu faturalar bakımından hizmetin yerine getirildiğinin davacı tarafça ispat edilemediği görülmüştür.
Davalı tarafça süresi içerisinde düzenlenmeyen 3 adet faturaya ilişkin hizmetin yerine getirilmediğinin ispat yükü ise davalı taraf üzerindedir.
İşbu iade faturalarından ilki 2021 yılından 2022 yılına devreden 16.431,68 TL tutarlı alacağa ilişkin 02.02.2022 tarihli,16.431,68 TL tutarlı fatura olup bilgisayar sistemi üzerinden yapılan incelemede sistemin 2021 yılı sonuna dek aktif olduğu, ancak süresi geçtikten sonra düzenlenen diğer 2 iade faturasının dayanak faturalarının 07.01.2022 tarihli 6.822,76 TL tutarlı fatura ile 31.01.2022 tarihli 7.852,90 TL tutarlı fatura olduğu ve bilgisayar sistemi üzerinden yapılan incelemede 2022 yılında davacı tarafça davalı tarafa sunulan bir hizmetin bulunmadığının tespit edildiği,
bu haliyle yalnızca 2021 yılından 2022 yılına devreden 16.431,68 TL tutarlı alacağa ilişkin hizmetin davacı tarafça yerine getirildiğinin ispat edildiği anlaşılmakla davanın işbu fatura bedeli kadar olan kısım bakımından kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur.
Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir.
Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
(HGK'nın 07/06/2006 tarihli, ---- sayılı ilamı)Somut olayda; dava konusu alacağın sözleşmeye dayalı ve likit bir alacak olduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/509, K. 2024/795, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama