KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/259
- Karar No
- 2024/525
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2024
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/259
KARAR NO : 2024/525
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/04/2023
KARAR TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı firmanın satışını yaptığı mobilyaları davalının bildirmiş olduğu yerlere nakliyesini yaptığını, davalının bir kısım ödemeler yaptığını, icra takibine konu bakiye alacağın ödenmemesi üzerine ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının arabuluculuk toplantısına da katılmadığını, alacağın likit olduğunu müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesi ile davalıdan alacağının açıkça ortaya çıkacağını belirterek davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile davalının haksız itirazı sebebiyle %20 inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini yapılacak giderler ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin arabuluculuk toplantısına katılmak istediğini gerekli evrakların Arabulucuya gönderdiğini ancak telefonda yaşanan problem nedeniyle katılım sağlanamadığını, belirlenen toplantı saatinden yaklaşık 10 dk sonra Arabulucu geri arandığında müvekkilinin toplantıya katılmadığı yönünde tutanak tutulacağının belirtildiğini, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın da bu hususta dava dosyasına herhangi bir fatura, delil ya da taraflar arasındaki ticareti gösterir herhangi bir belge delil vs. sunmadığını, hangi nakliye işinden müvekkilinin hangi borcunun olduğunun belli olmadığını,
herhangi bir delil ile ispat edilemeyen davanın kabulünün de mümkün olmadığını belirterek açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama masraflarının davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
----- İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas Taraflara ait BA/BS formları, bilirkişi raporları.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında görülmekte olan ---- İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı icra dosyasına davacı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ---- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu,
28/07/2020 tarihli ---- gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 01.03.2024 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça,
taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir.
Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği,
yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve 39.655,13 TL alacağın bulunduğu, alacağa dayanak faturaların davalı taraf BA formlarında kayıtlı olduğu,
bu haliyle faturaya konu malların davalı tarafa tesliminin ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekeceği (Yargıtay -----HD.'nin 10/04/2017 tarihli ----- esas ----- karar sayılı emsal ilamı), davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle davacının 39.655,13 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/259, K. 2024/525, 19 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama