İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/491 K.2025/188

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/491Karar2025/188Tarih20 Şubat 2025Okuma10 dk · 1.974 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/491
Karar No
2025/188
Karar tarihi
20 Şubat 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.974 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/491

KARAR NO : 2025/188

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ : 20/07/2023

KARAR TARİHİ : 20/02/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /

DAVA/TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- maliki olduğu, davalı tarafça sigortalanan ----- plakalı, davacı ile ------ arasında imzalanan uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralanan aracın, davacının çalışanı ---- sevk ve idaresinde iken 08.01.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranıldığı iddia olunan manevi zarar sebebiyle----- tarafından davacı ve diğer davalılar aleyhine tazminat davası açıldığını, Mahkeme sonucunda 60.000-TL manevi tazminatın 08.01.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle ve ilamdaki yargılama giderleri ve vekalet ücretleriyle birlikte davalılardan tahsil edildiğini,

davanın 06.12.2019 tarihinde davalı ---- ihbar edildiğini, ayrıca öncesinde de gerek o davanın davacısının gerekse ------ firması tarafından da sigorta şirketine bildirim yapıldığını, davalı sigorta şirketinin ihtiyari mali mesuleiyet poliçesinin 6. Sayfasında manevi tazminat taleplerinin de güvence altına alındığını, 19.12.2022 tarihinde ----- kısa mahkeme kararının ihbarı ile ilamda yazılı manevi tazminatın ferileriyle davacıya ödenmesine ilişkin hem mail hem de iadeli tahhütlü posta yolu ile başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmadığını,

bunun üzerine karşı taraf vekili ile iletişime geçilerek daha fazla faiz işlememesi adına bir hesap dökümü talep edildiğini, bunun üzerine davacıya 108.795-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeden sonra 27.01.2023 tarihinde iadeli taahhütlü olarak ve maille ----- gerekçeli mahkeme kararının ihbarı ile yapılan ödemenin kendilerine ödenmesini talep ettiklerini, aradan geçen zaman sonunda sigorta şirketinin "maluliyet oranının belirlenemediğinden , eksik evrak olduğundan ve yeni yapılacak muayene ile alınacak ortopedi raporundan bahisle bu aşamada ödeme yapılamayacağı..." hususunu bildirdiğini,

oysa 3.5.2023 tarihli da belirtildiği gibi daha önce sigorta şirketi tarafından davacıya 22.01.2019 tarihinde 149.774 TL maluliyet tazminatı ödendiğini, yeniden bir maluliyet raporu alınmasına gerek olmadığını, manevi tazminatın hakimin takdirine bağlı olduğunu, poliçenin 9. Sayfasında "Notlar" başlığında, uzun ve kısa süreli kiralamaların da teminat altına alındığını, belirterek ----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı ilamından doğan ve tarafımızca ferileriyle , ayrıca icra vekalet ücreti ile birlikte 108.795 TL olarak ödemesi yapılan manevi tazminat alacağından,

hasar dosyası tarafımızda olmadığından şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 98.000 TL'nin 24.01.2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Dava konusu aracın Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda kaza başına azami 750.000-TL ile sınırlı olduğunu, bu miktarın kazada tüm zarar görenler bakımından olduğunu ve garameten paylaştırıldığını, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek miktar olmadığını, davacı tarafça ----- AHM'nin -----.

Sayılı dosya kapsamında ödenen 98.000-TL'nin fahiş olduğunu, karşı tarafça sunulan Sağlık Kurulu Raporu'na itiraz ettiklerini, maluliyet oranının teyit ettirilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, faizin kaza tarihinden değil temerrüt tarihinden itibaren istenebileceğini, faiz oranının yasal faiz oranı olabileceğini belirterek davalı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddine , masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, --- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin---- Esas ---- Karar Sayılı Dosyası,(Birleşen ----Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyası) Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ------ Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Kasko Filo Sigorta Poliçe ve Başvuru ve Hasar Dosyası, E-mailler, Banka dekontu, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :

Dava, davacının uzun süre kiralayan sıfatıyla işleteni olduğu---- plakalı motorlu taşıtın karıştığı trafik kazası sonucunda kazada zarar gören üçüncü kişi---- tarafından açılan dava sonucunda mahkeme ilamına dayalı olarak alacaklıya ödediği manevi tazminat ve ferilenin,

6102 sayılı TTK'nin 1401 vd. maddeleri uyarınca kasko sigorta poliçesi sözleşmesi gereğince davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen incelemeye tabi arabuluculuk başta olmak üzere HMK'nin 114.maddesinde yer alan dava şartları, taraf sıfatı ve harç gibi hususlar değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş,

uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış , tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne doğrudan etki edebilecek yasal düzenlemelerin bir kısmına kısaca değinmekte yarar vardır.

6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.

6098 sayılı TBK'nin 61. maddesinde de “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.

Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.

Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim TBK’nin 167. maddesinde düzenlenen, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.

Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.

İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan davalı borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.

Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında ; davacı şirket ile dava dışı ----- arasında yapılan 08/06/2016 tarihli uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile---- plakalı aracın kiralandığı ve böylece davacının KTK'nin 3.maddesi gereğince işleten sıfatına haiz olduğu açıktır.

Bu araç dava dışı ---- sevk ve idaresindeyken 08/01/2018 tarihinde dava dışı ---- isimli kişinin sevk ve idaresindeki ----- plakalı araçların karıştığı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği tespit edilmiştir.

Bu kazada maluliyete bağlı oluşan zararın tazmini için zarar gören ---- tarafından----.Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas,------Karar sayılı dosyasından ve işbu dosya ile birleşen -----Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhinde 60.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya ve karara göre davanın davalı sigorta şirketine ihbar edildiği de görülmektedir.

Davacı şirket tarafından işbu manevi tazminat faiz ve ferileri ile birlikte 98.000.00 TL ödeme yapıldığı sabittir. Dava dışı kiralayan şirke ile davalı sigorta şirketi arasında davacı şirketin işleteni olduğu ----- plakalı aracın 01/01/2018 - 01/01/2019 başlangıç ve bitiş tarihli olarak kasko sigorta filo poliçesi ile sigortalı olduğu ve 750.000,00 TL manevi tazminat teminatı bulunduğu da tartışmasızdır.

Mahkememizce bu davada davacı şirketin kesinleşen mahkeme ilamı gereğince yapmış olduğu ödemeyi sigorta poliçesi kapsamında yukarıda değinilen yasal düzenlemeler gereğince davalıdan talep edemeyeceği ve miktarının belirlenmesi suretiyle uyuşmazlığın izale edilmesi gerektiği düşünülmüştür. Bu kapsamda deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır.

Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak delil niteliğinde bulunan mahkeme kararı, ödeme belgeleri ve poliçe başta olmak üzere dosya dosya kapsamı nazarında davalının sorumluluk miktarı yönünden hesap raporu düzenlenmesi için dosya ------ Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye verilmiştir.

Bu kapsamda bilirkişi ----- tarafından düzenlenen 06/11/2024 tarihli raporda özetle; davacının davalı sigorta şirketinden icra vekalet ücretini talep edemeyeceği kanaatini varılması halinde 96.851,51 TL talep edebileceği, icra vekalet ücreti talep edebileceği kanaati halinde ise 108.476,51 TL talep edebileceği yönünde hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf ve taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

Davalı şirket tarafından rapora karşı herhangi bir itiraz öne sürülmemiştir. Davacı vekili tarafından ise rapora karşı genel nitelikte beyan ve itirazlarda bulunulmuş ve aynı zamanda dava HMK'nin 109.maddesi gereğince kısmi dava olarak açılmakla birlikte ıslah yoluna başvurmayacağını bildirilmiştir.

Buna göre davacı şirketin dosyada mukim kesinleşen karar ilamı ve ödeme belgesine göre zarar gören üçüncü kişiye yaptığı ödemenin sabit olduğu, bu ödemeyi zararda kullanılan motorlu araç için yapılan kasko sigorta poliçesi sözleşmesi gereğince davalıdan rücuen isteyebileceği, özellikle hesaba ilişkin gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilen bilirkişi raporuna göre davacının ilam gereği zarar gören üçüncü kişiye faiz ve vekalet ücreti dahil tüm ferileriyle birlikte rücu etmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla,

davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince esastan ispat ettiği, TBK'nin 167/1 maddesi gereğince sigorta sözleşmesi ilişkisi çerçevesinde davanın taraflarının iç ilişkisinde üçüncü kişiye ödenen manevi tazminatın ferileri dahil tamamı yönünden sözleşme (poliçe) limiti dahilinde rücu şartlarının oluştuğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.

Binaenaleyh, davacı şirketin davanın ihbar edilmiş olduğu da gözetildiğinde tarafların TTK'nin 16/1 maddesi gereği tacir sıfatlarına göre yaptığı ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği, davada istenen toplam miktarın poliçe limitinde kaldığı da denetlenmek ve gözetilmek suretiyle sonuçta davanın taleple bağlılık ilkesi gereği aynen kabulü ile, 98.000,00 TL tazminatın, 24/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin Maddi Bedeni Kaza -Manevi Tazminat dahil- 750.000,00 TL İMMS poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak,

davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.138/1)

6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddesi gereğince tamamından aleyhinde hüküm verilen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın kabulü ile; 98.000,00 TL tazminatın, 24/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin Maddi Bedeni Kaza -Manevi Tazminat dahil- 750.000,00 TL İMMS poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.694,38 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 1.673,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 5.020,78 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 1.673,60 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 67,50 TL posta masrafı ve 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.049,35 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/491, K. 2025/188, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/491
  4. Karar No : 2025/188
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 20/07/2023
  7. Karar Tarihi : 20/02/2025
  8. Gereği Düşünüldü /
  9. Dava/talep
  10. Cevap /talep
  11. Deliller
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/491
Karar No
2025/188
Tarih
20 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/491 K.2025/138
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/492 K.2025/200
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/492 K.2025/91
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/492 K.2025/75
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/493 K.2025/92
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/493 K.2025/97

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.