KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/8
- Karar No
- 2024/339
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/8
KARAR NO : 2024/339
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/01/2023
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Olay tarihi olan 09/08/2020 tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü ---- sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili------- yaralandığını, taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, -----plaka sayılı araç sürücüsü ---- 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında -----plaka ayılı araç ------ŞİRKETİ 'nin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olduğunu,
davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ----, söz konusu trafik kazası nedeniyle, ------18.06.2021 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %24,2 oranında malul kaldığını, bu nedenlerle; davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla.
8.000 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 8.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Aynı dava sebebi, tarafları ve aynı dava konusunu barındıran 10/05/2022 tarihli kesin karar bulunduğundan işbu davanın reddi gerektiğini, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, zaman aşımı itirazı bulunduğunu, müvekkil şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sigorta Tahkim Komisyonu Dosyası, Araç Tescil kayıtları, Ekspertiz raporu, Sigorta Poliçesi, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafın yaralanması nedeniyle iş göremezlik tazminatının davalının taraftan tahsili talebine ilişkindir
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşmasına başlanmış ve tarafların sulh olmak istememeleri üzerine bir kısım tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilmiştir.
Ne var ki, davanın her aşamasında resen dava şartları incelenebileceğinden işbu hususa ilişkin yapılan inceleme ve değerlendirmeye göre dava şartına ilişkin olarak aşağıdaki sonucu ulaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Dava Şartları Başlıklı 114/1-i maddesinde 'Aynı davanın, daha önce kesin hükme bağlanmamış olması' dava şartı olarak yer almıştır.
Dava Şartlarının İncelenmesi başlıklı 115/1-2.maddesinde ise” "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir.
Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nin 303.maddesine göre de ; kesin hüküm ilişkin olduğu konuda uyuşmalığı ortadan kaldırmaktadır.
Bu ilke gereği açılan davada kesin hüküm bulunması dava şartı olup resen gözetileceği malum ve maruftur.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ile iddia ve savunma ışığında somut olayda; davacının vekili aracılığıyla dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 24.09.2021 tarih ve ------ sayılı dosya ile SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU'na başvurduğu ve 11.02.2022 tarih ---- sayılı karar ile davacının dava konusu kazada %100 kusurlu olması nedeniyle talebin reddine karar verildiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından da itirazların reddedildiği tespit edilmiştir.
Davacı vekili tarafından aynı konuya hasren 03/01/2023 tarihinde işbu dava ikame edilmiştir. Dolayısıyla, davacı vekilinin açılan işbu davasının değerlendirilmesine ve yargılama yapılarak hüküm verilmesine yasal olanak görülmemiştir.
Binaenaleyh, eldeki olayda gerçekleşen bu durumun 6100 sayılı HMK’nin 114/1-i maddesi gereğince dava şartı olduğu ve dava şartı eksikliğinin giderilmesinin de mümkün olmadığı sonuç ve kanaatiyle davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.( Bkz; ---.BAM -----.HD. 16.06.2022 T. -----
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/8, K. 2024/339, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama