KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/107
- Karar No
- 2024/759
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
Karar Metni
1.252 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/107 Esas
KARAR NO: 2024/759
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/02/2024
KARAR TARİHİ: 11/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin alacağı için davalı ------- dosyası ile başlatılan icra davalı tarafça borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasındaki borç ilişkisinin faturaya dayandığını ve likit olduğunu, müvekkili tarafından ilgili icra dosyasının borçlusu olan şirket için hem forklift tamiri yapılmış hem de borçlu şirkete yedek parça sağlandığını davalı borçlu tarafından ödeme yapılmadığını belirterek davanın kabulü ile ------ Sayılı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına,
haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından dava konusu satılan malların teslim edildiği ve ya verilen hizmetin gereği gibi yapıldığı ve TTK ve VUK hükümleri kapsamında usulüne uygun faturaların tanzim edilerek müvekkiline tebliğ edildiği hususunu ispatla mükelleftir.
Davacı tarafından hangi adrese tebligat yapıldığı ve faturaların usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği hususu ispatlanmasının gerektiğini, faturaya süresinde itiraz edilmese dahi yine bu halde faturaya konu hizmetin eksiksiz ve ayıpsız verildiğinin davacı tarafa mutlak delillerle ispat edilmesinin gerektiğini, mektedir. icra takip dosyası ve huzurdaki dava kapsamında davacı tarafça bu hususları ispat etmeye yarayacak bilgi / belge sunulmadığından davanın reddinin gerektiğini, takibe konu edilen alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini,
müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığından davacının takip açmakta açıkça haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini belirterek huzurdaki davanın ve davacının icra inkar tazminatının reddine, icra takibine girişmekte ve işbu davayı açmakta haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
------ Esas, Taraflara ait ----formları, bilirkişi raporları.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında görülmekte olan----sayılı icra dosyasına davacı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ------sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu,
----- tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 17.05.2024 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça,
taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. -------- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği,
yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak faturaların davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve takibe konu faturalara ilişkin 86.368,92 TL bakiye alacağın bulunduğu, işbu faturaların davalı taraf BA formlarında kayıtlı olduğu, bu haliyle faturaya konu malların davalı tarafa tesliminin ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekeceği ------- dava konusu alacağa dayanak faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması,
davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle davacının 86.368,92 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/107, K. 2024/759, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama