İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/131 K.2024/951

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/131Karar2024/951Tarih26 Aralık 2024Okuma15 dk · 3.055 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/131
Karar No
2024/951
Karar tarihi
26 Aralık 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.055 kelime·15 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/131

KARAR NO : 2024/951

DAVA

Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

DAVA TARİHİ : 22/02/2024

KARAR TARİHİ : 26/12/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 01.06.2023 tarihinde davacıya ait---- plaka sayılı aracı ile --- Nolu Bina önü ----- adresi önünde seyir halinde iken davalı sigorta şirketleri tarafından sigortalanan, ----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın davacıya ait araca park halinde çarpması neticesinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde müvekkile ait ---- plakalı aracında maddi hasar oluştuğunu, davalılardan -----plaka sayılı aracın kasko firması,

diğer davalı -----ise trafik sigortası firması olduğunu, olay sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında da görüleceği üzere, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç %100 asli kusurlu olduğunu, yaşanan kaza neticesinde davacının aracında 252.877,45-TL miktarlı hasar meydana geldiğini, hasar nedeniyle davacının aracında yapılan işlemler ----- yapılmış olup; ödemesi davacının kasko şirketince karşılandığını, kaza neticesinde davacının aracında hasar meydana gelmiş olup;

ilgili evrakların ---- ve davacının kasko şirketi olan---- celbini talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusuru ile sebebiyet verdikleri trafik kazası neticesinde davacıya ait araç ciddi derecede hasarlanmış olmakla birlikte, giderilen işbu hasarları dışında, değer kaybının da olduğu aşikar olduğunu, yaşanan kaza nedeni ile oluşan değer kaybının tahsili istemi ile davalı tarafa başvuru yapıldığını ve oluşan değer kaybı talep edildiğini, yapılan başvuru davalı tarafa tebliğ edilmesine rağmen; yapılan başvuruya cevap verilmediğini, davalılardan---- Kooperatifi tarafından 08.12.2023 tarihinde 167.061,00-TL-TL ödeme yapıldığını;

ancak davacının zararı tam olarak karşılanmadığını, davalı tarafın yapılan başvuruya cevap vermemesi üzerine uyuşmazlığın dava açılmadan sonuçlandırılabilmesi için 24.11.2023 tarihinde dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, --- arabuluculuk numarası ile ---- nezaretinde yapılan arabuluculuk görüşmesi de anlaşamama ile sonuçlandığını, izah edilen nedenlerle yaşanan kaza neticesinde davalıların eylemleri nedeni ile davacının ---- plaka numaralı aracında meydan gelen değer kaybı alacağının tahsili için işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, izah edilen ve resen nazara alınacak nedenlerle;

fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla yapılacak inceleme neticesinde tespit edilecek değerin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, kusur incelemesi yeniden yapılarak davacının aracında meydana gelen kaybı alacağına mahsuben 50,00-TL'nin olay tarihi olan 01.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta limitleri dahilinde öncelikle ---, trafik sigortası limitini aşan kısım yönünden ise diğer davalı ---- Kooperatifi'nden tahsili ile davacıya ödenmesine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirketin poliçe teminat limitleri dahilinde sorumluluğu bulunmakta olup kaza başına teminat limiti tüketildiğinden davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, başvuran taraf eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirdiği/ettirebileceği halde, 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine aykırı olarak başvurunun belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olması karşısında, konuya ----. sayılı ve 17.06.2015 tarihli kararında da yer verildiği üzere, başvurunun hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini,

davalı şirketin poliçe teminat limitleri dahilinde sorumluluğu bulunmakta olup dava öncesinde, kaza başına teminat limiti tüketildiğinden davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, ---- plakalı araçta meydana gelen hasarın tazmini için ---- 28.09.2023 tarihinde 120.000,00-TL ödeme yapıldığını, olup kaza başına teminat limiti tamamen tüketilmiş olmakla, davalı şirketin işbu poliçe kapsamındaki, davacıya karşı olan sorumluluğu sona erdiğini, kabul manasında olmamak üzere, davacının gerçek zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi,

bilirkişi incelemesinde dava konusu araçta meydana gelen zararın tespitinde, 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren güncel Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.

Kapsama Giren Teminat Türleri maddesi doğrultusunda Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1’de yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle meydana gelen zararın tazmini hususunda, zarar veren işletenin sorumluluğu haksız fiilden doğan sorumluluk olup 6098 sayılı Kanun'un yukarıda anılan hükümlerine tabi olmakla birlikte aynı zarardan dolayı sigorta şirketinin tazminat sorumluluğu, sözleşmeden doğan sorumluluk olduğunu ve bu sebeple de işletenin tazminat sorumluluğu ile sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun kapsamının farklı esaslara tabi kılınması,

sorumluluklarının dayandıkları esasların farklı olması nedeniyle kaçınılmaz olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın aracında meydana gelen zarar miktarının tespit edilebilmesi için uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte olan Trafik Sigortası Genel Şartların ilgili ekinde yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, söz konusu düzenlemeler mevzuatta boşluk haline gelen bir takım hukuki uyuşmazlıkların çözümü adına ortaya çıkan karışıklıkları gidermek adına yürürlüğe konulmuş olmakla, yürürlük tarihinden itibaren mevcut tüm uyuşmazlıklar için esas kabul edilmesi gerektiğini,

KTK m. 97 ve 99 hükümleri birlikte değerlendirildiğinde başvuruyu, başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içerisinde talebi sonuçlandırmayan sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarına, kazanın kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş gününün bitimi itibariyle faiz işletileceğini, TBK m. 117/2 hükmü ile haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte borçlunun temerrüde düştüğü hüküm altına alındığını, bu bakımdan KTK m. 91 hükmü faiz başlangıç tarihi bakımından genel kuraldan ayrı düzenleme getirdiğini, bu bakımdan aleyhe hüküm kurulması halinde, faizin olay tarihinden itibaren başlatılması kanuna aykırı olacağını,

davayı kabul anlamına gelmemek üzere, söz konusu uyuşmazlığın haksız fiile dayanması sebebiyle uygulanması gereken faiz türü, yasal faiz olduğunu, açıklanan nedenlerle, davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Davalı Sınırlı Sorumlu ----- Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın hukuki yarar yokluğundan dolayı reddi gerekeceğini, davacı tarafa mahkeme dosyasındaki mevcut davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını belirttiğini, ancak iş bu dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,

davacı açmış olduğu dava dilekçesinde davanın HMK 107 maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğunu alacağın yargılama ve bilirkişi incelemesi ile belirli hale geldiğinde talep artırım haklarını saklı tutmuşlarsa da, araçta meydana geldiği iddia edilen hasarı ekspertiz raporu ile dava dosyasına sunduklarını, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceğini,

davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafca belirlenememesi gerektiğini, belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayanması gerektiğini, açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamayacağını, her davada arandığı gibi, burada da hukuki yarar aranacağını,

somut olay da davacı dava dilekçesinde araçta oluşan hasarı tespit etme imkanı bulunduğu ve belirtildiğine göre böyle bir durumda belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararın bulunduğundan söz edilemeyeceğini, belirli bir tür davanın veya belirli kişilerin açtığı davaların baştan belirli veya belirsiz alacak davası olduğundan da söz edilemeyeceğini, her bir davaya konu alacak bakımından, belirsiz alacak davasına dair ölçütlerin somut olaya uygulanarak,

belirleme yapılması gerektiğini, somut olayın özellikleri dikkate alınarak davacının iddia ettiği maddi zararın miktarı belli olduğunu, dava dilekçesinde şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, alacağın belirlenebilmesi mümkün iken, böyle bir davanın açılmasına Kanun izin vermediğini, bu sebeple mahkemece belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği anlaşılmakla, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekeceğini, davacının, davülı şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, ödeme dekontunu,

Sigorta Tahkim Komisyonu kararını ve herhangi bir değer kaybı raporu sunmadığını, sigorta şirketi tarafından hem mail yolu hem de telefon ile belgeler talep edilmişse de şu ana kadar tarafımıza herhangi bir belge gönderilmediğini, davacı taraf davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığından ve davalı sigorta şirketinin hukuki sorumluluğunun Zorunlu Trafik Sigortacısından teminat limitlerinin aşılmasından sonra başladığından dolayı davalı sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, dolayısı ile davacı tarafın temerrüt faizi haksız fiil nedeni ile yasal faiz olması gerektiğini,

temerrüt tarihi de ZMMS tarafından teminat limiti hadleri aşıldığı anda temerrüde düşmüş olacağından şu aşamada davalı sigorta şirketi yargılama giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davanın davalı sigorta şirketi yönünden reddi gerekeceğini, arz ve izah edilen nedenlerle, dosyadaki delillerin taraflarına tebliğine, dosyanın kusur tespiti için ATK'ya sevkedilmesine,

usule uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle davalı şirket temerrüde düşmediğinden davalı şirket aleyhine yargılama giderlerlerine hükmedilmemesini, haksız davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Sürücüler Tarafından Düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, ZMMS ve İMMS Poliçeleri, Başvuru Belgeleri ve Hasar Dosyaları,----.kayıtları, Banka Dekontları, Kaza ve kazalı araç fotoğrafları, Ekspertiz raporları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:

Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni/sürücüsü olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS ve İMMS Poliçeleri teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuruna göre ZMMS poliçesi gereğince davalı ---- Şirketi ve Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince diğer davalı Sınırlı---- Kooperatifi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş,

uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Dosyada mukim belgelere göre ZMMS poliçesi yönünden sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.

Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide. Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.

6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde,

motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.

Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.

Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır.

İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.

Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.

Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.Hasar onarım bedeli yönünden.

Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir.

Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.

(Yargıtay ----.HD'ni ----sayılı ilamı)

Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda.

01/06/2023 tarihinde ---- davacının malik ve sürücüsü olduğu ---- plakalı hususi nitelikteki trafik nedeniyle duraklama halinde olduğu anlaşılan otomobile davalı sigorta şirketlerine kaza tarihi itibarıyla ZMMS ve İMMS poliçesi bulunan dava dışı--- sevk ve idaresindeki ---- plakalı ticari nitelikteki aracın arkadan çarpması şeklinde maddi hasarlı trafik kazası oluştuğu dosyada bulunan sürücüler tarafından tutulan kaza tespit tutanağı ile sabittir.

Somut olayda araç gerek kaza tespit tutanağı gerekse diğer bilgi ve belgelere göre sürücülerinin kusur durumuna ilişkin bir tartışma bulunmamaktadır. Zira ZMMS sigortacısı ve İMMS sigortacısı diğer davalının yapmış oldukları ödemeler ve özelde de kaza tutanağına göre davalılara sigortalı araç sürücüsünün kazada tam ve asli kusurlu olduğu açıktır. Ayrıca kaza nedeniyle davacının aracında hasar ve buna bağlı olarak değer kaybı oluştuğu da somut bir gerçektir.

Bilindiği ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.

(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve --- HD'sinin 20/05/2013 tarih ve -----)Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.

Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. ( Yargıtay ---HD'sinin-----sayılı kararı) Buna göre somut olayda davacı vekilinin beyanından, davalı ZMMS sigortacısı şirketin savunmasından ve belgelerden ZMMS limitinin dolduğu,

davalı İMMS sigortacısı tarafından da delil niteliğinde olan ve kaza tarihindeki piyasa koşullarına göre kadri maruf bulunan değer kaybına ilişkin ekspertiz raporuna göre ödemenin yapıldığı ve her halde sıralı sorumluluk gereği her iki poliçe limitinin tükendiği ve böylece davalıların sorumluluğunun son bulduğu anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde.

TBK,49, 50, KTK,91/1,85/1-son 86 /1 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince TMK, 6 ve HMK, 190. maddelerine göre ispat edemediği sonuç ve kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhine hüküm verilen davacı taraf sorumlu tutulmuştur.

Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmiştir.

Mamafih, karar tarihi itibariyle dava değeri miktar itibariyle kesinlik sınırının altında olmasına rağmen, davanın HMK'nin 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılması karşısında ; davanın alacak tam ve kesin olarak belirlenmeden ilk açıldığı bedel üzerinden tümden reddedilmiş olmasına göre muhtemel talep artırımı halinde dava değerinin her zaman kesinlik sınırını aşma ihtimali bulunduğu anlaşılmakla, kesinlik sınırının kamu düzenini ilgilendirmesi,

hak arama hürriyeti ve hukuki dinlenilme hakkı da gözetilerek istinaf kanun yolu açık bırakılmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın REDDİNE,

2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

5-)Davalılar kendilerini ayrı ayrı vekille temsil ettirdiklerinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalılar vekilleri için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 3/2,13/1,2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 50,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken (1/2) verilmesine,

6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/131, K. 2024/951, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/131
  4. Karar No : 2024/951
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 22/02/2024
  7. Karar Tarihi : 26/12/2024
  8. Gereği Düşünüldü/
  9. Dava/talep
  10. Cevap /talep
  11. Deliller
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/131
Karar No
2024/951
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/131 K.2024/758
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/131 K.2024/1925
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/131 K.2024/857
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/131 K.2024/499
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/132 K.2024/756
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/132 K.2024/156

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.