KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/141
- Karar No
- 2025/366
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
Karar Metni
1.221 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/141
KARAR NO : 2025/366
DAVA
Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden ve Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/06/2023
KARAR TARİHİ : 28/04/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat ( Sigorta Sözleşmesinden ve Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 17 Aralık 2022 Tarihinde---- sevk ve idaresindeki ----- Plakalı aracıyla, kurallara uygun park etmiş olduğum ----- aracıma çarparak maddi hasar verildiğini, kaza yerinde tutanak tutulmak sureti ile kayıt altına alınan trafik kazası sonrası aracı tamirciye çektirdiğini, davaya konu olan Sigorta Firması kısaca ----- tarafından atanan eksperin aracı ile ilgili parçalanan ve ezilen parçanın yenilenmesi yerine, tamirat yapılmasını ön görmüş,
bu nedenle ilgili ekspertiz ve sigorta firması ile görüşmeler yapılmış ancak sonuca ulaşılamadığını hasar gören ve mutlak değişmesi gereken Plastik aksamlı Tampon ve ön Panjur tamir yoluna gidilmesi olası bir başka kazada can ve mal güvenliğini tehlikeye sokma risk olması nedeniyle orijinal olan parçaların tamir yoluna gidilemeyeceği ve bu parçaların bir bilirkişi tarafından hasar tespiti yapılarak aracımın doğru şekilde tamirinin sağlanmasını, sorumluluğunu kötü niyetli kullanmaları nedeniyle,
ilgili Sigorta firması ve Ekspertizini yaşatmış oldukları tamir süreçlerinin uzaması nedeniyle iş kaybım ve zararlarının karşılanması adına ----- mahkeme dosyasında bilirkişinin de tespit etmiş olduğu masraflar dahil toplam masraf ve iş kaybımla zararının 82.339,75 TL olan bedelin tarafına ödenmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP 1
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.
Huzurdaki dava görevli mahkemede ikame edilmediğini görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davacı tarafın talep ettiği tazminatın türünün belirli olmadığını, davacının "netice ve talep" kısmının talep edilen tazminat türü ve bedeli çerçevesinde açıklattırılması gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu, KTK, HMK ve genel şartlar gereği müvekkil şirkete usule uygun başvuru yapılması dava şartı olup davanın reddini talep ettiklerini ikrar anlamına gelmemek üzere,
müvekkil şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmamakta olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte,
kusur durumunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini itirazlarının baki kalmakla birlikte kabul anlamına gelmemesi kaydıyla reel piyasa koşullarına göre hesaplama yapılacaksa kaza tarihinin esas alınması gerektiğini davacı tarafa ait aracın işbu davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgede hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini nitekim davacı yana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması veya araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağını,
aracın ağır hasar halinin olup olmadığı tespit edilmesi gerektiğini, aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddi gerekmekte olduğunu, davacıya ait aracın kilometre ve tescil bilgilerinin celp edilmesini talep ettiklerini, nitekim aracın kilometre ve yaş bilgisi davaya konu taleplerin tespiti için önem arz etmekte olduğunu, genel şartlar md. b.2./2.1. uyarınca, hasar gören parçaya onarım yapılması;
onarım mümkün değilse eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça tedariğinin gözetilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkil sigorta şirketi poliçe kapsamında araç mahrumiyeti, çekim masrafı vb. zararından sorumlu olmadığını ilgili talep yansıma ve dolaylı zarar niteliğinde olup haksız ve hukuka aykırı talebin reddini talep ettiklerini, tüm bu nedenler ile davanın reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /TALEP 2 : Davalı gerçek kişiye dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen davalı gerçek kişi tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı duruşmalara katılmamış ve kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Poliçe ve Hasar dosyası, ----. AHM ---- Sayılı Dosyası, ------ Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar dosyası ve ZMMS Poliçesi, Araç Fotoğrafları, Faturalar, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli ve araç mahrumiyetinden oluşan zararlarının.
6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince zarar veren ------ plakalı araç için düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu davalı sürücü tarafından tazmin edilmesi istemlerine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada,
mahkememizce tensip zaptı hazırlanarak usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılmış ve dosyada dava şartı niteliğinde eksiklikler bulunduğu düşünülerek ön inceleme duruşması ertelenmiştir. Bunun üzerine müteakip 05/12/2024 tarihli duruşmada evvelki duruşmaya katıldığı için duruşmadan haberi olan davacının yapılan tüm yoklama ve çağrılara rağmen hazır olmadığı, mazeret bildirmediği ve kendisini vekille temsil de ettirmediği anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili de duruşmaya katılmamış; mazeret de bildirmemiştir. Böylece taraflarca takip edilmeyen davanın, 6100 sayılı HMK'nin 150/4.maddesine göre taraflarca yenilenmesine kadar; dosyanın 6100 Sayılı HMK'nin 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 150/4 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde taraflar ve/veya vekillerince davanın yenilenmesi talebinde bulunulmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlara ve gerçekleşen yasal sürece göre nihayetinde dosyanın hakim önüne getirildiği gün itibarıyla inceleme yapılarak 6100 Sayılı HMK'nin 150/5 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık sürenin dolduğu gün olan 05/03/2025 günü itibarıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve kayıt kapatılmıştır.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 331/3 maddesi gereğince tamamen davacı sorumlu tutulmuştur.
Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/141, K. 2025/366, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama