KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/273
- Karar No
- 2024/787
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
Karar Metni
1.839 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/273
KARAR NO : 2024/787
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/04/2024
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının---- sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı sigortalı---- Şti. firmasının yurt dışında mukim ----- şirketine satmış olduğu emtianın, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı yararına Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile müvekkilimiz tarafından teminat altına alındığını, davacı şirket sigortalısının satıcısı olduğu "---" cinsi emtia 2 ayrı tırla ----- taşındığını, konu taşıma davalının düzenlemiş olduğu 16.06.2021 tarihli CMR belgesi tahtında gerçekleştirildiğini,
davalı fiili taşımayı gerçekleştirmesi yanında ayrıca dava dışı sigortalıya navlun faturası düzenlediğini, emtiayı taşıyan aracın, ----’da mukim alıcının deposuna ulaşmasının akabinde, ürünlerin araçtan tahliye edilerek alıcı tarafından kontrol sonucunda, kiraz emtiasının bir kısmının soğuk hava zincirinin kırılması kaynaklı hasar uğradığı tespit edildiğini, emtialar taşımanın gerçekleştirileceği dorselere sağlam şekilde yüklenmiş olup, kiraz emtialarına ilişkin ekli "Bitki Sağlığı Sertifikası" da alındığını, sigortalı tarafından taşıyana sağlam teslim edilmiş olan emtialar,
CMR belgesi üzerinde de belirtildiği şekilde +2 derecede taşınmamış olup, dorse ısısı taşıma sürecinde zaman zaman +12 derecelere çıkmış ve kiraz emtiası alıcıya teslim edildiğinde iç sıcaklığı +8 derece ile +11 derece arasında ölçüldüğünü, taşıyan davalı emtiaların belirtildiği ısıda taşınmamış olması nedeniyle emtialara gelen hasardan sorumlu olacağını, davalının hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olup, 6102 Sayılı TTK 1472.
Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olmuş ve "kanuni halef" sıfatını kazandığını, bununla birlikte temlikname ile de TBK m.132 gereğince de "akdi halef" sıfatına haiz olduğunu, taşıyan sıfatını haiz davalı, hem kendilerinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş hem de hasar, eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğini, arz ile izah edilen nedenlerle ve resen gözetilecek sebeplerle; ----.
İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyasına Borçlu/Davalı tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına; haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlu/davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının davasının ve hasar ödemesinin dayanağı olan, emtia sahibine yaptığını iddia ettiği ödemeye ilişkin dosyaya herhangi bir ödeme dekontu sunulmadığını, dava dilekçesi ekinde yalnızca arabuluculuk anlaşamama son tutanağı bulunmadığını, bu yönüyle halefiyet şartlarını sağladığını ispatlayamayamadığı gerekçesiyle davanın usülden reddi gerektiğini, ayrıca davacı yanın taraf sıfatını ispatlayabilmesi için sadece ibraname yeterli olmadığını, dosyaya herhangi bir ibraname de sunulmadığını, hasar tazminatının ödendiğine ilişkin banka dekontunu veya muhasebe kayıtlarını mahkemeye sunması gerektiğini,
davacının zamanaşımı süresi geçtikten sonra davasını açtığını, göndericisi ---- yerleşik ----şirketi ve alıcısı ---- bulunan----- olan 32 palet 4.000 kutu, 20.000 net KG taze kiraz emtiasının Türkiye'den ---- taşınması için ---- ile anlaşma yapıldığını, davalı şirket ------ tarafından taşıma işi yapılan emtialar satıcı şirketin personeli tarafından ambalajlandığını ve ------ plakalı araca 17.06.2021 tarihinde yüklenmiş ve yola çıktığını, dava konusu taşıma uluslararası karayolu ile yapılan bir taşıma olup CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanması gerektiğini, hasar miktarına ve kusur durumuna itiraz ettiklerini,
talep konusu hasarlanan mala ilişkin gerçek bir tespit yapılmadığını, var ise ne kadar malın hasarlandığı ve ne kadarının kurtarıldığı hususunda bir tespit bulunmadığını, ön soğutmanın meyve, sebze, bitki ve çiçekler için yapılacağını, davacı ön soğutma yaptığına yönelik dosyaya herhangi bir bilgi belge sunmadığını, açıklanan ve mahkemece resen göz önüne alınacak nedenlerle;
zamanaşımı ve husumet itirazımızın kabulü ile davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddine, haksız, hukuki mesnetten yoksun ve davacının kusuru bulunmayan fahiş talepli davanın esastan reddine, davacının haksız ve mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin reddi ile, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi, Taşıma sözleşmesi, CMR belgesi, Hasar Dosyası, Ekspertiz Raporu, Faturalar, Banka Dekontu, İhtarnameler, Vergi Dairesi Kayıtları ve 2021 Yılına Ait BA-BS Formları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava , 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi kapsamında taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın davalı taşıyıcı şirketten rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle arabuluculuk dahil dava şartları ve hak düşürücü süre incelenmek suretiyle davanın her aşamasında resen ve evveliyetle gözetilmesi gerektiğinden HMK'nin 114/2 maddesi gereğince olayda özel nitelikteki dava şartı eksikliğinin bulunduğu tespit edilerek ön inceleme duruşması tamamlanmadan aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(2)-maddesinde 'diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır, hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın 115. maddesine göre ise " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı ,mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçta dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. " düzenmesi mevcuttur.
Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu yasal çerçevede mahkemelerce dava şartları her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre İtirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin yapılmış olması HMK'nin 114/2 maddesi kapsamında dava şartları arasındadır. 2004 Sayılı İİK' nin 67. maddesi gereğince; itirazın iptali davasının açılabilmesi için gerekli şartların.
1. Geçerli Bir İcra Takibinin Bulunması, 2.Yetkili icra dairesinde takip yapılması “itirazın iptali davası”nın koşullarından biridir, 3. Borçlunun Geçerli Bir İtirazının Bulunması, 4. Davanın Süresinde Açılmış Olması, 5. Hukuki Yarar, 6. Kesin Hüküm ve Derdestlik durumunun bulunmamasının gerektiğidir.
Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir.
Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır (Yargıtay HGK'nın, ---- tarih ve sayılı kararları). Yine Yargıtay kararlarına göre, itirazın iptali davası için yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması, dava ön şartı niteliğindedir (Yargıtay ----. HD'nin, ---- tarih ve sayılı kararları).
Şayet icra takibi yetkili icra dairesinde yapılmamış ve icra dairesinin yetkisine usûlüne uygun olarak itiraz edilmiş ise, itirazın iptali davasının bu davaya özgü ve özel dava şartı yokluğu (icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmamış olması) nedeniyle davanın usulden reddine karar verilir.2004 sayılı İİK'nin 50/1. maddesine göre "para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur." 6100 sayılı HMK'nin 447/2 maddesi uyarınca mevzuatta yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK'a yapılan yollamalar 6100 sayılı HMK'nın bu hükümlerin karşılığını oluşturan
maddelerine yapılmış sayılır. Diğer taraftan; ödeme emri tebliği üzerine, borçlu sadece yetki itirazında bulunmuş ise, alacaklı 2004 sayılı İİK'nın 50/2. maddesi uyarınca, bu itirazın kaldırılmasını ancak, icra hukuk mahkemesinden isteyebilir.
Borçlu yetki itirazı ile birlikte borcun esasına da itiraz etmişse, alacaklı aynı Kanun'un 67/1. maddesi uyarınca önce icra hukuk mahkemesine itirazın kaldırılması için başvurabileceği gibi, dilerse genel mahkemeye itirazın iptali davası da açabilir. Borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunmalıdır.
Dolayısıyla, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, borcun esasına ilişkin itirazın incelemesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı gözetilerek itirazın iptali davasının da salt bu nedenle reddine karar vermesi gerekmektedir.Yukarıdan beri açıklanan hususlar ışığında somut olaya bakıldığında ;
davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhinde 6102 sayılı TTK'nin 1472.maddesi gereğince taşıma sırasında taşımaya konu kiraz ürünün hasarlanması nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tahsili için ----İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisinde yetkiye ve bonca itirazı üzerine takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu,
işbu itirazın iptali davasının da itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli dava dışı Sigortalı ---- ile davalı şirket arasında düzenlenen 16/06/2021 tarihli uluslararası taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Buna göre taşıma sırasında taşınan kiraz cinsi emtianın hasara uğrağından bahisle tazminat talep edildiğine göre olaya CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Öyleyse yetkili mahkemenin ve bu kapsamda yetkili icra dairesinin tesbiti CMR 31/1 maddesine tabidir.
Buna göre CMR' ye tabi taşımalarda yetkili mahkemeler a)davalının ikametgahı, taşıma mukavelesinin akdedildiği esas işyeri veya şubesi veya şubesinin bulunduğu yerlerde , b) taşımacının yükü aldığı veya teslim yeri olarak gösterilen yer olarak düzenlenmiştir.
Bu kurallara göre dosyanın inclenmesinde; dava dışı sigortalının merkezinin ----, davalının merkezinin ----olduğu, taşımanın ----- Federasyonu'na gerçekleştirildiği, taşıma sözleşmesinin de ---- yapıldığı tespit edilmiştir.
Böylece davacı sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olduğundan onun hukukuna tabi olması da gözetildiğinde, takibin CMR'nin 31.maddesinde gösterilen yerlerden hiç birinde yapılmadığı, davacının kendi yerleşim yerinin bağlı olduğu ----- İcra Dairelerinde yaptığı işbu takibin yetkili yerde yapılmış geçerli bir icra takibi sayılamayacağı, ve 6100 sayılı HMK'nin 115/2 maddesi nezdinde eksikliğin giderilmesinin de somut olay bakımından mümkün olmadığı sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.
Binaenaleyh, davanın CMR'nin 31 ve 2004 sayılı İİK'nin 50 ve 58. maddeleri gereğince yetkili yerde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından. 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/273, K. 2024/787, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama