KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/165
- Karar No
- 2025/445
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
Karar Metni
1.139 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/165
KARAR NO : 2025/445
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2025
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının kiralama işi yaptığını, bünyesinde 3 sigortalı eleman çalıştırmakta olup 3 adet vinç ve bir servis aracı bulunduğunu, yıllık ticaret hacmi yüksek olup evli ve 2 çocuk sahibi olduğunu, davacı icra dosyasında adresten kalıcı olarak taşınmış olması sebebiyle itiraz süresi kaçırılmış olup dosya kesinleştirildiğini, bu sebeple usulsüz tebligata ilişkin davanın devam ettiğini, davacının kendisine ait olmayan bir borcu cebri icra yoluyla ödemeye zorlandığını, bankalara konulan blokeler davacının hem ticari hem de sosyal hayatını olumsuz yönde etkilemiş ancak icraya tarafı olmadığı bir borcu ödeyerek de hak kaybına uğramak istemediğini,
bu sebeple taraflarınca borçlu olmadıklarına dair menfi tespit davası açmak üzere arabuluculuk başvurusu yapılmış olup hem ticari hemde sosyal hayatının bu hak arayışı içerisinde aksamaması için ilamsız bir şekilde dayanak gösterilmeden başlatılan ----İcra Dairesi ------.
Sayılı icra takip dosyasının tedbiren durdurulmasını talep etme zarureti hasıl olduğunu, izah edilen nedenler dolayısıyla açılan menfi tespit davasının kabulü ile, dava sonuçlanıncaya kadar ticari araçlara yakalama konulmuş olması sebebiyle icra dosyasındaki hacizlerin kaldırılarak ihtiyaten durdurulması için öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında tedbir kararı veya tahsil edilen tutarların alacaklı tarafa ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesini %20 den Aşağı Olmamak Kaydıyla Tazminata Hükmedilmesini mahkeme masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini
talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava olarak kabul edildiğinden bu davalara bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğunu, davacı yanın iddia ettiği gibi müvekkil ile davacı yan arasında herhangi bir mutlak veya nispi ticari davaya konu olacak ticari nitelikte bir iş bulunmadığını, ----.
İcra Dairesi----- Sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip borcun iadesi hususunda olup herhangi bir ticari iş kapsamında olmadığını, takip talebinden de açıkça görüleceği üzere takibin dayanağı borcun iadesi hususunda olduğunu, bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gereken dava sayın mahkemenizde ikame edildiğini, bu nedenle söz konusu davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davalı yan takip dayanağı dekontlardan anlaşılacağı üzere davacı borçluya 03.03.2023 ve 20.06.2023 tarihlerinde kendisine borç verdiğini, davalı o dönem evde bulunan altınlarını bozdurarak davacı borçluya gönderdiğini,
bu husustaki ------ yazışmaları mevcut olup dosyaya ibraz edileceğini, davalı daha sonra kendisinden bu borçları istediğinde davacı borçlu sürekli şu gün ödeyeceğim diyererek müvekkili ötelemiş ve en sonunda da borcunu ödemediğini, davacı borçlunun dava dilekçesinde sıklıkla belirtmiş olduğu çek hatır çeki olup davalı tarafından bedeli kendisine ayrıca ödendiğini, ancak takip konusu borç hatır çekinden hariç olarak davalı tarafından davacı borçluya borç olarak gönderildiğini, takip konusu borç her ne kadar dava dilekçesinde inkar edilmiş ise de davacı asil sıklıkla davalıya haber göndererek anlaşmaya çalışmakta borcunu inkar etmediğini,
ancak huzurda ikame edilen haksız ve mesnetsiz dava ile zaman kazanılmaya çalışıldığını, arz ve izah edildiği üzere, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini sayın mahkeme aksi kanatte ise esastan reddine karar verilmesini,
bankalara müzekkere yazılarak hesap ekstrelerinin celp edilmesini, ihtiyati tedbir talebini reddine karar verilmesini, takip çıkış miktarının % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı borçlu üzerine yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
----- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Hesap Özeti, Faturalar, Banka Dekontu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava, 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1-3 maddeleri gereğince açılmış menfi tespit istemine İlişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış; ancak henüz ön inceleme duruşması icra edilmemiştir.
Davacı vekili tarafından UYAP sistemi Avukat Portalı üzerinden gönderilen 08/05/2025 tarihli dilekçeyle davadan feragat edildiğinin beyan edildiği görülmüştür.Davalı vekili tarafından da, UYAP sistemi Avukat Portalı üzerinden gönderilen 08/05/2025 tarihli dilekçesiyle davacı vekilinin işbu davadan feragat etmesi nedeniyle karşı vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığının beyan edildiği görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nin 74.maddesi kapsamında dosyaya mübrez vekaletname üzerinde yapılan incelemede davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nin 309/1.maddesi gereğince; feragat dilekçe ile veya sözlü olarak yapılır. HMK'nin 310/1 maddesi gereğince; Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK'nin 309/2.maddesine göre ise; feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. HMK'nin 309/4 maddesine göre de; Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
6100 Sayılı HMK'nin 311.maddesinde. "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmü bulunmaktadır.6100 Sayılı HMK'nin 312/1.maddesine göre ise "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.
Feragat veya kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerini mahkumiyet, ona göre belirlenir." hükmü bulunmaktadır.Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmede; usulüne uygun olarak yapılan ve davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğindeki vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderleri taraf vekillerinin beyanları ve dosya kapsamına göre karşılıklı olarak tarafların üzerinde bırakılmıştır.
Ancak yargılama gideri kapsamında kalan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A- (13) maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden AÜT uyarınca ödenen arabuluculuk ücretinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/165, K. 2025/445, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama